Ünite 7: Yaşlılara Yönelik Politikalar ve Yasal Düzenlemeler

Ünite 7: Yaşlılara Yönelik Politikalar ve Yasal Düzenlemeler

Giriş

Yaşlı nüfusun hem oran olarak hem de miktar olarak artış trendinde olması yaşlıları ve onlara yönelik hizmetleri daha fazla gündeme getirmektedir. Yine yaşlıların bireysel olarak bakımları yanında onlara yönelik kurumsal bakım alternatifleri de söz konusu edilmektedir. Söz konusu alternatifler içinde Türkiye’de yaşlılara yönelik sosyal politika uygulamalarında özellikle evde bakım hizmetleri gündeme gelmiştir. Yaşlılara yönelik sosyal politikaların içinde en önemlilerinden görülebilecek olan yaşlı bakım hizmetleri önemine binaen daha fazla gündeme gelmektedir. Yaşlı politikalarından olan evde bakımla, yaşlı birey hem aile ortamından koparılmamış olmakta hem de bakım hizmetlerinin maliyetleri azaltılmaktadır. Bunun yanında diğer bazı yararlar da umulmaktadır. Gelecekte de yaşlı nüfusun artacak olması onlara yönelik hizmet alternatiflerini çoğullaştırırken, kurumsal bakım da gittikçe profesyonel bir şekilde gündeme gelmektedir. Yine yaşlı politikalarında ve bakım hizmetlerinde kamu kurumlarının aktiviteleri yanında sivil toplum ve özel sektör temsilcilerinin de yaşlılara yönelik hizmetlerinde önemli bir artış görülmektedir. Bütün bu gelişmelere paralel olarak yaşlılara yönelik sosyal politikalar ve evde bakım hizmetlerinin mevzuatı da gün geçtikçe genişlemektedir. Mevzuatın bağlayıcı özelliği yanında, yol gösterici ve politika belirleyiciliği de onu önemli bir konuma yükseltmektedir. Bu başlık altında yaşlılara yönelik yaşlı sosyal politikaları ve evde bakım hizmetleri başta olmak üzere, yaşlılara yönelik temel mevzuat ve onlara yönelik sosyal politikanın temel mevzuatı işlenecektir. Yaşlılara yönelik sosyal politikalarında ve bakım hizmetlerinde merkezi yönetim yanında yerel yönetimlerin, sivil toplum uygulamalarının ve özel sektör hizmetlerinin de etkinliği son yıllarda artış göstermektedir. Dolayısıyla bu alanda alternatif sosyal politikalar oluşturulurken, diğer taraftan kurumsal uygulamalarda da büyük bir çeşitlilik kendini göstermektedir. Yaşlılara yönelik sosyal politikalarından olan evde bakımla yaşlı birey hem aile ortamından koparılmamış olmakta hem de bakım hizmetlerinin maliyetleri azaltılmaktadır. Mevzuatın bağlayıcı özelliği yanında, yol gösterici ve politika belirlemeciliği de onu önemli bir konuma yükseltmektedir.

Yaşlı Politikaları ve Yaşlı Bakımının Gerekliği

Yaşlılık avantajları ve dezavantajları yanında insan hayatında geç dönemi ifade etmektedir. Yaşlılığın daha çok dezavantajı ifade ettiği kabul edilse de bunu en aza indirmek için çabalar gösterilmektedir. Yaşlılıkla beraber sosyal, ekonomik ve psikolojik birçok sorun gün yüzüne çıkmaktadır ve bu sorunlar daha çok iç içe geçmektedir. Sosyal hizmet uygulamaları ile yaşlılık alanında bu sorunlar en aza indirilmek istenmekte ve dezavantaj bir nevi avantaja döndürülmek istenmektedir. Genelde sosyal politikaların özelde sosyal hizmetin yaşlılara yönelik olarak yürüttüğü hizmetlerin temel amacı budur. Yaşlılık, insanın fizyolojik ve biyolojik olarak karşılaşacağı bir gerçektir. Yaşlılığın kendine ait bir kısım gerçekleri bulunmaktadır. Duygusal ve fiziksel olarak yaşlılık diğer yaş gruplarından farklılık arz etmektedir. Yaşlılık kaçınılmaz bir gerçeklik olmakla beraber, yaşlının bu dönemi nasıl geçireceği, aile ve toplumla uyumlu bir şekilde hayatını nasıl ikame ettireceği sosyolojik, yasal, kurumsal boyutlarla ilgilidir. Dünyanın yaşlanması aynı zamanda sosyal güvenlik sistemlerini ve nüfusun bağımlılığını etkilemektedir. Bu boyutuyla devletlerin ve politika üreticilerin daha yoğun olarak da yaşlanma sorunu olarak gündemlerine gelmektedir. Yine yaşlılara yönelik sosyal uygulamaları ve yaşlı bakımını geleneksel toplumlarda daha çok kadın üstlenmekteydi. Kadının iş hayatına girmesiyle yaşlının bakımı ev ortamında “sorun” olarak değerlendirilmiştir. Kırsal kesimde ve tarımsal ekonominin olduğu ülkelerde ya da dönemlerde yaşlılara yönelik sosyal politikalar ve uygulamalar daha çok aile ve yakın akraba üzerinde görülürdü. Sanayileşmenin getirdiği değişim ve dönüşüm kurumsal bakımı gündeme getirmesine rağmen bakım alternatifleri de gündeme gelmektedir. Bunların başında evde bakım gelmektedir. Hangi hastaların hangi şartlarda evde bakıma muhatap olacağı da mevzuatlarla belirlenmektedir. Geçmişte yaşlı sosyal politikaları ve yaşlının bakımı her ne kadar geleneksel dönemde aile ve kadın merkezli olsa da yakın tarihte kurumsal bakım da devreye girmiştir. Türkiye’de benzer eğilimden payına düşeni almaktadır. Yaşlı sosyal politikalarının ve yaşlı bakımının tarihsel süreçte yaşadığı evreye baktığımızda; 1868 yılında kurulan Kızılay Derneği ve 1895 yılında açılan Darülaceze, Osmanlılar döneminde kurulup günümüze kadar hizmetlerini devam ettiren kurumlardır. Darülaceze’nin amacı din ve ırk ayrımı gözetmeden düşkünleri barındırmak, ümitsizlikten kurtarmak ve onlara rahat bir yaşam sağlamaktır (MEB, 2011). Günümüzde ise yaşlı bakımı açısından önemli hukuki metni olarak Anayasa’da yaşlı bakımının yer alması önemli bir göstergedir. Dolayısıyla anayasa yaşlıların korunma sorumluluğunu en başta devlete bir görev ve sorumluluk olarak vermiştir. 1982 Anayasası 61. Madde: Yaşlıların devletçe korunacağı ve onlara devlet yardımı ile sağlanacak diğer hak ve kolaylıkların kanunla düzenleneceği belirtilmektedir. Birleşmiş Milletler, yaşlılara yönelik hizmetlerde önemli ilkeler ve standartlar belirlemektedir. Ülkeler için hem bağlayıcı hem de yol gösterici niteliğe sahip BM yaşlılık ilkeleri; konforlu, rahat, sürdürülebilir, aktif, sosyal bir yaşlanma için temel ilkeleri ortaya koymaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 26 Temmuz – 6 Ağustos 1982 tarihleri arasında “Dünya Yaşlılar Asamblesi” için Viyana’da toplanarak YAŞLANMA 1982 – Yaşlılık ilkelerini, Nisan 2002’de de “2. Dünya Yaşlılar Asamblesi” için Madrid’de toplanarak, YAŞLANMA 2002 – Uluslararası Eylem Planı’nı saptamıştır. Buna göre yaşlılık ilkeleri aşağıdaki gibi özetlenebilir:

1- Bağımsızlık: Beslenme, barınma, giyim gibi temel gereksinimlerini karşılamak ve sağlık bakımından yararlanmak için yeterli gelire sahip olmalıdır.

2- Katılım: Refah düzeylerini doğrudan etkileyecek politikaların hazırlanması ve uygulanması aşamalarına aktif bir biçimde katılımda bulunmalıdır.

3- Bakım: Aile ve toplum tarafından desteklenmeli, ihtiyacı olanlara uygun bakım hizmetleri verilmelidir.

4- Kendini Gerçekleştirme: Bireysel potansiyellerini (yetenek ve becerilerini) tam olarak gerçekleştirebilecek fırsatlar yaratmalı, var olan uygulamalardan yararlanmalıdır.

5- İtibar: İtibar görmeli ve güven içerisinde yaşamalıdır. Sömürüden, fiziksel ya da zihinsel istismardan uzak tutulmalıdır.

6- Bağımsız ve Özgür Yaşam

7- İnsan Onuruna Yakışır Bir Yaşam

8- Gelişim, Sosyal İlişkiler ve Dini Gereksinim

9- Toplumla Bütünleşme

10- Ayrımcılığın Engellenmesi

Yaşam kalitesini sağlayan bakım ve hizmetler şunlardır:

  • Kendilerine çağdaş donanımlı bir bakım ve hizmet verilmesini talep etme,

  • Kendilerine özel destek ve bakım verilmesini talep etme,

  • Kendilerine bakan kimselere devlet ve yerel yönetimler tarafından destek sağlan-masını talep etme,

  • Evde destek ve bakım hizmetleri, gündüz bakımevleri, toplu konutlar, yaşam evleri, yaşlı kulüpleri, evlere sıcak yemek servisi gibi çağdaş hizmet modellerinin geliştirilmesini isteme, haklarına sahiptirler.

2022 S. 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun

2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun yaşlılar için önemli bir kanundur. Bu kanun ilk defa kategorik olarak belli vatandaşlara aylık bağlanmasıyla ve devletin sosyal yardım alanında yaptığı bir düzenleme olmasıyla bir ilk olma özelliğini taşımaktadır. 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, kendisine kanunen bakmakla mükellef kimsesi bulunmayan 65 yaş üstündeki muhtaç kişilere, 2022 sayılı Kanun’a dayanılarak aylık bağlanabilmesi için kişinin taşıması gereken şartları belirtmiştir. Bu şartlar şunlardır:

  • 2022 sayılı Kanun’un 1. maddesinde belirtilen gösterge rakamının devlet memurlarının aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpılmasından bulunacak tutardan daha az geliri olmak,

  • SGK’dan herhangi bir gelir veya aylık almamak,

  • Belirlenmiş olan muhtaçlık sınırında veya üzerinde nafaka bağlanmamış olmak veya bağlanması mümkün olmamak,

  • Mahkeme kararıyla veya kanunla bağlanmış olup 2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanacak aylığa eşit veya daha yüksek olan herhangi bir devamlı gelir ya da menkul ve gayrimenkul mallarından dolayı gelir sahibi olmamak veya bu geliri sağlaması mümkün olmamak,

  • Kamu kurum ve kuruluşlarında sürekli bakımı yapılmakta ise, kendilerine bu kurum/kuruluş tarafından muhtaçlık sınırına eşit veya daha fazla gelir, harçlık veya benzeri bir ödeme yapılmamak, muhtaç durumdaki engellilere 2022 sayılı Kanun çerçevesinde aylık bağlanabilmesi için yukarıda belirtilen şartların yanı sıra çalışma gücünü yüzde 40’ın üzerinde kaybetmiş olma şartı aranmaktadır. Bu şartları taşıyan engelli eğer 18 yaşın altında ise söz konusu aylık, engelliye kanunen bakmakla yükümlü olan kişiye bağlanmaktadır.

Bu kanun herhangi bir sosyal güvencesi olmayan yaşlıların sosyal emekliliğinin çerçevesini belirlemesine rağmen 65 yaşını bitirmediği halde başkasının yardımı olmaksızın, hayatını devam ettiremeyecek şekilde malul olduklarını tam teşekküllü hastaneden alacakları sağlık raporu ile kanıtlayanlarla uygun bir işe yerleştirilemeyen engellileri de kapsar. 2022 S. Kanun yalnızca muhtaç engellileri ilgilendiren bir yasa değildir. Aynı şekilde yaşlılar için de çok önemli bir yasa hükmündedir.

Yaşlılar İçin Önemli Sosyal Politika: Evde Bakım Hizmetleri

Türkiye sanayileşmeden nasibini aldıkça, kentleşme, bireyselleşme ve çalışma şartları değiştikçe yaşlılara kurumsal ve sosyal korumada artış göstermiştir. Evde bakım hizmetleri bir nevi kurumsal korumanın artan yükünü azaltmayı hedeflemekte, yaşlının bakımında ev ortamında onu destekleme daha fazla gündeme gelmektedir. Dolayısıyla evde bakım kurumsal bakıma karşı bir alternatif olarak ya da yaşlı bakımında alternatif olarak düşünülmüştür. Kurumsal koruma ülkenin refah rejiminde ne kadar ilerde olduğunu gösterdiği gibi evde bakım alternatifinin yaygınlığı da aile, akraba dayanışması ve yaşlı refahında enformel kanalların etkinliğini göstermektedir. Evde bakım hizmetleri bakıma muhtaç engelliye ve bakım hizmeti sunan aile bireyine sağladığı pozitif katkının yanında, sağlık harcamalarını azaltması açısından da giderek tercih edilen bir model olarak Dünya’da yaygınlık kazanmaya devam etmektedir (Karataş, 2011). Kurumsal koruma ülkenin refah rejiminde ne kadar ilerde olduğunu gösterdiği gibi evde bakım alternatifinin yaygınlığı da aile, akraba dayanışması ve yaşlı refahında enformel kanalların etkinliğini göstermektedir.

Daha önceleri yaşlı bakımının temeli bireyi korumak ve bakımını gerçekleştirmek iken, günümüzde sağlıklı bir yaşlılık kadar aktif, sosyal ve geçmişi ile uyumlu bir şekilde yaşlanmayı gerçekleştirmek hedeflenmektedir. Evde bakım hizmetleri, engelli-yaşlı-hasta bireylerin ev ortamında bakımlarının yapılmasıdır. Aile, akraba ve sosyal çevrelerinden destek alarak ve onları destekleyerek bakım hizmetlerini yerine getirme amaçlanmaktadır. Evde bakım, engelli ve bakıma muhtaç kişilerin koruyucu, tedavi edici ve destek hizmetleri ile sosyal ihtiyaçlarını kapsamaktadır. Kronik hastalar, engelliler ve daha çok yaşlılar bu hizmetlerden yararlanmaktadır. Evde bakım hizmetleri hem verimlilik/etkinlik hem de bakıma muhtaç olan bireyin kendini daha iyi hissetmesi açısından daha yararlı kabul edilmektedir. Kronik hastalar, engelliler ve daha çok yaşlılar bu hizmetlerden yararlanmaktadır. Evde bakım hizmetleri hem verimlilik/etkinlik hem de bakıma muhtaç olan bireyin kendini daha iyi hissetmesi açısından daha yararlı kabul edilmektedir. Türkiye’de bakım hizmetleri Sağlık Bakanlığı, Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı, Yerel yönetimler, sivil toplum ve özel kuruluşlar tarafından verilmektedir. Sağlık Bakanlığı ister evde olsun isterse kurumda olsun daha çok sağlık hizmetleri verirken; Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı yaşlı bireylere yönelik koruyucu-engelleyici, iyileştirici-geliştirici, tedavi-rehabilite edici hizmetler sunmaktadır (633 s. KHK). Ankara, İstanbul Kocaeli, Bursa ve Konya Büyükşehir Belediyeleri başta olmak üzere bireylerin belediyelerin verdikleri evde bakım hizmetinden yararlanmaları için bulundukları belediye sınırları içinde ikamet etmek, 60 yaş ve üzeri olmak ve bakıma muhtaç olma şartlarını taşımaları gerekmektedir. Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin evde bakım hizmetlerine göz atacak olursak; Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından ihtiyaç sahibi hastalara yönelik olarak evlerinde sağlık hizmeti vermek amacıyla 2001 yılında başlatılmış bir hizmettir. Yakın geçmişte Türkiye’de devlet, kurumsal bakım hizmetlerine öncelik vermiş ve konu ile ilgili yönetmeliklerle kurumlarda yatılı ve gündüzlü hizmetler yürütmektedir. Kurum hizmetlerinin yetersizliği, pahalı oluşu ve bakılan engelli ve yaşlıları yeterince memnun edememesi üzerine Batıda olduğu gibi evde bakım hizmetlerine ağırlık vermeye başlamıştır (Genç ve Barış, 2015: 40-41). Geçmişte bakıma muhtaç engellinin kendisinin veya ailesinin herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tâbi olması, bakım hizmetinden faydalanmasına engel teşkil etmekteydi. Engelli bireyler için bu engelin kaldırılması ve eşitliğin sağlanması amacıyla 2007 tarih 5579 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2. Maddesi ile 2828 sayılı Kanunun Ek 7. Maddesi değiştirilmiştir. Bu değişiklikle sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olsun veya olmasın kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma muhtaç engellilerin de 2828 sayılı Kanunun Ek 7. Maddesi kapsamında bakım hizmetinden faydalanmaları mümkün olmuştur. Evde bakım yalnızca tıbbi bakımı ifade etmez aynı zamanda tıbbi hizmetleri de kapsayan sağlık bakımı hizmetleri yanında sosyal hizmetlerle bütünleşen sosyal bakım hizmetleri ve toplumun değerleriyle örtüşen manevi destek hizmetleridir (Genç ve Barış, 2015: 49).

Yaşlı Politikalarından Evde Bakım Yönetmeliği ve Diğer Mevzuat

Öncelikli olarak Mevzuatta geçen bazı kavramlarla hareket edecek olursak; Özel Bakım Hizmetleri: Ruh sağlığı yerinde olup, bulaşıcı hastalığı olmayan, yatağa bağımlı ya da fiziksel ve zihinsel gerilemeleri nedeniyle özel ilgi, destek ve koruma gerektiren yaşlılara verilen hizmetleri kapsamaktadır. 2013 tarihli Bakıma Muhtaç Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönet-meliği 4 b’ye göre bakıma muhtaç engelli birey: Engellilik sınıflandırmasına göre ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişidir. Yaşlı Hizmet Merkezi; yaşlı bireylerin hayat kalitesinin arttırılması maksadıyla gündüzlü bakım ve evde bakım hizmeti sunmak üzere açılan ve faaliyet gösteren merkezlerdir. Yaşlı Hizmet Merkezleri aracılığı ile sunulacak Gündüzlü Hizmetler, Gündüzlü Bakım Hizmetleri ve Evde Bakım Hizmetlerinin hayata geçirilebilmesi için, “Yaşlı Hizmet Merkezlerinde Sunulacak Gündüzlü Bakım İle Evde Bakım Hizmetleri Hakkında Yönetmelik” hazırlanmış olup 07.08.2008 tarih ve 26960 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu merkezler, yaşamını evinde sürdüren yaşlılara boş zamanlarını çeşitli akti-vitelerle değerlendirme, sosyal ilişkilerini arttırma ve günlük yaşam aktivitelerini geliştirmelerini destekleyerek, yaşam kalitelerinin yükseltilmesine, kendi sosyal ortamlarından kopmadan sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürmelerine yardımcı olmaktadır. 2828 Sayılı Kanunun 4’üncü maddesinde belirtilen genel esaslar dahilinde muhtaç yaşlıların tespiti, korunması, bakımlarının sağlanması ile ilgili hizmetleri yürütmek, bu hizmetler için gerekli sosyal hizmet kuruluşlarının tesisi ve işletilmesi ile ilgili görevleri yerine getirmek üzere aynı Kanunun 10’uncu maddesinin (f) fıkrasına dayanılarak Yaşlı Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulmuştur. Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı kurulmuş olup yeni oluşturulan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde ihdas edilen Bakım Hizmetleri Daire Başkanlığına Huzurevleri/ Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri bağlanmıştır. 2001 Tarihli Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri Yönetmeliği, Yönetmeliğin 72. Ve 73. maddeleri gereği, huzurevinde iken, zaman içerisinde bedensel ve zihinsel yeteneklerini değişik derecelerde yitirerek rehabilitasyona, sürekli ve özel bakıma gereksinim duyar hale gelenlere ve evlerinde iken bu duruma gelip, aile yanında bakımı güçleşenlere, her huzurevi bünyesinde tesis edilmesi zorunlu olan özel bakım bölümlerinde ve Sürekli Bakım ve Rehabilitasyon Merkezlerinde hizmet verilmektedir. 2008 Tarihli Özel Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım Merkezleri Yönetmeliği ile gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri tarafından açılacak huzurevi ile huzurevi yaşlı bakım merkezlerinin açılış işlemleri, hizmet standardı, personel durumu, işletilme koşulları, ücreti, denetimi, devri ve kapatılmasına yönelik usul ve esasları belirlemektetir.

633 S. KHK İle Oluşturulan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Haziran 2011 tarihinde yayınlanan KHK ile “Aile ve Sosyal Politika Bakanlığı”nın kurulması kararlaştırılmış; böylece “Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı” bakanlar kurulu listesinden çıkarılmıştı. Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı kurulması ile yaşlılara yönelik hizmet tek çatı altında birleştirilmiştir. Sosyal hizmetler ve sosyal yardımlar alanında hizmet sunan kurum ve kuruluşların dağınık oluşu, parçacı nitelik göstermesi ve bu kurumlar arasında koordinasyon eksikliği ile hizmet standartlarının olmayışı her zaman eleştirilmişti. İcracı bakanlığın kurulması bu eksikliği ve boşluğu doldurma amacına hizmet etmesi için gözükmektedir (Kesgin, 2012, s.84). KHK ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü kapatılmıştır. Kurumun işlevlerinin, önceki yapıda mevcut olan daire başkanlıklarının genel müdürlük olarak yeniden yapılandırılmasıyla Bakanlığa bağlanarak sürdürülmesi öngörülmüştür. Özürlüler İdaresi Başkanlığı kapatılarak, kanunu ortadan kaldırılmış, kapatılan SHÇEK’e bağlı Özürlüler ve Yaşlılar Daire başkanlıklarıyla birleştirilerek, işlevlerini yeni kurulan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yerine getirmesi öngörülmüştür. 2011 yılında çıkartılan KHK ile Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğüne yeni yetki, görev ve sorumluluklar verilmiştir. Buna göre KHK madde 2/d Engellilerin ve yaşlıların her türlü engel, ihmal ve dışlanmaya karşı toplumsal hayata ayrımcılığa uğramadan ve etkin biçimde katılmalarını sağlamak üzere; ulusal politika ve stratejilerin belirlenmesini koordine etmek, engellilere ve yaşlılara yönelik sosyal hizmet ve yardım faaliyetlerini yürütmek, bu alanda ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak.

Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü (2) Madde 10- (1) Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a) Bakanlığın engellilere ve yaşlılara yönelik koruyucu, önleyici, eğitici, geliştirici, rehberlik ve rehabilite edici sosyal hizmet faaliyetlerini yürütmek ve koordine etmek.

b) Engelliliğin önlenmesi ile engellilerin eğitimi, istihdamı, rehabilitasyonu, ayrımcılığa uğramadan insan haklarından yararlanarak toplumsal hayata katılmaları ve diğer konularda ulusal düzeyde politika ve stratejilerin belirlenmesi çalışmalarını koordine etmek, belirlenen politika ve stratejileri uygulamak, uygulanmasını izlemek ve değerlendirmek.

c) Engellilerin sorunlarını ve çözüm yollarını araştırmak, bu konuda uygulamanın geliştirilmesine yönelik öneri ve programlar hazırlamak ve uygulamak.

ç) Engellilerle ilgili konularda inceleme ve araştırmalar yapmak, projeler hazırlamak ve uygulamak.

d) Yaşlılara yönelik sosyal hizmetlere ilişkin olarak ulusal düzeyde politika ve stratejilerin belirlenmesi çalışmalarını koordine etmek, belirlenen politika ve stratejileri uygulamak, uygulanmasını izlemek ve değerlendirmek.

e) Yaşlılara sunulan sosyal hizmet modellerini geliştirmek.

f) Yaşlıların ve bakıma muhtaç engellilerin, yaşamlarını evlerinden ve sosyal çevrelerinden ayrılmadan sürdürebilecekleri sosyal desteklerin verilmesi için gerekli mekanizmaları kurmak, var olanları standardize etmek, uygulamaları takip etmek ve denetlemek.

g) Yaşlıların toplumla bütünleşmesine, statü ve rollerinin yeniden kazanımına, işlevlerinin artırılmasına, boş zamanlarının etkili bir biçimde değerlendirilmesine ilişkin mekanizmalar oluşturmak.

ğ) Kamu kurum ve kuruluşları, gönüllü kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişilerce engellilere ve yaşlılara yönelik yürütülen sosyal hizmet faaliyetlerine ilişkin ilke, usul ve standartları belirlemek ve bunlara uyulmasını sağlamak.

h) Bakan tarafından verilen benzeri görevleri yapmak.

Evde sağlık hizmetlerinin de en önemli muhatap kesimini yaşlılar oluşturmaktadır. Evde bakım hizmeti almak isteyen kişi, sağlık kuruluşuna bizzat veya telefon ile müracaat edebilir. Engellilerin öncelikle bulundukları ortamda bağımsız yaşayabilmeleri için durumlarına uygun olarak gerekli psikososyal destek ve bakım hizmetleri sunulur. Destek ve bakım hizmetlerinin sunumunda kişinin biyolojik, fiziksel, psikolojik, sosyal, kültürel ve manevi ihtiyaçları ailesi de gözetilerek dikkate alınır. Evde bakım hizmetleri, engelli bireylerin ev ortamında bakımlarının yapılmasıdır. Sonuç olarak; evde sağlık hizmeti sunumuna ihtiyacı olan bireylere evinde ve aile ortamında, hastanın muayene, tetkik, tedavi, tıbbi bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin verilmesidir. Kişilere ve aile bireylerine sosyal ve psikolojik destek hizmetlerinin bir bütün olarak sunulmasıdır.