Ünite 1: Sağlık Kurumlarında Finansal Yönetimin Kapsamı

Finans Kavramı

Kurumun ihtiyacının sağlanmasını olarak nitelendirilen finansman; üretim faaliyetleri ve pazarlama için gerekli olan kaynakların temini ve bu kaynakların yatırımı ile ilgili kararlardan ve işlemlerden oluşan fonksiyondur. Finans ise ihtiyacın kendisini, yani kişi ya da kurumların faydalanabileceği para, fon veya sermayeyi tanımlar.

Finansal Yönetim: Finansmanın planlanması, örgütlenmesi, yürütülmesi, koordinasyonu ve denetlenmesi faaliyetlerini kapsayan bu tanım, yatırım kararları ile birlikte uyumlu ve dengeli kullanılmalıdır. Üç temel politikası vardır:

  • Finanslama
  • Yatırım
  • Kar Dağıtımı (Temettü)

Finanslama politikası nda “firmanın kaynaklarının yapısı ne olmalıdır ki firmanın değeri maksimum olsun” sorusunun cevabı aranır.

Yatırım politikası “firmanın kaynakları hangi varlıklara, hangi şartlarda yatırılmalıdır ki firmanın değeri maksimum olsun” düşüncesinden yola çıkılarak belirlenir.

Temettü politikası nda “firma nasıl bir temettü politikası izlemelidir ki izlediği bu politika firmanın değerini maksimum yapsın” sorusunun cevabı aranır.

Sağlık kurumlarında finansal yönetim kavramı, amaca yönelik finansal planlama, örgütleme, yürütme, koordinasyon ve denetim fonksiyonlarına ilişkin kuram, model ve tekniklerin sistematik ve bilinçli olarak uygulanması faaliyetlerini kapsamaktadır. Bu tanımın içeriğindeki üç önemli kavram şunlardır:

  • Ekonomiklik
  • Verimlilik
  • Etkililik

Finansal Yönetimin Gelişimi

1930’lu yıllardan günümüze finansal yönetimin kapsadığı konularda değişiklikler olmuştur. 1940’lı yıllarda finansal olaylar tanımlanmış, 1970’li yıllarda temel finans teorileri tekrar gözden geçirilmiş ve yatırım analizleri finansal yönetime büyük oranda dahil edilmiştir. 1980’li yıllarda finansal yönetimde bilgisayar kullanımı başlamıştır. Günümüzde ise, finansal politika ve stratejileri saptamak, bu politika ve stratejilere uygun programlar hazırlamak ve uygulanmasını sağlamak ve uygulama sonuçlarını kontrol etmek önem kazanmıştır. Finans yöneticisi ise, kaynakların kullanımı ve çeşitli varlıklara tahsisi, ani yatırım kararlarından sorumlu tutulmaktadır.

Finansal Amaç

Firma değerinin maksimizasyonu olarak da tabir edilen finansal amaç tanımı, firmanın piyasa değerini dolayısıyla firma sahiplerinin servetlerinin en yüksek düzeye çıkarılması şeklinde nitelendirilir.

Karlılık özel sağlık kurumlarında önemli bir finansal amaç iken, kamu sağlık kurumlarında bu kavramın yerini ekonomiklik, verimlilik ve etkililik kavramları ile riskin optimum bileşimi altında alınan finansal kararların başarısı almaktadır.

Sağlık Kurumlarında Finansal Yönetimin Gelişmesine Etki Eden Faktörler

  • Sağlık Kurumlarının Büyümeleri
  • Sağlık Kurumlarının Hizmet ve Pazar Çeşitlendirmeleri
  • Sağlık Kurumlarının Araştırma ve Geliştirme Giderlerindeki Artış
  • Ekonomide Büyümeye Verilen Önem
  • Birleşme Eğilimleri, Kısmen veya Komple Satın Alınma veya Satılma Eğilimlerinin Artması
  • Uluslararası Para ve Sermaye Piyasalarından Fon Temini İmkânlarının Yaygınlaşması
  • Sağlık Sektöründe Rekabetin Artması Sonucu Kâr Marjlarının Daralması

Performansa dayalı ek ödeme sistemi sebebiyle kamu sağlık kurumları arasında da örtülü bir rekabet bulunduğu göz önüne alınmalıdır.

Finansal Yöneticinin Görevleri

Finansal yöneticiden yerine getirmesi beklenen fonksiyonlar günümüzde yeniden tanımlanmıştır:

Finansal planlama kapsamında nakit ve yatırım bütçelerinin hazırlanması, proforma bilanço, proforma gelir ve proforma fon akım tablolarının düzenlenmesi,

Varlıların yönetimi adına, kaynakların kullanımı ve kaynakların çeşitli varlıklara yatırılması ile ilgili kararlar,

Kaynak (fon) sağlanması için, kaynak gereksiniminin belirlenmesi, süresinin saptanması ve bu gereksinimin hangi tür kaynaklar ile sağlanacağının kararlaştırılması,

Özel sorunların çözülmesi kapsamında, sağlık kurumunun satılması, başka bir sağlık kurumu ile birleşmesi, başka bir sağlık kurumunu satın alması, kurumun yeniden organize olması, tasfiyesi veya halka açılması gibi özel durumlarda değerlendirme yapılması,

Finansal analiz ve kontrol için, geçmiş dönemlere ait verilerinin uygun tekniklerle analiz edilmesi ve analiz sonuçlarının yorumlanması.

Finansal yönetici görevlerini en iyi şekilde yerine getirebilmek adına; muhasebe kuram ve uygulamaları, finansal analiz ve planlama teknikleri, kantitatif karar verme yöntemleri, grup davranışı ve psikolojisi ve ekonomi teorisi hakkında bilgi sahibi olmalıdır.

Finansal Piyasalar

Ülkemizde finansal piyasa kavramı, fon kullananlar ile fon arz edenler arasında fon alımlarını düzenleyen kurumlar, akımı sağlayan araçlar ile bunları düzenleyen hukuki ve idari kurallardan oluşan yapı olarak nitelendirilir.

Bu kavram içerisinde; fon arz edenler (tasarruf sahipleri), fon talep edenler (yatırımcılar ya da yatırımcı kuruluşlar), yatırım ve finansman araçları, yardımcı (aracı) kuruluşlar, hukuki ve idari düzen olmak üzere beş temel kısım bulunmaktadır.

Finansal sistem para piyasaları ve sermaye piyasaları olmak üzere iki ana bileşenden oluşmaktadır.

Para piyasaları, denetim ve gözetimi belli kurumlar tarafından yapılan organize olmuş para piyasası ve yasal kuralları belirlenmiş olmayan organize olmamış para piyasası şeklinde ikiye ayrılan, kısa süreli fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasaya olarak tanımlanan kavramdır.

Sermaye piyasaları ise en önemli araçları hisse senedi ve tahviller olan, orta ve uzun vadeli fon arz ve talebinin karşılaştığı piyasalardır. Hisse senetleri, kanuni olarak düzenlenmiş, şirket hisselerinin karşılığı olarak katılma payını gösteren evrak iken; tahvil, devlet, kamu kuruluşları ve anonim şirketlerin çıkardıkları, 1 yıl veya 1 daha uzun vadeli borç senedidir.

Finansal Tablolar

Para ile ölçülebilen değer hareketlerinin kaydedilip sınıflandırılması amacıyla üretilen finansal bilgileri içeren, işletme ile ilgili grupların yararına belli aralıklarla sunulan, bir işletmenin varlık ve sermaye yapısı, işletme sonuçları, dönem karının oluşumu ve kullanımı ve benzeri konularda bilgileri içeren, muhasebe ilkelerine uygun olarak düzenlenen rapor niteliğindeki tablolardır. Finansal tabloların sahip olması gereken özellikler şunlardır:

  • Anlaşılabilir Olma,
  • İhtiyaca Uygunluk,
  • Tarafsızlık,
  • Güvenirlilik,
  • Tam Olma,
  • Karşılaştırılabilir Olma,
  • Uyumlu Olma,
  • Zamanında Sunulma.

Finansal tabloların amaçları; ilgililere karar alma aşamasında ve gelecekteki nakit akımlarını belirlemede yararlı olacak, ayrıca varlıklar, kaynaklar ve bunlardaki değişiklikler ile işletme faaliyet sonuçları hakkında fikir verecek bilgileri sağlamaktır.

Finansal tablo türleri, bilanço ve gelir tablosu alt başlıklarını içeren temel finansal tablolar ve fon akım tabloları, nakit akım tablosu, kar dağıtım tablosu ve özkaynaklar değişim tablosu alt başlıklarını içeren ek finansal tablolar olmak üzere iki ana grupta incelenir. Bu iki ana grubun işletme açısından farkı; aktif toplamı veya net satışlar toplamı belli bir tutarı aşmayan işletmeler için temel mali tabloları düzenleyerek vergi beyannamesine eklemek yeterli iken, bu tutarlardan herhangi birini aşan işletmelerin düzenleme beyannamelerine temel mali tablolar ile birlikte ek mali tabloları da ekleme zorunluluğudur.

Bilanço (finansal durum tablosu) , bir işletmenin belirli bir tarihte sahip olduğu varlıklar ile bu varlıkların sağlandığı kaynakları gösteren finansal tablodur. Biçimsel olarak, aktifin (varlıklar) solda, pasifin (kaynaklar) ise sağda yer aldığı hesap tipi bilanço ve aktifin üstte, pasifin ise alta yer aldığı rapor tipi bilanço olarak ikiye ayrılır.

Bilançoda “Diğer” başlığına dahil olan bir kalem tutarının, ait olduğu grubun toplam tutarının %20’sini aşması halinde ayrı bir başlık altında ayrıca gösterilmesi gerekir.

Varlıklar, nakit olarak veznede veya bankada tutulan değerler ile en fazla bir yıl veya faaliyet dönemi içinde paraya çevrilmesi, tüketilmesi veya tahsil edilmesi öngörülen varlık ve alacak anlamına gelen ve hazır değerler, menkul kıymetler, ticari alacaklar, diğer alacaklar, stoklar, yıllara yaygın inşaat ve onarım maliyetleri, gelecek aylara ait giderler ve gelir tahakkukları ile diğer dönen varlıklar hesap gruplarından oluşan dönen varlıklar ve ticari alacaklar, diğer alacaklar, malî duran varlıklar, maddi duran varlıklar, maddi olmayan duran varlıklar, özel tükenmeye tabi varlıklar, gelecek yıllara ait giderler ve gelir tahakkukları ile diğer duran varlıklar hesap gruplarına ayrılan, ilke olarak bir yıl içinde paraya çevrilmesi veya tüketilmesi öngörülmeyen varlık unsurları anlamındaki duran varlıklar olarak ikiye ayrılmaktadır. Kaynaklar ise; faaliyet dönemi içinde geri ödenmesi gerekliliğine sahip ve ticari borçlar, diğer borçlar, alınan avanslar, yıllara yaygın inşaat ve onarım hakedişleri, ödenecek diğer yükümlülükler, borç ve gider karşılıkları, gelecek aylara ait gelirler ve gider tahakkukları ile diğer kısa vadeli yabancı kaynaklar hesap gruplarına ayrılan kısa vadeli yabancı kaynaklar , vadesi faaliyet dönemini aşan ve ticari borçlar, diğer borçlar, alınan avanslar, borç ve gider karşılıkları, gelecek yıllara ait gelirler ve gider tahakkukları ile diğer uzun vadeli yabancı kaynaklar hesap gruplarına ayrılan uzun vadeli yabancı kaynaklar, ve son olarak, ödenmiş sermaye, sermaye yedekleri, kar yedekleri, geçmiş yıllar kârları, geçmiş yıllar zararları ile dönem net kârı/zararı hesap grupları şeklinde bölümlenen, işletme sahip veya ortakları tarafından işletme kişiliğine tahsis edilmiş özkaynaklardan oluşmaktadır.

Gelir tablosu , işletmenin belli bir dönemine ait tüm gelirler ile aynı dönemin bütün maliyet ve giderleri ve bunların sonucunda işletmenin elde ettiği dönem net karını veya zararını gösteren tablodur. Gelir tablosu ana hesap grubunun bölümleri; brüt satışlar, satış indirimleri, satışların maliyeti, faaliyet giderleri, diğer faaliyetlerden olağan gelir ve kârlar, diğer faaliyetlerden olağan gider ve zararlar, olağandışı gelir ve kârlar, olağandışı gider ve zararlar ile dönem net kârı/zararı hesap gruplarıdır. Gelir tablosunda “Diğer” başlığı altında gösterilen gelir ve gider unsurlarının, ait olduğu grubun toplam tutarının %20’sini aşması durumunda, ayrı bir başlık altında ayrıca gösterilmesi, tutarı olmayan kalemlerin ise gelir tablosunda yer almaması gerekir.

Satışların maliyeti tablosu, direkt ilk madde ve malzeme giderleri, direkt üretim giderleri, genel üretim giderleri, yarı mamul stoklarında değişim, mamul stoklarında değişim ana kalemlerini içeren, gelir tablosunun ekini oluşturan tablodur.

Fon akım tabloları, fon akım tablosu, nakit akım tablosu ve net işletme sermayesi değişim tablosu alt türlerine sahip, belirli bir dönemde bir işletmenin kaynaklarını ve bu kaynakların kullanıldığı yerleri özetleyen, finansal durumdaki değişmeleri açıklayan tablolardır.

Kar dağıtım tablosu işletmenin dönem karının dağıtım biçimini gösterir.

Özkaynaklar değişim tablosu ise ilgili dönemde özkaynak kalemlerinde meydana gelen artış ve azalışları göstermektedir.

Sağlık kurumlarında kullanılan finansal tablo türleri göz önüne alındığında, özel sağlık kurumlarında, döner sermaye muhasebesinde olduğu gibi, temel finansal tablolar ile gerekirse ek finansal tabloların tamamının kullanılması gerektiği bilinmelidir. Kamu sağlık kurumlarında ise döner sermaye muhasebesi, genel/özel bütçe muhasebesi ve taşınır mal muhasebesi olmak üzere temel olarak üç farklı muhasebe tutulmaktadır.

Genel/Özel bütçe muhasebesi kapsamında finansal tablolar yerine, genel bütçeli kurumlar hazırladığı harcama programı, özel bütçeli kurumlar hazırladığı ayrıntılı finansman programı, ödenek gönderme belgesi, harcama talimatı ve ödeme emri belgesi gibi standart formlar ve belgeler kullanılmaktadır.

Taşınır mal muhasebesi; kamu idarelerine ait taşınır malların kaydı, muhafazası ve kullanımı ile yönetim hesabının verilmesidir. Bu muhasebe sistemi kapsamında, tüketim malzemeleri defteri, dayanıklı taşınırlar defteri, müze defteri, kütüphane defteri, taşınır işlem fişi, zimmet fişi, taşınır istek belgesi, dayanıklı taşınırlar listesi, taşınır geçici alındısı, kayıttan düşme teklif ve onay tutanağı, ambar devir ve teslim tutanağı, sayım tutanağı, taşınır sayım ve döküm cetveli, harcama birimi taşınır yönetim hesabı cetveli, taşınır hesap cetveli, taşınır kesin hesap cetveli, taşınır kesin hesap icmal cetveli, müze/kütüphane yönetim hesabı cetveli tutulmaktadır.

Finansal Yönetimin Diğer Disiplinlerle Olan İlişkisi

Finansal yönetimin ilişki içerisinde olduğu birincil disiplinler; muhasebe ve ekonomi, ikincil disiplinler; üretim yönetimi, pazarlama ve kantitatif (sayısal) teknikler, üçüncül disiplinler ise; davranış bilimleri ve hukuki düzenlemeler (mevzuat)’tır.

Bilgi toplama işlevi taşıyan muhasebe , geleceğe ait kaynak tahsis kararlarında, dönen varlık yatırımlarının yönetiminde, en uygun sermaye yapısının belirlenmesinde, en uygun kaynakların belirlenmesinde yoğun olarak ihtiyaç duyulan verileri sağlamaktadır.

İşletmeler kaynak sağlamada para ve sermaye piyasalarına bağımlıdırlar. Ekonomiyi bir bütün olarak inceleyen makro ekonomi ve bunun yanında, kurum içinde en etkili ve en başarılı hizmet şekline ulaştıracak karar modellerini geliştirirken yararlanılması gereken kavramlar olan; bireylerin, hane halklarının ve firmaların ekonomik kararlarıyla ilgilenen mikro ekonomi kavramını ve matematiksel ekonomi modelleri üzerinde çalışan ekonometri kavramını içeren ekonomi, işletmelerin üzerinde büyük etki sahibidir.

Kurumların rekabet ortamında amaçlarına ulaşabilmesinde pazarlama önem kazanmaktadır. Sağlık kurumu satış bütçesine esas teşkil eden hizmet satış tahminleri, pazarlama biriminin verilerinden elde edilmektedir.

Sağlık kurumlarının temel üretimi sağlık hizmetidir. Finansal yöneticilerin sağlık hizmeti üretim maliyetleri, sağlık kurumunun gelir akışı ve yatırım planlaması için üretim yönetimini gerçekleştirmesi gerekir.

Finansal yöneticiler tahminlerini yaparken kantitatif teknikler ve modeller ile istatistiksel bilgilerden yararlanmaktadırlar.

İnsanın psikososyal yapısını ve davranışlarını anlayan, davranış bilimleri konusunda bilgili bir yöneticinin başarı şansı yüksektir.

Sağlık kurumlarının kuruluşu, faaliyette bulunması ve faaliyetine son vermesini belirleyen hukuki düzenlemeler bulunmaktadır. Finansal yöneticilerin bütün bu aşamalarda aldıkları kararlarda yasal düzenlemelere uymaları, yasal düzenlemeleri sürekli olarak takip etmeleri gerekmektedir.