Ünite 5: Tekke ve Tasavvufi Halk Edebiyatı Geleneği

Tekke ve Tasavvufi Halk Edebiyatı Geleneği

Türkler IX. yüzyılda İslamiyeti kabul etmeye başlamışlardır. XII. yüzyılda İslamiyet Türklerin büyük bir kısmı arasında yaygınlaşmıştır ve bu dönemden itibaren Türk sosyo-kültürel yapısını etkileyen medrese ve tekkeler ortaya çıkmıştır.

Medrese eğitim ve öğretim amaçlı bir kurumdu. Medrese öğrencilerine softa, eğitmenlere müderris denirdi. Din adamları, hakimler, savcılar ve bilginler bu kurumlarda yetişirdi.

Tekkeler ise tarikat mensuplarının toplantı mekanlarıydı. Hemen her tarikatın en az bir tekkesi vardı. Müritler, tekkedeki en yüksek makam olan şeyhlerden el alır, yani özel bir törenle bir şeyhe ve onun öğretisini takibe söz vererek bağlanır ve şeyhin gözetimi altında yetişirlerdi. Müritler belirli gecelerde tekkelerde bir araya gelerek şeyhlerinin başkanlığında zikir çekerlerdi. Zikir çekmek, tarikatın öğretilerine göre ezgiyle kalıplaşmış dini ifadeleri belli sayıda topluca tekrar etmektir. Ayrıca bu toplantılarda çeşitli ritüeller ve sohbetler yapılırdı. Kıssahanlar dinleyenlere kıssa anlatırlardı. Kıssalar, dini ve ahlaki konuları ele alan ibret verici öykülerdir.

Tarikat ve tekkelerdeki ortak yaşayış, anlayış ve yorumlayışların dışa vurumu, ortak bir edebi anlayışı ortaya çıkarmıştır. Zaman içinde bu edebi anlayışın tür ve şekil özellikleri gelenekselleşerek kalıplaşmış, tekke ve tasavvufi halk edebiyatı geleneğini oluşturmuştur.

Tekke ve tasavvufi halk edebiyatı geleneğinin bilinen ilk şairi XII. yüzyılda Türkistan’ın Yesi şehrinde yaşamış olan Hoca Ahmed Yesevi’dir. Hoca Ahmed Yesevi kendi iman, ahlak ve fazilet anlayışını hikmet adını verdiği, Türklerin geleneksel şiir şekillerine uygun yazarak geniş kitlelere yaymıştır. Tekke odaklı yeni bir yaşayış biçimi başlatan bir mürşit ve mutasavvıftır. Öğretilerini takip edenlere Yesevi denir. Hoca Ahmed Yesevi’nin halifelerinden Hakim Süleyman Ata da tekke ve tasavvufi halk edebiyatı geleneğinin ilk şairlerinden biridir. Bu edebiyat geleneği şairleri, ozan-baksı edebiyat geleneğinden etkilenmişlerdir. Ozan-baksı edebiyat geleneğinden alınan unsurlar arasında ilahi bir ilhamla eser yaratma inancı, koşuk/koşma olarak bilinen dörtlüklerden oluşan nazım şekilleri, şiirleri müzik eşliğinde okuma sayılabilir. Ayrıca tekke ve tasavvufi halk edebiyatı geleneği Arap ve Fars edebiyatlarından da etkilenmiştir.

Tekke ve tasavvufi halk edebiyatı geleneği şairlerinin amaçları, İslam iman, ahlak ve faziletini onları bilmeyen insanlara ulaştırmaktır.

Tekke ve tasavvufi halk edebiyatı ve kültür geleneği, bu tarzın şairlerinin, önceki edebi geleneklerden aldıkları üzerine evrensel Allah inancını, Hz. Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğu bilincini ve Kur’an-ı Kerim’in indirilen son kitap, İslam’ın Allah katında tek din olduğu öğretisini ve bütün bunları içeren şekliyle İslamın amentüsünü, ek olarak o dönemin İslam medeniyeti, bilgi, bilim, sosyo-kültürel değerleri ve teknolojisini yan yana koyarak oluşturduğu sentezin adıdır.

Tekke ve Tasavvufi Halk Edebiyatı Geleneğindeki Nazım Şekilleri

Tekke ve tasavvufi halk edebiyatı geleneği hem sözlü hem de yazılı eserlere sahiptir. Tekke ve tasavvufi halk edebiyatında Divan edebiyatının aruzlu nazım şekilleriyle, Aşık tarzı geleneklerin heceli nazım şekilleri kullanılır. Eserlerin geniş kitlelere yayılması için, heceli nazım şekillerinden en çok koşma kullanılmıştır. Nazım birimi olarak da beyit veya dörtlük yer almıştır. Aruzla yazılan şiirlerde kaside, gazel, mesnevi, murabba, kıt’a, tuyuğ, terc-i bend, terkib-i bend, müstezat gibi nazım şekilleri kullanılmıştır. Aruzla yazılan şiirlerde, şairlerin çoğunun fazla eğitim görmemiş olmasından kaynaklanan aruz hatalarına sık rastlanır. Hece ile meydana getirilen şiirlerde daha çok yedili, sekizli ve onbirli hece ölçüleri kullanılmıştır. Yedili şiirlerde duraklar bazen 4+3=7, bazen de 3+4=7 iken, sekiz heceli şiirlerde ise 6+5=11 veya duraksızdır. Onbirli hecelerde ise 6+5=11, 4+4+3=11 veya duraksız mısralar yer alır. Heceli şiirlerde kullanılan nazım biçimleri mani, koşma ve destandır.

Tekke ve Tasavvufi Halk Edebiyatı Geleneğinde Şiir Türleri

Tekke ve tasavvufi halk edebiyatı geleneğinde şiir türü, işlenen konuyla belirlenir. Bu bağlamda, bu edebiyat tarzı şiir türlerini dörde ayırmak mümkündür:

  1. Allah Hakkında Yazılan Türler
    Bu türlerin adları ve ele alınan konular:
    • Tevhid (Allah’ın birliği, yüceliği ve sıfatlarını konu alır.)
    • İlahi (Tanrı’yı öven ve O’na yalvarma konulu)
    • Ayin (Mevlevi tarikatının ilahileri)
    • Tapuğ (Gülşeni tarikatının ilahileri)
    • Nefes (Alevi-Bektaşi ilahileri)
    • Durak (Halveti ilahileri)
    • Cumhur (Mevlevi ve Bektaşi dışındaki tarikatlarda okunan ilahiler)
    • Münacat (Allah’a yakarış, esirgenmeye, bağışlanmaya ve duaya yönelik konular)
    • Esma-i Hüsna (Allah’ın güzel ve şerefli adlarını konu edinir.)

      Bu türün temsilcilerinden biri Ümmi Sinan’dır.

  2. Peygamber Hakkında Yazılan Türler
    Temel konular
    • Na’t (Hz. Muhammed’i övmek ve ona duyulan sevgi konulu)
    • Siret’ün-Nebi (Hz. Peygamber’in hayatını ve erdemlerini konu edinen)
    • Mucizat-ı Nebi (Hz. Muhammed’in mucizelerini ele alan)
    • Hicret-name (Mekke’den Medine’ye göçü konu alan)
    • Mirac-name (Hz. Muhammed’in Mirac’a çıkması konulu)
    • Mevlid (Hz. Muhammed’in doğumu başta olmak üzere hayatını konu alan)
    • Hilye (Hz. Muhammed ve diğer peygamberlerin, halifelerin iç ve dış güzellikleri konulu)
    • Gevher-name (Allah’ın birliğini, Peygamberin ahlakını konu edinen)
    • Dolap-name (Ağaçların kişiselleştirilmesi yoluyla onların ağzından Tanrı aşkının ifadesi konulu)

      Yunus, bu türlerden örnekler vermiştir.

  3. Din ve Tasavvuf Büyükleri Hakkında Yazılan Türler
    Temel konular:
    • Medhiye (Dört halifeyi, ashab-ı kiramı, velileri övmeyi konu edinen)
    • Mersiye (Din büyüklerinin ölümü konulu)
    • Maktel-i Hüseyin (Hz. Hüseyin’in şehit edilişini konu alan)

      Bu türün şairlerinden biri Eşrefoğlu’dur.

  4. Dini İnançlar ve Tasavvufi Düşünceler Hakkında Yazılan Türler
    Temel konulardan bazıları:
    • Vücut-name (İnsanın yaratılışı konulu)
    • Nasihat-name
    • İbret-name
    • Fazilet-name (Hz. Muhammed ve dört halifenin faziletlerini konu alan)
    • Fütüvvet-name (Esnafın uyması gereken ahlak kurallarını konu alan)
    • Gazavat-name (Din düşmanlarıyla savaşı konu alan)
    • Mansur-name (Hallac-ı Mansur’un hayatı)
    • Minber-name
    • Hikmet
    • Şathiye
    • Kıyamet-name
    • Şefaat-name
    • Devriye
    • Nutuk
    • Tarikat-name
    • Nevruziye
    • Düvazimam

      Bu türün şairlerinden biri Azmi’dir.

Tekke ve Tasavvufi Halk Edebiyatında Düzyazı (Nesir) Türleri

Düzyazı dili sade ve işlektir. Bunun temel amacı geniş kitleler tarafından anlaşılmaktır. İlk örnekler arasında Kur’an tefsirleri, hadis kitapları, evliya menkıbeleri, İslam tarihleri, fütüvvet-nameler, menakıp-nameler, halk kitapları, fetih-nameler, gazavat-nameler yer alır. Sözlü kültür ortamında asırlardan beri oluşmuş Oğuz Kağan, Dede-Korkut hikayeleri, Köroğlu, Alpamış gibi destanlar İslami bir içerik kazandırılarak yeniden sunulmuştur. Yeni türden eserler de ortaya konmuştur.

Bu edebiyat türünde ilk örnekler, evliyaların hayat hikayelerini anlatan menakıp-namelerdir. Bunların ilk örneklerinden biri Satuk Buğra Han Destanıdır. Bu destan İslam içerikli ilk Türk epik destanlarındandır.

Bu edebiyat geleneği mensur, manzum-mensur ve manzum eserleri çoğunlukla Anadolu ve Balkanların Türkleşmesi ve İslamlaşmasını konu alır.

Anadolu’da tekke çevrelerinde yazılı eserlerin en önemlileri şunlardır:

Cenk-name, Hamza-name, Ebu Müslim-name, Battalname, Danişmend-name, Saltuk-name, Menakıp-name, Gazavat-name, Fetih-name, Fütüvvet-name, Fıkra, Şerh, Tevarih

Tekke ve Tasavvufi Halk Edebiyatının Temsilcileri

  • XII. yüzyıl: Hoca Ahmed Yesevi, Edip Ahmed Yügneki, Hakim Süleyman Ata
  • XIII. yüzyıl: Mevlana Celaleddin Rumi, Hacı Bektaş Veli, Sultan Veled, Ahmed Fakih, Şeyyad Hazma, Yunus Emre
  • XIV. yüzyıl: Abdal Musa, Kaygusuz Abdal, Said Emre, Elvan Çelebi
  • XV. yüzyıl: Hacı Bayram Veli, Akşemseddin, Eşrefoğlu Rumi, Kemal Ümmi, Emir Sultan, Ruşeni, İbrahim Tennuri
  • XVI. yüzyıl: İbrahim Gülşeni, Ahmed Sarban, Bursalı Muhyiddin, Üftade, Şah İsmail Hatayi, Pir Sultan Abdal, Kul Himmet, Muhyiddin Abdal
  • XVII. yüzyıl: Adem Dede, Elmalılı Sinan Ümmi, Niyazi-i Mısri, Oğlanlar Şeyhi İbrahim Efendi, Kul Nesimi, Aşık Virani, Nakşi-i Akkirmani
  • XVIII. Yüzyıl: Bursalı İsmail Hakkı, Erzurumlu İbrahim Hakkı, Mahdum Kulu, Neccarzade Şeyh Rıza, Cemali, Üsküdarlı Haşim, Kul Şükrü, Nasuhi, Senayi, Mehdi, Mahvi
  • XIX. Yüzyıl: Seyrani, Türabi, Salih Baba, Bitlisli Müştak Baba
  • XX. Yüzyıl:Edib Harabi, Mehmed Nuri, Yozgatlı Hüzni, Aşık Molla Rahim, Deruni, Sıtkı, Zeynel Uslu Baba