Ünite 4: sosyal etki ve sosyal güç

Ünite 4: sosyal etki ve sosyal güç

Giriş

Üç tür toplumsal etki bulunmaktadır bunlar;

a. Uyum

b. İtaat

c. Otoriteye boyun eğmedir

Kültür – Kültürleme – Kültürlenme – Kültürleşme

Kültür, doğanın ya da tanrın yarattıklarına karşılık insanoğlunun yaşayarak yarattığı, öğrendiği, öğrettiği, aktardığı, geliştirdiği maddi manevi anlamda her şeydir. Kültürleme ise bir toplumdaki kültürü, o toplumun bireylerine kazandırma sürecidir. Kültürlemeye toplumbilimciler sosyalizasyon (toplumsallaştırma), eğitimciler ise “eğitim süreci” diyorlar. Kültürleşme sürecinden ise, iki ya da daha çok kültürün etkileşime girmesi anlaşılmalıdır.

Uyum

Uyum bir kişinin inanç ve davranışlarının, grup standartlarına göre değiştirme eğilimidir. En iyi bilinen uyum araştırmaları Muzaffer Şerif tarafından 1935 te yapılan toplumsal normların gelişimiyle ilgili çalışmalardır. Çalışma sonucunda grup normlarının sürdüğü gözlemlenmiştir.

Uyum eğilimi toplumumuzda o kadar fazla ki, oldukça iyi düşünen insanlar bile, bazen siyaha beyaz diyebiliyorlar. İnsanlar kendilerince şüpheli olmayan bir durumla karşılaştıklarında, kendi algılamalarına güvenirler ve kendi bağımsız kararlarını verebilirler. Ancak herhangi bir grupta ve belli bir konuda, azınlıkta kaldığımızda sıkça karşılaşılan bir durum olan akran baskısına uyma davranışı ortaya çıkabilir. İnsanlar bazen, yaptıkları dünya görüşlerine ters düşse bile aldırmazlar. Çoğu durumda bireyler kendi yargılarına grup farklı düşüncede olsa bile inanmaya devam ederler. Ama cevaplarının ne olduğu sorulduğunda, onlar da diğerlerinin yaptığı gibi yanlış olana yönelirler. Bu bizim uyumdan kastımızın ne olduğunu açıklıyor.

Uyum Davranışının Nedenleri

İnsanlar iki ana sebepten dolayı uyum gösterir; doğru davranmak ve beğenilmek için. Bilgisel Etki; Doğru Davranma Arzusu, uyumun bir nedeni, diğer insanların davranışlarının yararlı bilgiler içermesidir. Bu bilgisel etki olarak bilinir. Normatif Etki; Beğenilme Arzusu, insanların uyum göstermelerinin bir başka nedeni de takdir toplamak ya da ayıplanmaktan çekinmeleridir. Normatif etki, biz toplum içinde kabul görmek için davranışlarımızı değiştirdiğimiz zaman oluşur.

İnsanlar Ne Zaman Uyum Gösterir

İnsanların uyum göstermesini etkileyen faktörler şunlardır; Grubun büyüklüğü, Grup bütünlüğü, Grubun vaadi, Bireycilik arzusu Azınlık etkisidir. (gruplarda yenilik)

Grubun Büyüklüğü: Uyum gösterme genellikle grubun büyüklüğü ile artar.

Grup Bütünlüğü: Birey, ittifak halindeki bir grupla karşılaştığında, grubun uyum baskısı çok büyük olabilir. Buna karşılık grupta görüş birliği yoksa uyum seviyesinde büyük bir düşüş olabilir.

Grubun Vaadi: Grup ve üyeleri arasındaki bağın gücü de uyumu etkiler. “Vaat”, bireyi grup ya da ilişkilerin içinde tutmaya yarayan olumlu ya da olumsuz tüm güçleri kapsar

Bireycilik Arzusu: insanlar bazen, farklı görünmek için kendi düşüncelerinde değişiklik yaparlar

Azınlık Etkisi: Gruplarda Yenilik: Azınlığın davranış biçimi önemlidir. Azınlık etkili olabilmek için güçlü ve tutarlı olmalıdır. Kendi pozisyonunda fazla ısrarlı olursa, çoğunluk kendi görüşünün doğruluğunu sorgulamaya başlar. Eninde sonunda, çoğunluk üyelerinin bazıları, azınlığın yönlendirmesiyle kendi pozisyonunu değiştirip ”dönüşebilir”.

Boyun eğme-itaat

İnsanları etkilemenin temel yollarından biri de onlardan istekte bulunmaktır. Bazen isteklere hiçbir neden olmadan uyarız. Düşünmeden yapma insan davranışlarının çoğunu açıklayamasa da; insan davranışlarının çok ilginç bir yönüdür. İnsanlar birbirlerini altı ana güç yoluyla etkileyebilir: ödüller, baskı, uzmanlık, bilgi, yasal otorite, acizliğin gücü.

Ödüller: işi yaptırmak için insanlara yardımda bulunmak ya da ödül vermektir.

Baskı: Baskı fiziksel güç kullanmadan, ceza tehdidine veya onaylamama işaretlerine kadar genişletilebilir.

Uzmanlık: Özel bilgi, uzmanlık ve deneyin güç kaynaklarıdır.

Bilgi: Sıkça insanlara bilgi vererek ve onlara doğru hareket yönünü göstererek onları etkilemeye çalışırız.

Yasal Otorite: Bazı durumlarda bir kişi, bir diğerinin nasıl davranması gerektiğini söyleme hakkına sahiptir. Bir hakimin siyah cübbesi, doktorların beyaz önlüğü, polislerin mavi üniforması otorite ve statü göstergeleridir.

Acizliğin Gücü: Bir işin üstesinden gelmekte yetersiz kişilere yardım etmek bir sosyal sorumluluk olarak kabul edilir. Fakirlere yardım, küçük bir çocuğun botlarını çıkarması için annesinden yardım istemesi buna örnek olarak gösterilebilir.

Boyun Eğdirme Teknikleri

Toplumsal etkilerle ilgili olarak yapılan bir grup araştırma da insanlara nasıl boyun eğdirileceğiyle ilgili belirlenmiş kimi teknikler şunlardır.

a. Önce Küçük, Sonra Büyük Rica Tekniği (Foot-in-the door Tekniği): Uyumu arttırmanın bir yolu da, kişiye önce küçük bir istek kabul ettirmektir. Kişilerin küçük isteği kabul ettikten sonra büyük isteği kabul etmeleri daha kolay olacaktır.

b. Önce Büyük, Sonra Küçük Rica Tekniği (The door in the face Tekniği): Tekniğe göre önce çok büyük bir istekte bulunmak, kabul edilmeyince daha küçük bir istekte bulunmak küçük isteğin kabulünü arttırır.

c. Giderek Artan Ricalar Tekniği (The low ball Tekniği) : Arka arkaya gelen şu istekleri nasıl kabul edeceğinizi bir düşünün: Araştırmacılar önce, sizi arar ve sabahın erken saatlerinde başlayacak olan bir çalışmaya katılmak isteyip istemeyeceğinizi sorarlar. İkinci durumda ise, bir deneye katılmayı isteyip istemeyeceğinizi sorar. Siz kabul ettikten hemen sonra da deneyin saatini size söyler.

d. Sadece O Değil Tekniği (The that’s not all): Tekniğin esası, örneğin önce ürünü yüksek fiyatta gösterme, müşteri fiyat konusunda düşünürken de fiyatta indirim yapma ya da ilave bir ürün koyarak onun kararını etkilemeye çalışmaktadır.

e. Sıra dışı istek Tekniği (The pique Tekniği): Sıra dışı istek, hedefin geri çevirme refleksini durdurup amaca ulaşmayı kolaylaştırır.

Dış baskı genelde boyun eğmeyi arttırıyor. Bazen çok fazla baskı kişinin, istenilenin tam tersini yapmasına neden olabilir. Buna tepki denir. Tepki teorisindeki temel düşünce, kişiler kendi kişisel özgürlüklerine sahiptirler; bu özgürlüklerin tehdit edildiğini hissettiklerinde, bu tehdide karşı ellerinden gelen ne varsa yaparlar.

Otoriteye Boyun Eğme

Boyun eğme istemesek de, yapmamız istenen bir şeyi yapmaktır. Bu davranış, yasal otoritenin baskı uygulayabileceği inancına dayanır. Otoritenin etik ve yasal olmayan faaliyetlerini otorite suçları olarak adlandırmaktadır

Stanley Milgram tarafından laboratuvar ortamında yapılan deneyler sonucunda şu sonuçlar ortaya çıkmıştır:

a. Normal insanların otoritenin güçlü baskısına maruz bırakıldıklarında, yıkıcı davranışlar sergileyebilirler.

b. Yasal otoritelere itaat edilmesi için yapılan baskı güçlü olmasına rağmen bireylerin beklendiği gibi itaat etmeyebilirler.

c. İnsanların bir durum için otoriteye karşı çıktıklarını gösteren modeller varsa, benzer davranışlar gösterebilirler.

d. Bireylerin, otoritenin davranışının altında yatan nedenleri değerlendirmek için yüreklendirilmesi de otoriteye karşı çıkmayı getirmektedir.