Ünite 1: Sokak Sosyal Hizmetinin Tanımı, Kapsamı ve Temel Kavramlar

Giriş

Sokak sosyal hizmeti, sokakta yaşayanlara yönelik önemli bir uygulama paradigmasıdır. Geleneksel kurum temelli uygulamanın sokak uygulamasıyla pekiştirilmesi olarak yorumlanabilecek sokak sosyal hizmeti sokakta yasayan ve çalıştırılan çocuklar ile evsizler için olmazsa olmaz bir sosyal hizmet alanıdır.

Sosyal hizmet; sosyal değişme ve gelişmeyi, sosyal bütünleşmeyi ve insanların özgürleşmesini ve güçlenmesini arttıran uygulama odaklı bir meslek ve akademik disiplindir. Sosyal adalet, insan hakları, kolektif sorumluluk ve farklılıklara saygı sosyal hizmetin odağını oluşturan ilkelerdir. Sosyal ve beşerî bilimler, yerel bilgi ve sosyal hizmet teorileriyle desteklenen sosyal hizmet disiplini iyilik hâlini arttırmak ve yasam zorluklarına işaret eden yapı ve insanlarla ilgilidir.

Sosyal hizmet mesleğinin temel değerleri Uluslararası Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (NASW) tarafından 5 temel baslık altında toplanmıştır (Higham, 2006):

  • İnsan onuru ve değeri
  • Sosyal adalet
  • İnsanlığa hizmet
  • Dürüstlük
  • Hak

Avustralya Sosyal Hizmet Uzmanları Derneğine göre sosyal hizmetin amacı insan ihtiyaçlarını karşılamak ve insan potansiyelini geliştirmektir. Bireyleri etkin hâle getirmek için bireylerle birlikte çalışarak onları kişisel ve sosyal açıdan gelinebilecek en iyi noktaya getirmek, sosyal değişim ve gelişim adına sosyal adaleti geliştirmek için çalışmalar yapmak sosyal hizmetin temel hedeflerindendir (AASW, 2010). AASW’ye göre sosyal hizmetin altı temel amacı vardır (AASW, 2010):

  • Bireylerin çıkarlarını ve haklarını desteklemek,
  • Bireyler, gruplar ve toplumla çalışarak; bunların sosyal, ekonomik ve politik kaynaklara adil bir şekilde ulaşmaları ve bunları elde etmelerine yardımcı olmak,
  • Müracaatçıların refahını artırmak için destek sağlamak. Müracaatçılar; kişiler, aileler, gruplar, toplumlar, örgütler ve topluluklardan oluşmaktadır. Bu grupların içinde ihmal edilen, incinebilir, mağdur ve özel ihtiyacı olanlar önceliklidir.
  • Yapılan eşitsizlikler ile ilgili olarak farkındalığı artırmak,
  • Sosyal kaynakların adaletli dağılımı için destekleyici politikalar ve uygulamalar oluşturmak,
  • Sosyal değişim yaratmada rol oynayarak sosyal engeller, eşitsizlikler ve adaletsizlikleri azaltmaktır.

Sosyal hizmetin değerleri farklı zamanlarda çeşitli şekillerde ifade edilebilir. Bu unsurlara bakmak gerekirse (Higham, 2006):

  • İnsanlara saygı gösterme,
  • Savunmasız bireylerin korunması için uygun müdahaleler geliştirme,
  • Yaşam kalitelerini yükseltme,
  • Çağdaş toplum oluşturmak için farklı ve çeşitli kurum ve toplumlara saygı gösterme
  • Ayrımcılık, marjinalleşme ve sosyal dışlanmaya karsı mücadele etme
  • Kişileri, grupları ve toplumları güçlendirme ve özgürleştirme

Kent ve Sokak Kavramı

Kentler, toplumların ve bireylerin bir arada bulundukları ve sosyalleştikleri, her türlü sosyal ve kültürel sınıftan, farklı etnik gruplardan, birbirlerinden çok farklı özelliklere sahip insanların bir araya geldiği toplumun birbirlerinden başkalaşan kesimleri için bir buluşma alanı rolü üstlenen mekânlardır.

Kentlerin insanların toplumsal yasamı üzerindeki etkileri son derece önemlidir. Sokaklar, meydanlar, parklar, açık alanlar kentlinin toplanacağı, birbirleriyle karşılaşacağı kaynaşacağı, bireysel ve birlikte kendini ifade edecekleri, kentli kültürü yaratacakları özgürlük ve toplumsaldavranışsal uzlaşma alanlarıdır. Kent mekânları ve bu mekânlara yüklenen anlamlar toplum ve bireyler arasındaki iletişimin en önemli unsurlarındandır.

Yirminci yüzyılın başına kadar, yayaların kullanımında egemen olduğu, halkın yaya olarak yaşamlarının büyük bir kısmının geçtiği sokaklar; otomobilin icadı ve otomobilin teknolojik gelişmelerinin getirdiği avantajlar sonucu, yayalardan çok otomobillere hizmet etmeye başlamıştır. Otomobil, insanları evlerine ya da işlerine, kısa sürede ve doğrudan ulaştırmayı hedeflese de otomobili günlük yaşamda kullanan insanların sokaklara olan katılımından alıkoyduğu söylenebilir. Bunun sonucu olarak, halkın sokakta geçirdiği zaman ve toplum içindeki sosyal hareketlilik azalmaktadır. Sokak ekonomisi küçülmekte, market ekonomisi büyümektedir. Sokaklardaki halkın hareketliliği ve sokakta geçen zamanın azalması, geleneksel sokak alışveriş ekonomisinin ve sermayenin halkın içinde dönüşümünün azalmasına yol açmaktadır.

  • Ekonomik açıdan; piyasada halk içinde karşılıklı olarak dönen sermaye, artık hipermarketler vasıtasıyla halktan bankaya seklinde tek taraflı olarak dönmeye başlamıştır.
  • Sokakların en önemli sosyal faktörlerinden biri olan toplumun her kesiminin hür ve demokratik olarak, zengin ya da fakir birbirleri ile alışveriş yapan ve her statüden aynı mekânları paylaşabilme özgürlüğüne sahip halkın hipermarketlerin artması ile girişte ve alışveriş sırasında sürekli gözlenen ve denetlenen;alışverişte satıcılarla değil, mallar ve malların bulunduğu raflarla, fiyatları belirten etiketlerle yüz yüze geldiği soğuk, tek taraflı yalnız ve edilgen bir ortama itildiği sosyal mobilitenin en aza indirgendiği ortamlar yaratılmaktadır.
  • Sokak ekonomisinde halk doğrudan üreticiden mal satın alabilmekte iken, market ekonomisinde halk malı, ikinci, üçüncü elden olabilmekte, yerli üretimden ziyade ithal üretim mallarına halkın talebini yönlendirmektedir.
  • Sokak ekonomisinde farklı statülerde olsalar dahi, o ekonominin içinde bulunan kişiler, birbirleriyle iletişim kurabilmekte, en azından toplumsal bir ilişki düzeyi yaratılabilmektedir.
  • Sokakta perakende alışverişinizi çeşitli yerlerden yaparak evinize gidebilirken, marketlere otomobil ile gidiş geliş özendirilmekte, marketten ihtiyacımız olmayan malları da almamızı teşvik etmektedir.

Sokak Sosyal Hizmetinin Tanımı ve Kapsamı

Öncelikle literatürde her iki kavramsallaştırmanın da kullanılması nedeniyle “sokak çalışması” ve “sokak sosyal hizmeti”nin aynı anlama geldiğini belirtmek gerekir.

Sokak çalışması, uzun dönemli bir perspektifle hedef grubun ihtiyaçları, talepleri ve amaçlarından başlayarak, hedef grubun kapasitesini güçlendirmek ve kendi yaşamlarını inşa etmek için güçlendirmek amacıyla yürütülen sosyoeğitimsel bir eylemdir. Sokak çalışmasının diğer özellikleri aşağıdaki gibi özetlenmektedir.

  • “Sokak çalışması bir araçtır, bir son değildir.
  • Yardım ilişkisi, toplumun güvenini kazanmaya, toplum bütünlüğüne saygıya ve toplumun kendi arzusuna ihtiyaç duyar. Sokak çalışmacıları ile kurulacak ilişki her zaman gönüllüdür.
  • Bireyin kişisel gelişimine katkıda bulunmaktan öte sokak çalışmacısı, dışlanmanın, marjinalleşmenin ve sosyal çözülmenin çok çeşitli türleriyle yüzlesen insanlarla (genç ve yetişkin) çalışarak risk azaltmaya katkıda bulunur” (International Guide on the Methodology of Street Work throughout the World, 2008, s. 21).

Sokak sosyal hizmetinin amacı ise “Sokaklarda yaşayan ve kurumsal bakıma güven duymayan birey ve gruplara yardım etmek, yaşamlarını kurtarmak ve toplumla bütünleşmelerini sağlamak” olarak tanımlanmaktadır.

Sokak çalışmasının beş temel amacı bulunmaktadır. Bunlar:

  • Ulaşılamayana ulaşmak (destek ve yardıma ihtiyaç duyan, dışlanmış, var olan örgüt ve kurumsal hizmetlere ulaşamayan birey ve gruplarla çalışmak),
  • Motivasyon ve eşlik etmek (hedef grupla çalışırken, kişi ve grupların karar alma süreçlerine yardım etmek ve gerekli durumlarda destek ve tedavi (rehabilitasyon) olanaklarına yönlendirmek)
  • Sosyal eğitim (hedef kitleyi, ihtiyaçlarını karşılamaları için, yardım sistemini nasıl kullanacakları yönünde bilgilendirmek),
  • Aşağıdan yukarıya yaklaşım (uyum sürecini geliştirmek ve dışlanmayı azaltmak için dolaylı olarak insanların çevreleriyle veya doğrudan bir grup çocuk, genç veya yetişkinle çalışmak),
  • Politik ve sosyal farkındalık (sokak çalışmacısı çocukların ve gençlerin yasam koşullarını izlemeli ve politik otoriteleri sokaklardaki insanların ihtiyaçları konusunda sistematik olarak bilgilendirmelidir) (International Guide on the Methodology of Street Work throughout the World, 2008, s. 14).

Amaçlarından da anlaşıldığı gibi, sokak çalışması, bir yandan dezavantajlı kitlenin ihtiyaçlarının karşılanması ve mevcut çevresel koşulların iyileştirilmesini amaçlarken öte yandan politik ve sosyal farkındalık yaratarak toplumsal değişmeyi hedeflemektedir. Bu amaçlar çerçevesinde sokak çalışmasının kapsamı su şekilde özetlenmektedir:

  • “Yardıma veya desteğe ihtiyaç duyan çocuklar, gençler ve yetişkinler,
  • Temel sosyal içerme ve sosyalizasyon alanlarından uzakta ve dışlanmış olan bireyler,
  • Kuralları reddettikleri için veya kurallar tarafından red edildikleri için toplumsal aksaklıklardan maddesel, sembolik veya sosyal ilişkiler açısından zarar görenler,
  • Ulaşılamayanlar (mevcut örgüt ve kurumlar tarafından ulaşılamayanlar)” (International Guide on the Methodology of Street Work throughout the World, 2008, s. 21).

Sokak Sosyal Hizmetine Yönelik Yurt İçi Uygulamalar

Sokak çalışmasının, yukarıda özetlenmeye çalışan kapsam ve işlevleriyle Türkiye’de uygulandığını söylemek oldukça güçtür. Genel görünüm açısından Türkiye’de sosyal hizmetler in kurumsal temelli olduğu açıktır.

Türkiye’de belli ölçülerde sokak çalışması olarak nitelendirilebilecek en önemli hizmet Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı olarak hizmet veren çocuk ve gençlik merkezleri bünyesinde sokakta çalıştırılan/yasayan çocuklara yönelik olarak sürdürülen “mobil ekip” hizmeti idi. Çocuk ve Gençlik Merkezleri Yönetmeliği’ne göre (Mülga) (2001) sokak çalışması; sokakta veya çocukların yoğun olarak bulunduğu yerlerde yapılan psikososyal inceleme, gözlem, teşhis, tespit ve mesleki müdahale süreçlerini içeren çalışmayı ifade etmektedir.

Sokak Sosyal Hizmetinin Uygulama Süreci

Sokak çalışması, beş aşamada gerçekleştirilmektedir:

  1. Birinci aşama: Çalışma yapılacak bölgeyi teorik (tarihsel, sosyal ve kültürel bağlamda incelemek) ve pratik (bölgedeki insanlarla konuşmak, anlamaya çalışmak) olarak tanımaya çalışmak.
  2. İkinci aşama: Hedef kitlenin bulunduğu bölgede gözlem yapmaya başlamak. Görünür olmaya çalışmak. Bu aşamada gereksiz müdahalelerde bulunmaksızın gözlem yapmak önemlidir. İkinci aşamada sokak çalışmacısı düzenli olarak bölgeye ziyaretler de bulunur. Böylece “tanıdık” bir yüz olmaya baslar.
  3. Üçüncü aşama: Kendini tanıtma aşamasıdır. Kim olduğunuzu ve neden orada bulunduğunuzu açıklamanız gerekir. Bu aşamada, sadece hedef kitlenin değil aynı zamanda bölgede bulunan diğer sakinlerin (dükkân sahipleri vb.) sizi tanıması ve rolünüzü kavraması önemlidir.
  4. Dördüncü aşama: Dördüncü aşamada hedef kitle ile mesleki ilişkinin kurulması gerekir. Bu aşamada hedef kitlede yer alan bir çocuk veya gençle kuracağınız güvene dayalı ilişkinin tüm gruba erişiminizi sağlayacağı unutulmamalıdır.
  5. Beşinci aşama: Beşinci aşama destek ve müdahale aşamasıdır. Bu aşamada hedef kitle ile sağlıklı bir iletişim ve etkileşimin kurulmuş olması gereklidir” (International Guide on the Methodology of Street Work throughout the World, 2008, s. 21).

Bu beş aşama boyunca sokak çalışmacısının sahip olduğu işlevler ve sorumluluklar, sokak çocukları özelinde “değerlendirme, ihtiyaç ve sorunlara yanıt vermek, eğitmek, toplumu harekete geçirmek, savunuculuk ve yönetim” olarak özetlenebilir.

Değerlendirme: Sokak çocuklarıyla ilgili doğru ve gerçekçi bilgi üretmek. Böylece sokak çocuklarının ihtiyaç ve sorunları arasında bir öncelik sıralaması yapılabilir.

İhtiyaç ve sorunlara yanıt vermek: Sokak çocuklarının acil ihtiyaç ve sorunlarına karşılık verebilmek.

Eğitmek: Sokak çocuklarının sorunlarını minimize etmek ve uygun baş etme becerileri kazandırmak için çocukları eğitmek.

Toplumu harekete geçirmek ve savunuculuk: Sokak çocuklarını ve toplumu harekete geçirerek, var olan ihtiyaçlara farkındalık yaratmak, sokak çocukları ve ailelerini destekleyerek, onlar adına, onlarla birlikte savunuculuk yaparak ilgili birimleri harekete geçirmek.

Yönetim: Faaliyetleri planlamak, uygulamak ve değerlendirmek. Kaynakları tanımlamak ve sokak çocuklarıyla bağlantılandırmak (International Guide on the Methodology of Street Work throughout the World, 2008).