Ünite 8 : Tedarik Zinciri Yönetimi

Tedarik Zinciri Yönetimde Lojistik

1990’ların başlarında sanayide gelişmiş ülke işletmeleri tarafından tedarik zinciri yönetimi kavramı kullanılmaya başlamıştır. Mal ya da hizmetin üretilmesi ve müşteriye ulaştırılması dâhil birbirini izleyen depolar, fabrikalar, süreç merkezleri, dağıtım merkezleri, perakende mağazalar ve bürolar olarak belirtilen tesis; talep tahmini, satın alma, envanter yönetimi, bilgi yönetimi, kalite güvenlik, çizelgeleme, üretim,dağıtım, teslim ve müşteri hizmetleri gibi fonksiyon ve faaliyetler dizisi tedarik zinciridir. Müşteri memnuniyetinin önemli göstergesi olan, mal ya da hizmetin müşteriye zamanında ve doğru ulaştırılması da rekabetin arttığı pazarda tedarik zincirinin temel noktalarındandır.

Tedarik zinciri yönetimi kavramının kullanılmaya başlamasından itibaren kapsamı konusunda sorunlar yaşanmıştır. Uzun yıllar lojistik ve lojistik kavramı ile tedarik ve tedarik zinciri kavramı birbirinin yerine kullanılmıştır. Herhangi bir ürün satın aldığınız zaman, bu ürünün bir araya getirilip size ulaştırılması sağlanmalıdır. Lojistik bu eylemden sorumlu bir işlevdir. Bunun dışında lojistik, müşteri ile tedarikçi arasındaki malzemelerin ulaştırılması ve stoklanmasından sorumludur. Şekil 8.1. de Lojistik Faaliyeti açıklanarak, malzemeleri iç tedarikçiden alıp iç müşterilere ulaştırarak işletmenin değişik bölümlerine hareketini sağlaması en önemli işlevi olarak belirtilmiştir. Malzemelerin dış tedarikçiden işletmeye ulaştırılmasına iç lojistik, dış müşteriye ulaştırılmasına ise dış lojistik denilmektedir. Lojistik faaliyeti işletmenin üretim, satın alma, pazarlama,muhasebe, finans, insan kaynakları işlevleri ile sıkı işbirliği içindedir.

Tedarik Zinciri ve Aşamaları

Tedarik zinciri aşağıdaki aşamaları içermektedir:

  • Müşteriler
  • Perakendeciler
  • Toptancılar
  • Üreticiler
  • Malzeme tedarikçileri

Tedarik Zincirinin Yapısı

İşletmelerin ürettikleri ürünlerin çeşitlerine göre bazı tedarik zincirleri kısa ve basit olurken, uzun ve karmaşık olabilmektedir. Tedarik zinciri uzunluğu, kaynak ile gideceği yer arasında malzemelerin aktığı araç sayısıdır. Tedarik zinciri genişliği malzemenin aktığı paralel rotaların sayısıdır. Tedarik zincirinin yapısını etkileyen diğer faktörler aşağıdaki gibidir:

  • müşteri talebinin çeşidi,
  • ekonomik koşullar,
  • lojistik hizmetleri olanağı,
  • kültür,
  • yenilik ya da buluş oranı, rekabet,
  • pazar ve finansal düzenlemeler.

Tedarik zincirinin yapısının oluşturmanın faydaları ise aşağıdaki gibidir:

  • Üreticiler, müşterilerin yerleşim bölgelerini göz önüne almadan işlemlerini en iyi yapabilecekleri bölgede üretim yapmayı tercih edebilirler.
  • Üreticiler üretim kapasitesinin çok altında olan tesiste büyük miktarlarda üretim yaparak tasarruf sağlayabilirler.
  • Müşteriye yakın aşamalarda bitmiş ürün stoku tutularak üreticinin elinde fazla stok tutması engellenebilir.
  • Toptancılar değişik tedarikçi ürünlerini ellerinde stok tutarak perakendecilere seçenek sunabilirler.
  • Toptancılar perakendecilere yakın yerlerde bulunarak tedarik zamanını azaltabilirler.
  • Perakendeciler bazı işlemleri kendileri yaparak müşterilere kısa sürede hizmet verebilirler.
  • Ulaşım daha basit ve ucuz yapılabilir.
  • İşetmeler bazı özel işlemlerde uzmanlaşabilirler.
  • Tedarik zinciri, yapısı iyi tasarlandığında bu tür faydalar sağlamasına rağmen, karmaşık yapısı nedeniyle süreç içerisinde, malzemelerin ve parçaların artan stoğu, sınırlı malzemelerin ve kaynakların hızlı dağıtımının artan maliyetleri, gereksiz malzemelerin ve parçaların geri dönüşünün veya stoklanmasının artan maliyeti, stoktaki kullanılmayan parçaların ve malzemelerin artan maliyeti problemleri ile karşılaşabilmektedir.

Tedarik Zinciri Yönetimi Kavramı

Tedarik zinciri yönetimi kavramı 1980’lerde ortaya çıkmıştır ve hem işletme içindeki bilgi akışının ve lojistik faaliyetlerinin, hem de tedarik zincirine dâhil diğer işletmelerin planlama ve kontrolünü kapsamaktadır. Tedarik sürecinin temelinde tedarikçi ve alıcı süreçlerinin birbirlerine uyumlu duruma getirilerek etkili ve etkin olmalarını sağlamak yatmaktadır.

Tedarik Zinciri Yönetimi Kararları

Tedarik zincirinde malzemelerin, bilginin ve paranın akışının sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için alınması gereken kararlar üç başlık altında toplanmaktadır:

a. Tedarik zinciri stratejisi ya da tasarımı: Tedarik zinciri tasarım kararları aynı zamanda stratejik tedarik zinciri kararları olarak da adlandırılmakta, üretim ve depolama tesislerinin yerleşimi ve kapasiteleri, değişik yerlerde üretilecek ve depolanacak ürünler, ulaştırma şekilleri ve bilgi sistemi gibi konuları içermektedir.

b. Tedarik zinciri planlaması: İşletmeler bu kararlar ile kısa dönemli işlemleri ile ilgili politikalar belirlemeye çalışmaktadır. Bu aşamada planlamadaki kısıtlar belirlenmekte, hangi pazarlara nereden tedarik sağlanacağı, stokların planlaması, talebi karşılayamama durumunda izlenecek politikalar gibi kararları kapsamaktadır.

c. Tedarik zinciri işlemleri: İşletmeler bu aşamada bireysel müşteri siparişleriyle ilgili kararlar verirler. Tedarik zinciri işlemlerinin amacı en iyi şekilde işlemsel politikalar uygulamaktır. Amaç, belirsizliği en aza indirmek ve belirlenen kısıtlara göre performansı arttırmaktır.

Sözü edilen bu kararlar yanında uygulamada dört temel alanda karar verilmektedir:

  • Yap ya da satın al kararları: İşletmenin hem verimliliğini hem maliyetlerini hem de rekabet etme gücünü etkilemektedir.
  • Üretim kararları: Kaç tane üretim tesisine gerek olduğu, hangi tesislerde hangi ürünlerin üretileceği, her tesisin kapasitesi, her depolama tesisinde hangi malzeme türlerinden hangilerinin ne kadar stoklanacağı sayılabilmektedir.
  • Dağıtım kararları : İşletmeler, ne tür dağıtım merkezlerine gereksinimleri olduğu, bu merkezlerin yerleşim yerinin neresi olması gerektiği, bulunduğu bölgede hangi tür müşteriye hizmet vereceği, her merkezde her ürün grubundan ne kadar stok bulunduracağı, dağıtım kanallarının seçimi, alternatif yerlerin fayda maliyet oranlarının karşılaştırmasının ne olacağı gibi konularda kararlar vermektedirler.
  • Lojistik kararları: Tedarik zincirinin işleyişini ciddi şekilde etkileyen önemli kararlardan biri de nakliye şekli kararıdır. Bu nakliye şekilleri; kara yolu, demir yolu, deniz yolu, hava yolu ve boru hattıdır. Bu nakliye şekillerinden hangisi ya da hangilerinin kullanılacağı, ihracat ve ithalat durumunda hangi limanların kullanılacağı, nakliye şekline bağlı olarak fayda maliyet oranlarının karşılaştırılması, üçüncü parti lojistik işletmelerinin kullanılıp kullanılmayacağı, kullanılacaksa hangi işletme olacağı kararları lojistik konusundaki kararlardır.

Tedarik Zinciri Yönetiminde Kritik Bağlantılar

Tedarik zincirinin başarısında tedarik zincirini pazara bağlayan tedarik ile üretim ve üretim ile dağıtım arasında olan bağlantılar önem kazanmaktadır. Bu bağlantılar üç faaliyeti ön plana çıkarmaktadırlar:

  • Tedarik: İşetmelerde tedarik faaliyetleri gereken önemi kazanmamaktadır. Maliyetlerin, tedarik karar ve yöntemlerinden etkilendiği ve yenilik ile pazar gereksinimlerini karşılamada tedarikçi ilişkilerinin önemli olduğu gerçeği bu görüşü değiştirmiştir.
  • Üretim: İşletmeler yalın üretim yöntemlerini uygulamaya çalışarak, değer yaratan faaliyetlerin hızını arttırmaya çalışmaktadırlar. Yalınlıktan daha da önemli diğer bir konu ise geniş tedarik zinciri kavramı olan çevikliktir. Ayrıca, işetmenin her miktar ve çeşitte üretim yapabilme kabiliyetini gösteren esneklik de diğer önemli bir kavramdır.
  • Dağıtım: Tedarik zinciri yönetiminde dağıtımın rolü ulaştırma ve depolamanın yanında talep yönetimidir. Talep yönetimi müşteri siparişlerinin sezinlenmesi ve karşılanması sürecidir. Elde edilen bu bilgiler arasında talep tahminleri, müşteri davranışları, üretim programı ve stok durumu ile ilgili bilgiler sayılabilmektedir. Dağıtımda ortaya çıkan diğer bir eğilim, erteleme fırsatlarının araştırılmasıdır.

Tedarik Zinciri Yönetiminin Ortaya Çıkış Nedeni

Tedarik zinciri yönetiminin oluşmasına etki eden etmenler şunlardır:

  • Kitle Üretimi : Kitle üretiminde birbirine benzer ya da ayrı sayılan ürünlerin ya da ürün parçalarının aynı anda büyük partiler hâlinde üretilmesi söz konusudur.
  • Ürün Farklılaşması: Diğer üreticilerin (GM) pazara girmesi ile birlikte pazar bölümlemesi dolayısıyla ürün farklılaşması ortaya çıkmıştır. Ancak ürün farklılaşması, işletmeleri kitle üretiminden vazgeçirmemiş, tersine daha çok modelin üretilmesine neden olmuştur.
  • Bilimsel Bir Dal Olarak Yönetim: Satın alma, satma, üretim ve muhasebe gibi her bir bölüm ya da işletme biriminin kendi etki alanı bulunmakta ve işletme politikaları ile yönlendirilmekteydi. Sorumluluğun dağıtılması yönetim uygulamalarının ilklerinden biridir, ancak tedarik zinciri sorunlarını çözmede yeterli olmamıştır.
  • Japonya’nın Pazara Girişi: İkinci Dünya Savaşından sonra Japon ekonomisinin zor durumu yönetimde yeni bir felsefe, örgüt ve tedarik zinciri oluşturulmasında etkin olmuştur. Bunun sonucu olarak yalın üretim ortaya çıkmıştır.

Yalın üretimin temel ilkeleri aşağıdaki gibidir:

a. Ürün kavramından müşteriye teslim edilinceye kadar tedarik zincirine bütünsel bakış,

b. Birden fazla yeteneği olan iş gücü ve çalışan girdisi ile kurulan takım yaklaşımı,

c. Tüm süreçlerde sürekli iyileştirme kararı,

d. Tedarik zincirindeki gereksiz işlemlerin ortadan kaldırılması.

Tedarik Zinciri Yönetiminde Tedarikçi Seçimi

Tedarikçi seçimi ve üretim verimliliğinde yüksek teknolojiye erişim ve kaynak kaybını engellemek oldukça önemlidir. Tedarikçi seçiminde amaç, işletmenin gereksinimlerini makul bir maliyet ile sürekli karşılayan tedarikçilerin tanımlanmasıdır. Tedarikçinin seçimi aynı zamanda tedarik edilen ürünün seçimini de etkilemektedir. Hangi üründen sipariş verileceği ve miktarı, hangi tedarikçiden sipariş verileceği ve hangi dönemlerde sipariş verileceği üç temel karar, tedarikçi seçimi problemleriyle ilgilidir.

Kalite, maliyet ve teslimat performansı, geçmiş performansı, garanti politikası, teknik yeterlilik, saniyedeki yeri ve ünü, üretim tesisleri ve kapasitesi tedarikçi seçiminde kullanılacak ölçütlerdir.

Tedarik Zinciri Yönetiminin Geleceği ve Küreselleşme

İşletmeler kendilerini değişen çevre koşullarına uyumlu duruma getirirken içinde oldukları tedarik zincirleri de uyumun bir parçası olmak zorundadır. Buna bağlı olarak, tedarik zinciri yönetimi de hızla değişime uğramaktadır. Esnek bilgisayar sistemleri tedarik zincirindeki işletmelerin sorunlarını benzetim yolu ile çözmelerine yardımcı olurken etkileşimli ve gerçek zamanlı bilgisayar sistemleri, lojistik işleri ile ilgili değişik stok düzeyleri, depolama yerleri ve diğer problemlerin çözümünde yardımcı olabilmektedir.

Pazar yapıları da değişmekte ve işletmelerin yeni ürünleri pazara daha kısa sürede sunmaları gerekmektedir. Ayrıca, ürünler daha hızlı ve esnek şekilde ulaştırılmalıdır. Pazardaki rekabet baskısı da artmaktadır. Dolayısıyla bu durum, üretim ve pazarlama girişimlerini destekleyen sistemler üzerinde baskı yaratmaktadır.

Son 30 yılda tedarik zinciri yönetiminin başına gelen en iyi olay, işletmelerin küreselleşmesi olmasına rağmen, küreselleşme tedarik zinciri yönetimini daha da zorlaştırmıştır.

Lojistik içinde önemli bir yer tutan işletmeler arası iletişimin kolaylaşmasına ve hızlanmasına neden olarak, lojistik faaliyetlerine olumlu yönde destek olmaktadır. Ancak en önemli dezavantajı, bu yüksek teknolojinin başlangıç yatırım tutarlarının duruma bağlı olarak çok yüksek olabilmesidir. Bu durumda, işletmeler açısından risk oluşturmaktadır.