Ünite 5: Yenidoğan, Süt Çocuğu ve Adölesan Sağlığı

Giriş

Çocukluk dönemi, döllenme ile başlayan ve adölesan dönemin sonuna kadar devam eden bir süreci kapsar. Bebeklerin sağlıklı olarak doğması için gebelikten önce anne-babalar sağlık kontrolünden geçmeli, ailede genetik ve metabolik bir hastalık olup olmadığı araştırılmalıdır.

Sağlığın temelleri, çocukluk çağında atılır. Diğer taraftan bebeklik ve çocukluk dönem inde yakalanılan hastalıklar, hayatın diğer zamanlarında da bireyin sağlıklılığını riske edebilmektedir. Bebekler ve çocukların bağışıklık sistemleri, yetişkinler kadar gelişmediğinden sağlıklılık hallerine özel itina gerekmektedir.

Erken doğum ve anomalili doğumların önlenmesi, doğumların sağlık merkezlerinde yapılması ve doğum sonrası yakın takiplerin yapılması da bebek ölümlerini azaltacaktır. Ayrıca

  • Aşılama,
  • İshalli çocuklarda ağızdan sıvı tedavisi,
  • Anne sütü uygulamalarının yaygınlaştırılması gerekmektedir.

Dünyada bebek ölümlerini önlemek adına önemli düzeyde sağlık programları ve harcamaları yapılmaktadır. Çocuklarda dönemler ve bu dönemlerde alınacak sağlık önlemler _ farklıdır. Aşağıda bu dönemler verilmiştir:

  • Yenidoğan Dönemi (0 – 4 hafta)
  • Süt Çocukluğu Dönemi (1 ay – 1 yaş)
  • Oyun Çocukluğu Dönemi (1 – 3 yaş)
  • Okul Öncesi Dönem (4 – 5 yaş)
  • Okul Çocukluğu Dönemi (6 – 10 yaş)
  • Ergenlik – Adölesan Dönemi (10 – 18 yaş)

Yeni Doğan Dönemi

Doğumdan itibaren ilk 28 günlük döneme “Yeni Doğan Dönemi” adı verilir. Bu dönemin değerlendirmesi anne karnından başlar. Yenidoğan, hem taburcu olana kadar hem de sonrasında dikkatli ve itinalı değerlendirmeyi gerektirir. Yenidoğan bebeğin beslenmesi, izlemleri ve hastalıklar açısından taranması, bebek sağlığı açısından önemlidir. Yenidoğan bebeklerin sahip olması gereken özellikler şunlardır:

  • Ağırlık: Normal Yenidoğan vücut ağırlığı 2.500- 4.000 gram arasındadır.
  • Boy: Normal Yenidoğan boyu ortalama 48-52 cm’dir.
  • Vücut ısısı: Yenidoğan bebeğin ortalama aksiller vücut ısısı 36.5-37.5 oC arasındadır.
  • Uyku: Normal Yenidoğan 12-18 saat uyur, uyku düzeni değişkenlik gösterir.
  • Beslenme: Anne sütüyle beslenen bebekler, 24 saatte ortalama 8-12 kez emzirilir.
  • İdrar çıkarma: Yenidoğanın ilk idrar çıkışı, 12-24 saat içinde olmalıdır.
  • İlk dışkılama: Yenidoğan ilk dışkılaması doğumdan sonraki 48 saat içinde yapmalıdır.
  • Ayva tüyü: Lanugo adı da verilen ipeksi ince vücut tüyleri, özellikle prematürelerde sırtta, omuzlarda, alında, kulaklarda ve yüzde yaygın bir şekilde bulunur. İlk birkaç haftada kaybolurlar.

Bebekler doğumdan sonra doğumsal sıvılardan arındırılarak kurulanırlar. Kurulama sonrasında bebek canlandırma gereksinimi olup olmadığına karar vermek için üç belirtiye bakılarak değerlendirilir:

  • Solunum: Solunumun gerçekleşmesini sağlayan hava yolunun açık olup olmadığı kontrol edilir.
  • Dolaşım: Kalp atım hızı incelenir.
  • Oksijenizasyon: Bebeğin oksijen alımının yeterli olup olmadığı kontrol edilir.

Bu belirtiler kapsamında bebeğin durumuna ilişkin objektif veriler sunan APGAR skorundan yararlanılır. APGAR skoruna doğumdan sonra 1. ve 5. dakikalarda solunum, kalp hızı, renk, kasların durumu ve uyarılara verilen cevap olmak üzere beş belirtiye bakılır.

Doğum sırasında ve sonrasında Yenidoğan sağlığı için bazı tedbirler alınmalıdır:

  • Anne-Bebek Kol Bandı: Özellikle fazla sayıda doğum olan merkezlerde, doğum odasında veya çeşitli işlemler nedeniyle kısa süreli_ de olsa anne yanından ayrıldığı sırada hastane içinde bebeklerin karışmasını önlemek için doğumdan hemen sonra bebeğin koluna kol bandı takılmalıdır.
  • Bebek ayak izleri alma: Bebekten ayak izleri alınır ve anne dosyasına bu izler konulur.
  • Bebeğin anneye gösterilmesi: Bebeğin, annenin ve doğum salonunun durumu uygunsa göğsüne konularak emmesi sağlanır.

Yeni Doğanın Beslenmesi, Anne Sütünün Önemi ve Emzirme

Büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu bebeklik döneminde (ilk 6 ay), bebeğin tüm fizyolojik ve psikososyal ihtiyaçlarını karşılayan tek besin, anne sütüdür. İlk haftalarda bebek günde 8-12 kez emzirilmelidir. Emzirme sıklığı bebeğin isteğine göre ayarlanmalıdır. Bebeğin ön sütten ve zengin son sütten yararlanabilmesi için emzirme süresi en az 15 dakika olmalıdır.

Her bir emzirmede her iki meme de boşaltılmalıdır. Kalan süt sağılarak boşaltılmalıdır. Memede kalacak süt, daha sonra gelecek süt oranını azaltacaktır. Sağılan süt ayrıca bebeğe verilir.

Anne sütü en doğal ve en taze besindir; vücut savunmasında önemli rol oynayan antikorlar ve whey proteinleri açısından zengindir. Anne sütü, yaşamın ilk altı ayında D vitamini dışında bebeğin tüm gereksinimlerini karşılar. Doğumdan ilk 5 gün içinde anne tarafından salgılanan kolostrum doğumdan hemen sonra bebeğe verilir. Kolostrum enfeksiyonlara karşı koruyucu maddeler, çinko ve vitamin A bol miktarda olduğundan bebeği koruyucudur.

Diğer taraftan anne sütü sadece bebeğin beslenmesinde ve sağlığında etkili olmaz. Anne sütünün anne sağlığı üzerinde de önemli yararları olduğunu gösteren çok sayıda araştırma mevcuttur.

Yeni Doğanda Sık Görülen Hastalıklar

Anne rahminde oldukça güvenilir koşullar altında yasayan bebeklerin değişen koşullar ile birlikte bazı hastalık belirtileri göstermeleri kaçınılmazdır. Doğum sonrası fizyolojik sorunlara dayalı olarak çıkabilmesi_ olası bu hastalıklar, genetik temelli ya da diğer çevresel faktörlerden kaynaklanabilmektedir.

Sağlıklı, zamanında doğmuş bebeklerin %60’ında, erken doğan bebeklerin %80’inde sarılık görülür. Yenidoğan bebeklerde görülen sarılıkların çoğu fizyolojik sarılıktır. Belli bir tehlike sınırını aşmaz ve bir iki haftada kendiliğinden geçer.

Önce hafif bir sarılığı belirlenen bebeklerin cildindeki sarılığın giderek koyulaşıp belirginleşmesi tedavi edilmesi gereken sarılık lehine yorumlanmalıdır. Normal bir bünyede karaciğerde işlenerek vücuttan atılacak biçime getirilen sarı renkli pigmentlere sahip bilirubin, bebeğin karaciğeri tarafından aşırı miktarda üretilmesi ile dokularda ve bebeğin kanında birikerek bebeğin derisine nüfuz eder. Böylece bebek sarı renkli bir görünüm alır ve yeni doğan sarılığına neden olur.

Yenidoğan döneminde karşılaşılan diğer hastalıklar ise konjenital hipotiroidi, fenilketonürl, biotinidaz eksikliği, kistik fibrozis, yenidoğan işitme kaybı, inmemiş testis ve gelişimsel kalça displazisidir.

Süt Çocukluğu Dönemi ve Çocuk Sağlığı

Süt çocukluğu, doğumun 1. ayında başlar ve 1. yaşa kadar devam eder. Yaşamın ilk dönemlerinde büyüme gelişme oldukça hızlı iken bebeklerin daha çok psikomotor gelişimleri ön plandadır. Psikomotor gelişimlerinin aylık takipleri gelecekte meydana gelebilecek hastalıklar açısından uyarıcı olmaktadır.

Yaşamın ilk 5-7 gününde bebekler kilo kaybeder. Anne sütü alan bebekleri doğum kilosunun % 7-10, mama ile beslenenler doğum kilosunun %5’ini fizyolojik olarak kaybederler. Maksimum kilo kaybı, 5-7. günlerde olur. Ancak 10-14 günde doğum kilosuna ulaşmalıdırlar.

Süt Çocuğunda Psikomotor Gelişim

Psikomotor gelişim, fiziksel büyüme ve merkezi sinir sisteminin gelişimine paralel olarak organizmanın isteme bağlı hareketlilik kazanması olarak tanımlanır. Motor gelişim farklı değişikliklere uğrasa da bireyin tüm yaşamı boyunca devam eden bir süreçtir. Motor gelişim, düzenli bir sıra izler. Her bir motor gelişim dönemi bir diğerinin üzerine kurulur. Motor gelişimde refleksif hareketler dönemi, ilkel hareketler dönemi, temel hareketler dönemi ve spor hareketleri dönemlerinden oluşur.

Süt Çocuğu Döneminde Beslenme

Anne sütü ile beslenen bebeklere 6. aydan itibaren ek gıdalara başlanır.

Süt çocuğunun büyüme ve gelişmesi için anne sütünün tek başına yeterli görülmediği genellikle yaşamın 6. ayından sonra başlanan diğer yiyecek ve içeceklerin anne sütü ile birlikte verildiği sürece tamamlayıcı beslenme adı verilir. Verilen besinler az posalı, glütensiz ve püre kıvamında olmalıdır.

Ek besinlere başlanması için bebeğin fizyolojik olarak kaşıkla beslenebilir olması gereklidir. Tek başına emzirilen, baş ve boyun kontrolünü sağlayabilen, destekle oturabilen bebeklere ek besin başlanabilir.

Oyun ve Okul Çağı Çocuklarında Sağlık

1-3 yaş arası dönem, oyun çağı olarak adlandırılır. Oyun ve okul çocukluk çağında büyüme ve gelişme sonraki yıllara göre daha hızlıdır. Beslenmeye daha fazla gereksinim vardır.

Oyun ve Okul Çocukluğu Döneminde Beslenmenin Önemi

Oyun ve okul çocuğu beslenmesi enerji gereksiniminin en fazla olduğu dönemdir. Bu dönemde toplam enerjinin %45- 65 karbonhidrat, %30-35 yağ, %10-15 proteinlerden oluşmalıdır.

Oyun çocukluğu döneminde;

  • Çocuğun kendi kendine kaşık kullanması desteklenmeli,
  • Zorlama ve korkutma yapılmamalı,
  • Çocuğun her istediği yapılmamalı,
  • Çocuğun yemeğini yemesi için acele ettirilmemelidir.

Adölesan Dönem ve Sağlık

Adölesan, olgunluğa doğru büyüyen anlamına gelmektedir. Adölesan dönemin en önemli özelliği; ölüm ve sakatlanma nedeni olabilecek; erken gebelik, kazalar, yaralanmalar ve madde bağımlılığı gibi daha çok davranışlarla ilgili sorunların yaşanmasıdır. Adölesan çağı dinamik bir değişim zamanıdır. Genç erişkinliğe geçişte; beynin, bilişsel ve duygusal uyum ve özdenetim gibi gelişimsel alanları olgunlaşır, beceriler artar.

Adölesanlık, fiziksel büyüme, cinsel gelişme yanında psikososyal olgunlaşmayı ve erişkin döneme geçişi içine alan daha geniş bir kavramdır. Bu dönemde östrojenler, progesteron ve androjenler etkili olan cinsiyet hormonlarıdır.

Adölesan dönemi, fiziksel, zihinsel, psikolojik ve toplumsal değişikliklerin ve sorunların olduğu dönemdir. Adölesan dönemde dikkat edilmesi gereken durumlar şunlardır:

  • Adölesan beslenmesi
  • Fiziksel aktivite
  • Madde bağımlılığı ve alkol kullanımı
  • Adölesan gebelikleri
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklar
  • Depresyon