Ünite 4: Yargı Erkinde e-Devlet

Giriş

Yargı erkinde/adalet sisteminde bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) kullanımı “elektronik yargı”, ya da kısaca “e-Yargı” olarak adlandırılmaktadır.

Mobil adalet, elektronik imza, mobil imza ve zaman damgası gibi e-Yargı sistemleri ile ilgili önemli kavramlar bilindiği, kabul gördüğü ve yaygın olarak kullanıldığı e-Yargı sistemlerinde, teknolojinin sunduğu imkânlar arzu edilen ve öngörülen düzeylerde yararlı olmaktadır.

e-Yargı Kavramının Tanımı ve İlişkili Kavramlar

e-Yargı, en basit şekliyle, “yargı erkinde/adalet sisteminde bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı” olarak tanımlanabilir.

Çam ve Tanrıkulu (2012), “e-Yargı” yerine “e-Adalet” kavramını kullanmayı tercih etmişlerdir. Yazarlara göre e-Adalet, yargı alanına isabet eden hizmetlerin, iş ve işlemlerin elektronik ortama, geliştirilerek ve gereksiz olan iş akışlarının ayıklanarak ve ihtiyaç duyulanların da ihdas edilerek aktarılması ve kısaca sayısallaştırılmasıdır.

Adalet sisteminde teknoloji kullanımı yoluyla elde edilmek istenen temel amaçlar, idari ve siyasi amaçlar olarak ikiye ayrılabilir: e-Yargı sistemlerinin kullanılmasındaki idari amaçlar, yargı sisteminin teknoloji kullanımı yoluyla daha hızlı, ucuz, etkin ve vatandaşodaklı bir şekilde işlemesi ve dolayısıyla yargı sürecinin idari ve mali performansının artırılmasıdır. e-Yargı sistemlerinin kullanılmasındaki siyasi amaçlar ise, adalet sistemlerinin daha şeffaf ve hesap verir olması yoluyla adalet sistemine duyulan güvenin ve dolayısıyla yargı süreçleri ve sonuçlarının toplum nezdindeki meşruiyetinin artırılmasıdır.

e-Yargı uygulamalarının kullanılmasındaki tek amaç mevcut yargı sisteminin otomasyonu yoluyla daha verimli bir şekilde işletilmesi değildir. Bu uygulamaların asıl katma değeri, yargı sisteminin işleyişinin gözden geçirilerek, teknolojinin sunduğu olanaklardan azami derecede yararlanabilecek şekilde yeniden tasarlanmasıdır.

Bu bağlamda, e-Yargı sistemlerini kamu yönetimi reformunun önemli araçlarından biri olarak tanımlamak mümkündür. Diğer bir deyişle, e-Yargı sistemleri kullanılarak yargı sisteminin etkinliği, denetimi, şeffaflığı ve hesap verebilirliği artırılabilir. Elektronik işlemler ve arşivleme, hizmet sunum maliyetlerinde ciddi tasarruflar sağlayabilir.

e-Yargı ile İlişkili Önemli Kavramlar

Elektronik platformlarda sunulan kamusal bilgi ve hizmetlerin kullanımında başta akıllı telefonlar ve tabletler olmak üzere taşınabilir/mobil araçların giderek daha fazla önem kazandığı görülmektedir. Bu bağlamda mobil adalet, “adalet alanındaki devlet hizmetlerinin mobil ortam vasıtasıyla vatandaşlara, şirketlere ve kurumlara sunulması ve aynı şekilde bu tarafların adli birimlere ulaşarak her türlü bilgi belge ve taleplerini mobil ortamda alması olarak tanımlanabilir.

e-Yargı sistemleri ile ilgili bir başka önemli kavram olan “elektronik imza (e-İmza)”, 2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’nda “Başka bir elektronik veriye eklenen veya elektronik veriyle mantıksal bağlantısı bulunan ve kimlik doğrulama amacıyla kullanılan elektronik veri” (Madde 3/b) olarak tanımlanmıştır.

Üçüncü kavram olan mobil imza (m-İmza) ise mobil araçların kullanımı yoluyla elektronik ortamda kimlik doğrulama sağlayarak, ıslak imzaya eşdeğer işlem yapılabilmesini sağlayan bir hizmettir. Bu anlamda mobil imza, elektronik imza ile temelde aynı kavram olup, sadece kullanma yöntemi olan mobil araç açısından farklıdır.

Bu yeni imza çeşitlerinin kullanımı için gerekli yasal altyapının oluşturulması amacıyla 2004 yılında 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu yasalaşmıştır. Kanun’un 5. maddesinde “Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukukî sonucu doğurur.” hükmü bulunmaktadır. Bu hükme ek olarak, 1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 14. maddesinin ilk fıkrasına “Güvenli elektronik imza elle atılan imza ile aynı ispat gücünü haizdir.” Cümlesi eklenmiştir.

Adalet Bakanlığının 124/1 numaralı Genelgesi ile 2011 yılından itibaren yargı sistemindeki tüm işlemlerin UYAP üzerinden e-İmza ile yapılması zorunluluğu getirilmiştir.

Türkiye’de kullanılan elektronik ve mobil imza sayısı yıllar içerisinde artmakla beraber, 2019 yılı itibariyle toplam sayı, ülke nüfusuna oranlandığında henüz hedeflenen seviyelere ulaşmamıştır. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun verilerine göre, Türkiye’de 2018 yılı Haziran ayı itibarıyla 2.992.301 elektronik ve 518.160 mobil imza kullanımdadır.

e-Yargı sistemi ile ilgili olarak bilinmesi gereken dördüncü ve son kavram, zaman damgasıdır. Zaman damgası, 2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’nda “Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı” (Madde 3/h) olarak tanımlanmıştır. Zaman damgası, e-Yargı sistemlerinde hangi kullanıcının hangi belge üzerinde ne zaman ne gibi bir değişiklik yaptığını göstermesi anlamında çok önemlidir. Özellikle işlem zamanı ve aktör bilindiği zaman, hem yargı sisteminde performans ölçülebilir hâle gelmekte, hem de kötü niyetli ve/veya savsaklayıcı/sümen altı edici bürokratik davranış konusunda yüksek bir caydırıcılık sağlanmaktadır.

e-Yargı Sistemlerinin İşlevleri

e-Yargı sistemlerinin; kurum içi, kurumlar arası ve uluslararası düzeylerde bilgi ve belge paylaşımı, adalet sistemiyle ilgili elektronik bilgi ve hizmet sunumu ile yargı sistemine karşı güvenin ve sistem meşruiyetinin artırılması gibi işlevleri/faydaları olduğu anlaşılmaktadır.

e-Yargı sistemleri, her şeyden önce, adalet mekanizmasının eskiye göre daha hızlı, düşük maliyetli ve etkin işlemesi amacıyla kullanıma alınmaktadır. Bu tür idari faydaların ortaya çıkmasının en önemli nedeni ise, yargı süreci ile ilgili bilgi ve belgelerin gerek adalet bakanlıklarının kendi kurum içi bilişim sistemlerinde; gerekse de yargı sürecinin diğer paydaşları ile elektronik ortamda paylaşılabilir hâle gelmesidir.

Bilgi ve belge paylaşımının uluslararası bir boyutu da vardır. Günümüzde birçok suç ve dava ulusal sınırları aşan bir niteliğe bürünmüştür. e-Yargı sistemlerini kullanan ülkeler, bu tür sınır aşan davalarda bilgi ve belge paylaşımını çok daha hızlı, kolay ve ucuz bir şekilde yapabilmektedirler.

Ulusal yargı sistemleri içinde ve arasında elektronik bilgi ve belge paylaşımı sonucunda ortaya çıkan idari faydaların yanı sıra, e-Yargı sistemleri adalet süreçlerini daha şeffaf, hesap verebilir ve denetlenebilir hâle getirdiği için adalet sistemine duyulan güveni ve dolayısıyla sistemin meşruiyetini de artırma potansiyeline sahiptir.

e-Devlet etkileşim kategorileri olan devletten-devlete, devletten-vatandaşa ve devletten-özel sektöre bilgi ve hizmet sunumu ve elektronik etkileşim kategorileri e-Yargı için de geçerlidir.

e-Yargı uygulamalarının Türkiye örneği olan UYAP’ta da söz konusu üç etkileşim kategorisinde sunulan hizmetler kolayca fark edilebilmektedir. Bu bağlamda, UYAP bünyesinde toplam altı portal (hizmet kapısı) faaliyet göstermektedir. Bunlar; Vatandaş Portalı, Kurum Portalı, Avukat Portalı, Bilirkişi Portalı, E-Satış Portalı ve UYAP SMS Bilgi Sistemi’dir.

UYAP Vatandaş Portalı ile SMS Bilgi Sistemi üzerinden “devletten vatandaşa” elektronik etkileşim kategorisinde sunulan bilgi ve hizmetlere erişilebilir. Örneğin, UYAP Vatandaş Portalı’nı kullanan vatandaşlar;

  1. e-Devlet şifresi ile sisteme girerek adli ve idari yargı birimlerinde görülen dava dosyalarındaki gelişmelerden en kısa zamanda haberdar olabilmekte (dava konusu, dosyanın durumu, tarafları, davanın aşaması, duruşma günü, vb.),
  2. Açacakları davalar için ödemeleri gereken harç bedellerini hesaplayabilmekte ve
  3. Yargı birimlerinin telefon ve faks numaralarına kolayca ulaşabilmektedirler.

UYAP Kurum Portalı’nda ise “devletten devlete” etkileşim kategorisinde sunulan bilgi ve hizmetler mevcuttur. Örneğin, UYAP ile entegre çalışan Adli Sicil Bilgi Sistemi’nden sabıka, MERNİS’ten nüfus, Adres Kayıt Sistemi’nden adres, POLNET’ten ehliyet kayıtları, Merkez Bankası’ndan döviz kurları ve TAKBİS’ten tapu ve kadastro kayıtları gibi verilere yargı birimlerince hızlıca erişilebilmektedir.

UYAP Avukat Portalı ve Bilirkişi Portalı vasıtasıyla ağırlıklı olarak “devletten özel sektöre” etkileşim kategorisindeki bilgi ve hizmetler sunulmaktadır. Örneğin, avukatlar UYAP sistemi üzerinden vekâletleri bulunan dava dosyalarını inceleyebilmekte, bu dosyaların birer kopyalarını edinebilmekte, elektronik imzalarını kullanarak dava dosyalarına evrak ekleyebilmekte, yeni dava dosyası oluşturabilmekte ve harç ödeyebilmektedirler. 2019 yılı itibarıyla bilirkişilere ek olarak arabulucular ve uzlaştırmacılar için de UYAP bünyesinde portaller/modüller oluşturulduğu görülmektedir.

Türkiye’de e-Yargı

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP), Türkiye’deki temel e-Yargı uygulamasına verilen isimdir. UYAP, sağlıklı ve hızlı bir yargılama sistemi oluşturarak adalet sistemine yönelik güveni artırmayı hedeflemiştir. UYAP sistemi iki aşamada uygulamaya alınmıştır.

İlk aşama olan UYAP-I çalışmalarına 2000 yılında başlanmış, çalışmalar 2001 yılında bitirilmiştir. Bu aşamada Ankara’daki Adalet Bakanlığı merkezî yönetim birimleri sisteme bağlanmış; yazılım tasarımı için süreç analizleri yapılmış ve personele yeni sistemle ilgili eğitimler verilmiştir. İkinci aşamada (UYAP-II) ise, 2001- 2004 yılları arasında çalışılarak 2005 yılında taşra birimlerinin otomasyonu tamamlanmıştır. Diğer bir deyişle, Adalet Bakanlığının Ankara dışındaki birimleri, Ankara dışındaki mahkemeler ve ulusal yargı sistemin tüm diğer birimleri UYAP çatısı altına alınmıştır. Bu son hâliyle UYAP sistemi tüm yargı ekosistemini kapsar hâle gelmiştir. 2005 yılı itibariyle UYAP şemsiyesi altına alınan birimler şunlardır:

  • Adli yargı birimleri (Cumhuriyet başsavcılıkları, adalet komisyonları, farklı türde adli mahkemeler ve icra daireleri),
  • İdari yargı birimleri (adalet komisyonları, bölge idare ve vergi mahkemeleri),
  • Devlet Güvenlik Mahkemeleri
  • Ceza ve tutukevleri
  • Adli tıp kurumları
  • Diğer taşra birimleri (adalet meslek liseleri, hâkim evleri ve dinlenme tesisleri)

UYAP sisteminin işleyişi ilk önce pilot bölge seçilen Ankara Adliyesi’nde denenmiştir. Takiben İstanbul, Yozgat, Kızılcahamam ve Ayaş’ta yapılan pilot çalışmalar sonrasında ve bu deneyimlerden çıkarılan dersler doğrultusunda sisteme son şekli verilmiştir. Tüm bu çalışmalar sonrasında ortaya çıkan nihai sistemde, yargı ile ilgili her türlü veri, bilgi ve belge akışının UYAP üzerinden yapılması, dosyalanması ve yedeklenmesi ve bir “bilgi bankası” oluşturulması amaçlanmıştır. Ayrıca sistem tasarımında, bir “karar destek sistemi” kullanımı yoluyla yargılama sürecindeki usul hatalarının önlenmesi ve diğer hataların da en düşük seviyeye çekilmesine katkı verecek düzenlemeler yapılmıştır.

Söz konusu karar destek sistemi UYAP web sitesinde şu şekilde tanımlanmıştır: “UYAP uygulamaları içerisinde yargının hızlanması için mahkemelerde ve Cumhuriyet savcılıklarında iş yoğunluğu, yasa değişikliği ve benzeri hususlardan kaynaklanan maddi hata ve usul hatalarının asgari seviyeye indirilebilmesi için tüm süreçlerde öneri ve uyarılarda bulunacak “Karar Destek (Uyarı) Sistemi” geliştirilmiştir. Sistemde 1.300 civarında uyarı (duruşmanın gizli yapılması gerektiği, sanığın öldüğü, sanık hakkında başka yerde aynı suçtan dosyanın varlığı gibi) bulunmakta olup, bunların artırılması ya da azaltılması mümkündür. Söz konusu uyarılar yargı bağımsızlığı ilkesi nedeniyle hâkim ve Cumhuriyet savcıları için bağlayıcı değildir. Bir başka deyişle hâkim ve Cumhuriyet savcısı uyarıyı dikkate alıp almamakta serbesttir.”

Ayrıca, adalet teşkilâtında görev yapmakta olan tüm hâkim, Cumhuriyet savcısı ve yardımcı yargı personelinin (yazı işleri müdürü, icra müdürü, idarî işler müdürü, zabıt kâtibi, memur, mübaşir, adlî tıp çalışanları, vb.) UYAP sistemini yetkin bir biçimde kullanabilecek bir hâle gelmesi amacıyla çeşitli eğitimler verilmiştir.

2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 445. maddesinde UYAP sisteminin ne olduğu ve nasıl işlediği şu şekilde tanımlanmıştır:

  1. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP), adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluşturulan bilişim sistemidir. Dava ve diğer yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hâllerde UYAP kullanılarak veriler kaydedilir ve saklanır.
  2. Elektronik ortamda, güvenli elektronik imza kullanılarak dava açılabilir, harç ve avans ödenebilir, dava dosyaları incelenebilir. Bu Kanun kapsamında fizikî olarak hazırlanması öngörülen tutanak ve belgeler güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda hazırlanabilir ve gönderilebilir. Güvenli elektronik imza ile oluşturulan tutanak ve belgeler ayrıca fizikî olarak gönderilmez, belge örneği aranmaz.
  3. Elektronik ortamdan fizikî örnek çıkartılması gereken hâllerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanır ve mühürlenir.
  4. Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.
  5. Mahkemelerde görülmekte olan dava, çekişmesiz yargı, geçici hukuki koruma ve diğer tüm işlemlerde UYAP’ın kullanılmasına dair usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

UYAP, 2009 yılından beri yüksek yargı dâhil tüm adalet sistemini kapsayacak biçimde Türkiye çapında

kullanılmaktadır. UYAP ile başta Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay olmak üzere, Yüksek Seçim Kurulu, her düzey ve türdeki mahkemeler, Cumhuriyet savcılıkları, cezaevleri ve diğer tüm birim ve kurumlar e-Yargı sistemine dâhil edilmiştir. UYAP kurulurken bu sisteme ayrıca Adalet Bakanlığı çalışanları için bir kurum içi haberleşme ve bilgi/belge paylaşımı sistemi (intranet) de eklenmiştir.

UYAP sistemi içinde 2017 yılında kullanıma sunulan bir Adli Veri Bankası da bulunmaktadır. Adli Veri Bankası kurulması yoluyla Türkiye’nin suç haritaları oluşturulabilir hâle gelmiştir. Böylece suç ve suçlu verilerinin analizi yoluyla bulunan sebep-sonuç ilişkilerini kullanarak önleyici kamu politikaları tasarlamak ve uygulamak mümkün olabilecektir. Yine veri bankası kullanılarak yapılan analizlerle, hukuki anlaşmazlıkların ve davaların sebepleri tespit edilerek dava miktarlarını azaltmaya yönelik kimi kamu politikaları oluşturulabilir. Tutuklu ve hükümlülerin hüküm giyme nedenleri, toplam sayıları, farklı cezaevlerindeki sayısal ve kategorik dağılımları ile tüm bu sayıların yıllık artış hızları dikkate alınarak önleyici kamu politikaları devreye sokulabilir.

UYAP ile uyumlu olarak çalışan bir diğer sistem ise adalet sisteminin bir diğer önemli bileşeni olan barolar alanındadır. Ulusal Baro Ağı Projesi (UBAP) adı verilen bu sistem, özel sektör temsilcileri olan avukatları ve onların meslek örgütleri olan baroları da UYAP sisteminin işleyişine dâhil etmeyi amaçlamaktadır.

UYAP sisteminin sevk ve idaresi için Adalet Bakanlığı bünyesinde daimi olarak faaliyet gösteren bir UYAP Koordinasyon Kurulu bulunmaktadır.

1982 Anayasası’nın 141. maddesinde “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” ibaresi bulunmaktadır. Bu hedefi bilgi ve iletişim teknolojileri kullanımı yardımıyla gerçekleştirmek amacıyla Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Daire Başkanlığı 1999 yılında bir e-Yargı sistemi oluşturma hedefiyle çalışmalarına başlamıştır. Bu amaçla, gerek Bakanlıktaki diğer birimler, gerekse de yargı alanında faaliyet gösteren diğer kamu kurumları ve özel bilişim firmaları ile bankalarla olası bir e-Yargı sisteminin idari ve teknik mimarisi hakkında görüş alışverişlerinde bulunulmuştur.

Bu bağlamda UYAP’ın temel amacı, tüm yargı sistemini (mahkemeleri, ceza infaz kurumlarını, Adalet Bakanlığının taşra teşkilatını ve yargı ile ilgili diğer kuruluşları) bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı yoluyla birleştirmek olarak belirlenmiştir. Böylece adli bilgi ve belgelerin bu bütünleşik sistem içerisindeki aktarımını kolaylaştırmak ve bu şekilde idari (hız, maliyet, vatandaş-odaklılık, etkinlik, vb.) ve siyasi (şeffaflık, hesap verebilirlik, denetim, vb.) amaçlara ulaşmak hedeflenmiştir. Son tahlilde ise UYAP sistemi, bilgi ve iletişim teknolojileri yoluyla kamu yönetimi reformunun yargı erkindeki ayağı olarak görülebilir. Bu bağlamda (kitabın 110. sayfasında Tablo 4.1’de yer alan) görselde ceza mahkemelerinde görülen bazı iş ve işlemlerin UYAP sistemi öncesinde ve sonrasındaki işlem süreleri sunulmuştur.

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) Yargı Reformu Stratejisi’nin (YRS) izleme ve değerlendirme süreci için de kullanılmaktadır.

UYAP türü bir e-Yargı sisteminin tasarlanmaya başlandığı 1990’ların ikinci yarısında Türkiye’deki e-Devlet ekosistemini de içeren e-Dönüşüm alanındaki üst düzey strateji planlarında da e-Yargı ile ilgili bazı hedefler bulunduğu göze çarpmaktadır. 1990’ların sonlarında ete kemiğe bürünen UYAP sisteminin 2000’de birinci, 2005’te de ikinci yaygınlaştırma safhası işlerlik kazanmıştır. Böylece 2009 yılına gelindiğinde sistem entegrasyon oranı, yüksek mahkemeleri de içerecek şekilde %100’ü bulmuştur.

UYAP sisteminin kullanıcıları olan, başta hâkimler ve savcılar olmak üzere, tüm yargı teşkilatı personelinin sistem hakkındaki algısının olumlu; bilginin tam ve güncel olması ve kullanım yetkinliğinin yeterli düzeyde bulunması, sistemin sürdürülebilirliği açısından kritik önemdedir. Bu nedenle, 2012 yılı itibarıyla 60.000’den fazla hâkim ve savcının da dâhil olduğu bakanlık personeline çeşitli eğitimler verilmiştir.

UYAP sistemine girebilmek için, e-Devlet şifresi, e-İmza, m-İmza ve e-Devlet Kapısı kullanımı gibi farklı kimlik doğrulama seçenekleri mevcuttur. UYAP sisteminde hem İngilizce dilinde (http://www.e-justice.gov.tr/) hem de görme engelliler için hazırlanmış (https://www.uyap.gov.tr/GeDefault.aspx) içerikler de bulunmaktadır. Sistem dâhilinde bir mevzuat ve içtihat programı (http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/), bilgi bankası içinde bir karar alma sistemi (http:// emsal.uyap.gov.tr/BilgiBankasiIstemciWeb/) ve veri yedekleme sistemi de vardır. Noterlerin de sisteminden veri alarak işlemlerinde kullandığı UYAP 2011 yılında marka olarak 10 yıllığına tescil ettirilmiştir.

UYAP’ın 2019 yılı Nisan ayı itibarıyla sunduğu bilgi ve hizmetler ile hizmet sunum platformları şunlardır: UYAP web sitesi üzerinde altı adet farklı içerik birimi/modül bulunmaktadır. Bunlar, Vatandaş Portalı, Kurum Portalı, Avukat Portalı, Bilirkişi Portalı, E-Satış Portalı ve UYAP SMS Bilgi Sistemi’dir.

UYAP sisteminde 2018 yılı Nisan ayında avukatlara yönelik olarak yeni bir mobil (m-)Adalet hizmeti devreye girmiştir. “CELSE” (Mobil Avukat Bilgi Sistemi), adı verilen bu uygulamayı kullanmak isteyen avukatların, ilk olarak “CELSE” uygulamasını akıllı telefon ve tablet gibi mobil araçlarına yüklemeleri gerekmektedir. Takiben, uygulamaya giriş şifrelerini UYAP Avukat Portal Bilgi Sistemi üzerinden oluşturmaları istenmektedir. Avukatlar, “CELSE” uygulaması ile vekili oldukları davalarda aşağıdaki işlemleri gerçekleştirebilmektedirler:

  • İcra ve dava dosyalarını listeleme, sorgulama, taraf ve vekil bilgileri ile dosya kapak bilgilerini görüntüleme,
  • Seçilen tarihteki duruşmaları listeleme, anlık, günlük ve aylık görüntüleme,
  • Seçilen mahkeme birimine ait duruşmaları listeleme ve anlık duruşma bilgilerini görüntüleme, bu sayede tüm adliyelerdeki duruşmaları anlık olarak takip edilebilme,
  • Duruşma bilgilerini takvim üzerinden görüntüleme işlemlerini yapabilme ve UYAP sistemindeki iletişim bilgilerini güncelleyebilme.

UYAP Bilirkişi Portalı’nda ise yargı sisteminde bilirkişi olarak görev yapan çeşitli mesleklerden uzmanlar şu hizmetleri alabilirler: Görevlendirildikleri dosyaları adliyeye gitmeden UYAP üzerinden teslim alıp inceleyebilirler. Mahkemeye sunmak istedikleri raporlarını UYAP yardımıyla gönderebilirler.

UYAP E-Satış Portalı ise, Adalet Bakanlığının icralı malları sattığı bir e-Satış sayfasıdır. Bu sayfaya kayıt yaptıran kullanıcılar, İcra ve İflas Daireleri ile Satış Memurlukları tarafından 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine uygun olarak satışa çıkartılan mallara ilişkin ihaleleri inceleyebilir; teminat yatırmak suretiyle teklif verebilirler. UYAP icralı malları E-Satış Portalı üzerinden daha hızlı ve yüksek meblağlara satarak alacaklıların alacaklarını bir an önce elde edebilmesini amaçlamaktadır.

UYAP SMS Bilgi Sistemi ise UYAP’ın mobil platformlardan sunulan bir hizmeti; yani bir m-Yargı uygulamasıdır. SMS Bilgi Sistemi’ne abone olmak için “TCKIMLIKNO TAM ABONE” veya “TCKIMLIKNO KISISEL ABONE” yazarak 4060’a kısa mesaj (SMS) göndermek yeterlidir. Sisteme kayıt olan vatandaşlar ve avukatlar gibi kullanıcılar, dava bilgileri ve yargı sistemiyle ilgili diğer işlemler ile ilgili uyarı, bilgi, veri ve duyuruları SMS aracılığı ile alabilirler. Böylece sistem aboneleri bir davanın tarafı veya şahidi olurlarsa veya mahkemelerde görülmekte olan bir dosyalarında herhangi bir değişiklik gerçekleşirse, SMS ile bu olaydan anında haberdar edilmektedirler.

UYAP içindeki en ilginç ve önemli uygulamalardan biri de Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS)’dir. SEGBİS, yargılama mekânları arasında ses ve görüntüyü ileten bir iletişim ağıdır. Bu sayede yargı sürecinde yüz yüze olma ilkesine uyularak, tele/video konferans yoluyla yüksek çözünürlükte görüntüler ve kayıt ile uzaktan ifade alma yöntemi etkin bir şekilde kullanılabilmektedir. İfade alınması için kişilerin ceza infaz kurumlarından adliye binalarına seyahat etmek zorunda kalmamaları, yargılamaya hız kazandırmakta; fiziki seyahate göre daha düşük maliyetli ve güvenli bir alternatif sunmaktadır.

UYAP, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde büyük beğeni toplamış ve çeşitli ödüller almıştır. Örneğin, Londra’da 2007 yılında düzenlenen Ceza Adalet Sisteminin Modernizasyonu Semineri’nde UYAP’ın Avrupa’da yargı ağlarında gerçekleştirilmiş en iyi proje olduğu değerlendirilmesi yapılmıştır. Benzer şekilde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanı John Hunter, UYAP’ın ulusal düzeyde kullanılan e-Yargı sistemlerinin içinde en iyilerden biri ve başka ülkelere de örnek olduğunu dile getirmiştir.

UYAP, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde çeşitli ödüllere layık görülmüştür. Bu ödüllerden sadece son birkaç yılda alınanlar aşağıda sıralanmıştır:

• ABD merkezli International Data Corporation (IDC) tarafından düzenlenen Kamu Bilişim Yöneticileri Zirvesi ödül töreninde farklı kategorilerde birincilik ödülleri (2017 ve 2018)

• IDC Türkiye CIO Ödülleri’nde “Yılın En İyi BT ile Kurumsal Hedeflere Katkı Sağlama Projesi” kategorisinde UYAP E-Satış Projesi ile birincilik ödülü (2017)

• Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi’ne bağlı ITU (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği) tarafından düzenlenen Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi’nde (WSIS) birincilik ödülü (2016)

• TÜSİAD ve TBV (Türkiye Bilişim Vakfı) tarafından düzenlenen eTürkiye (eTR) Ödülleri’nde Kamudan İş Dünyasına

• Hizmetler kategorisinde UYAP Kurum Portal Bilgi Sistemi ile birincilik ödülü (2012).

Kamu yönetimi reformu çerçevesinden bakıldığında da UYAP’ın amaçlarına büyük ölçüde ulaştığı değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, UYAP konusunda gelecekte atılacak adımlar neler olabilir? İlk olarak, UYAP gibi uygulamaların ürünleştirilmesi ve bu ürünün başka ülkelerin adalet sistemlerinde kullanılmak üzere yurt dışına ihraç edilmesi mümkün olabilir. Kamu sektörü bilişim projelerinin ihraç edilebilmesi için ön şart bu projelerin uluslararası arenadaki bilinirliklerinin artırılmasıdır. Bu amaçla UYAP web sitesinde bulunan “http://www.kamutanitim.uyap.gov.tr/” adresinde UYAP tanıtım faaliyetleri sistematik bir şekilde sunulmaktadır.

İkinci olarak UYAP, mobil araçları ve sosyal medya platformlarını daha fazla kullanabilir. Zaten birden fazla mobil hizmet, mevcut UYAP sistemi üzerinden sunulmaktadır. Ayrıca “https://www.uyap.gov.tr/Mobil/ Default.aspx” adresinde mobil araçlara uygun tasarlanmış bir arayüz de mevcuttur. Bununla beraber, sosyal medya platformlarının kullanımı konusunda daha fazla çaba harcanabilir. Üçüncü olarak, dezavantajlı gruplara yönelik olarak UYAP bünyesinde daha fazla bilgi ve hizmet sunulabilir. Mevcut UYAP web sitesinde yer alan “https://www.uyap.gov.tr/GeDefault.aspx” adresinde görme engelli kullanıcılar için sunulan içerik mevcuttur. Diğer engelli kullanıcı türleri için de içerikler tasarlanabilir.

Dördüncü olarak, Türkiye’de adalet sisteminde taraf olan ama Türk vatandaşı olmayan bireyler için çok dilli hizmet sağlanabilir. Bu bağlamda mevcut UYAP web sitesinde yer alan “http://www.ejustice.gov.tr/” adresinde zengin bir İngilizce içerik göze çarpmaktadır.

Beşinci ve son olarak, UYAP gibi sistemlerin uzun vadeli sürdürülebilirliği büyük ölçüde uzman personelin var olmasına bağlıdır. Hem bu bağlamda, hem de sayıları giderek artan bilişim suçları alanında uzman personel yetiştirilmesi çerçevesinde 2015-2018 Bilgi Toplumu Stratejisi ve Eylem Planı’nda bilişim alanında uzman hâkimlerin yetiştirilmesi ve uzmanlık mahkemelerinin kurulması konusunda tespit ve önerilerde bulunulmuştur.

Türkiye’de e-Yargı Konusunda Yapılan Akademik Çalışmalar

Türkiye’de genelde e-Yargı ve özelde de UYAP sistemi ile ilgili birçok rapor, bildiri ve tez yazılmış olmakla beraber bu konuda yapılmış akademik çalışmalar çok fazla sayıda değildir. Türkan ve Erdinçertürk (2017) de UYAP sistemi hakkında üretilen araştırmalar (tezler, makaleler, bildiriler, ders ve inceleme kitapları vb.) üzerinde yaptıkları incelemede, UYAP konusunda çalışan yetkin akademisyenlerin az, çalışmaların ise hem nicelik hem de nitelik bakımından yetersiz olduğunu saptamışlardır. Bununla beraber, bu konudaki neredeyse bütün literatür, genelde e-Yargının, özelde de UYAP uygulamasının yaygınlaşmasının yargı sistemi üzerindeki etkisinin olumlu olduğu sonucuna varmıştır.

UYAP konulu literatürü üç farklı analiz türüne ayırmak mümkündür: İlk tür analizler, UYAP sisteminin tamamını genel hatlarıyla değerlendirmektedir. İkinci tür analizler, UYAP sistemini sadece belli bir bakış açısından/perspektiften incelemektedir. Üçüncü ve son analiz türü ise, UYAP sisteminin sadece belli parçalarına odaklanılması şeklindedir.

Dünya’daki e-Yargı Uygulamaları ve e-Yargı Sistemlerinin Geleceği

Dünyada 2000’li yılların başından beri birçok e-Yargı uygulaması kullanıma alınmıştır. Cerrillo ve Fabra, 2008 gibi erken bir tarihte dünyadaki e-Yargı uygulamalarını sistematik olarak incelemişlerdir: Derledikleri kitaptaki önemli tespitlerden biri, “elektronik bir okyanusun” içinde yargının “kâğıttan bir ada” olarak kalmasının imkânsızlığıdır. Yazarlar ayrıca e-Yargı uygulamalarının ne adalet sisteminin tüm sorunlarını çözecek sihirli bir değnek, ne de adalet sistemine büyük zararlar verecek bir felaket olmadığını önemle vurgulamışlardır.

e-Yargı uygulamaları adalet sistemindeki düşük hız ve yüksek maliyet gibi bir takım idari sorunları çözmeye çalışırken aynı zamanda kurumsal veya ulusal bilgilerin güvenliği, kişisel verilerin mahremiyeti ve teknolojik değişime direnç gibi alanlarda yeni sorunlar da yaratabilmektedir. Teknolojinin adalet sistemlerinde kullanımının gerçek etkisi ancak bireysel örnekler detaylı olarak incelendiğinde anlaşılabilir.

Kengyel ve Nemessányi (2012) de dünya çapındaki belli başlı e-Yargı uygulamaları hakkında derledikleri kitaplarında ABD, Avrupa ve Çin’den çeşitli örnekler vermişlerdir. Kitapta, özellikle

  1. e-Ticaretteki artışın e-Yargı uygulamalarını da tetiklediği,
  2. e-Yargı sistemlerine sahip olmanın bir ülke için küresel ekonomide önemli bir rekabet avantajı oluşturduğu ve
  3. e-Yargı sistemlerini işletirken bilgi güvenliğinin ve kişisel verilerin mahremiyetinin korunmasının zorlukları konularında yapılan tespitler dikkat çekicidir.

e-Yargı uygulamaları konusunda yapılan bu tür küresel incelemelerden hareketle tespit edilen önemli e-Yargı uygulamalarından birisi, “https://ejustice.europa.eu/” adresinde bulunan Avrupa e-Yargı Kapısı’dır (European e-Justice Portal). Bu web sitesinde yargı sistemleri ile ilgili çeşitli bilgi ve belgeler tam 23 farklı Avrupa Birliği dilinde sunulmaktadır. Söz konusu bilgi ve belgeler hem vatandaşlara, hem de kamu kurumları, şirketler ve hukukçular/avukatlar gibi yargı sisteminin diğer aktörlerine hitap edecek şekilde hazırlanmıştır. Örneğin, bir vatandaş Avrupa e-Yargı Kapısı’nı bir avukat veya noter bulmak için kullanabilir.

Bir diğer dikkat çekici e-Yargı uygulaması örneği ise Brezilya e-Yargı sistemidir. Bu sistem, birtakım olumlu sonuçlar doğurmakla beraber bazı sorunlara da yol açmıştır. Olumlu bir sonuç olarak, mahkeme işlemleri hem hızlanmış hem de maliyetler düşmüştür. Adalet hizmetlerine erişim genel olarak geçmişe göre kolaylaşmıştır. Ne var ki, olumsuz bir sonuç olarak, teknolojiye dayalı bu yeni yargı sisteminde sosyoekonomik düzeyi düşük grupların sisteme erişiminde bir takım sorunlar yaşandığı tespit edilmiştir.

Rosa, Teixeira ve Pinto (2013), Belçika, Brezilya, Cape Verde, Portekiz ve Singapur’daki e-Yargı uygulamalarını inceleyerek bu sistemlerdeki başarı göstergelerini ve risk faktörlerini tespit etmeye çalışmışlardır: İnceledikleri ülkelerde e-Yargı sistemlerinin başarı göstergeleri olarak;

  1. sistemin daha verimli işlemesi,
  2. adalet sisteminin daha şeffaf, hesap verebilir ve denetlenebilir bir hâle gelmesi ile
  3. yolsuzluğun azalması faktörleri öne çıkmaktadır.

e-Yargı uygulamalarında başarısızlık ihtimalini artıran risk faktörleri ise;

  1. teknoloji altyapısındaki eksiklikler,
  2. dil ve iletişimden kaynaklanan sorunlar,
  3. farklı hükümet düzeyleri arasında yaşanan eşgüdüm ve iletişim problemleri,
  4. e-Yargı alanındaki hizmet kalitesinin artırılmasında ve ölçümünde yaşanan sorunlar,
  5. e-Yargı sisteminin işleyişi hakkında paydaşlardaki bilgi ve eğitim eksiklikleri ile
  6. elektronik sistemlerin vatandaşla kamu yönetimi sistemi arasındaki bire bir ilişkiyi zayıflatması ihtimali olarak belirlenmiştir.

e-Yargı uygulamalarının kısa vadeli hedefleri, bu tür sistemlerden beklenen idari ve siyasi faydalardır. İdari yönden; teknoloji kullanımı yoluyla adalet sistemlerinin eskiye nazaran daha hızlı, güvenli, düşük maliyetli ve kullanıcı-odaklı şekilde işletilmesi amaçlanır. Siyasi yönden de teknoloji kullanımının adalet sisteminin şeffaflığını ve hesap verebilirliğini, dolayısıyla denetlenebilirliğini artırarak yargı sisteminin toplum gözündeki meşruiyetini ve yargıya olan güveni arttırması umulur.

Orta ve uzun vadede ise temel hedef, e-Yargı sistemlerinde biriken ve veri tabanlarında depolanan adalet sisteminin işleyiş süreci ile ilgili verileri büyük veri analizi ve veri madenciliği gibi çeşitli yöntemlerle işleyerek, adli sorunları henüz ortaya çıkmadan öngörmek ve önleyici tedbirler almaktır. Bu hedefe uygun olarak, bir ülkede yaşanan hukuki anlaşmazlıkları, açılan davaları ve işlenen suçları nicelik ve nitelik olarak azaltacak şekilde veri analizleri temeline dayanan kamu politikaları geliştirmek gerekmektedir.

Adalet sisteminde veri madenciliği ve büyük veri analitiği gibi veri-temelli analizler yardımıyla kamu politikaları oluşturmak için kullanılan önemli araçlardan biri, bazıları İnternet üzerinde de paylaşılan suç haritalarıdır. Bu tür veri görselleştirmeleri sadece karar vericiler ve kamu politikası analizcileri için değerli bir veri tabanı oluşturmazlar. Aynı zamanda suç haritasının kapsadığı bölgede yaşayan vatandaşlar, bu bölgeyi ziyaret etmeyi planlayan turistler ve bu alana yatırım yapmayı düşünen özel şirket temsilcileri gibi gruplar da suç haritalarından yararlanan paydaşlar arasındadır.

Geçmiş dönemlere ait suç verilerine dayalı veri-temelli analizler yaparak, eğer şehirlerin fiziksel ve insani yapısında ciddi değişiklikler olmamışsa bir takım öngörülerde bulunmak mümkündür. Örneğin; geçmişte işlenen suçların yeri, zamanı, niteliği, nedeni, muhtemel suçlu ve kurbanların özellikleri hakkında yeterli veri varsa, aynı kentte gelecekte işlenmesi muhtemel suçların yeri, zamanı, niteliği, nedeni, muhtemel suçlu ve kurbanların özellikleri hakkında da belli bir hata payıyla öngörüler oluşturulabilir. Bu öngörülere dayalı olarak pro-aktif tedbirler alınabilir. Örneğin, bir suç noktasında aydınlatma artırılarak, çevreye kamera konularak veya bu alana polis ekibi yönlendirilerek suçlular suçu işlemekten caydırılabilir.

e-Yargı uygulamalarının adalet sistemlerinin performansına katkısına bir başka örnek ise, adalet sistemindeki iş ve işlemler için hedef süreler belirlenmesidir. 23 Haziran 2017 tarihli ve 3015 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 1 Eylül 2017 tarihinde yürürlüğe giren “Soruşturma, Kovuşturma veya Yargılama Hedef Sürelerinin Belirlenmesi ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik” sonrasında UYAP ekranları, hedef süre çalışmasına uygun hâle getirilmiştir. Bu süreçte bir anket yoluyla tüm ilk derece adli ve idari yargı hâkimleri ve Cumhuriyet savcılarının belirlenen hedef sürelere ilişkin görüşleri de alınmıştır.

e-Yargının gelecekte alacağı şekil konusunda yapılan önemli bir tartışma konusu, bazı mahkeme salonlarından canlı veya arşivlenmiş şekilde televizyon yayını yapılıp yapılamayacağıdır. Mahkemelerde kamera kullanımını ve televizyon yayınını destekleyenler, yargı erkinin çalışma sürecinin geniş kitlelerle paylaşılmasının yargı sisteminin şeffaflığını ve hesap verirliğini artırarak yargı sistemine duyulan güveni yükselteceğini savunmaktadırlar. Ayrıca bu tür yayınların adalet sisteminin işleyişi hakkındaki kamuoyu eğitimine yardımcı olacağı ve hukuk eğitimi için de yararlı bir kaynak oluşturacağı iddia edilmektedir.

Yargı faaliyetlerinin televizyonda canlı veya arşivden yayınlamasına karşı çıkanlar ise hem kişisel verilerin gizliliği ve hâkim, tanık ve jüri üyelerinin güvenliği, hem de ticari sırların ve devlet sırlarının gizliliğinin korunması konusundaki endişelerini dile getirmektedirler. Ayrıca televizyon yayınının mahkemeleri bir eğlence, hatta bir sirk hâline getirebileceğini; avukatların ciddi bir savunma yapmak yerine “tribünlere oynayabileceğini” iddia etmektedirler.

e-Yargı sistemlerinin mevcut durumundan ve teknolojik yönelimlerden hareketle, e-Yargı sistemlerinde gelecekte yaşanması muhtemel değişiklikler şu şekilde sıralanabilir: İlk olarak, dağınık ve yüksek düzeyde güvenli bir kayıt takip teknolojisi olan blokzincir/kayıt zinciri (blockchain) uygulamalarının özellikle adalet sistemlerinin noterlik ayağında kullanılma ihtimali olduğu düşünülmektedir. İkinci olarak, yapay zekâ uygulamalarının e-Yargı alanına da gireceği öngörülebilir. Burada tartışılan senaryo, yapay zekânın mevcut adalet sistemlerine bir eklenti olarak girmesidir. Üçüncü olarak, e-Yargı sistemlerinin gelecekte otonom karar verici “hâkim ve savcı robotlara” veya tamamen yapay zekâ uygulamalarına doğru dönüşüp dönüşmeyeceği tartışılabilir. Burada tartışılan senaryo, yapay zekâlı robotların radikal bir değişimle adalet sistemlerini tamamen devralmasıdır.

Dördüncü olarak, gelecekte adalet sistemlerinde “açık yargı” (open justice) kavramı ve uygulamaları daha fazla yaygınlık kazanabilir. Açık yargı uygulamaları, ilk olarak, başta vatandaşlar olmak üzere yargı sürecinin tüm paydaşlarının katılımcı ve şeffaf bir biçimde e-Yargı sistemlerinden daha fazla faydalanmasını amaçlamaktadır. İkinci temel hedef ise, yerel, ulusal ve uluslararası adalet sistemleri arasındaki etkileşimin (örneğin, bilgi ve belge paylaşımının) çok düzlemli yönetişim ilkeleri çerçevesinde artırılmasıdır. e-Yargı sistemlerinin geleceği hakkında beşinci ve son bir konu ise yürütme erkleri tarafından kontrol edilen e-Yargı uygulamalarının erkler ayrılığı ilkesine zarar verip vermediğidir. e-Yargı uygulamalarından elde edilen verilerin ve bu verilere dayalı olarak yapılan analizlerin hâkim ve savcıların performans denetimi ile ödül ve yaptırım, atama ve yükseltme sistemleri için kullanıldığı ülkelerde söz konusu endişe daha fazla dile getirilmektedir

Yargı erkinde/adalet sisteminde bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımı olarak tanımlanan e-Yargı uygulamaları, tüm dünyada büyük yaygınlık kazanmıştır.

e-Yargı sistemlerinin giderek artan oranda veri-temelli ve pro-aktif (öngörüye dayanan) politikalar üretilmesine uygun hâle geldiğidir. UYAP sistemindeki “adli veri bankası” örneğinde olduğu gibi, büyük veri analizleri ve veri madenciliği teknikleri kullanımı yoluyla, büyük miktarda veri taranarak davalarda yeni kanıtlar bulunabilir veya mevcut kanıtlar desteklenebilir. Yukarıda da vurgulandığı gibi, e-Yargı sistemlerinin gelecekte alabileceği şekillerden biri de “Açık Adalet Politikası” (Open Justice Policy) adıyla ifade edilmektedir. Açık adalet kavramı, yargı sisteminde vatandaş-merkezli bir kültürel değişim içeren önemli bir paradigma değişikliği olarak tarif edilmektedir.

Tüm dünyada e-Yargı sistemleri giderek e-Devlet çatısı altına entegre edilmeye başlanmıştır. Bu entegrasyonda e-Yargı sistemlerinde yaşanan risklerin daha iyi yönetilmesi amacı da göze çarpmaktadır.

e-Yargı sistemlerinin uluslararası düzeyde etkileşim ve bir dereceye kadar da bütünleşme sürecine girmesidir. Bu bağlamda, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik hedefi çerçevesinde yargı sistemlerinin uluslararası düzeyde bütünleşmeleri de hedeflenmektedir. Bu bağlamda Türkiye, AB çapında yürütülmekte olan E-Codex projesinde yer almaktadır. Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen ve Türkiye’nin de taraf olduğu bu projenin amacı şudur: “…Bu projenin genel olarak amacı, adalet sistemlerinin bütünleşerek elektronik ortamda haberleşmesini ve ulusal yargı sistemleri arasında ortak bir platform üzerinden karşılıklı işlem yapabilmesini sağlamak, yargısal dokümanların, karar ve bilgilerin elektronik ortamda değiş tokuşunu gerçekleştirmektir. Bunun yanında üye ülkelerin aktiviteleri arasında yatay olarak karşılıklı işlem yapabilmeyi sağlama, yargı için güvenli bir network kurma, elektronik kimlik yönetimi sağlama (örneğin avukat, mahkeme, hâkimler için) amaçları da bulunmaktadır. Bu yargısal süreçleri basitleştireceği gibi yargılama masraf ve sürelerini de vatandaşlar ve yargı yönetimi lehine kısaltılacaktır.

E-CODEX sisteminin tasarımı ile uygulaması 2010 ile 2016 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. 2016 yılı sonrasında ise sistemin korunması (Maintenance of e-CODEX; Me-CODEX) süreci başlatılmıştır.