Ünite 7: Ücret Farklılıkları

İşlerin Heterojenliği ve Ücret Farklılıkları

Emek piyasalarında işlerin, sektörün veya işçi ve işverenlerin yapısından kaynaklanan çok sayıda unsur işleri/firmaları birbirinden farklı hale getirerek ücretlerin de farklılaşmasına neden olabilmektedir. Bunlar yedi başlıkta incelenebilir:

Telafi Edici Ücret Farklılıkları

Emek piyasalarında işleri birbirinden farklı kılan unsurların başında Telafi Edici Ücret Farklılıkları (TEÜF) gelir. TEÜF İşlerin alternatif çalışma alanlarında olmayan ve arzu edilmeyen özellikler taşıması durumunda bunu telafi etmek amacıyla işçilere yapılan fazladan ödemelerdir.

Telafi edici ücret farklılıklarının uygulamada iki yararlı fonksiyonu vardır. Birincisi istenmeyen işlerde gönüllü çalışmayı teşvik etmek, ikincisi ise kötü koşullarda çalışmayı kabul eden kişileri ödüllendirerek ücret sistemini daha adil hale getirmektir.

TEÜF uygulamasının çeşitli nedenleri vardır. Ölüm ve yaralanma riski bu nedenlerin başında gelir. TEÜF uygulamasını gerektiren nedenlerden biri de ‘gelir düzenliliği’dir. ‘İşin Statüsü’ TEÜF’nı gerektirebilen bir başka nedendir. İşler yapılma şekli ve ‘işçinin iş hızı üzerinde kontrolünün olup olmadığı’na göre de farklılaşır. Son olarak ‘ücret artış ihtimali’ ile ‘yan ödemeler’in de TEÜF nedeni olabileceğini belirtmek gerekir.

TEÜF uygulamasında iki temel belirleyici söz konusudur. Bunlar ‘emek arzının büyüklüğü’ ve ‘işlerin zararlı yönleri hakkında bilgi sahibi olmaktır.

TEÜF ile ilgili işçilerin işlerin zararlı yönlerine ilişkin bilgilerinin TEÜF’ü etkileyebilmesinin yine de öncelikli olarak iş piyasası koşulları ile ilgili olduğunu söyleyebiliriz. Şayet emek piyasalarında şiddetli bir işsizlik söz konusu ise ve işsizlik sigortası/ işsizlik yardımı gibi gelir destekleri ile yeterince tazmin edilmiyorsa işsizlerin bir kısmı zararlarını bilseler dahi tehlikeli işleri düşük ücretler karşılığında yapmaya razı olabilecekler, bu durum TEÜF’ün varlığını ve/veya büyüklüğünü etkileyebilecektir.

İşlerin Beceri Gereklerinin Farklı Olması

İşleri birbirinden farklı kılan unsurlardan biri de beceri gereklerinin farklı olmasıdır. Klasik iktisatçılardan Adam Smith’in ‘işi öğrenmenin maliyeti’ olarak tanımladığı bu duruma göre yapılabilmesi için daha fazla eğitim gerektiren işler daha yüksek ücret getirisi sağlarlar.

Etkin Ücret Ödemelerinden Kaynaklanan Farklılıklar

Etkin Ücret Teorisine göre işçiyi denetlemenin ve performansını ölçmenin zor olduğu, işçinin hatalı üretim yapmasının maliyetli olduğu, işin belirli bir süre spesifik işyerinde eğitim gerektirdiği durumlarda işverenlerin istekli olarak piyasa denge ücretinin üstünde ücret (etkin ücret ödemesi) verdikleri söylenebilir. Etkin ücret ödemelerinin işleri birbirinden farklı (heterojen) hale getirerek emek piyasalarında ücret farklılıklarına neden olabileceğini belirtmek gerekir. Benzeri özelliklere sahip iki işçiden birisi etkin ücret uygulamasının yapıldığı firma veya işkolunda çalışıyorsa diğerinden daha yüksek ücret alabilmektedir.

Katmanlı Emek Piyasalarından Kaynaklanan Ücret Farklılıkları

Emek piyasalarında gözlenen ücret farklılıklarının açıklayan nedenlerinden biri de Kurumsal iktisatçıların formüle ettikleri Katmanlı Emek Piyasaları Teorisi (KEPT)’dir.

Bu teori 1960’lı yılların sonunda özellikle zencilerin emek piyasalarında süregelen yoksulluk ve işsizlik problemini açıklamak için geliştirilmiştir. KEPT’in bir versiyonu olan ‘İkili Emek Piyasaları’ görüşünde emek piyasalarının yapıları açısından iki farklı özellik taşıyan sektörlerden oluştuğu kabul edilir. Bunlar ‘birincil’ ve ‘ikincil’ sektörlerdir.

Sendika Üyeliği

İşgücü piyasalarında ücret farklılığına neden olan unsurlardan biri de sendika üyeliğidir. Yapılan gözlemler sendika üyeliğinin işleri birbirinden farklı (heterojen) hale getirerek üyeleri lehine ücret farklılığının oluşmasına neden olduğunu göstermektedir.

Firma Ölçeği

İşgücü piyasalarında işleri ve ücretleri farklılaştıran bir başka unsur da firma ölçeğidir. Hemen her yerde ve zamanda gözlenen bir durum büyük firmalarda ücretlerin küçük firmalara oranla daha yüksek olmasıdır. Büyük firmalarda ücretlerin yüksek olması işleri birbirinden heterojen kılarak ücretlerin farklılaşmasına yol açar.

İşverenin Ayrımcılık Yapma Eğiliminde Olması

Emek piyasalarında işleri birbirinden farklı hale getirerek ücret farklılıklarının ortaya çıkmasına neden olan unsurlardan biri de ayrımcılıktır. Ayrımcılık eşit üretkenliğe sahip kişi ve gruplar arasında sadece ücret farklılığı yaratmaz, işe girme engelleri ve işte ilerleme imkânlarının kısıtlanması gibi sorunları da beraberinde getirir. Ayrımcılığın nedeni ne olursa olsun sonucu açıktır; emek piyasalarında ücret farklılıklarına yol açar.

İşgücünün Heterojenliği ve Ücret Farklılıkları

Ücret farklılıkları sadece işlerin heterojenliğinden kaynaklanmaz. Tam rekabet piyasasının varsayımlarının tersine gerçek hayatta işgücü de homojen değil birbirinden farklı özelliktedir. İşgücünün iki açıdan farklılığı ücret farklılıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Bunlardan birincisi bireysel tercihlerin farklı olması, ikincisi ise beşeri sermaye farklılığıdır.

Bireysel Tercihlerin Farklılığı

Emek piyasalarında bireyler arası tercih farklılıkları ücret farklılıklarının nedenlerinden biridir. Bu farklılıklar iki şekilde ortaya çıkabilir. Birincisi işlerin ücret dışı yönlerine ilişkin tercihlerin farklılığı, ikincisi ise zaman tercihlerindeki farklılıklardır.

Beşeri Sermaye Farklılığı

İşgücü piyasalarında bulunanları birbirinden farklı kılarak ücret farklılıklarına neden olan özelliklerden birisi de beşeri sermaye farklılığıdır. Emek piyasalarındaki grupları birbiri ile rekabet edebilen ve rekabet edemeyen gruplar olarak ikiye ayırmak mümkündür. Rekabet edebilen gruplar istihdama ulaşma bakımından işverenlerin birini diğerine tercih edebileceği, birbirini ikâme edebilen meslek gruplarından oluşur.

Emek Piyasası Aksaklıkları ve Ücret Farklılıkları

Ücret farklılıklarının bir nedeni de iş piyasalarının tam rekabet piyasası varsayımlarının tersine mükemmel bir şekilde işlememesi ve aksamasıdır. Ücret farklılıklarına neden olan iş piyasası aksaklıklarını ‘bilgi eksikliği’ ve ‘emek hareketliliğini kısıtlayan unsurlar’ şeklinde iki alt başlık altında incelemek mümkündür.

Bilgi Eksikliği ve Ücret Farklılıkları

Tam rekabet piyasası işçilerin ve işverenlerin piyasadaki açık iler ve çalışma koşulları hakkında tam bilgiye sahip olduklarını varsayar. Böylelikle birbiri ile ilişkili piyasalardan birinden ücretler yüksekse bundan herkes haberdar olacak ve işgücü ücretin düşük olduğu piyasadan yüksek olduğu piyasaya doğru hareket ederek zamanla ücretlerin eşitlenmesini sağlayacaktır. Oysa gerçek hayatta işgücü piyasaları arasında bilgi eksikliği vardır.

İşçilerin piyasalardaki ücretler ve çalışma koşulları hakkında bilgi edinmeleri zor ve maliyetli bir iştir. Bunun için işçinin piyasayı taraması ve firmalarla görüşmeler yapması gerekir. Bu ise maliyetli bir iştir. İş aramanın hem dolaylı hem de doğrudan maliyetleri vardır. İş aramanın dolaylı (fırsat) maliyeti iş arama esnasında piyasada çalışamamak nedeniyle kaybedilen gelirdir. Bu maliyet işsizler için daha düşükken çalıştığı halde daha iyi iş arayanlarda daha yüksektir. İş aramanın doğrudan maliyetini ise iş bulmak için yapılan ulaşım maliyeti oluşturur.

Emek Hareketliliğini Kısıtlayan Unsurlar

İşgücünün ücretin düşük olduğu sektör ve bölgelerden yüksek olduğu yerlere geçiş yaparak ücret farklılıklarının ortadan kalkmasını engelleyen unsurlardan birisi de emek hareketliliğinin –tam rekabet piyasası varsayımlarında öngörüldüğü gibi– mükemmel olmamasıdır.

Emek göçünün doğrudan, dolaylı ve psikolojik olmak üzere üç tür maliyeti vardır:

  • Doğrudan maliyetler taşınma nedeniyle bireyin parasal olarak yaptığı harcamalardır. Evi taşıması için taşıyıcılara ve nakliye şirketlerine yapılan ödemeler, yeni taşınılan yerde ev kiralama veya satın alma nedeniyle yapılan harcamalar buna örnek olarak gösterilebilir.
  • Göçün dolaylı maliyetleri ise göç esnasında çalışamamaktan dolayı kaybedilen gelirdir.
  • Emek göçünün belki de en önemli maliyet kalemlerinden biri psikolojik olanıdır. Göç kişinin aşina olduğu yeri terk etmesi anlamına gelir. Yeni bir düzene ayak uydurmak, arkadaş ve aile çevresinden uzak kalmak psikolojik anlamda zor bir olaydır. Göçün psikolojik maliyeti göç edilen mesafe ile doğru orantılıdır. Buna göre bir kentten komşu bir kente göç etmek ülkeden ülkeye yapılan göçe nazaran daha az maliyetlidir.