Ünite 5: Sualtı Kameramanlığı

Sualtından Türkiye

Ülkemiz denizlerinin ekolojik olarak sürekli fakirleştiği gözardı edilemez bir gerçektir. Bu denizler gerek köken bakımından, gerekse jeolojik ve ekolojik özellikleri yönünden tamamen farklı özelliklere sahiptir. Dolayısıyla her bir denizin kendine özgü bir flora (bitki topluluğu) ve faunası (hayvan topluluğu) mevcuttur. Ülkemizi çevreleyen denizlerde 5.000 civarında omurgasız, 450 civarında balık ve 400 civarında alg türünün yaşadığı ifade edilmektedir (S:100, Tablo 5.1). Mevcut canlıların kökenleri incelendiğinde, yaklaşık % 60’lık büyük kısmının Atlantik kökenli olduğu, geri kalan kısmın ise kozmopolit (dünya denizlerinde yaygın dağılım gösteren), Akdeniz’e endemik (yeryüzünde sadece Akdeniz’de dağılım gösteren) ve egzotik (Akdeniz’e Süveyş kanalı veya Cebelitarık yoluyla giren istilacı ve yayılımcı) türlerden oluştuğu görülmektedir (s:100, Tablo 5.2).

Bir gölü andıran Karadeniz’in yaklaşık 100 metre derinliklerden sonra hidrojen sülfüre bağlı olarak canlı yaşamına izin vermemesi, düşük tuzluluğu, pek çok nehre bağlı kirlilik etkisi, zengin pelajik balık topluluklarıyla son derece farklı bir ekosistem olduğu bilinmektedir. Marmara Denizi, konum itibarıyla her iki denizden de etkilenen faunal ve floral bir yapıya sahiptir. Ancak insan kaynaklı etkenlere bağlı olarak zaman içinde ciddi ekolojik problemlere maruz kalmıştır. Ege Denizi, son derece yüksek biyolojik çeşitliliği ile göze çarpan zengin bir ekosistemdir. Posidonia türü deniz çayırları, Akdeniz foku, yunuslar, balinalar, denizatları, eşkina balıkları gibi pek çok nesli tehdit altında ve korumaya alınmış türe ev sahipliği yapan Ege Denizi, bütün Akdeniz ekosistemindeki en dinamik ortamlardan birisidir.

Pelajik; zeminden yüzeye kadar olan su kütlesine verilen isimdir. Yunanca “pelagos” sözcüğünden türemiştir. Faunal Yapı; denizel alandaki hayvan topluklarına verilen genel isimdir. Floral Yapı ise denizel alandaki bitki topluluklarına verilen isimdir.

İlk Sualtı Filmleri

İlk sualtı filmi 1916 yılında çekilen “Deniz Altında 20.000 Fersah”tır. İlk film olduğundan gişe rekorları kırmıştır. Ayrıca pek çok özel efekt içermektedir. Hans Hass ise köpekbalığı belgeselleriyle tanınan bir isimdir. İlk filmi olan “Sualtında Takip”i 1940 da bitirdi. Daha sonra “Köpekbalıkları Arasında İnsan” ve “Kızıldeniz’in Altında”yı çekerek Venedik Film Festivali’nde en iyi belgesel ödülünü almıştır.

“Dük Dalışa Gidiyor”, “60 Feet Aşağıda” gibi filmlerle sualtı filmleri devam etmiştir. 1950ler ise patlama yılları olmuştur. “12 Mil Sığlığı Altında”, “Sualtı Savaşçısı” ve ilk sualtı belgeseli olan “Deniz Krallığı” ilgiyle karşılanmıştır. 1956’da ise “Sessiz Dünya” Cannes’da Altın Palmiye ödülünü almıştır. 1975 yılında Spilberg’in Jaws filmi gişe rekorları kırsa da bir çok insanda köpekbalığı fobisi yaratır. “Büyük Mavi”ise müzikleriyle büyük başarı yakalamıştır. 1989’da James Cameron’un yönettiği “Abis” sualtıyla ilgili “En Güzel Bilim-Kurgu Filmi” olarak tarihe geçmiştir.

Sualtında Video Çekmek

Günümüzde sayısal teknolojilerin getirdiği olanaklarla kameraların işlevvleri bir yandan gelişip çeşitlenirken, bir yandan da neredeyse her işlevin otomatik konumu var olmaya başlamıştır. Kameranın ayarlarını otomatik onuma alıp sualtında hemen her şeyi çekmeniz mümkün hale gelmiştir. Ancak görüntüleri izledikçe farkedeceğiniz teknik hatalar, titremeler, bozulan netlik, ani parlama gibi hatalar kendini gösterebilir.

Basit video kamera kabinleri genellikle çeşitli işlevlerin kontrollerini, açma, kapama ve yakınlaşma/uzaklaşmanın gerekliliklerini açığa vurmak adına kısıtlarlar, bu durumda da kamera otomatik modda çalışır. Kabinin karmaşıklık düzeyi arttıkça, çalışma özgürlüğü de artar.

Video kamera kabinleri video kameraların ıslanmalarını ve sualtında basınçtan zarar görmelerini önlemek amacıyla geliştirilmiş, bazı denetim özellikleri dışarıdan yapılabilen su geçirmez koruyu kılıflardır.

Kameralarda bazı ana denetim işlevleri vardır. Odaklanma; görüntünün netliğine işaret eder. 1.2 metreye odaklanmış bir kamera en net odaklanmasını bu derinlikte gerçekleştirir. Ayarlanmış odak uzaklığının önünde ya da arkasındaki nesneler daha az net görünürler.

Odak uzunluğu ve açı; objektifin ne kadar bir alanı gösterdiğine işaret eder. Geriye zoom yapılarak odak uzunluğu azaltıldığında odak uzunluğu en kısa düzeydedir ze açı görünüşü en geniştir. Tersi yapıldığında açı daralır. Normal bir objektif, yakın ve uzak nesneleri “göze normal olarak görünen” perspektifte gösterir. Geni açı objektif daha geniş bir görüntü sağlar. Bu objektif, daha büyük nesneleri çekmenize imkan verir ve daha yakın uzaklıkta olanları da içerir. Bu açının avantajı kamera ve nesne arasında su kolonunu azaltır, bunun sonucunda da daha net, daha renkli görüntüler ortaya çıkar.

Alan derinliği, ayarlanmış bir mesafedeki net odak noktasının önünde ve ötesinde uzanan ve görüntüde bulunan, alandır. Video kameralar alan derinliği göstergesi içermezler. Diyafram, ışığın objektiften geçmesini sağlayan açıklıktır. Video kamerayı otomatik moda ayarladığımızda, objektif güneşe ya da oldukça güçlü yansıma özelliği taşıyan bir yüzeye yöneltilmediği sürece, otomatik olarak herhangi bir durumda uygun diyafram durağını poz için seçer. Bazı kabinlerde diyafram durakları el ile de ayarlanabilir.

Screw-on dönüşen objektif, genellikle geniş açıdır ve kamera objektiflerine, objektiflerin odak uzunluklarını değiştirmek için eklenir. Bu sualtı görüntü avcılığı konusunda büyük bir amaca hizmet eder; nesneye yakınlaşmak ve büyük de olsa onu yine de bütünlüğüyle yakalamak. Örtücü hızı, görüntünün ne kadar süre pozlanacağını kontrol eden sistemdir. Bir video kamera için standart örtücü hızı değeri 1/50 saniyedir. Yüksek örtücü hızları bazen hızlı hareket eden nesnelerde oluşabilecek blur görüntüyü engellemek amacıyla kullanılır.

Beyaz ayarı videonun en önemli kontrollerinden birisidir ve bitmiş çalışmada rengin kalitesinin düzgün olmasını sağlar. Beyaz dengesi hangi ışık kaynağının tam beyaz olarak kullanılacağı konusunda kameraya yol gösterir. Bu da diğer bütün renklerin hesaplanması için bir ölçüt olur. Dört temel otomatik ayardan seçim yapılarak uygulanır (S:107, Tablo 5.3).

Kamerayı netlemek; otomatik modda, kameranız nesneyi sabit gördüğü anda odaklanır. Karmaşık kamera kabinlerinde ise bir düğmeyle manuel moda geçmenize izin verilir. Otomatik odaklama objektifin merkezi bölgelerinde uygulanması durumunda bazı önlemler almalısınız.

  • Otomatik odaklama, görüntünün merkezi bölgelerinde hem kontrast hem de doku olması halinde iyi çalışır.
  • Otomatik odaklama, nesne bakacın orta kısmını dolduracak şekilde ise, iyi çalışır.
  • Otomatik odaklamanın yarattığı zaman farkı unutulmamalıdır. Kamera bekleme (stand-by) moduna alınır, birkaç saniye boyunca otomatik odaklamanın devreye girmesi amacıyla nesneye odaklanarak beklenir, sonra çekim yapılır.
  • Otomatik odaklama, gezinen objeler ve hareketli kamera için uygun değildir çünkü işlemleri karışır. Nesne hızlı hareket eden ortamda değiştikçe otomatik odaklama avlama moduna geçer, sürekli olarak minimum uzaklık ve sınırlılıkta en iyi odaklandığı noktayı arar. Kirli sularda, özellikle ışık kullandığınızda, otomatik odaklama nesne yerine etrafındaki ufak cisimciklere yoğunlaşır.

Manuel (el ile) odaklama size daha fazla kontrol verir ve anlık odak değişimlerinden kaçınmanızı sağlar.

  • Öncelikle, fiziksel olarak kamera-nesne mesafesini belirleyin.
  • Kamerayı en net olarak görünmesini istediğiniz alana hedefleyin – insanlar ve hayvanlar için, bu alan genellikle gözlerdir.
  • Kameranızın zoom ayarıyla en dar açıya geçin ve manuel olarak bakaçtaki en net görüntüyü elde edin. Bazı kameralarda objektif yaklaşık 1m (3ft)’den daha yakına odaklamayabilir.
  • Sonra, kamera-nesne arası mesafenizi korumaya devam ederek görüntüden zoom özelliğiyle çerçevede arzu ettiğiniz görüntü boyutuna ulaşana kadar uzaklaşın ve çekiminizi yapın.
  • Daha sonra dar açıya geçseniz bile nesne ile olan uzaklığınız değişmediği sürece netliğiniz bozulmaz.

Yakın çekim modunda odaklama, kameranızın yakın çekim modunun kullanılması için aktivite edilmesi gerekiyorsa ve sualtında dışarıdan müdahale edemiyorsanız kamerayı kabine koymadan önce gerekli ayarlamaları ve ilaveleri yapın ve odaklama için zoom kontrollerini kullanın.
Bakaç sistemleri, pek çok yeni sayısal video kamera ayarlanabilir elektronik bakaçlara sahiptir. Sualtı kabinleri genellikle ayarlanabilir büyüteçlere sahiptir. Maskeniz yüzünüzdeyken bakacın gerekli ayarlamalarını büyüteci oynatarak yapabilirsiniz.
Sinyal gösterimleri, sualtında ekranınızda pek çok sinyal gösterimleriyle karşılaşabilirsiniz. Genellikle pilin azalmış olduğunu veya kasetin bittiğini gösterirler.
Sığ tropik sularda pek çok video çekimi güneş ışığı tarafından mükemmel şekilde aydınlatılır. Kırmızı renk düzeltici filtre ile renk ve görüntü kalitesi arttırılabilir.
Yapay ışık çok uzun mesafe çekimleri için yeterince uzağa erişemez ancak orta düzeyde uzak ve yakın mesafelerde görüntünün kalitesini ve çekimin etkisini oldukça değiştirir.
Doğrudan, parlak güneş ışığı genellikle yardımcı olması gerekirken aslında iki nedenden dolayı sorun oluşturur: aşırı parlaklık-yüksek kontrastlı gölgeler. Gelişmiş kamera ve kabin sistemlerinde farklı değerdeki filtrelerle bu sorunlar giderilmektedir. Manuel modda iris kontrolü diyaframı azalt modunda ayarlanırsa genel parlaklığı azaltmış olursunuz.
Mantıksal olarak düşünülenin aksine bulutlu havalar video çekimi için oldukça uygundur. Bulutlar güneş ışığını çok daha güzel bir parlaklık haline getirerek dağıtır ve kontrast problemlerini ortadan kaldırır. Pek çok nesne dağılmış ışıkta daha estetik algılanır.
Kullanımı kolay kabinler genellikle düz objektif portlarıyla üretilirler çünkü bu portlar daha geniş bir alanda görüntü sağlar. Işınların sualtında kırılma biçimi bir çeşit büyütme etkisi yaratır ve nesneler %33 daha yakın görünür. Portlar kullanacağınız objektife göre farklılıklar taşırlar. 50 derecelik bir açıdan 180 derecelik bir açıya kadar farklı objektifler ve bunlara uygun portlar mevcuttur. Sualtında ideal olarak 120-140 dereceye kadar ulaşabilen objektifler ve uygun portlar arzuladığınız görüntüleri almanızı sağlar. Daha karmaşık olan kabinler hem düz hem bombeli portlarla üretilirler ya da bu aksesuarların sonradan monte edilmesiyle kullanılabilirler.
Bombeli bir port, yarım küre biçimindedir ve geniş açı adaptör aracılığıyla geniş açı görüntülemeler için kullanılır. Bombeli portun optik merkezi ve geni açı objektifi mükemmel bir şekilde aynı hizada olmalıdır.
Objektif diyaframının merkezi bombeli portun kavisinin geometrik merkezinde olmalıdır.
Video çekiminin harika avantajı neredeyse kesinlikle güzel sonuçları anında elde etmeniz ve her türlü hatanın ya da sıkıcı bölümlerin kurgu esnasında çıkarılabilmesi kurgulanabilmesidir. İyi video hikâyeleri bir başlangıç gelişme sonucun yanı sıra, ritm, drama ve mizah da içermelidir. Çekim yapmayı öğrenirken kurgu da göz önünde bulundurulduğunda ortaya çıkan görüntünüz daha çok yönlü olur ve çekim sonrası yapım sürecini kısaltır.
O-ring: O-ringler kabine suyun girmesini engelleyen silikon ya da kauçuk contalardır. Yapısına uygun (kauçuksilikon) greslerle yaşlanır, temizlenir ve yerine takılır. Söküp takma işlemi basit ama bu iş için üretilmiş plastik aletle yapılır. Kesinlikle bıçak, tornavida gibi kesici cisimler kullanılmamalıdır. O-ring takarken mutlaka gün ışığında yapın, atladığınız ya da göremediğiniz bir cisim gözünüzden kaçmasın. Unutmayın çok büyük emeklerle satın aldığınız ekipmanlarınız bir tüy, bir saç parçası ya da bir kum tanesi yüzünden yok olabilir. Bu konuda pratik bir eğitim alınmasının yararlı olacağı düşünülür.

Başarının yolu, profesyonel görünümlü bir sonuca ulaşmanızı sağlayacak dört teknikte ustalaşmaktan geçer:

  • Çekim esnasında kameranızı sabit tutun.
  • Kamera tutuş teknikleri üzerine alıştırma yapın.
  • Profesyonel çekim tekniklerini kullanın.
  • Çekimlerinizi kurgu tekniğine ve kurallarına uygun yapın.

Hava Embolisi: dalmak, kendi içinde kuralları olan ve sınırları belirlenen bir dizi teknik bilgi ve beceriyi gerektirir. İniş ve çıkış hızınız, çıkışta durmanız gereken güvenlik durakları dalış öncesi planlamada gözden geçirilir. Bu kurallara uymadığınız zaman sıkıntı yaşarsınız ve bunların en önemlilerinden birisi hava embolisidir. Akciğerlerde yüksek basınçtan dolayı meydana gelen en önemli hasar, havanın kan dolaşımı sistemine girmesi ve yırtılmış alveollerden akciğer kılcal damarlarına geçmesi ile olur. Emboli, her hangi bir yabancı maddenin kan dolaşım sistemine girerek kan dolaşımını engellemesidir.
Denge Yeleği: Bir SCUBA takımının içinde yer alan, sualtında ağırlık eşitlememize, uygun yüzerlik elde etmemize ve gerektiği hallerde yüzeyde kalmamıza yarayan bir dengeleyicidir. Yeleğin doğrudan tüpe bağlantısı vardır. Gerektiğinde tüpten hava basılarak şişirilebilir. Aynı şekilde bir valfe basılarak hava dışarı atılabilir. Fotoğrafçı ve kameramanların elleri diğer dalgıçlarla karşılaştırıldığında her zaman doludur. Bu durum kulak eşitleme, denge yeleğini kullanma gibi durumlarda zorluklar yaratabilir. Bu zorluklar ancak deneyim kazanmakla aşılabileceğinden bir fotoğrafçı veya kameramanın dalacağı ortamı kendini tartarak seçmesinde yarar vardır.
Neopren malzeme: Dalışlarımızda suyun ısı emilimine karşı üşümemek ve kendimizi olası ortam risklerinden korumak için neopren elbise kullanırız. Neopren, kauçuk ham maddesinden yapılmış olup, esneklik ve ısı yalıtımına katkı sağlaması amacıyla hava kabarcıkları yüksek basınç altında preslenmiş bir malzemedir.
Bazı kamera tutuş teknikleri ile çekim yapılarak sonuçları değerlendirebilirsiniz:

  • Ayakta durma ya da dizler üzerine çökme
  • Self tripod
  • Self bipod
  • Orta-suda serbest düşüş pozisyonu
  • Eğiklik
  • Zoom kaydırması
  • Daireler çizmek
  • Hareket edenleri takip edin
  • Yavaş panoramik hareket
  • Yüzer panoramik
  • Baş üzerinde bükme ve dönüş
  • Sahne girişi ve çıkış
  • Yüzme bakış açısı
  • Ben-bizzat kendim

Çekim yaparken aklınızda tutmanız gereken üç nokta vardır:

  • Her zaman bir izleyici kitlesi için çekin.
  • Kurgulamak üzere çekin.
  • Çekimlerinizi izleyiciyi merakta bırakacak şekilde kurgulayın.

Profesyonel fotoğraf ve video çekenler, kesitler ya da hikâyelerinin bölümlerini oluşturmak için üç temel çekimin birleşimini tekrarlarlar. Bunlar genel çekim, orta çekim ve yakın çekimdir. Bu çekimlerin her birinin özellikli bir amacı vardır.
Genel çekim seyirciye çevreyi gösterecek geniş ortamlarda kullanılır. Amaç arka planda, sahnenin derinliğinde gerçekleşecek şeylerin de görüntülenmesidir. Orta çekim çok daha yakındır ancak mesafe olarak yine nesnenin önemine ve boyutuna bağlıdır. Tanıtıcı uzun çekimlerden sonra ana nesneyi ya da onun hareketlerini göstermek için kullanılır. Yakın çekimde uzaklık ve görüntü alanı nesnenin boyutuna ve ne önemde gösterilmek istenildiğine bağlıdır.
Gelişmiş çekim teknikleri için bazı öneriler vardır:

  • Kesitler içinde düşünün
  • Çekimlerinizi zamanlayın
  • Bir stok arşivi oluşturun
  • İlginçlik ve çeşitlilik ekleyin
  • Kesip çıkarma
  • Zamanı sıkıştırmak
  • Televizyon ekranı üzerine düşünün
  • Sihirli çizgiyi geçmek
  • Dar açılı sahneler çekin
  • Bir amaçla çekim yapın
  • Bir hikaye fikri geliştirin
  • Ovun yıldızlarını ödüllendirin
  • Görüş alanı kısıtlıysa
  • Üçayak ile dalış yapmak
  • Kurguyu anlamak

Kurgulu çekim genellikle daha sonra kurgu yapmak amacıyla, çekim planlarını doğal sırası içinde, hatasız ve kurgulanmış bir diziye uygun olarak çekmektir.
Modern bilgisayar donanımları montajı oldukça kolaylaştırır ve işe yarar ancak basit yerel gereçlerle de harika videolar yaratılabilir. Her ikisi içinde adım adım kullanılan teknikler vardır:

  • Son hikaye akışı (hikayenin bir başlangıca, gelişme ve sonuca ihtiyacı vardır)
  • Çekimleri seçmek
  • Hikaye taslağını oluşturmak
  • Parçaları kurguda birleştirmek (kesit montajları yapın, Başlık ve grafikler, kurgu geçişleri ve sırlar, efektler)