Ünite 1: Uygur Türkçesi

Ünite 1: Uygur Türkçesi

Uygur Adı

İlk olarak Bilge Kağan yazıtında geçen ve kaynaklarda değişik şekillerde yazılan Uygur adının anlamı ve kökeni hakkındaki görüler şunlardır:

a) Kaşgarlı Mahmut, Dîvânü Lügâti’t Türk’ünde, Zulkarneyn’ in Türklere ‘başkasına muhtaç olmadan yaşarlar, avcılığı iyi bilirler’ anlamında înân ho¯z ho¯rend dediğini kaydeder ve bu ifadedeki değişimleri şöyle gösterir: ho¯z ho¯rend à hozhor à Uygur

b) Ebulgâzi Bahâdır Han, Şecere-i Türk’ te, Uygur adının Oğuz Kağan tarafından verildiğini ve uy- kökünden gelip ‘itaat edici’ anlamına geldiğini kaydeder.

c) Radloff, Kutagu Bilig ön sözünde, Uygur sözcüğünün ‘bileşenler, iş birliği yapanlar’ anlamına geldiğini belirtir.

d) Dr. Rıza Nur, Uygur kelimesinin Türkçedeki ‘yapışır, uyar’ anlamlarından ötürü ‘birleşici, birleşen, uyuşan’ anlamlarını ifade etmesi gerektiğini kaydeder.

e) Prof. Dr. Sultan Mahmut Kaşgarlı, sözcüğün ‘birleşen, birleşici, uyuşan’ anlamlarına geldiğini söyler.

f) Bacot’a göre, sözcük ‘şahin gibi hızlı hücum eden, orman halkı’ anlamına gelmektedir.

g) Nemeth, kelimenin takip etmek fiilinden türemiş olduğunu söyler.

h) Hamilton On Uygur adının ‘On müttefik’ anlamına geldiğini savunur.

Uygur Türklerinin Tarihi

Uygur Türkleri, çoğunluğu Doğu Türkistan’ da (Şincan Uygur Özerk Bölgesi) olmak üzere, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Afganistan, Pakistan ve Hindistan’ da yaşarlar. Doğu Türkistan MÖ. 300’den itibaren Hun Devleti’ne bağlanır. Hun Devleti’nin bocalama devrinde, Kuzeydoğu Asya’da Selenga nehrinin batısından, Yenisey nehrinin başına kadar uzanan sahaya yerleşirler. VI. yüzyılda Juan Juanlarla savaşarak güneyde küçük bir devlet kurarlar. 606’da Göktürk Devleti’nin idaresine girerler. 745 yılında Göktürk Kağanlığı’nı yıkarak Ötüken Uygur Devleti’ni kurarlar. Bu devlet de 840 yılında Kırgızların saldırısıyla son bulur. Uygurlar Güney’e ve Batı’ya göç ederler. Çinlilere ve Karluklara karışırlar. Bir kısım, Çin’in Kansu eyaletine yerleşir. En büyük grup ise Tarım Havzası’na yerleşerek burada Hoço-Uygur Devletini kurar. 1209 yılında Cengiz Han Doğu Türkistan’ı ele geçirir. Ülke 1227’den sonra Cengizoğullarından Çağataylara bağlanır. XV-XVI. yüzyıllarda bölgenin bir bölümü Moğollar, bir bölümü Çinlilerce yönetilir. XVII. yüzyıl sonunda bölgenin denetimi Çinlilerin eline geçer. 1870 yılında Doğu Türkistan’ın özgürlük savaşçısı Yakup Bey, başkent Kaşgar olmak üzere Doğu Türkistan’da bağımsız bir devlet kurar. 17 yıl bağımsız olarak yaşayan bu devlet, 1877 yılında Çin ve Rusya’nın anlaşmasıyla ortadan kaldırılır. 1931’de Türklerin başlattığı isyanlar Rusya’nın da yardımıyla Çin tarafından 1933’te bastırılmıştır. 1937 yılında mücadele yeniden başlamış ve 1944’te başlayan İli ayaklanmasının ardından 12 Kasım 1944’te Ali Han Töre’nin önderliğinde Şarkî Türkistan Cumhuriyeti yeniden ilan edilmiştir. Bu yeni cumhuriyet de, 1949’da komünist Çin yönetimine teslim olmuştur. Doğu Türkistan 1955’te Sinkiang-Uygur Özerk Bölgesi adıyla Çin’e bağlı bir bölge haline getirilmiştir. Bugün Doğu Türkistan’da Çin’e bağlı olarak yaşayan Uygur Türkleri siyasi baskı, ekonomik sömürü, kültürel eritme, ekolojik tahribat ve ırki aşağılamaya maruz kalmaktadır.

Uygur Türkçesi

Uygur Türkçesi iki döneme ayrılır:

a. Eski Uygurca: Göktürk yazı dilinden sonra eser vermeye başlar.

b. Yeni Uygurca: XX. yüzyılda yeniden yazı dili olarak kullanılır.

Yeni Uygur Türkçesi, Uygur, Karahanlı ve Çağatay Türkçesinin devamıdır. Uygurlar, 1930’lu yıllara kadar Çağatay Türkçesini yazı dili olarak kullanmışlardır. Bu tarihten sonra, edebî dillerini “merkezi ağız grubu” üzerine oturtmuşlardır. Bu grup, Urumçi merkez olmak üzere Kaşgar, Konaşehir, Yenişehir, Artuş, Aksu, Kuçar, Korlabey, Turfan, Piçan, Kumul ve Gulca gibi ağızlardan oluşmaktadır. Hoten grubu ağızları ise, Hoten vilayetine bağlı bölgelerde yaşayan, yaklaşık yarım milyon kişinin ağzını içerir. Lopnor grubu ağızları da, Tarım nehrinin etrafında yaşayan ve Lopnor nüfusunun çoğunluğunu oluşturan “Kara Koşunlular” tarafından konuşulur. Lopnor grubu Uygur Türkçesinin yanında Kırgız Türkçesinin özelliklerini de taşır.

Uygur Türkleri, XX. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Arap alfabesini kullanmışlardır. Eski Sovyetler Birliğinde yaşayan Uygur Türkleri 1925-1930 yılları arasında değiştirilmiş Arap alfabesini, 1930-1947 yılları arasında Latin alfabesini kullanmış, 1947 yılından sonra ise Kiril alfabesini almışlardır. Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türkleri de 1970’li yıllara kadar Arap alfabesini kullanmışlardır. 1954-1978 yılları arasında kısmi bir Latin alfabesi kullanmışlar, ancak bu uygulama 1978’de kalkmıştır. Doğu Türkistan’da bugün Arap alfabesi kullanılmaktadır.

Uygur Edebiyatı

Uygur Türkleri zengin bir edebiyat geleneğine sahiptir. X-XV. yüzyıllar arasında Budizm ve Maniheizmin Uygur Edebiyatında derin tesirleri olmuştur. X-XV. yüzyıllarında verilen eserler şunlardır: Altun Yaruk, Nom Bitig, Maytrisimit.

Budist ve Maniheist Uygur edebiyatından sonra, Uygur Türkleri tarafından meydana getirilen eserler; Müşterek Orta Asya Edebî dilinin mahsulleridir. XV. yüzyıldan sonra Müşterek Orta Asya Türkçesinin tarihî mirasına bağlı olarak ortaya çıkan Çağatay Edebiyatı, XIX. yüzyıl başlarına kadar Uygur Türklerini de içine alan bir dil ve edebiyat alanı olmuştur.

XIX. yüzyılda verilen eserler:

a. Çin zulmüne karşı direnişi anlatan ‘Nazugum Destanı

b. İçinde Abdürrahim Nizarî, Turdı Garibî ve Noruzahun Ziyayî’nin eserleri bulunan ve 1841-1842 yıllarında yazılmış olan “Garibler Hekeyâtı”

c. Abdürrahim Nizari tarfından yazılan Leyla vü Mecnûn, Vâmık u Azra, Rabia ve Saidin gibi on sekiz hikâyeden oluşan “Mühebbet Destanları”

d. Mir Hasan Saburi tarafından yazılan aşk ve hürriyet temalı gazeller

e. Seyid Muhammed Kaşî tarafından yazılan Şerh-i Şikeste Destanı

Dönemin diğer ünlü yazar ve şairleri: gazel ve destan şairi Turdı Garibi, Molla Şakir, Sadır Pehlivan, İsmail Bey Zinişan, Muhammed Sadık Kaşgarî, Kalender ve Gomnam

XX. yüzyılda verilen eserler: Arzu Muhammed’in “Emir Ali”si; Umudî’nin “Ceng-name”si; Muhammed Alem’ in “Tarih-i Kaşgar”ı; Molla Şakir’in “Zafername”si; Musa Sayrami’nin “Tarih-i Hamidî”si; Uruş Haberi, Yurt, Altay, Tiyanşan dergileri; Türkçü Uygur Edebiyatı eserlerinden Mehmet Emin Buğra’nın “Kutluk Türkan”ı, Mesut Sabri Beykozî’nin “Niyaz Kız” (dram) ile “Derme Çatmalar”ı (hikâye), Abdurrahim Ötkür’ün hamasi şiirler kitabı olan “Tarim Boylır”ı

Uygur Türkleri Edebiyatı Abdulhalik Uygur (“Zulumga Karşi”, “Açil”, “Oygan” (Uyan), “Cehalet Buliki” (Cehalet Çeşmesi) ve Lütfullah Muttalib (“Yıllarga Cavap”) gibi şehit sanatkârlarla doludur. Ayrıca Nim Şehit, Ahmed Ziyaî, Ziya Semedi, Tayipcan Aliyop ve Ruzi Kadiriy son asrın önemli şairleridir.

Uygur Türk Edebiyatında tiyatro, tarihî ve sosyal içerikli hikaye ve roman, gibi mensur nitelikte eserler de verilmiştir. Bunlardan en önemlileri:

Abdurrahim Ötkür’ den: “İz” (roman), “Oyangan Zemin” (Uyanan Toprak) (roman), Yeni Uygur Türkçesiyle manzum olarak Kutadgu Bilig

Seyfettin Azizî’ den: “Sultan Satuk Buğra Han” (romn), “Teñritag Bürkütü” (Tanrıdağ Kartalı) (roman), “Eslime” (Hatıralar) (roman), Amannisahan (tiyatro)

Zordun Sabir’ den: “İzdiniş” (Arayış) (roman), Turdi Samsak’ tan: “Ahirettin Kelgenler” (Ahiretten Gelenler) (roman), Ferhat Cilân’ dan: “Mahmud Kaşgarî” (roman)

Doğu Türkistan (Sincan-Uygur Özerk Bölgesi)

Doğu Türkistan’a “Çin Türkistanı” da denilmektedir. Doğu Türkistan; Batı Türkistan, Moğolistan Halk Cumhuriyeti, Afganistan, Pakistan, Hindistan, Tibet ve Çin (Kansu eyaleti) ile çevrilidir. Yüzölçümü 1.823.418 km2’dir ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin toplam yüzölçümünün altıda birini oluşturur. 1993’te Çin’de yapılan sayıma göre Doğu Türkistan’ın nüfusu 16.052.648’dir. Bundan hareketle, ülke nüfusunun bugün 20 milyona yaklaştığı tahmin edilmektedir.

Doğu Türkistan karasal bir iklime sahiptir. Ülkenin bitki örtüsü çöl, çölümsü step bitkilerinden oluşur. Ülke yüzölçümünün binde altmışaltısı ormanlarla kaplıdır. Doğu Türkistan’ın bugünkü idari yapısı 1955’te belirlenmiş ve bölgedeki idareye Sincan-Uygur Özerk Bölgesi adı verilmiştir. Bu bölge kendi içerisinde beş özerk eyalete bölünmüştür. Doğu Türkistan’ın en önemli şehirleri Urumçi, Altay, Aksu, Hoten, Kaşgar ve Kumul’dur. Uygur Türkleri Doğu Türkistan’dan başka Batı Türkistan, Afganistan, Hindistan, Pakistan, Arabistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkiye ve Rusya Federasyonu’nda yaşamaktadırlar. Doğu Türkistan’da Çinliler nüfusun % 46.2’sini; Uygur Türkleri % 45.5’ini; Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar Türkleri ve Tacikler de % 9’unu oluşturmaktadır. Doğu Türkistan petrol, volfram, altın, kömür, uranyum gibi ham maddeler ve sayısız yeraltı ve yerüstü zenginliklerine, 150 bin km2 tarım arazisine, bir o kadar da ekilebilen toprağa ve 12 bin km2 ormanlık alana sahip sahiptir. Yaylalarında 60 milyona yakın küçük ve büyükbaş hayvan beslenmektedir.

Uygur Türkçesi Grameri

Ses Bilgisi: Ünlüler: Uygur Türkçesinde sekiz ünlü bulunmaktadır a, e, é, i, o, ö, u, ü. e sesi, açık ve geniş bir sesken, é sesi e ile i arası bir ses değerine sahiptir. Uygur alfabesinde ı sesini gösteren bir harf yoktur. Bütün ı’lar i’leşmiştir. Ancak kalın k ve ğ sesleri yanında ı telaffuzu hissedilir: qir (kır), qiyin (zor), tiq- (tıkmak), éqil (akıl), séğin (sağmal), terğibat (propaganda), qiğ (gübre).

Ses Bilgisi: Ünlü uyumları: Uygur Türkçesinde büyük ünlü uyumu vardır: menmençi (bencil), keltürüş (getiriş), ümidlik (ümitli), yerge (yere), kütimiz (bekleyeceğiz), alğan (alan). Alıntı kelimelerde bu uyum pek sağlam değildir: alaqıler (alakalar), tekebburluk (kibar), alimlar, klassiklik (klasiklik), layaqetlik (liyakatli), bankida (bankada). Büyük ünlü uyumunu bozan en önemli özellik ı ve i için tek harf kullanılmasıdır: béliqlarni (balıkları), qolida (kolunda), qattiqliq (katılık), añlimiğan (anlamamış), qılğanni (yapanı), balilar (çocuklar). Bazı eklerin tek tip olması da büyük ünlü uyumunu bozar: Uyğurçe (Uygurca), Xenzuçe (Çince), közüñlar (gözünüz), kelseñlar (gelseniz). Uygur Türkçesinde büyük oranda küçük ünlü uyumu görülür: qoydum, kördüm, quruluş, avazım, ünüm (sesim). Ancak alınma kelimelerde bozulur: kserokopiya (fotokopi), samolyot (uçak), telefon, polkovnik (albay). Şahıs, iyelik, yükleme, tamlama ve görülen geçmiş zaman ekleri ile bazı yapım ekleri tek şekilli olduğundan bu uyum bozulur: kördi (gördü), öldi (öldü), yüzi (yüzü), közümni (gözümü), qolumniñ (elimin), qaramtul (karamsı).

Ses Bilgisi: Ünlülerle İlgili Özellikler

  1. Çok heceli kelimelerin son hece a ve e sesleri, açık-orta hecede kaldıkları zaman i olur: başqisi (başkası), baliliri (balaları), qizliri (kızları), zoqlinip<zoqlanıp (zevklenip), tapmidi<tapmadı (bulmadı).

  2. Kapalı tek heceli kelimelerdeki a ve e ünlüleri, kelime ek aldığında açık hecede kalırsa é’ye döner: bérip<barip (gidip), béşim<başim (başım), yézimen<yazamen (yazıyorum), méniñ<meniñ (benim).

  3. Çok heceli kelimelerin ilk hecesi açık ve ikinci hecesinde i ünlüsü varsa, ilk hece ünlüsü é olur: béliq (balık), qéni (hani), yézik (yazı), béğir (bağır, ciğer), éğiz (ağız).

  4. Arapça alıntı kelimelerde açık ve orta hecede bulunan a ve e ünlüleri daralarak i olur: ciset (ceset), memliket (memleket), cinaza (cenaze), vida (veda).

Ses bilgisi: Ünsüzler: Uygur Türkçesinde 24 ünsüz vardır: b, c, ç, d, f, g, ğ, h, x, j, k, q, l, m, n, ñ, p, r, s, ş, t, v, y, z.

Ses Bilgisi: Uygur Türkçesinde Ünsüzlerle İlgili Özellikler: Türkiye Türkçesi (TT) ve Uygur Türkçesi (UT) karşılaştırılarak verilmiştir:

  1. TT’ de sözcük başı b karşılığı, UT’ nde m sesidir.

  2. TT’ de sözcük başı b karşılığı, UT’ nde p sesidir.

  3. TT’ de iç b sesinin karşılığı, UT’ de v sesidir. Eski Türkçede kelime içi ve kelime sonunda bulunan bazı b’ler Uygur Türkçesinde y olmuştur.

  4. Arapça ve Farsça kelimelerdeki f ünsüzü p’ye dönüşmüştür.

  5. TT’ de d ile başlayan Türkçe asıllı kelimeler, UT’ de t ile başlar.

  6. TT’ de Türkçe asıllı kelimelerde bulunan c sesi, UT’ de ç’dir.

  7. TT’ de g ile başlayan Türkçe asıllı kelimeler, UT’ de k ile başlar

  8. Kelime başındaki t’den sonra “iş, üş” sesleri gelirse t, ç’ye döner.

  9. İlk hecenin başındaki s’ler, hece sonunda ç bulunduğu zaman çoğunlukla ç ’ye döner.

10. Kelime başında veya kelime ortasındaki bazı q ünsüzleri x’ya döner.

11. UT’ sinde y ile başlayan kelimelerin j ile başlayan şekilleri de vardır.

Ses Bilgisi: Ünsüz uyumu: Kelime içerisinde ve eklenme sırasında kullanılan ünsüzlerin tonluluk-tonsuzluk bakımından gösterdiği uyumdur: başta, mektepke (okula), bizge (bize), kettim (gittim), berdi (verdi), artturmaqta (arttırmakta). Bu uyuma uymayan bazı ekler de vardır: Uyğurçe (Uygurca), izçil (devamlı), oquğuçi (öğrenci), tayçaq (küçük tay), yurtdaş (yurttaş), sekkizinçi (seki-zinçi), yolçi (yolcu). Alıntı kelimelerde ünsüz uyumu aranmaz: tetbiq (tatbik), tesbih (tespih), müsbet (müspet), ictihat (çaba).

Şekil Bilgisi: Çekim Ekleri: İsim Çekim Ekleri:

  • çokluk eki (+lAr)

  • iyelik ekleri: +(i, u, ü) m, +(i, u, ü) ñ, +i, +si; +(ı, i) miz +(ı, i) ñlar,+i, +si

  • hal ekleri: yalın hal (eksiz), ilgi hali +niñ, yükleme hali +ni, yönelme hali +q/ğa / +k/ge, bulunma hali +dA/+tA, ayrılma hali +din/+tin, eşitlik hali +çe/+çilik, vasıta hali “bilen”

  • aitlik eki +ki

  • soru eki -mu, -mikin, -kin, -ki

Şekil Bilgisi: Çekim Ekleri: Fiil Çekim Ekleri:

Şahıs ekleri: zamir kökenli, iyelik kökenli, emir kökenli

Zaman ve şekil ekleri: bildirme kipleri: öğrenilen geçmiş zaman, görülen geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman; tasarlama kipleri: şart, gereklilik, emir, istek; birleşik çekim: rivayet, hikâye, şart; imek ve iken fiiliyle yapılan isim çekimi: Şimdiki zaman, öğrenilen geçmiş zaman, görülen geçmiş zaman ve şart şekli olmak üzere dört kipi vardır.

Şekil Bilgisi: Yapım Ekleri: İsimden isim, isimden fiil, fiilden isim ve fiilden fiil yapan olmak üzere dört grup yapım eki vardır (bakınız s. 21-24).

Sıfat Fiiller: Geniş zaman sıfat-fiili: -(i)vatqan/-Uvatqan/-yvatqan; gelecek zaman sıfat-fiil ekleri: -eçek, -idiğan/-ydiğan; geçmiş zaman sıfat-fiil eki: -miş/mUş; geniş zaman sıfat-fiil eki: -r; -Ar; -mAs; geniş zaman sıfat-fiili: -ğan;-gen/-qan;-ken; işlek bir sıfat fiil eki: -ğuçi;-güçi/-quçi;-küçi; gelecek zaman sıfat-fiil eki: -ğusi;-güsi/-qusi;-küsi

Zarf Fiiller: -a/-y: tekrar gruplarında ve birleşik fiil-yapımında görülür; -may; -mayın: – (a, -y) ve -(i)p, -(u)p zarf-fiillerinin olumsuz şekillerini yapar; -arda: “iken, -dığı zaman” anlamlarını verir; -(i)p/-(u)p: işlek zarf-fiil eklerindendir; ğili;-gili/-qili;-kili/-ğini;-gini: “-mek için, -meye ve -alı” anlamlarını verir; -maska: sebep bildirir; -masta & mastin: “-madan” anlamını verir; -ğaç;-geç/-qaç;-keç: zaman ifade eden zarf-fiil ekidir; –ğaçqa;-geçke/-qaçqa;-keçke: sebep ifade eden bir zarf-fiil ekidir; -ğançe;-gençe/-qançe;-kençe: zaman sınırlaması bildirir; -ğanda;-gende/-qanda;-kende/-ğanimda: zaman bildirir. “-dığı zaman”, “-ınca” an-lamlarını verir; ğanğa;-genge/-qanğa;-kenge: “-dığı için” ,”-ınca” anlamlarını verir; -ğiçe;-giçe/-qıçe;-kiçe: zaman sınırlaması yapar.

Hareket Adları (İsim-fiiller)**: Uygur Türkçesinde hareket adları, -ş ve -maq, -mek ekleriyle yapılır.

  • -ş: Fiil tabanına -(i, -u, -ü)-ş eki getirilerek yapılır: körüş (görüş), işleş (çalışma), oquş (okuma), yéziş (yazma), biliş (bilme, biliş), aliş (alma, alış).

  • -maq, -mek: Fiil tabanına -maq, -mek eki getirilir: yazmaq (yazmak), yetküzmek (yetiştirmek), barmaq (varmak), işlimek (işlemek), köçmek (göçmek), başlatmaq (başlatmak).

Kelime Türleri: Zamirler: Kişi zamirleri: teklik: men sen u, çokluk: biz siler ular. Uygur Türkçesinde “siz” zamiri teklik ifade eder ve nezaket için kullanılır. Ayrıca saygı için kullanılan ve yine teklik ikinci şahsı ifade eden “sili” (siz) ve “özliri” (siz) zamirleri vardır. Çokluk ikinci şahıs için bir de “senler” (siz) zamiri bulunmaktadır. Kişi zamirlerinin hâl ekleriyle kullanımı için bkz s. 26, Tablo 1.3. Dönüşlülük zamiri: “öz” (kendi) à özüm (kendim), özüñ/özeñ, özi, özimiz, özüñlar/özeñler, özliri. İşaret zamirleri, nesneleri işaret yoluyla karşılayan zamirlerdir: bu, şu, o, uşbu (işbu, bu), mavu < mana+bu (işte bu, bu), eşu – aşu < ene+şu (işte şu, şu), muşu < mana+şu (işte şu, bu), avu < ene+bu (işte o, o). Belirsizlik zamirleri: hemme (hep, tamam, her şey), barliq (hep, bütün, her şey), herbir, kimdu (biri, bir kişi), héçkim (hiç kimse), némidu (bir şey), hernéme (her şey), allinéme (bir şey), herqaysi (herbir, herkes), bari (hepsi), bézi (bazı), héçbir, herkim, allikim (biri, bir kişi), héçnéme (hiç bir şey), héçnérse (hiç bir şey), qaysibir (hangi), allinemi (bir şey), alliqandaq (bir, bir takım), alliqayaq (belli olmayan uzak bir yer), qandaqtur bir (bir, herhangi bir). Soru zamirleri: kim, néme (ne), qaysi (hangi), qayaq (nere), ne (nere, neresi), qançe (kaç, ne kadar), qayer (nere), qandaq (nasıl), qaçan (ne zaman), qéni (hani, nerede).

Kelime Türleri: Sıfatlar: Niteleme ve belirtme sıfatları olarak ikiye ayrılır:

Niteleme Sıfatları, Nesnelerin niteliklerini bildiren sıfatlardır. Uygur Türkçesinde kullanılan bazı nitele-me sıfatları şunlardır: qara gül (kara gül), yeşil yağlıq (yeşil baş örtüsü), altun bileyzük, toğri söz (doğru söz), aç hayvan, eski tam (eski duvar).

Belirtme Sıfatları Nesneleri çeşitli yönlerden belirten sıfatlardır. Dört gruba ayrılır.

İşaret Sıfatları Uygur Türkçesinde asıl işaret sıfatları bu, şu ve u (o), avu (işte o), eşu – aşu (işte şu, bu), mavu (işte bu, bu), munu (işte bu, bu), muşu (işte şu, şu), uşbu (işbu, bu).

Sayı Sıfatları a. Asıl Sayı Sıfatları bir, ikki, üç, töt, beş, alte, yette, sekkiz, toqquz, on; yigirme, ottuz, qiriq, ellik, atmiş, yetmiş, seksen, toqsan, yüz, miñ, milyon, milyard Sıra Sayı Sıfatları Asıl sayı sıfatlarının üzerine +(i)nçi eki getirilerek yapılır: birinçi, ikkinçi, tötinçi, yet-tinçi, toqquzinçi, ikki yüz atmiş sekkizinçi, vb. Kesir sayı sıfatları, Nesnelerin parçalarını belirten sayı sıfatlarıdır: sıfat durumunda-ki sayının üzerine ayrılma ve bulunma hâl eki getirilerek yapılır: üçte bir, tötte üç (dörtte üç), yüzde alte (yüzde altı), ondin ikki (onda iki), yüzdin beş (yüzde beş), miñdin bir (binde bir) Üleştirme sayı sıfatları, +din, +tin eklerinin asıl sayılara getirilmesiyle yapılır: birdin qalem (birer kalem), ikkidin depter (ikişer defter). Belirsizlik sıfatları, nesneleri belirsiz olarak bildiren sıfatlardır: barçe (bütün, hep), pütün – pütkül (bütün), başqa (başka), az, talay (hayli, çok), bézi (bazı), bir, her, héç, köp (çok), acayıp, tola (çok), barliq (bütün), hemme (bütün), özge (başka), palan (falan), hérqaysi (her, her bir), herqandaq (her, her ne), alliqançe (bir kaç), birqançe (birkaç), bir munçe (bir kaç), héçqandaq (hiç bir) vb. Soru sıfatları, nesneleri soru yoluyla belirten sıfatlardır. qaysı (hangi), qançe (kaç), qandaq (nasıl), néççe (ne kadar, kaç), néme (ne, hangi), nediki (neredeki).

Kelime Türleri: Zarflar: Zaman zarfları, fiilin anlamını zaman bakımından belirleyen, açıklayan veya sınırlayan zarflardır. bügün, kündüz (gündüz), ete (erte, yarın), etilikke (ertesi gün), ögünlükke (öbür gün), tünügün (dün), burnakün (geçmişte bir gün), axşam, kéyin (sonra), deslep (ilk, önce), baya (az önce), hemişe (daima), burun (önce), bultur (geçen yıl), avval (evvel), ülüşkün (geçen gün), seher (sabah), keçqurun (akşam üstü), héli (henüz), haman (hemen), derru (derhal), emdi (şimdi), hazir (şimdi), axir (sonra), yeziçe (yazın), qişiçe (kışın), her qaçan (her zaman), hergiz (hiç bir zaman), kileryil (gelecek yıl), kündüzliri (gündüzleri). Yer-yön zarfları, iş ve hareketin yerini ve yönünü belirten zarflardır: alga (ileri), aldı (önü), yuquri (yukarı), içkiri (içeri), teşqiri (dışarı), béri (beri), neri (öte), yeqin (yakın), ilgiri (ileri), yan (yan), qarşi (karşı), tüvendiki (aşağı). Nitelik (durum) zarfları, fiilin önünde hâl ve tavır ifade eden isimlerdir: eniq (belli, açık), yaxşi (iyi), undaq/andaq (öyle), mundaq (böyle, şöy-le), xoşal (memnun), etey (mahsus, kasten), çapsan (hızlı, çabuk), tez (tez, acele), békar (boşuna), aran (güçlükle, yavaşça), tuyuqsiz (ansızın, aniden), teste (zorla). Miktar zarfları, iş ve hareketin miktarını bildirir:: az, biraz, kem (az), sel (biraz), köp (çok), nurgun (çok), ciq (çok), azgına (azıcık), qisqiçe (kısa, kısaca), bir talay (birçok), artuqçe (daha faz-la), bek (pek), gayet, nahayiti (son derece), xoyma (gayet, çok), zep (gayet, pek çok), xéli (hayli, çok). Soru zarfları, fiilin anlamını soru bakımından etkilerler: qaçan (ne zaman), qandaq (nasıl), qandaqlerçe (nasıl, ne şekilde), niçün, niçük (niçin, nasıl), némişqa (niçin, niye), némançe (nasıl, ne kadar, ne biçim), némendaq (nasıl, ne kadar, ne biçim), nékem(de) (ne zaman), né vaq(ta) (ne zaman).

Kelime Türleri: Edatlar: Tek başlarına anlamları olmayan, anlamlı kelimelerle birlikte kullanılarak onları destekleyen, gramer vazifesi gören kelimelerdir. 3 türü vardır: Ünlemler, his ve heyecanları ifade etmek için kullanılan kelimelerdir. Duygu ve heyecanları ifade eden duygu ünlemleri, hitap için kullanılan seslenme ünlemleri, sorma ifade eden soru ünlemleri, bir şeyi göstermek için kullanılan gösterme ünlemleri, tasdik veya onay ifade eden cevap ünlemleri gibi türleri bulunmaktadır. Bağlaçlar, kelimeleri, kelime gruplarını, cümleleri şekil ve anlam bakımından birbirine bağlayan, bunlar arasında ilgi kuran kelimelerdir. Sıralama bağlaçları, art arda gelen unsurları, kelimeleri, kelime gruplarını, cümleleri birbirine bağlar. Denkleştirme bağlaçları, birbirine denk olan, birbirinin yerini tutabilecek olan iki unsuru birbirine bağlar, birbiriyle karşılaştırır. Karşılaştırma bağlaçları, karşılaştırılan iki veya daha çok unsuru birbirine bağlar. Cümle başı bağlaçları, cümleleri anlam bakımından birbirine bağlar. Sona gelen bağlaçlar ise pekiştirme işleviyle kullanılırlar. Son çekim edatları, isim ve isim soylu kelimelerden sonra gelerek sonuna geldiği kelimeyle cümledeki diğer kelimeler arasında anlam ilişkisi kuran, gramer görevli kelimelerdir. Yalın ve ilgi halinden sonra kullanılanları, yönelme halinden sonra kullanılanları ve ayrılma halinden sonra kullanılanları vardır.