Ünite 7: Stüdyo Fotoğrafçılığı

Stüdyo Fotoğrafçılığı

Stüdyo fotoğrafçılığı, portreler ve insanların fotoğraflanmasıyla başlamış, reklam ve moda fotoğrafçılığının gelişmesiyle de büyük bir atılım yapmıştır. 1930’lu yıllarda renkli filmin icat edilmesi fotoğrafın etkisini artırmıştır. Stüdyo fotoğrafçılığının gösterdiği gelişimin ardında, fotoğrafın bulunmasından önceki dönemlerde zengin kişiler, aristokrat ve ruhban sınıfına mensup kişilerin ressamlara yaptırdıkları resimlere özenti yatmaktadır. Yapımı uzun zaman alan ve pahalı olan bu resimlere oranla, fotoğraf çekimlerinin kısa sürede yapılabilmesi stüdyo fotoğrafına ilgiyi artırmıştır.

Stüdyo fotoğrafçıları müşterinin isteklerini ve sanat yönetmeni tarafından düzenlenen görüntüyü çekerler. Çekimin hazırlık aşamasında müşteri temsilcisi ve sanat yönetmeni hazır bulunsa da düğmeye basma aşamasında karar verici olan fotoğrafçıdır. Nesnenin fotoğraflanmasında çerçeve, tasarım, yerleştirme, arka plan ve yardımcı malzemeler görüntüyü oluşturan ana unsurlardır. Stüdyo fotoğrafçılığında görüntülenecek ürüne uygun mekân, malzeme ve fotoğraf makineleri büyük önem taşımaktadır. 35 mm, orta boy ve 4×5 inçlik körüklü stüdyo makinesi amaca uygun şekilde kullanılmalıdır.

Stüdyo fotoğrafçılığında, fotoğraf makinelerinin yanı sıra objektifler de sahip oldukları açılar ve özellikleri bakımından tamamlayıcı unsurlardır. Stüdyo aydınlatmasında kullanılan sıcak ve soğuk ışık kaynakları başarılı görüntülerin kısa zamanda alınmasını sağlar. Bunların dışında, gelişen sayısal teknoloji de fotoğraf makinelerinin yanı sıra bilgisayar ve görüntü işleme programlarını da önemli kılmaktadır. Sayısal fotoğrafların çekim aşamasından sonra “aydınlık oda” diyebileceğimiz elektronik ortamlarda renk düzeltmeleri, görüntü düzenlenmesi, ekleme-kırpma ve temizlik işlemlerinin yapılması gerekir. Bu nedenle stüdyo fotoğrafçıları, güzel sanatlar ve özellikle grafik eğitimi almış kişilere gereksinim duymaktadırlar.

Stüdyo fotoğrafçıları iki farklı alanda uzmanlaşmışlardır. Birincisi, vesikalık çekim yapan ve düğün fotoğrafçısı olarak da bilinen “standart fotoğrafçı”; diğeri ise yaratıcı ve sanatsal kaygılar gözeterek çekim yapan “uzman fotoğrafçı”dır.

Sayısal fotoğraf teknolojisinin çabuk eskimesi, donanım ve yardımcı gereçlerin gelişme aşamasında olması, bu gereçlerin pahalı olmasına yol açmaktadır. Neredeyse her yıl fotoğraf makinesinin gövdesinin değiştirilmesi gerekir ve ayrıca farklı objektiflere her zaman ihtiyaç duyulur. Bunlar da en az bir makine kadar pahalı gereçlerdir. Filmler ve saydamlar (slayt) gibi sayısal görüntülerin arşivlenmesinde de titizlik gösterilmeli ve en az üç yere kaydedilerek yedeklenmelidir. DVD, CD ve sabit diskler tek başına kullanıldığında risk içeren saklama ortamlarıdır.

Stüdyo Donanımı

Stüdyo fotoğrafçılığı ile dış mekân çekimleri arasında ışığın kontrolü açısından farklar vardır. Dış çekimlerin aksine stüdyoda, kontrollü ışık kullanarak istenilen atmosferi elde edebilme olanağı vardır. Stüdyolar, fotoğrafçıya yaratıcı fikirlerini belli bir zaman diliminde rahatça hayata geçirebilmesi ve sonra da bilgisayar ortamında görüntüyü inceleyip, eksik ya da fazlalıkları giderebilmesi için elverişli bir ortam sunar.

Stüdyolarda fotoğraf makineleri, ışıklar, üçayak, stüdyo donanımları ve bilgisayarlar kullanılır. Stüdyo fotoğrafçılığında üç boy fotoğraf makinesi kullanılır ayrıca objektiflerin keskinliği, ışığı yakalama kalitesi, açısı ve özellikleri sayısal teknolojide daha büyük önem kazanmıştır. Stüdyo fotoğrafçılığında standart SLR makinelerde; genellikle normal açı olarak 50 mm, dar açı olarak 135 mm ile 200 mm ve makro objektifler kullanılır. Ayrıca, masaüstü çekimlerin yanı sıra mobilya çekimlerinde persfektif düzeltme özelliği bulunan 24 mm, 45 mm ve 90 mm objektifler de kullanılır.

Tek Objektifli Yansımalı (Standart, 35 mm Eşdeğer SLR, DSLR) fotoğraf makineleri, pratikliği nedeniyle fotoğrafçıların stüdyoda ve dış çekimlerde yaygın olarak tercih ettiği makinelerdir. Objektiflerin değiştirilebilmesi ve ek parçaları, bu makinelerin herkes tarafından benimsenmesini kolaylaştırmıştır.

Film kullanan 35 mm standart makinelerin görüntü boyutları 24×36 mm’dir. Sayısal fotoğraf makinelerinde ise duyarlı yüzeyler, maliyet ve farklı üretim anlayışları nedeniyle daha küçük boyutlarda üretilirler. Bu durum, aynı objektifi kullanan filmli ve sayısal fotoğraf makineleri arasındaki bakış açılarında farklılık oluşmasına yol açar. Duyarlı yüzey boyutları arasındaki fark, çarpan etmeni ya da “çarpan katsayısı” olarak adlandırılır. Bu fark ne kadar büyükse objektifin bakış açısı o kadar daralır.

Roll film de denilen ve 60 mm eninde makara film kullanan orta boy fotoğraf makineleri, profesyonel stüdyo fotoğrafçılığında mutlaka yer alır. Bu makineler, filmin uzunluğu sabit olmasına karşın, çerçeve boyutlarına göre; 16 kare (4,5×6 cm), 12 kare (6×6 cm) ve 8 kare (9×6 cm) ölçülerinde fotoğraf çekebilirler. Bu tip makinelerde kullanılan objektifler geniş açı 50 mm, normal açı 90 mm ve dar açı 180 mm odak uzunluğuna sahip objektiflerdir. Fotoğrafçı, orta boy fotoğraf makinelerinde sabit ve değişken odak uzunluklarına sahip objektifler kullanabilir.

Büyük boy fotoğraf makineleri ise tek parça film kullanır ve atölye makinesi olarak adlandırılır. Bu boy fotoğraf makineleri stüdyo fotoğrafçılığının temel gereçleri arasında yer alır. Boyutları 10×12,5 cm’den başlayan ve 50×60 cm’ye kadar çıkabilen tek parça (yaprak) film kullanır.

Sonsuz Fon, stüdyo fotoğrafçılığında çekimi yapılacak nesne ile arka planı birbirinden ayırabilmek için kullanılan yardımcı bir gereçtir. Fotoğraf çekilecek nesnenin aydınlatılması esnasında yansıtma açısının ayarlanabilir olması nedeniyle sonsuz fon alarak isimlendirilir. Tek renkli düz ya da degrade olarak adlandırılan iki renk derece geçişli olarak aydınlatılabilir. Fon gereçleri, kağıt, kumaş ya da ahşap malzemeden üretilebilir. Sonsuz fonlar genellikle 290 santimetreye 11 metre ölçülerinde rulo olarak üretilir ve istenilen ölçülere göre kesilerek kullanılabilir.

Düşük ışık koşullarında çekim yapabilmek için, fotoğraf makinelerini sabitlemek amacıyla kullanılan üçayaklar, monopod ya da sehpa olarak da adlandırılır. Stüdyo fotoğrafçılığında filtreler, filmli makinelere oranla sayısal makinelerde daha az kullanılmaktadır. Sayısal teknolojinin gelişmesi filtrelerin işlevlerini daha kolay ve farklı şekillerde yapılabilmesine olanak tanıyan görüntü işleme tekniklerinin de gelişmesini sağlamıştır. Bu programlar, çekilen görüntüye sınırsız sayıda filtreleme olanağı tanır. Stüdyo fotoğrafçılığında yaygın olarak kullanılan filtreler şunlardır:

  • Yumuşatıcı (soft) filtreler; görüntüdeki keskinliği ve sertliği yumuşatmak için kullanılır. Özellikle insan çekimlerinde yüzdeki leke ve sivilcelerin azaltılmasını sağlar.
  • Polarize filtreler; cam, ıslak malzeme ve insan yüzü üzerindeki yansımaları ortadan kaldırarak daha doygun bir görüntü elde etmek manzara çekimlerinde ise bulutları ortaya çıkarmak ve canlı mavi renkte gökyüzü oluşturmak için kullanılır.
  • Gri filtre olarak da adlandırılan ND yoğunluk filtreleri, ortamdaki fazla ışığın etkisini azaltmak ve daha açık diyafram değerleri kullanabilmek veya daha uzun süreli pozlama yapabilmek için kullanılır.

Aydınlatma ve Işık Ölçümü

Sürekli ışık sağlayan tungsten ışık kaynakları 3200 derece Kelvin renk sıcaklığına sahiptir. Bu ışık kaynakları mobilya, takı ve yemek gibi durağan objelerin aydınlatılmasında sıklıkla kullanılır. Işık kaynaklarının önüne renk düzeltme filtreleri konularak farklı renk etkileri elde edilebilir. Flaş sistemlerine oranla fiyatları daha uygundur ancak uzun süreli çalışmalarda yüksek ısı yaymaları bu ışık kaynaklarının dezavantajı olarak değerlendirilir.

Anlık ışık kaynakları olan “para flaş” sistemleri ise gün ışığı rengi olarak kabul edilen 5500 Kelvin derecesinde renk sıcaklığına sahiptirler. Para flaşlar bu özelliğinin yanı sıra sağladıkları güçlü aydınlatma nedeniyle fotoğraf stüdyolarının vazgeçilmez gereçleri arasında yer alır.

Fotoflood ışıkların renk sıcaklıkları 3400 Kelvin’dir ve evlerde kullanılan şeffaf ampullere benzerler. Dolgu ışığı, fon ışığı ve ana ışık kaynağı olarak yaygın şeklide kullanılırlar.

Floresan ampuller, renk sıcaklıkları 2700-6500 Kelvin arasında geniş bir yelpazeye sahiptir. İhtiyaçlar doğrultusunda seçilebilmelerine karşın, doğru renk elde edilmek istendiğinde 5500 Kelvin’e sahip olanların seçilmesi önerilir.

LED ışık kaynağı en yeni aydınlatma teknolojisidir. LED ışıklar diğer ışık kaynaklarına göre çok daha fazla kullanım ömrüne sahip olmalarının yanı sıra çok az enerji tüketirler. Bir LED ampulün ortalama kullanım ömrü 100.000 saati bulmaktadır. Tungsten bir ışık kaynağı 1000 watt enerji harcarken, LED ışık kaynağı aynı aydınlatmayı yalnızca 150 watt enerji harcayarak yapabilmektedir. LED ışıklar anlık yanıp sönmelere uygundur ayrıca ısınma ve darbe dolayısıyla bozulma gibi etkenlerden zarar görmez. Bütün ışık kaynaklarında bulunan “doğru Kelvin derecesini yakalama” sorunu LED ışıklarda bir kaç milisaniyede çözülmektedir. Stüdyo fotoğrafçılığında LED ışık kaynağı özellikle masa üstü çekimlerde kullanılır.

Stüdyo gereçlerinden bir diğeri olan gri kart, % 18 gri tonuna ayarlanmış bir karttır. Gri kart, nesnenin önünden fotoğraf makinesine yöneltilerek ışık ölçümü yapmak ve nesne üzerine düşen ışık miktarını belirlemek için kullanılır.

Yansıtıcılar, sabit veya anlık ışık kaynağından gelen ışığı yansıtarak, istenilen bölgeye iletir. Gümüş, altın, beyaz gibi renklerde ve farklı boyutlarda üretilirler. Yansıtıcılar, yalnızca stüdyoda değil, iç ve dış çekimlerde de sıkça kullanılır.

Stüdyo Fotoğrafçılığının Kullanım Alanları

Günümüzde stüdyo fotoğrafçıları moda, takı, gıda, düğün, otomobil, mobilya, portre gibi farklı alanlarda uzmanlaşmaktadırlar. Bir fotoğrafçının belli bir alanda uzmanlık kazanması, müşteri ve reklam veren açısından tercih nedeni olmaktadır. Fotoğrafçılar, üretim biçimleri ve ürünlerini sanata yaklaştıracak biçim ve üslup denemelerine eğilmiş, bu yaklaşım da en çok portre fotoğrafçılığında kendini göstermiştir.

Portre fotoğrafçılığında farklı amaçlar için farklı ışık kaynakları kullanılır. Bu ışık kaynakları şunlardır:

a. Ana Işık: Modelin aydınlatılmasında kullanılır ve sert ya da yumuşak kullanıma göre farklı etkiler ortaya çıkarır.

b. Dolgu Işığı: Ana ışıktan kaynaklanan gölgelerin azaltılmasını ve belirgin hatlar arasında yumuşak geçiş yapılabilmesini sağlar.

c. Yan Işık: Modelin sağ ya da sol tarafından farklı açılarla kullanılır. Yüzün yalnızca bir bölümünü aydınlatarak yüz hatlarını ve ayrıntıları ortaya çıkarır.

d. Saç Işığı: Modelin başının üzerine gelecek şekilde aydınlatma yapılarak kullanılır ve modelin arka plandan ayrılmasını sağlar.

e. Arka Işık: Modelin arkasından verilen ters ışığa denir. Baş ve omuzlar bu ışıkla aydınlatıldığında modelin koyu renk olan giysileri fon renginden ayrılır.

f. Fon Işığı: Fondaki yüzeyin aydınlatılmasını sağlamak amacıyla modelin arkasından fona doğru yapılan aydınlatmadır.

Fotoğraf stüdyolarının en yoğun kullanıldığı alanlardan biri de vesikalık fotoğraftır. Geleneksel boyutları 4.5×6 santimetre olan vesikalık fotoğraflar, göğüs üstü portre fotoğrafıdır. Vesikalık fotoğrafta ışıklar, modelin yüzünde gölge yapmayacak şekilde kullanılır.

Biyometri, kişinin ölçülebilir fiziksel ve davranışsal özelliklerini tanıyarak, kimlik saptamak amacıyla geliştirilen otomatik sistemler için kullanılan bir terimdir. Pasaportlarda yer alan biyometrik fotoğraflar, çekim esnasında fotoğraf makinesinin kişiyi göz hizasından görüntülemesi, yüz, dudak ve gözlerin net biçimde tanımlanması amacıyla çekilir. Biyometrik vesikalık fotoğraflar 5×5 veya 5×6 santimetre boyutlarında ve son altı ay içinde çekilmiş olmalıdır.

Bebekler ve çocukların stüdyoda fotoğraflanması özel aydınlatma ile yapılır ve özellikle bebek fotoğraflarının çekiminde sert ışık kullanımından kaçınılır. Ana ışıklandırma softbox yardımıyla yapılır ve seri çekim yapan fotoğraf makineleri kullanılır.

Takı fotoğrafçılığında ışığın büyük bölümünün metallerden yansıması fotoğrafçıların işini zorlaştırır. Bu nedenle, fotoğrafçılar, yansımayı önlemek için çeşitli yöntemler kullanır. Bunlardan bir tanesi yumuşak ve her yere dağılan bir aydınlatma kullanmaktır. Nesne, çadır denilen malzemenin içine konularak ışık nesne üzerine farklı açılardan yönlendirilir. Böylece yansıma önlenirken aynı zamanda dengeli bir aydınlatma elde edilir. Bu yöntemde netlik önem taşıdığından alan derinliğini artırmak amacıyla kısık diyafram değerleriyle çalışmak ve üç ayak kullanmak gerekir.

Gıda fotoğrafçılığında stüdyoda oluşturulacak bir mutfak ya da görüntülenecek yemeğin hazırlanması bir ekip çalışmasını gerektirir. Hazırlanan malzemelerin sıcak ya da soğuk ışıkla aydınlatılmasının yanı sıra gün ışığı da kullanılabilir. Arka plan ve kullanılan malzemeler fotoğraflanacak yemek, yiyecek ya da içecekle doğrudan ilişkili olmalıdır. Ekmek çekimi yapılırken, ortamın buğday, mısır ya da yulaf gibi malzemelerle tasarlanması buna örnek gösterilebilir.

Araç (otomobil) fotoğrafçılığında önceleri film stüdyoları kullanılırken daha sonra dağlık bölgeler, deniz kenarı ve karayolu gibi ortamlar kullanılmaya başlandı. Araç çekimlerinde orta ya da büyük boy fotoğraf makinesi kullanılmalı ve araçlardaki boya, cam ve metal gibi yansıtıcı yüzeyler nedeniyle ışıklandırmanın dengeli yapılması gerekir.

Mobilya çekimlerinde gerçek ortamlarda çekim yapılır ve daha çok geniş açılı objektifler kullanılır. Perspektif düzeltme özelliği bulunan objektiflerin yanı sıra orta ve büyük boy makineler mobilya çekimleri için uygundur.

Önemli bir ihraç ürünü olması nedeniyle ev tekstilinde fotoğraf daha da önem kazanır. Ev tekstili fotoğrafçılığı uzmanlık gerektiren bir alandır. Çünkü sanatsal bir bakış açısı gerektirir. Ayrıca, nesnelerin yerleştirilmesi ve renklerin doğru kullanımı önemlidir. Fotoğrafçı ortamı tasarlarken, istenilen özellikleri ortaya çıkaracak açıları bulmalı ve üretilen görüntü başka bir açıklamaya gerek duymayacak şekilde mesajı hedef kitleye aktarabilmelidir.