Ünite 8: Türkiye’de Kamu Diplomasisi Aktörleri ve Medyanın Rolü

Uluslararası Politika ve Kamu Diplomasisi

Uluslararası ilişkilerin kabaca devletler arası ilişkiler olmanın ötesinde farklı aktörleri içerisine alacak biçimde giderek genişlemesi ve bir taraftan da söz konusu aktörler arasındaki iletişim kanallarının hızla çeşitlenmesi, ilişkileri daha karmaşık aktörleri ise bağımlı hale getirmiştir (Keohane & Nye, 1977; Keohane & Nye, 1987). Kuşkusuz aktörlerin ve kanalların çeşitlenmesine paralellik arz edecek biçimde geleneksel diplomasinin icra ediliş biçimleri de hızlı bir dönüşüm geçirmiştir. Muhtevasını diplomatlar ve politik figürlerin temaslarının teşkil ettiği geleneksel diplomasi yerini hızla, daha dinamik ve çoğulcu bir nitelik arz eden yeni bir diplomasi biçimine bırakmıştır.

Diplomasi ve Medyanın Değişen Yüzü

Medya’nın uluslararası ilişkiler üzerindeki etkisi iletişim teknolojilerinde yaşanan devrim ile birlikte gün geçtikçe daha hissedilebilir bir hal almıştır. Kablolu kanalların giderek yaygınlaşması özellikle CNN veya El Cezire etkisi olarak anılan uluslararası erişime sahip görsel medyanın uluslararası politikayı yönlendirmede sahip olduğu baskın rolü sözkonusu etkiyi çok daha belirgin kılmıştır (sırasıyla bknz. Robinson, 1999; Seib, 2008). CNN etkisi olgusu başta savaşlar olmak üzere uluslararası politikada cereyan eden önemli gelişmeleri kesintisiz ve sürekli aktarma olanağına sahip ana akım Batı medyasını anlatmak için kullanılırken hegemon medyayı temsil eden CNN karşısında uluslararası politikaya yönelik alternatif Batı dışı bir vizyon sunan Katar merkezli El Cezire kanalına yönelik olarak ise El Cezire etkisi kavramı kullanılmaktadır.

Kamu Diplomasisi ve Medya Bağlantısı Üzerine

Kamu diplomasisi medya ilişkisi ise reddedilemez bir bağa sahiptir. Kamu diplomasisini üç kola ayıran Leonard’a göre “stratejik iletişim” ve “ilişki kurma” işlevlerinin yanında kamu diplomasisinin bir işlevi de medya ile doğrudan ilişkili olan “haber yönetimi” olarak sunulmaktadır (Leonard, Stead, & Smewing, 2002, ss. 8- 21). Kısacası kamu diplomasisini anlamlı ve mümkün kılan en önemli unsur bizatihi medyanın kendisidir. Kamu diplomasisinin somut uygulamalarına dönüşmesinde ise özellikle marka oluşturma faaliyetleri ve kültür diplomasisi ayrıcalıklı bir rol oynamaktadır.

Bir Marka Oluşturma Faaliyeti Olarak Kamu Diplomasisi ve Medya: Kamu diplomasisi ulusların “imaj yönetimi” için gerekli bir halkla ilişkiler faaliyeti niteliğindedir (Sancar, 2012, s. 138). Nitekim tıpkı ticari markalar gibi devletler de sahip olduğu kimi özellikler ile marka değerleri kazanabilmektedir (Anholt, 2003, 2007, 2010) Bu kapsamda devletler (i) ihracat, (ii) yönetişim, (iii) kültürel miras, (iv) toplum, (v) turizm, (vi) yatırım ve göç olarak sıralanan farklı boyutlarına göre değerlendirilmekte ve devletlerin marka değerleri belirlenmektedir (Anholt, 2008: 3-4). Ekşi’ye göre kamu diplomasisi, halkla ilişkiler ilişkisi imaj-prestij yönetimi ve algı yönetiminin yanı sıra ulus markalama yöntemi ile de sağlanabilmektedir (Ekşi, 2014, ss. 89-98).

Kamu Diplomasisi, Kültür ve Medya: Hükümet dışı organizasyonlar ve iş dünyasının yanında Yunus Emre Enstitüleri, TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı) ve TRT kültür diplomasinin uygulayıcısı önemli kamu kurumları niteliğindedir (Özkan, 2015, ss.40-42). Kuşkusuz değerler kültürün yapı taşlarıdır. Kalın’a göre Türk kamu diplomasisinin en önemli özelliği geleneksel ve modern değerleri bir araya getiren bir ülke olarak kendi değerlerini dünyaya sunabilmesidir. (Kalın, 2011, s.19). Bu doğrultuda medya kültürün ve daha özelde değerlerin taşıyıcısı bir unsur haline dönüşmektedir.

Türkiye’de Kamu Diplomasisi ve Medya

Şüphesiz Türkiye’de kamu diplomasisinin kullanımı ülkemizde iletişim teknolojisinde yaşanan dönüşümden bağımsız değildir. Özellikle medyada yaşanan çeşitlenme zamanla diplomasinin imkânlarını da genişletmiştir. Türk Kamu diplomasisi, kamu kurumları ve kamu dışı kurumlarca geleneksel kitlesel medya araçları ile yeni medya araçlarının ortaklaşa kullanımıyla yürütülmektedir.

Türkiye’de İletişim Teknolojisinin Dönüşümü ve Kamu Diplomasisi

Türkiye’de iletişim alanında gerçekleştirilen devrimsel nitelikteki adımlar 1990 sonrası yıllarda gerçekleştirilmiş ve bu düzlemde, Türkiye iletişim alanında önemli altyapı yatırımlarına imza atmıştır. Turgut Özal’ın girişimleriyle gerçekleştirilen projeler sonucunda telefon ve internet kullanımı, sözkonusu yıllardan itibaren hızla artmış ve yaygınlaşmıştır (Wolcott & Çağıltay, 2001, s. 135). Türkiye’de yaşanan iletişim devrimi ilerleyen yıllarda internet ve sosyal medya kullanımına da yansımıştır. Bugün Türkiye sosyal medyayı en yoğun biçimde kullanan ülkelerden biri olarak değerlendirilmektedir.

Kamu Diplomasisinde Resmi Kurumlar ve Medyayı Kullanım Biçimleri

Resmi kurumlar düzeyinde yürütülen faaliyetler Türkiye’nin kamu diplomasinin önemli bir parçasını teşkil eder. Bu çerçevede yürütme erki bünyesinde yer alan pek çok kurum sürdürdükleri faaliyetler ile kamu diplomasisine yönelik doğrudan veya dolaylı olarak katkılar sunabilmektedir. Bununla birlikte bazı kamu kurumları Türkiye’nin kamu diplomasisi açısından kilit roller üstlenebilmektedir. Bu kurumlar büyük ölçüde kamu diplomasisinin medyadaki yüzü niteliğindedir. Zira söz konusu kurumlar imza attıkları faaliyetler ile yalnızca ulusal değil aynı zamanda uluslararası platformlarda farkındalık yaratmayı hedeflemektedirler.

Kamu Diplomasisinin Teorisyeni ve Pratisyeni: Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Kamu Diplomasisi Başkanlığı: Kamu diplomasisi Başkanlığı geniş bir yelpazede sürdürdüğü faaliyetleri arasında Medya ve Tanıtım da önemli bir yer işgal etmektedir. Türkiye’de Kamu diplomasisini dizayn etmek üzere faaliyet gösteren Kamu Diplomasisi Başkanlığı’nın medyaya yönelik faaliyetlerini üç başlık altında ele almak mümkündür. (a) Gazeteci heyetleri programı (b) Uluslararası Basını Bilgilendirme (c) Kültür ve Tanıtım Faaliyetleri ( http://www.kdk.gov.tr ). Söz konusu faaliyetleri kısaca ele alacak olursak; gazeteci heyetleri programı kapsamında çok sayıda gazeteci Türkiye’ye davet edilmiş Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanları düzeyinde temaslarda bulunmuş ve Türkiye’ye ilişkin ilgili konularda bilgilendirilmişlerdir. Öte yandan uluslararası basını bilgilendirme toplantılarında ise Türkiye’de görev yapan uluslararası basın temsilcileri düzenli aralıklarla bir araya getirilmekte farklı bakanların katılımıyla toplantılar tertip edilmektedir. Faaliyet zincirinde üçüncü halka olan kültür ve tanıtım faaliyetlerinde ise belgeseller ve konserler yoluyla Türkiye’nin tarihi, sosyolojik ve kültürel dokusu tanıtılmaya çalışılmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı: Türkiye’nin Resmi Haber Kaynağı: Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, ülkemizin en yeni kurumları arasında yer alırken, Kamu Diplomasisi Dairesi Başkanlığı, Basın ve Yayın Dairesi Başkanlığı, Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Tercüme Dairesi Başkanlığı, Yönetim Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği olmak üzere birçok hizmet biriminden oluşmakta ve ‘Türkiye markasını güçlendirmek’ hedefiyle ve bütünlüklü bir iletişim stratejisi ile devletimizin tüm kurumları ile koordineli iletişim çabaları sürdürmekte; ülkemize değer katan diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde çalışmaktadır. “Dünyayı izliyor, Türkiye’yi anlatıyoruz” sloganıyla faaliyetlerini sürdüren Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bir taraftan Türkiye’de siyaset yapıcılara dış basından enformasyon sağlamakta, diğer taraftan da Türkiye’nin dışarıya doğru biçimde anlatılmasını koordine etmektedir.

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu: Bir Kamu Diplomasisi Aracı Olarak İşitsel ve Görsel Medya: Türkiye’nin kamu diplomasisi bağlamında değerlendirilebilecek en önemli adımları kuşkusuz görsel medyaya yöneliktir. TRT yaptığı Türkçe yayınlar ile yalnızca Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde değil farklı coğrafyalarda da faaldir. Bütün bunların yanı sıra İngilizce yayınlar ile tüm dünya kamuoyunu hedefleyen ve 2015 yılında test yayınlarına başlayan TRT World Türkiye’nin uluslararası yüzü olmaya namzet bir girişim olmuştur ( http://www.trthaber.com/haber/medya/trtworld-test-yayinina-gecti-185371.html ). TRT radyo yayınları ile de kamu diplomasisi faaliyetlerini sürdürmektedir.

Devlet Dışı Kurumlar, Kamu Diplomasisi ve Medya

Devlet kuruluşlarının dışında devlet dışı pek çok kuruluşta kamu diplomasinin icrasında önemli roller üstlenebilmektedir. Düşünce kuruluşları, basın-yayın kuruluşları ve özel televizyonlar bu kapsamda kritik bir öneme sahiptir. Özellikle yazılı ve görsel araçları kullanan devlet dışı kuruluşlar kamu diplomasisi üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır.

Yazılı Medya: Türkiye’de Uluslararası Gazetecilik ve Düşünce Kuruluşları: Türkiye’de pek çok gazete kamu diplomasisiyle ilişkilendirilebilecek kamu diplomasisi faaliyetlerine imza atmaktadır. Yazılı medyaya katkı sağlayan bir diğer aktör devlet dışı organizasyonlar olan düşünce kuruluşlarıdır. Geçmişi 1960’lı yıllara uzanan ve sayıları hızla artan düşünce kuruluşlarının bir bölümü de devlet dışı niteliğe sahiptir (Toktaş & Aras, 2012: 254).

Görsel Medya: Türk Dizi ve Film Sektörü: Görsel medya kamu diplomasisinde kullanılan araçlardan bir diğeridir. Özellikle çeşitli televizyon programları bilinçli veya bilinçsiz olarak Türkiye’nin kamu diplomasisine katkı sunabilmektedir. Kamu diplomasisinin bir parçası olarak düşünülen ve bütün dünyada büyük bir başarı yakalayan diziler ve filmler, Türkiye’nin resmi kanallarla yürüttüğü kamu diplomasisinin çok ötesinde etkiler yaratabilmektedir.

Yeni Medya ve Diplomasinin Değişen Araçları

Medyanın farklı türlerinin gelişen iletişim teknolojileri ve araçları ile beraber gündelik hayata giderek daha fazla dahil olması politika yapıcılar açısından da elverişli bir hareket alanı ihdas etmiştir. Genellikle yeni medya olarak adlandırılan ve sosyal medyanın da büyük oranda parçası olduğu medyanın bu yeni ve etkili formundan yoğun biçimde faydalanılmaya yönelinmiştir. Yeni medyanın diplomasi üzerindeki etkileri gün geçtikçe daha hissedilebilir bir hal almıştır. Bu anlamda diplomasi türlerinden biri olan kamu diplomasisinde yeni medyayı yoğun bir şekilde kullanmaktadır.

Yeni Medya ve Kamu Diplomasisi

Yeni teknolojilerin kullanımının artmasıyla beraber farklı bir diplomasi anlayışı zuhur etmiştir. (Archetti, 2012). Bu kapsamda internet ve özellikle sosyal medya kullanımının diplomatik araçlar olarak giderek daha baskın bir mahiyet kazandığına temas eden geniş bir literatür filizlendi. Genellikle yeni medya veya Web 2.0 olarak adlandırılan sosyal medya kullanımı kamu diplomasisinin taraflarını etkileşime daha açık hale getirmiştir. Kamu diplomasisi bu çerçevede iletişim teknolojisinin bu yeni biçimini kullanabilmektedir (Sancar, 2012, ss. 198-200; ayrıca bknz. Cull, 2011; Cull, 2013).

Türkiye’de Sosyal Medya ve Kamu Diplomasisi

Sosyal medya siyaset dışında ve siyasal kurumlarda yaygın biçimde kullanılmaktadır. Politikacılar arasında sosyal medyanın kullanımı giderek artmaktadır. İletişim ve teknolojide olanakların artışı (a) hızın doğrudan doğruya politikaya yansıması, (b) bilgiye açık erişim sağlanması ve erişimin kolaylaşması, (c) teknolojiye erişimin ucuzlaması ve yaygınlaşması, (d) yurttaşların politika oluşturma sürecine katılım talebinin artması ve (e) devlet dışı örgütlerin daha fazla rol oynamaya başlaması sonucunu doğurmuştur (Grant, 2005, s. 5). Dış politikada karar verme mekanizmasında yer alan pek çok ismin sosyal medyayı aktif olarak kullandığı ve bu doğrultuda yeni kamu diplomasisi kapsamında değerlendirilebilecek işlere imza attığı görülmüştür. Bu bağlamda sosyal medyanın sağladığı olanakları kullanan pek çok politikacı hedef kitlelere ulaşabilmekte ve yalnızca yurt içinde değil yurtdışında da kamuoyunu şekillendirmeye yönelik bir çaba içerisinde bulunabilmektedir.

Türkiye’de İnternet Diplomasisi: Kültür ve Turizm Bakanlığı İnternet Portalları

Yeni medya yalnızca kişiler tarafından değil aynı zamanda kurumlar tarafından da kullanılabilmektedir. Bu çerçevede Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın medya imkanlarını kullanmak noktasında diğer bakanlıklar arasında ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu ifade etmek yanlış olmayacaktır. Zira kamu diplomasisini geleneksel diplomasiden ayıran önemli bir fark kamu diplomasisine konu olan tarih, sanat gibi formel diplomasinin bir parçası olmayan unsurların altının çizilmesidir. Bütün bu unsurları bünyesinde barındıran kültür diplomasisi kamu diplomasinin bir bakıma payandası niteliğindedir (bknz. Ekşi, 2014, ss.132-134; Sancar, ss.169-176). Kültür ve Turizm Bakanlığı da kamu diplomasisinde yukarıda bahsedilen bu işlevi yerine getirmektedir.