Ünite 1: Sağlıkta Temel Kavramlar, Görevler ve Haklar

Temel Kavramlar

Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlık, “yalnızca hastalık hâlinin bulunmaması değil fiziksel, sosyal ve ruhsal bakımlardan tam bir iyilik hâlidir.” şeklinde tanımlanmaktadır.

Sağlık ve Hastalık

Sağlığı birçok bireysel ve çevresel faktör etkileyebilir. Bireysel faktörler anlamında bakıldığında; kalıtım yolu ile genlerde taşınan bozukluklar, doğuştan ya da -yaşamın herhangi bir döneminde- sonradan ortaya çıkan hastalıklara yol açabilen en önemli unsurdur. Bunun yanında bireye özgü hormonal değişiklikler ve metabolizma bozuklukları da hastalık nedeni olabilir. Beslenme, hareket, uyku ve stres oluşturan durumlarla başa çıkma becerisi gibi bireysel özellikler ve alışkanlıklar da sağlığı olumlu ya da olumsuz yönde etkileyen etmenlerdendir. Bu nedenle sağlık kavramı; bireyin genetik, yapısal, sosyal, psikolojik, ekonomik ve sosyal özelliklerinin yanında, içinde yasadığı çevresel koşulların da dikkate alındığı bir çerçevede değerlendirilmelidir.

Dış çevresel faktörler sağlık üzerinde en az bireysel faktörler kadar doğrudan ya da dolaylı etkilere sahiptir. Hava koşulları, çalışma koşulları, iş ve yaşam alanlarının yeterliliği, giyinme ve beslenme olanakları, içme ve kullanma sularının kalitesi, gürültü ve radyasyon gibi fiziksel etmenler yanında psikolojik, sosyal, kültürel ve ekonomik etmenler de bireyin sağlık düzeyi üzerinde belirleyici etkilere sahiptir. Ihsan odaklı özelliği öne çıkan sağlık politikaları ve uygulamalarında bireyi çevresi ile birlikte ele alan ve sağlığın desteklenmesi olarak tanımlanan anlayış yaygınlaşmaktadır.

Bu anlayış, bireyi ve toplumu sağlık hizmetlerinin yöneldiği pasif nesneler olmaktan çok, kendi sağlığını korumak ve sürdürmek için sağlık profesyonelleri ile birlikte davranan aktif katılımcı özneler olarak değerlendirmektedir.

Hasta ve Hasta Yakını Davranış Özellikleri

Sağlık ve hastalık kavramları gibi “hasta” kavramı da değişik açılarından ele alınabilir. Kavramı oluşturan genel özelliklerden yola çıkılarak yapılan tanımlardan bazıları şöyle sıralanabilir:

  1. Hasta, tıbbi bakım gerektiren kişidir.
  2. Hasta, tıbbi bakım ya da tedavi görmekte olan kişidir.
  3. Hasta, tıbbi bakım beklentisi olan, sağlığına kavuşmak için sağlık çalışanlarından yardım ve destek bekleyen kişidir.
  4. Hasta, belirli bir hastalık ya da durum nedeniyle kısa ya da uzun süreler boyunca hekim gözetiminde olan kişidir.
  5. Hasta, tıbben sağlıklı olduğu kanıtlanıncaya kadar hatta kimi zaman kanıtlandıktan sonra bile sağlığının yerinde olmadığını hisseden, hasta olduğunu bildiren kişidir.
  6. Hasta, sağlık durumu hakkında bilgilenmek ya da sağlık sorunu olarak gördüğü bir durumun düzeltilmesi isteği ile bir sağlık hizmeti sunucusuna başvuran kişidir.
  7. Hasta, yakınları ya da çevresindeki diğer kişiler tarafından sağlıklı olmadığı belirt ilen kişidir.
  8. Hasta; fiziksel ya da ruhsal bir bozukluk nedeniyle bireysel sosyal ya da çalışma yaşantılarında sorun yasayan kişidir.

Hasta ve hasta yakınlarının davranışlarını sıklıkla etkileyen iç ve dış faktörlerden bazıları şöyle sıralanabilir:

  • Hastalık belirtilerinin şiddeti ve ortaya çıkma hızı,
  • Hastalık durumu ile ilgili ön yargılar,
  • Hasta ve yakınlarının genel sosyal ve kültürel donanımı,
  • Hasta ve yakınlarının hekime ve diğer sağlık çalışanlarına bakış açısı.

Hasta yakınları sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların yanında bulunan, sağlıkla ilgili süreçlerde onlara eşlik eden; genellikle eş, çocuk, anne, baba, kardeş, akraba, komşu gibi bireylerdir.

Sağlık İş Gücü

Sağlık iş gücü; sağlık meslek mensupları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarını kapsar.

Temel Hak ve Görevler

Sağlık hakkı; en temel insan haklarından biri olarak “insanların yaşamlarını sürdürebilmesi için gerekli ve vazgeçilmez bir hak” şeklinde tanımlanır.

Temel Hasta Hakları

Hasta hakları; sağlık hizmetlerinden yararlanma gereksinimi bulunan bireylerin sadece insan olmaları nedeniyle sahip bulundukları ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, uluslararası anlaşmalar, yasalar ve diğer mevzuat ile teminat altına alınmış bulunan haklarını ifade eder.

Ülkemizde uygulanmakta olan Hasta Hakları Yönetmeliği ’nin ana başlıklarından bazıları aşağıda kısaca açıklanmıştır.

Sağlık Hizmetlerinden Adalet ve Eşitlik İlkelerine Uygun Olarak Yararlanma Hakkı : Herkesin adil ve eşit koşullar altında sağlık hizmetlerinden yararlanmaları anlamına gelir.

Bilgi İsteme Hakkı: Bu hak, hangi sağlık kuruluşundan hangi koşullara göre yararlanıla ileceğini, sağlık kurum ve kuruluşları tarafından verilen her türlü hizmet ve olanağın neler olduğunu ve başvurulan kuruluşta verilen sağlık hizmetlerinden yararlanma yöntemini öğrenme haklarını kapsar. Tüm sağlık kurum ve kuruluşları hastayı bilgilendirmek için yeterli teknik donanımda olan birimi oluşturmak; bu birimde, hastaya kesin ve yeterli bilgi verebilecek nitelik ve yetki sahibi personel çalıştırmak ve hastanın gereksinim duyduğu birimlere kolayca ulaşabilmesini sağlamak üzere, kuruluşun uygun yerlerinde bilgilendirici tabela, broşür ve işaretler bulundurmak gibi önlemleri almak zorundadır.

Sağlık Kuruluşunu Seçme ve Değiştirme Hakkı: Hasta, mevzuatın öngördüğü usul ve koşullara uyulmak kaydı ile sağlık kurum ve kuruluşunu seçme ve seçtiği sağlık kuruluşunda verilen sağlık hizmetinden faydalanma hakkına sahiptir.

Personeli Tanıma, Seçme ve Değiştirme Hakkı: İstemesi durumunda hastaya, kendisine sağlık hizmeti verecek veya vermekte olan hekim ve diğer personelin kimlikleri, görev ve unvanları hakkında bilgi verilir. Kurallara uymak koşulu ile hastanın, kendisine sağlık hizmeti verecek olan personeli serbestçe seçme, tedavisi ile ilgilenen hekimi değiştirme ve başka hekimlerin konsültasyonunu isteme hakkı vardır.

Öncelik Sırasının Belirlenmesini İsteme Hakkı: Hastanın, öncelik hakkının tıbbi kriterlere ve kurallara dayalı olarak belirlenmesini istemek hakkı vardır.

Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım Hakkı: Hasta, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını isteme hakkına sahiptir.

Tıbbi Gereklilikler Dışında Müdahale Yasağı: Teşhis, tedavi veya korunma amacı olmaksızın, ölüme veya hayati tehlikeye yol açabilecek veya vücut bütünlüğünü ihlal edep ilecek ya da zihinsel veya bedensel direnci azaltabilecek hiçbir şey yapılamaz ve talep de edilemez.

Ötenazi Yasağı: Ülkemizde ötenazi yasaktır. Hiçbir şekilde hayat hakkından vazgeçilemez. Kendisinin veya bir başkasının talebi olsa bile, kimsenin hayatına son verilemez.

Tıbbi Uygulamalarda Özen Gösterilmesi Hakkı: Hastanın hayatını kurtarmak veya sağlığını korumanın mümkün olmadığı durumlarda bile ıstırabını azaltmaya veya dindirmeye çalışmak zorunludur.

Sağlık Girişimleri ile İlgili Bilgi Alma Hakkı: Hasta; sağlık durumunu, kendisine uygulanacak tıbbi işlemleri, bunların yararları ve olası sakıncaları, alternatif tıbbi girişim yöntemleri, tedavinin kabul edilmemesi hâlinde ortaya çıkabilecek olası sonuçları ve hastalığın seyri ve sonuçları konusunda sözlü veya yazılı olarak bilgi istemek hakkına sahiptir.

Kayıtları İnceleme Hakkı: Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan ya da yasal temsilcisi aracılığı ile inceleyebilir ve bir suretini alabilir. Bu kayıtlar sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olanlar tarafından görülebilir.

Kayıtların Düzeltilmesini İsteme Hakkı: Hasta; sağlık kurum ve kuruluşları nezdinde bulunan kayıtlarında eksik, belirsiz ve hatalı tıbbi ve sahsı bilgilerin tamamlanmasını, açıklanmasını, düzeltilmesini ve nihai sağlık durumu ve sahsı durumuna uygun hâle getirilmesini isteyebilir.

Bilgi Verilmesini Yasaklama Hakkı: Bazı hâller dışında hasta, sağlık durumu hakkında kendisine, ailesine veya yakınlarına bilgi verilmemesini isteyebilir.

Mahremiyete Saygı Gösterilmesi Hakkı: Hastanın bedensel ve ruhsal mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır. Her türlü tıbbi müdahale, hastanın mahremiyetine saygı gösterilmek suretiyle yapılır.

Yanında Bir Yakınının Bulunmasını İsteme Hakkı: Hasta tıbben sakınca olmayan hâllerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesini isteyebilir.

Onayı Alınmaksızın Tıbbi İşleme Tabi Tutulmama Hakkı: Tıbbi müdahalelerde hastanın kendisinden ya da velisi/vasisinden izin alınır. Hayatı veya hayati organlardan birisini tehdit eden acil hâller dışında, rızanın her zaman geri alınması hakkı da vardır.

Tedaviyi Reddetme ve Durdurma Hakkı: Yasal açıdan zorunlu olan hâller dışında ve doğabilecek olumsuz sonuçların sorumluluğu hastaya ait olmak üzere; hasta kendisine uygulanması planlanan veya uygulanmakta olan tedaviyi reddetmek veya durdurulmasını isteme hakkına sahiptir.

Temel Hasta Sorumlulukları

Hastaların üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi konusunda uyulması gereken hasta sorumlulukları aşağıdaki başlıklarda toplanabilir:

  • Genel sorumluluklar,
  • Yasaların gerektirdiği sorumluluklar,
  • Sağlık çalışanlarını bilgilendirme,
  • Hastane kurallarına uyma,
  • Katılım ve uyum,
  • Sorumluluk üstlenme.

Sağlık Çalışanlarının Hakları

Sağlık çalışanlarının sağlık hizmeti sunumunda -yetki kullanma sınırlarını ve sorumluluklarını da içinde barındıran- hakları genel olarak şöyle sıralanabilir:

  • Nitelikli bir eğitim görme ve kendini yenileme hakkı,
  • Çağdaş bilimsel tıp olanaklarını uygulama hakkı,
  • Mesleğini uygularken etik ilkelere bağlı olma hakkı,
  • Kendi değerlerine ters düşen durumlardan kaçınma hakkı,
  • Baskı altında olmadan mesleklerini uygulama hakkı,
  • Güvenli ve huzurlu bir ortamda çalışma hakkı,
  • Kendisi ve ailesinin sağlığını koruma hakkı,
  • Hizmetten çekilme hakkı,
  • Tedavi yöntemini seçme hakkı.

Hasta Beklentisi ve Hasta Memnuniyeti

Sağlık kurumlarında hastaların ortak beklentilerini araştıran çalışmalar şu tür beklentilerin yaygın olarak paylaşıldığını ortaya koymaktadır:

  • Anlaşılır bir dille konuşulması,
  • Tıbbi ve teknik terimlerin mümkün olduğunca az kullanılması ve açıklanması,
  • Hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının kendi aralarında hasta hakkında konuşurken hastayı yok saymayan bir tutum içinde bulunması
  • Hasta hakkında sanki herhangi bir eşyadan söz eder gibi söz edilmemesi.

Sağlık hizmetlerinde hasta memnuniyeti, hastanın beklediği hizmet düzeyi ile algıladığı hizmet düzeyinin örtüşme oranı olarak tanımlanabilir.

Hasta memnuniyetini yakından ilgilendirdiği öngörülen ve hasta algısını belirlemede etkili olduğu düşünülen bazı önemli beklentiler şöyle sıralanabilir:

  1. Kolay ve hızlı bir başvuru yöntemi sağlanması,
  2. İnceleme sonuçlarının zamanında iletilmesi,
  3. Sorularının hızlı ve yeterli düzeyde yanıtlanması,
  4. Sağlık durumu ile ilgili olarak yetkili kişilerce (çoğunlukla hekimler) anlayışlı, anlaşılır ve sürekliliği olan bilgilendirmelerin yapılması,
  5. Bir sorun iletmek, ilaç danışmak, yapılacak bir işlem öncesinde ek bilgi istemek gibi nedenlerle ilgili kişi ya da birimlerle kurulmak istenen iletişimin zamanlama ve içerik açısından iyi düzenlenmiş olması,
  6. Gürültüsüz ve dingin bir ortamın sağlanması,
  7. Taburcu edilme işlemlerinin kolay ve hızlı olması,
  8. Kurum dışında (evde) tedaviyi sürdürme, kontrole gelme ve tedaviyi sonlandırma süreçleri ile ilgili açık ve yeterli bilgilendirmenin sağlanması.

Sağlık Çalışanlarının Temel Görev ve Beklentileri

Sağlık çalışanlarının temel görevi, bireyin ve toplumun sağlığını korumak ve geliştirmektir. Sağlık hizmeti sunumunda başarılı olabilmek için sağlık çalışanlarının görevleri arasına, kültürel yapıya uygun bir iletişim ortamı oluşturulması ve sağlık hizmetlerine -gerekli olduğu ölçüde- hasta ve yakınlarının katılımının sağlanması da eklenebilir.

Aydınlatılmış onam; iyi hekimlik uygulamasının ön koşullarından biri olarak, tıp etiğinin temel ilkelerinden olan özerklik ilkesine dayanmaktadır. Özerklik, bir kişi ya da topluluğun kendisine ilişkin konularda, kendi değerlerine dayanarak kararlar vermek ve bunları uygulamak üzere eylemlerde bulunma olanağı olarak tanımlanabilir. Bunun bir uzantısı olarak özerk kişinin, kendi sağlığına ilişkin tüm kararlara katılmasının koşulları sağlanmalıdır. Aydınlatılmış onam süreci; hastanın kendisine uygulanacak herhangi bir tıbbi işleme onay verebilmesi ya da reddedebilmesi için yeterince bilgilendirilmesi, aldığı bilgi üzerine düşünmesi ve özgür seçimine dayalı kararını vermesi sürecidir.

Yasal ve Etik Konular

Etik; uyulması ya da kaçınılması gereken davranışlar bütünüdür. Tıbbi etik ise ahlak kurallarının sağlık uygulamalarına uyarlanmış şeklidir.

Sağlık kurumlarında verilen sağlık hizmetleri alanında dikkate alınan etik konular evrensel olarak üç grupta ele alınır:

  1. Klinik uygulamaların etik kurallara uygun olarak yapılması,
  2. Tıbbi, yasal ve etik sorumlulukların yerine getirilmesi,
  3. Çalışan haklarını da önemseyen hastane politikalarının geliştirilmesi ve uygulanması.

Türkiye’de hekimliğin uygulaması ile ilgili kuralları belirlemeye ve mesleki etik ilkelerinin denetlenmesine yönelik ilk düzenlemeler 1928 yılında çıkarılan 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Tarzı İcrasına Dair Kanun/Tıp Meslekleri Uygulamalarına İlişkin Yasa ile gerçekleştirilmiştir.

Tıbbi etik uygulamalarında önde gelen ilkelerden bazıları şöyle sıralanabilir:

  • Zarar vermeme ve yararlılık ilkesi,
  • Özerkliğe saygı ilkesi (Otonomi ilkesi),
  • Adalet ilkesi,
  • Aydınlatılmış onam ilkesi,
  • Dürüstlük ve doğruluk ilkesi,
  • Sadakat ve sözünde durma ilkesi,
  • Sır saklama ilkesi,
  • Gerçeğe uyma ilkesi.

Sağlık Kurumları ve Sağlık Kurumlarında İletişim

Sağlık hizmeti sunucuları, sağlık kurum ve kuruluşlarını oluşturur. Sağlık hizmetleri, sağlığı olumsuz etkileyen etmenlerle mücadele edilmesi ve toplum sağlığının korunmasından başlayarak hastalıkların tanılanarak tedavi edilmesini, bozulmuş olan bedensel ve ruhsal yetenek ve becerilerin yeniden kazandırılmasını amaçlayan hizmetlerdir.

Sağlık Kurum ve Kuruluşları

5510 sayılı Kanun’da (Madde 3-25) yer alan tanımlamaya göre sağlık hizmeti sunucusu, sağlık hizmetini sunan ve/veya üreten gerçek kişiler ile kamu ve özel hukuk tüzel kişilerini ve bunların tüzel kişiliği olmayan şubelerini ifade eder.

Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de koruyucu, tedavi edici ve rehabilitasyon olmak üzere üç temel basamakta hizmet vermektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nin 14. maddesinde sağlık hizmeti sunucularının 5510 sayılı Kanun gereği Sağlık Bakanlığı tarafından aşağıdaki şekilde gruplara ayrılarak basamaklandırıldığı belirtilmektedir

Sağlık Kuruluşları

  1. Birinci basamak resmî sağlık kuruluşları: Sağlık Bakanlığına bağlı olarak çalışan birinci basamak sağlık kuruluşları, kamu idareleri bünyesindeki kurum hekimliklerini, 112 acil sağlık hizmeti birimlerini, üniversitelerin medikososyal birimlerini, Türk Silahlı Kuvvetlerinin birinci basamak sağlık ünitelerini ve belediyelere ait poliklinikleri kapsar.
  2. Birinci basamak özel sağlık kuruluşları: İş yeri hekimlikleri, “Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik” kapsamında açılan özel poliklinikler ve “Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik” kapsamında açılan ağız ve diş sağlığı hizmeti veren özel sağlık kuruluşlarından oluşur.
  3. Serbest eczaneler: 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun kapsamında serbest faaliyet gösteren ve birinci basamak sağlık kuruluşu olan eczanelerdir.

Sağlık Kurumları

  1. İkinci basamak resmî sağlık kurumları: Eğitim ve araştırma hastanesi olmayan devlet hastaneleri ve dal hastaneleri ile bu hastanelere bağlı semt poliklinikleri, entegre ilçe devlet hastaneleri, Sağlık Bakanlığına bağlı ağız ve diş sağlığı merkezleri, Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim ve araştırma hastanesi olmayan hastaneleri, belediyelere ait hastaneler ile kamu kurumlarına ait tıp merkezleri ve dal merkezleri ile İstanbul Valiliği Darülaceze Müessesesi Müdürlüğü Hastanesini içerir.
  2. İkinci basamak özel sağlık kurumları: Özel Hastaneler Yönetmeliği’ne göre ruhsat almış tüm hastaneler, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında açılan tıp merkezleri ile “Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik” in geçici ikinci maddesine göre faaliyetlerine devam eden tıp merkezleri ve dal merkezlerinden oluşur.
  3. Üçüncü basamak resmî sağlık kurumları: Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleri ve özel dal eğitim ve araştırma hastaneleri ile bu hastanelere bağlı semt poliklinikleri, üniversite hastaneleri ile bu hastanelere bağlı sağlık uygulama ve araştırma merkezleri, enstitüler ve semt poliklinikleri, üniversitelerin diş hekimliği fakülteleri, Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı tıp fakültesi hastanesi ile eğitim ve araştırma hastaneleridir.
  4. Sağlık hizmet sunumu bakımından başaklandırılamayan sağlık kurumları/ kuruluşları: Diyaliz merkezleri ve Sağlık Bakanlığından ruhsatlı diğer özelleşmiş tedavi merkezleri, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Merkez Laboratuvarları (Refik Saydam Hıfzıssıhha Laboratuvarları) ve tanı, tetkik ve görüntüleme merkezleri ile laboratuvarları kapsar.
  5. Sağlık hizmet sunumu bakımından başaklandırılamayan diğer sağlık hizmeti sunucuları: Optisyenlik kuruluşları, tıbbi cihaz ve malzeme sağlayıcılar ve kaplıcalar bu grupta değerlendirilmektedir. Yukarıda sıralanan sağlık sunucuları arasında yapılanma, donanım, hemen her dalda uzman hekim bulundurmaları ve sundukları hizmet çeşitliliği nedeniyle hastaneler, hasta trafiğinin en yoğun olduğu ve iletişimin daha da önem kazandığı hizmet işletmelerini oluşturmaktadır.

Hastaneler sağlık sorunları nedeniyle sağlık durumlarını kontrol ettirmek isteyen kişilerin başvurduğu, muayene edildiği, gözlem altında tutulduğu, hastalık tanılarının konulduğu, ayaktan ya da yatarak tedavi ya da rehabilitasyon hizmetlerinin verildiği; tıbbi bir kuruluş, ekonomik bir işletme, doktor ve diğer sağlık personellerine eğitim veren bir araştırma ünitesi ya da sağlık alanında yar alan birçok meslek mensubunun birlikte çalıştığı bir sosyal ve toplumsal birim olarak tanımlanmaktadır.

İkinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerini vermek üzere hastanelerin, ağız ve diş sağlığı merkezlerinin ve benzeri sağlık kuruluşlarının açılması, işletilmesi, faaliyetlerinin izlenmesi, değerlendirilmesi ve denetlenmesi, bu hastanelerde her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve realite edici sağlık hizmetlerinin verilmesini sağlamakla görevli olan kurum, Sağlık Bakanlığa bağlı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumudur.

Sağlık Kurumlarında İletişim

İletişim; en genel anlamıyla duygu, düşünce ya da bilgilerin başkalarına aktarılmasıdır.

Sağlık iletişimi; en genel anlamda, sağlık konusuyla ilgili kişi ya da grupların ilgili hedef gruplara yönelik gerçekleştirdiği iletişimdir.

Sağlık iletişiminin farklı boyutlarını ortaya koymak adına şu sınıflandırmaya da dikkat çekilebilir:

  1. Sağlık personeli ile sağlık personeli arasındaki, sağlık personeliyle hasta arasındaki iletişim,
  2. Bireylerin sağlığa ilişkin gerekli bilgiyi aramaları ve elde ettikleri bilgiyi kullanmaları,
  3. Kişilerin klinik tavsiyeleri yerine getirmeleri,
  4. Toplumsal sağlığa yönelik iletilerin oluşturulması (yaşam biçiminin değiştirilmesi ya da geliştirilmesine yönelik kampanyalar, sağlığın korunmasına ve hastalıkların önlenmesini konu alan bilgilendirici kampanyalar),
  5. Bireysel ve toplumsal sağlık riskine ilişkin bilginin yayılması,
  6. Medya aracılığıyla verilen sağlık iletileri,
  7. Sağlık hizmeti tüketicilerinin ve sağlık hizmetini sunanların toplumsal sağlığın korunmasına yönelik eğitimi,
  8. Sağlık bilgi sistemleri: İletişim teknolojisinde yaşanan gelişmeler, gelişmiş ülkelerde sağlık iletişimi alanında kullanılan teknik ve yenilikler, tele-sağlık, etkileşimli sağlık iletişimi gibi bilgiişlem sistemlerinin sağlık bakım hizmetlerinde kullanılması.

Etkin iletişim becerilerine önem veren bir sağlık iletişimi yaklaşımının sağladığı yararlar şöyle sıralanabilir:

  • Hekimler daha kesin ve doğru veriler toplamakta ve daha doğru teşhisler koymaktadır.
  • Hemşireler hastaların gerçekten ne hissettiğini anlamaktadır.
  • Hastalar kendilerine bakanlara daha çok güvenmektedir.
  • Hasta gerginliğinden daha kolay kurtulmakta ve rahatlamaktadır.
  • Hastalarla konuşmadan yapılan iletişim yüzünden doğan olumsuzluklar azalmaktadır.
  • Hastayla ilgili problem çözümünde ilerleme görülmektedir.
  • Doktorlar, hastalara yaşamlarında karşılaştıkları problemlerde danışmanlık yapmak için daha olumlu ve istekli olmaktadır.
  • Doktorlar belirli hasta gruplarıyla ilgilenmek konusunda daha başarılı olmaktadır.
  • Hastalar hekimin önerilerine daha çok uymaktadır.
  • Hastaneye yatan hastaların kendilerini aciz, bağımlı ve depresif hissetme olasılığı düşmektedir.
  • Hastaların doktor değiştirme sıklığı azalmakta ve aynı hekime dönme olasılığı yükselmektedir.
  • Hastaların çeşitli nedenlerle hekimlerini dava etme ihtimali azalmaktadır.
  • Hastaların sağlık hizmeti almak için sağlıkçı olmayan kişi, kurum ya da uygulamalara yönelme davranışı azalmaktadır.
  • Hastalar daha iyimser olmaya ve yaşama arzusu duymaya başlamaktadır.

Sağlık İletişimi Modelleri

Hasta odaklı iletişim modellerinde yer verilen etkin dinleme, empati, davranış ve beden dili kontrolü, açık olma, güven verme ve iletişimin doğru gerçekleştiğini onaylayan geri bildirim faktörleri, başarılı bir iletişimin temel ilkeleri olarak öne çıkmaktadır.

Aşağıda verilen bazı örneklerde görüldüğü gibi gelişmiş ülkelerde birçok büyük hastanenin uyguladığı ve çeşitli kısaltmalarla sloganlaştırılmış olan modeller de genellikle sözü edilen temel iletişim ilkelerini içermektedir:

H.E.A.R.T.H Modeli

  • H ear: Dinle
  • E mphatize: Empati kur
  • A pologize: Anla
  • R espond: Yanıtla
  • T hank: Yüreklendir

C.A.R.E Modeli

  • C onnect: Bağlantı içinde ol
  • A ppreciate: Değer ver
  • R espond: Yanıtla
  • E mpower: Destekle-Yüreklendir

P.E.E.E.R Modeli

  • P lain language: Sade dil kullanımı
  • E ngagement: Yükümlülük, katılım gösterme
  • E mpathy: Empati kurma
  • E mpowerment: Yüreklendirme
  • R espect: Saygı