Ünite 7: Sayısal Fotoğrafta Görüntü İşlem

Sayısal Fotoğrafçılığın Avantajları

Sayısal fotoğrafçılıkta yaşanan gelişmeler önemli avantajları da beraberinde getirmiştir. Bu avantajlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Daha az film kullanılmasıyla film ve banyo masrafının büyük ölçüde ortadan kalkması,
  • Çok sayıda alternatif çekmenin mümkün olması,
  • Stüdyonun filmi ne zaman yıkayıp teslim edeceği konusunda bir kaygının olmaması,
  • Tarama sorunlarının ortadan kalkması,
  • Sayısal fotoğrafın kimyasal bir boyutu olmadığı için eskime, solma, yırtılma, renk sapması gibi durumların söz konusu olmaması,
  • Kötü kopya sendromunun ortadan kalkması,
  • Beyaz dengesi (White Balance-WB) özelliği ile renk dengesinin sağlanabilmesi,
  • Ön izleme penceresi sayesinde fotoğrafın hemen kontrole dilebilmesi,
  • Arşivleme ve erişim kolaylığı.

Sayısal fotoğraf makinelerinde siyah-beyaz çekim modu olmasına rağmen, bu yöntemin normalde üç tane olan kanal sayısını teke düşürerek bilgi kaybına yol açması sebebiyle, doğru olan renkli fotoğrafı çekip daha sonra bilgisayar ortamında siyah-beyaza dönüştürmektir. Fotoğraf RGB modunda bırakılarak, photoshop içinden Image > Adjustments > Black & White dizisi izlenerek siyah-beyaz yapılabilir. Photoshop renk filtreleri ile siyahbeyaz ton zenginliği sağlanabilir. Daha ileri düzey siyahbeyaz çevrim yönetimi ve ek efektler için ise “Nik” adlı yazılım şirketinin “Silver Efex Pro” adlı Photoshop eklentisi doğru seçim olacaktır. Siyah-beyaza dönüştürülen fotoğraflardan Lambda gibi bir cihazdan sayısal baskı alınacaksa dosya RGB bırakılmalı, renk ayrımı sonrası matbaa baskısı yapılacaksa daha zengin paletli bir bası için CMYK moduna çevrilmelidir.

Sayısal fotoğraf makinelerinde ISOnun çok yükselmesi ya da ISO performansının iyi olmaması durumunda, gren varlığı göz tırmalayıcı seviyelerde artabilir. Kumlanmayı düzeltmek üzere, RAW modunda çekilmiş fotoğrafı Photoshop’un içine çekmeden Camera RAW arayüzünü kullanarak, veya yazılım içinden Filter > Noise > Reduce Noise komutu kullanarak temiz sonuçlar elde edilebilmektedir. Gren azaltma süreci dengeli bir şekilde yürütülmezse; fotoğrafın genel dokusunda haddinden fazla pürüzsüzlük oluşmakta, grafik alanları birbirinden ayıran kenarların tanımları netsizleşmekte ve fotoğraf, grafik bir filtre gibi durmaktadır.

Sayısal fotoğraf makineleriyle çekilmiş fotoğrafların boyutlarını büyütmek için (interpolasyon), ya Photoshop’un Image > Image Size komutunu, ya da PhotoZoom Pro, Alien Skin BlowUp Genuine Fractals gibi Photoshop’a eklemlenen harici yazılımların kullanılması gerekebilir. Fotoğrafın boyutunu büyütmek için, PS seçeneği kullanılırken aşamalı matematik artışı yapılması daha iyi sonuçlar elde edilmesini sağlayabilir. Ek yazılımlar arasında is “Alien Skin BlowUp” başarılı kabule edilir. Ayrıca fotoğrafın boyutunu büyütmeden önce gren dokusu temizlenmelidir.

Sayısal fotoğraf makinelerinin ürettiği dosya formatları arasında farklı nitelik, kalite ve dosya boyutu içeren JPEG, TIFF ve RAW yer alır. Bu formatların en bilineni “Joint Photographic Experts Group”un kısaltması olan JPEG’dir. JPEG diskte en az yer kaplayan formattır, fakat kayıplı sıkıştırmadan ötürü kalitesi düşük olabilir. Yani sıkıştırma oranıyla fotoğraf kalitesi ters orantılıdır. Hangi JPEG sıkıştırma oranının kullanılması gerektiğine dair genel geçer bir kural, formül olmamakla beraber, fotoğrafın içindeki doku yapısına veya homojen renk alanları oranına, elde edilmek istenen yaklaşık dosya boyutuna, korunması istenen kaliteye göre bağlamsal kararlar verilmeli ve sıkıştırma oranı ve görüntü kalitesi arasında bir orta nokta bulunması yoluna gidilmelidir. JPEG dışında JPEG adını taşıyan iki fotoğraf formatı daha vardır. Birincisi JPEG2000 etkileyici bir sıkıştırma performansı ve iyi görüntü kalitesine sahiptir, ama bazı işletim sistemi ve tarayıcıların tam desteğini alamadığı için yaygınlaşamamıştır. İkincisi ise Microsoft tarafından geliştirilmekte ve desteklenmekte olan JPEG XR’dır. Microsoft’un HD fotoğraf dosya formatı olarak bilinir. TIFF ise kayıpsız sıkıştırma olanağı sağlayan bir dosya formatıdır. TIFF kayıt yaparken sıkıştırma seçenekleri arasında None, LZW, ZIP ve JPG bulunmaktadır. None sıkıştırma yapmadan kayıt sağlar; LZW ve ZIP kalite kaybı olmadan sıkıştırma sağlar ve sıkıştırma isteyenlerin tercih edeceği iki format olmalıdır. “Sayısal negatif” olarak bilinen RAW ise, özgün içeriği değiştirilmeden kaynak dosya olarak saklanabilmek üzere düşünülmüş bir dosya formatıdır ve profesyoneller tarafından tercih edilir. Dosya kayıt formatlarını seçerken, profesyonel, kişisel ya da sanatsal, ideal süreç şu şekilde tanımlanabilir: Fotoğrafları RAW modunda çekmek, fotoğrafları RAW yönetimi programı ile açıp gerekli manipülasyonu gerçekleştirmek, değişime uğramış fotoğrafı TIFF-LZW olarak kaydetmek, son olarak ise aynı fotoğrafa ait RAW, .xmp ve TIFF dosyalarının hepsini birden arşivlemek.

Sayısal Fotoğrafta Manipülasyon ve RAW Yönetimi

“Manipülasyon” fotoğrafın orijinal haline yapılan bütün müdahaleleri kapsayan bir ifadedir. RAW çekim Photoshop olmaksızın bazı temel ayarları yapabilmeyi ve kaliteyi yüksek tutmayı sağlar. Fotoğraf Photoshop içine çekildikten sonra, Level / Curves gibi komutları “Layer > New Adjustment Layer” menü dizisinden ulaşabileceğiniz “adjustment layers” üzerinden yaparsanız, dosyanın ilk açıldığındaki sürümünün kopyasının korunması ve gerektiğinde kısmi veya bütünsel ölçekte bir geri dönüş olası hale gelmekte, sadece katman görünürlüğü ayarlar›  ile oynayarak saniyeler içinde gelinen aşama ile ilk evre arasında karşılaştırmalar yapılabilmektedir.

Çok sayıda manipülasyon fotoğrafın kalitesini bozar. Bu sebeple dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Örneğin, filtre kullanımında dikkatli olunmalı, fotoğrafı fotoğraf olmaktan çıkaracak efektlere yer verilmemelidir.

Adobe Lightroom RAW yazılımı ve PhaseOne CaptureOne RAW yazılımı ve Aperture RAW yazılımı gibi çeşitli yazılımlar mevcuttur; bunları seçerken kıstas aşinalık ve kullanım kolaylığı olmalıdır. RAW arayüzü içinde, koyu ve açık alanların dengesi ile ilgili ayarlar ile oynarken (PS Camera RAW’da koyu alanlar için “Fill Light”, açık alanlar için ise “Recovery”) bu komutların etki alanı yarıçapları (radius) olduğu unutulmamalı, ayarların dengesiz bir şekilde kullanılması halinde koyu ve açık bölgeler arasında çizgisel tampon bölgeler oluşabileceğinin bilincinde olunmalıdır.

RAW modunda çekerken beyaz dengesi ayarının özellikle belirlenmesi şart değildir. Bunun nedeni; yanlış bir WB ayarı bile kullanılsa, dosya bilgisayarda işlemden geçirileceği sırada RAW yönetimi yazılımı ile bunun düzeltilebilmesidir. Bu yüzden RAW modunda çekerken beyaz dengesi otomatik olmalı; ancak JPEG formatında beyaz dengesi ortama göre doğru bir şekilde ayarlanmalıdır.

Son olarak, RAW modunda kaydedilen dosyaların çok fazla yer kapladığı unutulmamalıdır.

Sayısal Fotoğrafta Zon Sistem Arayışı: HDR

Zon sistem fotoğraftaki her türlü detayı elde etmeye yönelik bir optimal pozlama ve film banyosu/baskısı sistemidir. Normalde siyah-beyaz çekim için düşünülmüştür fakat renkli çekimde de uygulanabilir. HDR işlemi yapmak üzere geliştirilen yazılımlar, aslen profesyonel amaçlar için hizmet verse de yaratıcı görüntü¨ üretiminde de kullanılabiliyorlar. Profesyonel çekimlerde HDR işlem kullanımı bize, iç mekan çekimlerinin en sık karşılaşılan sorunu olan iç-dış ışık dengesini sağlamakta yardımcı oluyor.

HDR uygulama aşamaları şu şekildedir: Photoshop içinden “File > Automate > Merge to HDR…” menü sıralaması ile 32-bit’lik çok yüksek detay barındıran “Radiance” formatlı, “.hdr” son ekli bir dosya yaratmak veya fotoğrafları direkt olarak Photomatix Pro adlı HDR işlemci yazılımının içinde açmak; sonrasında ortaya çıkan sonucu gene Photomatix Pro’da açarak “Tone Mapping” seçeneği üzerinden alan dengelerini kurmak ve final fotoğrafı oluşturmak. Tone-mapping yaparken ayarları özenli kullanmak ve açık-koyu alanlar arasındaki dengeyi sağlamak önemlidir.

HDR işlemi kimi fotoğraf sanatçıları tarafından farklı bir estetik dil edinebilmek için bir fırsat olarak değerlendirilmektedir (örneğin, Dan Burkholder ve Murat Durusoy).