Ünite 5: Sosyal Çalışma Mesleği ve Sosyal Hizmet Alanları I

Giriş

Sosyal çalışmanın uygulamada işlevsel olduğu birçok sosyal refah alanı bulunmaktadır. Aile ve çocuk refahı alanı diğer alanlara göre daha geleneksel ve geçmişi daha uzundur. Toplumsal değişme sürecinin, yoksulluğun, yaşlılığın, engelliliğin, afetlerin ve toplumsal olayların aile içi sorunlara etkisine baktığımızda toplumda aile parçalanmalarının, boşanmaların arttığını, bu durumdan etkilenen aile bireyleri başta olmak üzere çocukların özgün sorunlarına yönelik sosyal çalışmaların önemi daha bir artmıştır.

Günümüzde sosyal hizmet elemanlarının ilgilendikleri konular içinde aile içi şiddet, kadına ve çocuğa yönelik şiddet önemli bir sorun alanı oluşturmaktadır. Yine sosyoekonomik nedenlerin yanı sıra aile yapısından kaynaklı nedenlerden dolayı artan sokakta yaşayan ve sokakta çalışan çocuklar sorunu sosyal çalışma uygulamalarının yapıldığı dinamik alanların içinde yer almaktadır.

Sosyal çalışma mesleğinin var olduğu bir başka alan endüstri sektörüdür. Sanayileşmenin yoğun olduğu dönemlerde işveren ve işçi arasındaki ilişkinin kalitesiyle birlikte işçi sağlığı ve işçi-ailesinin sosyal sorunlarına odaklanan bir sosyal hizmet alanıdır.

Sosyal Hizmet Alanı ve Sosyal Çalışma Mesleği

Meslek alanı; mesleğin, yürütüldüğü, işlevinin yerine getirilebildiği, mesleğe konu olan nüfus grupları ve kurumlaşmalardan oluşan alan; mesleğin seçtiği konu bazında beliren çalışma alanıdır.

Sosyal çalışma alanı ise, sosyal çalışma mesleğinin yürütüldüğü hizmet alanıdır. Sosyal çalışma uygulaması hizmet kurumları içinde yer alır. Sosyal çalışma yaklaşımlarının uygulandığı yerler sosyal hizmet kuruluşlarıdır. Sosyal çalışma bu kuruluşlarda müracaatçıların refahını sağlamak için mesleki çalışmalar yapar.

Bireyle çalışma (bireyler ile etkileşim; mikro uygulama becerisi), grup (mezzo) ve toplum (makro; çoklu etkileşim) düzeylerinde sorunlara yaklaşım sergilerken müdahale sürecini şekiller. Sosyal hizmet alanları şu çalışma pratiklerini üretir:

  1. Sosyal yardım, sosyal güvenlik,
  2. Aile ve çocuk refahı,
  3. Tıbbi/psikiyatrik ortamlarda sosyal hizmetler
  4. Cezaevi, adliye kuruluşlarında gençlik, yaşlılık, işsizlik, özürlülük, sosyal konut, yerel yönetimler, sivil toplum örgütlenmesi
  5. Toplum kalkınması

Aileye Yönelik Sosyal Hizmetler

Aile refahı, toplumda amaçlanan genel refah düzeyine koşut olarak ailelerin sahip olmaları istenen soyut, ülküsel (ideal) bir yaşama düzeyidir. Bu amaca yaklaşmak için sosyal refah alanında, ailelere götürülen sosyal hizmetler, sosyal güvenlik, sosyal sigortalar, sosyal yardım ya da aile yardımı gibi programlardan yararlanılır.

Aile refahı hizmetleri ise, sosyal refah alanında belirlenen politikalara uygun olarak ailenin toplum içindeki her türlü işlevinin yerine getirilmesinde ortaya çıkan engel ve yetersizliklerin giderilmesi, sorunların çözümlenmesi, aile bireylerinin sağlıklı gelişmesi, ilişkilerinin ve aile yaşamının düzenli sürmesini amaçlayan, aileye yönelik her türlü sosyal refah hizmetleridir.

Aile refahı alanında yapılan sosyal çalışma uygulamalarında, sosyal sorun yaşayan ailelerin sorunlarını çözmek, yoksulluk içinde yaşayan ailelerin asgari geçimlerini sağlayacak koşulları oluşturmak, toplum kaynaklarını kullanmak amaçlanmaktadır.

Aile destek hizmetleri aileyi bir bütün olarak alırken, aile içinde yer alan engelli bireylerin, yaşlıların, ruh sağlığı sorunu olan bireylerinin de tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlandırılırken ailenin güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

Aile refahına yönelik sosyal çalışma yapılan aile hizmet kuruluşları, aile yaşamının güçlenmesine, korunmasına, aile sorunlarının önlenmesi ve çözümüne, aile üyelerinin aile birliği içinde sağlıklı gelişme ve doyurucu yaşam sürmelerine, ailenin toplumda uyumlu bir birikim olarak işlemesine yardımcı olan kuruluşlardır.

Aile refahı alanında verilen sosyal hizmetler genel olarak;

  • Koruyucu-önleyici
  • Tedavi ve danışma hizmetleri
  • Savunuculuk faaliyetleri
  • Eğitici hizmetler
  • Evlenme öncesi rehberlik hizmetleri
  • Aile danışmanlığı
  • Ayni ve nakdi yardımlar
  • Çeşitli sosyal yardımlar
  • Ana-çocuk sağlığı merkezlerinde sunulan hizmetler olarak biçimlenmektedir.

Aile İçi Şiddet ve Sosyal Çalışma Mesleği

Geleneksel-ataerkil toplumsal yapılarda şiddet dendiğinde akla ilk olarak kadına yönelik şiddet gelmektedir. Kadın erkek arasındaki cinsiyet ayrımının her toplumda bir rol ayırımına yol açtığı, bu rol bölüşümü nedeni ile kadının ev, özel yaşamla sınırlandığı, erkeğin ise toplumda etkin bir rol oynadığı bir toplum yapısı oluşturmaktadır.Ailenin kadın dışındaki diğer üyeleri de çeşitli gerekçelerle şiddete maruz kalabilmektedirler. Bu gerekçeyle Türkiye’de 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun çıkartılmıştır. Uluslararası Sözleşmeler, BM Tavsiye Kararları, Avrupa Konseyi Tavsiye Kararları da bağlayıcılığı olan sosyal mevzuatı oluşturmaktadır.

Aile içi şiddet; aile üyelerinden birine uygulanan, onun yaşam onurunu etkileyen, yaşam niteliğini bozan bir dizi olumsuz davranış örüntüsüdür. Birey karşımıza bedensel olarak kötü muameleye maruz kalan biri olarak çıkacağı gibi, psikolojik, cinsel ve ekonomik yönlü olumsuz yaşam deneyimi yaşamış biri olarak da gelebilmektedir.

Şiddete maruz kalmış kadınlar başta olmak üzere, diğer bireyler içinde sosyal çalışma mesleğinin birincil hizmet sunum alanı olan il ve ilçe sosyal hizmet kuruluşları başvuru yapılan yerlerin başında gelmektedir.

Sosyal çalışmacı, aile danışma merkezi, sığınma evi/ kadın konukevinde, toplum merkezlerinde, telefonla danışma hattı ile hizmet verebilmektedir. Koruyucu sağlık hizmeti veren sağlık kuruluşlarından tutun da, hastane acillerine; servislerine, karakollara, Cumhuriyet savcılığına, barolara, belediyelere, hatta kimi sivil toplum kuruluşlarına kadar birçok kurum ve kuruluş koordineli bir şekilde sorun alanıyla ilgili olarak hizmet sunmaktadır.

Şiddetle mücadelede yasal zemini,

  • 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun, Medeni Kanun
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
  • Anayasa ve bunların yaptırımları oluşturmaktadır.

Bu yasalar aile içi şiddetle mücadelede yetkin yönlere sahiptirler.

Aile içi şiddetle mücadelede sosyal çalışmacıyı bekleyen görevler genel olarak şunlardır:

  • Sosyal danışmanlık
  • Koruyucu hizmetler
  • Rehabilite edici
  • Tedavi edici
  • Destekleyici mesleki çalışmalar

Sosyal Hizmetlerde Çocuk Refahı Alanı

Refah hakları olarak anlaşılan çocuk hakları en açık ifadesini Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Beyannamesi’nde bulur. Bu haklar bütün çocukların beslenme, tıbbi hizmet, barınma ve eğitim ihtiyaçlarını sağlar. Bu hakları, çocuğun “yaşama, gelişme, korunma, katılım” hakları şeklinde kategorize edilebiliriz.

Çocuk refahı hizmetleri; çocuk refahı alanında saptanan politikalara uygun olarak, çocuğun ülke çapında bedensel, ruhsal, ussal ve toplumsal gelişiminin önündeki engelleri kaldırmayı ve çocuğun gelişimini en üst düzeyde sağlamayı amaçlayan resmi, yerel, özel ve gönüllü hizmetlerdir.

Çocuk refahı hizmetlerinin daha etkin olabilmesi için çocuğun yetiştirilmesinde birinci derecede rol oynayan ailenin sorunlarına çözüm getirecek geniş kapsamlı aile yardımı, danışma ve rehberlik hizmetlerinin verilmesi gerekmektedir.

Çocukların olumsuz toplumsal koşullardan alınması, gelişmesine ve yetişmesine olanak sunacak örgütsel hizmetler vermek, çocuk refahının temelidir. Çocuk refahı alanındaki hizmetleri bir bütün olarak değerlendirdiğimizde, çocuğun aile içinde tutulup, yetersizliklerin aile desteklenerek giderilmesi, suça itilmiş çocukların sağaltımında bilimsel bakış açısı ve çocuğun yüksek yararını düşünmek, çocuğun korunmasında toplumsal algıyı çocuğun varlığını kabul etme yönünde geliştirme için çocuğa duyarlı sosyal programların hazırlanmasını ve uygulanmasında yer almak gerekir.

Sosyal Hizmetlerde Korunmaya Muhtaç Çocuk, Evlatlık ve Koruyucu Aile Hizmetleri

SHÇEK (Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu) Kanununa göre: korunmaya muhtaç çocuk; beden, ruh ve ahlak gelişimleri veya şahsi güvenlikleri tehlikede olup;

  1. Ana veya babasız, ana ve babasız,
  2. Ana veya babası veya her ikisi de belli olmayan,
  3. Ana ve babası veya her ikisi tarafından terk edilen,
  4. Ana veya babası tarafından ihmal edilip; fuhuş, dilencilik, alkollü içkileri veya uyuşturucu maddeleri kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere ve kötü alışkanlıklara karşı savunmasız bırakılan ve başıboşluğa sürüklenen, çocuğu ifade eder.

Bir çocuğun korunmaya muhtaç duruma sürüklenmesi onun yüksek yararı için toplumsal koruma sistemini devreye sokar.

Toplumsal koruma sistemi; toplumsal ve ailesel nedenlerle korunmasız, kimsesiz ve güvencesiz duruma gelen çocuklara ve gençlere barınma, beslenme, eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik sağlayan hizmetler ve kurumlar bütünüdür. Toplumsal koruma sistemi, temel sosyal hizmetlerden yararlanamayan çocuklara ve gençlere ‘sosyal refah hizmetleri’ sunar.

Evlat edinme (adoption) çocuğu olmayan ya da dirimsel (biyolojik) yolla çocuk sahibi olmak istemeyen ya da çocuğu olduğu halde dirimsel yol dışında başka çocuk sahibi olmak isteyen kişilerin, yürürlükteki yasalar çerçevesinde (aile hukuku) aile dışından bir çocuğu düzgün soydanlık bağından miras ilişkisine değin tüm hukuksal kurumların oluşmasıyla aileye katmaları süreci ve durumu olarak tanımlanmaktadır. Öz ailesi yanında kalamayan çocuğa sunulan evlat edinme hizmeti çocuk refahı alanının önemli bir düzenlemesidir. Geçici olmayıp kalıcı, sürekli bakım sağlayan bir hizmet türü olması nedeniyle kurum bakımı ve koruyucu aile bakımından farklılık gösterir.

Koruyucu aile (foster family) hizmeti ise çeşitli nedenlerle öz ailesi yanında bakılmayan çocukların, kısa veya uzun süreli olarak bakımlarını üstlenen aile ya da kişilerin yanında, devlet denetiminde yetiştirilmeleri olarak tanımlanmakta ve bu hizmeti veren aile ya da kişilere koruyucu aile denilmektedir.

Ülkemizdeki ilk koruyucu aile uygulaması 1949 yılında yapılmıştır. Hizmetin geniş olarak uygulanmasına ise 1952 yılında başlanılmıştır.

Sokakta Yaşayan ve Sokakta Çalışan Çocuklar

Sokak çocukları; gerek aile içi sorunlardan gerek ailenin ekonomik yoksunluğundan ötürü, anababa denetimi dışında kalarak zamanının büyük bir bölümünü sokakta geçiren, geçimini günü birlik işlerle sürdürmeye çalışan, bu koşullar altında toplumda her türlü tehlikeye ve sömürüye açık çocuk ve gençlik gurubudur.

Dünyada, yoksulluk ve ekonomik koşulların kötüleşmesi sokak çocuklarının sayısında artışa neden olmuştur.

Bu sosyal sorunun nedeni, yoksulluk, aile yoksulluğu, sermayenin denetimsizliği, sosyal devletin işlevsel kılınmaması, aileye yönelik sosyal politikanın umutsuzluğu ve koruyucu önleyici sosyal hizmetlerin yetersizliğidir.

Endüstriyel Sosyal Hizmetler

Modern endüstri hayatında sosyal refah hizmetinin özellikle dört yönü önemlidir:

  1. Fabrikalarda, maden ocaklarında ve ticarette sosyal güvenliğin, sağlığın ve işçiler ile ailelerinin genel refahını sağlamak üzere komiteler kurulup tedbirler alınmaktadır.
  2. İş sahiplerin en uygun işçiyi bulmak ve iş arayanlara da uygun iş sağlamak için kurulmuş olan büro ve kuruluşlar vardır.
  3. Endüstri ve ticaret şirket ve firmalarında çalışan işçiler ile ailelerine kişisel, sıhhi ve mali sorunlar bakımından yardımcı olmak üzere sosyal çalışmacılar çalıştırılmaktadır.
  4. Sosyal hizmet ile organize olmuş iş arasında bir ilişki kurulup toplum refah hizmetlerinin gelişmesi ve devam ettirilmeleri konusunda endüstrinin yardımını sağlamaktadır.