Ünite 7 : Özel Durumlar-Özel Kayıtlar-Tarafların Değişmesi

Taraflarda Çokluk

Alacaklı veya borçlu birden fazla olma durumunda taraflarda çokluk kavramı ile karşılaşırız. Sadece borçlu veya alacaklı taraf birden fazla olabilir veya hem alacaklı hem de borçlu birden fazla olabilmektedir. Tarafların çok olması birden fazla sorunu beraberinde getirmektedir. Her borçlu borcun bir kısmından mı sorumlu, borç payı ne kadar, ya da borç pay edilemeyen bir borç mu, borçluların her biri borcun ödenmesinde birlikte sorumlu mu? Alacaklı tarafında birden fazla kişi bulunması, alacağın bölünemez, kısmı, el birliği, birlikte alacak gibi kavramları karşımıza çıkarmaktadır.

Borçlu Tarafta Çokluk

Birden fazla borçlunun olması durumunda karşımıza çıkan sorunlar; Birden fazla borçlulukta borç bölünebilir, pay edilebilir bir borç ise borç bölünerek pay edilebilir. Bu durum da borçlular payına düşen borcu ödeyerek borçluluktan kurtulabilirler. Borç bölünemez, tüzel kişi görüntüsüne benzer bir birliktelik varsa bölünmez borç söz konusudur. Bu durumda da borçluların her biri borcun tamamı ödenmedikçe borçluluktan kurtulamazlar. Borcun tamamının ödenmesinde borçluların her biri ayrı ayrı sorumlu ise müteselsil borçluluktan söz edilebilmektedir. Bu durumda da alacaklı seçtiği borçlunun birinden veya hepsinden alacağının tamamını isteme olanağı bulunmaktadır.

Alacaklı Tarafta Çokçuluk

Bölünemez borcun bir den fazla alacaklısı varsa alacaklılar alacağın tamamının ödenmesini isteme hakkı vardır ki buna bölünemez alacak denir. Alacaklılar alacağın belli bir kısmını isteme hakkı varsa kısmi alacaktan söz edilmektedir. Alacaklılar alacağın ifasında birlikte hareket etmek zorunda ise el birliğiyle alacak, alacak bölünebilir bir alacak ve alacaklılar bir birinden bağımsız alacağı borçluların birinden veya tamamından isteme hakkı varsa müteselsil alacak söz konusudur.

Borç İlişkisinin İçerdiği Özel Kayıtlar

Hukuksal süreç gelecekte gerçekleşecek bir olaya bağlanmış ise koşula bağlı işlemden söz edilmektedir. Koşul bir iradeye bağlanmış ise iradi, koşul alayın niteliğine göre yapılan ayrımda olumlu ve olumsuz koşuldan, hukuksal işlemin doğurmaya başladığı hüküm ve sonuçların ortadan kalması gelecekte gerçekleşecek olaya bağlanmış ise bozucu koşul söz konusudur.

Koşulun Geçerlilik Koşulları

Koşulun etkisini gösterebilmesi için işlem koşula bağlanabilir bir işlem olmalıdır. Koşul hukuka ve ahlaka aykırı olmamalıdır. Koşul imkânsız olmamalıdır. Koşulun anlamsız ve rahatsız edici olmamalıdır.

Koşulun Hükümleri

Erteleyici koşul söz konusu ise koşul gerçekleşene kadar işlem hüküm ve sonuçları askıdadır. Bu taraflar borçlarını yerine getirmeye zorlanamaz. Koşul gerçekleşir ise aksi kararlaştırılmış olmadıkça işlem bu andan itibaren koşulsuz işlem gibi hüküm ve sonuç doğurur. Koşul gerçekleşmiş fakat borçlu borcun konusu üzerinde askı döneminde ise, üçüncü kişiden malın kendine devrini isteyebilir. Eğer koşul gerçekleşmez ise işlem baştan itibaren hüküm ve sonuç doğurmaksızın silinip gider. Bozucu koşulun gerçekleşmemesi halinde baştan beri hüküm ve sonuç doğurmakta olan işlem bu halini korur. Hem geciktirici hem de bozucu koşula bağlı borçlarda, işlemin hukuksal yazgısını etkileyebilecek ortak durum ve davranışlarda koşulun ortak hükümlerinden söz edilebilir. Eğer dürüstlüğe aykırı olarak koşulun gerçekleşmesi sağlanmış ise koşul gerçekleşmiş sayılır.

Vade

Hukuksal süreç gelecekte hüküm ve sonuç doğuracak kesin olan bir olaya bağlanmış ise vadeye bağlı işlemden söz konusudur. İşlem gelecekte gerçekleşmesi kesin bir işleme bağlanmış ise erteleyici, hüküm ve sonuçların ortadan kalması gelecekte gerçekleşmesi kesin bir olaya bağlanmış ise bozucu vadeden söz edilmektedir.

Yükleme(Mükellefiyet)

Yükleme karşılıksız kazandırmalarda konan bir şarttır. Yükleme ile muhataba bir edimi yerine getirme görevi verilmiş olur. Getirilen yük sağlanan kazandırmanın bir karşılığı değildir. Yalnız muhatap elde ettiği kazandırma ile birtakım ödevleri yerine getirmelidir.

Bağlanma Parası- Cayma Parası

Sözleşme yapılırken taraflardan biri diğerine bir miktar para tarafların niyetini bağlanma amacıyla verilmiş ise buna bağlama parası veya pey akçesi denir. Bağlama parasının verilmesi sözleşmenin kuruluşunu sağlamaz. Sözleşmenin kuruluşu için tarafların aranan koşullara uymuş olması gerekmektedir. Bağlama parası verilmekle geçersiz bir sözleşmeye geçerlilik kazandırılamaz. Sözleşme hükümsüz kalmış ise bağlama parasının verene iadesi gerekir.

Sözleşme kurulurken bir miktar para sözleşmeden serbestçe cayabilmek için verilmiş ise buna cayma veya pişmanlık akçesi denilmektedir. Cayma parasının bir sınırı bulunmamakla birlikte sözleşme tutarını geçmemesi kabul edilmektedir.

Ceza Koşulu

Borçlu borcunu hiç veya gereği gibi yerine getirmez ise önceden kabul edilen bir miktar para veya başka şey edime ceza koşulu denir. Ceza koşulunun varlığı asıl borcun herhangi bir nedenle ortadan kalması halinde ortadan kalkar. Ceza koşulu asıl alacakla birlikte muaccel olan ve istenebilen bir alacaktır. Sözleşme hükümlerine uyulmaması durumunda alacaklı borcun veya ceza koşulunun ödenmesini istemesine seçimlik ceza koşulu, belirli vade veya yerde ifa için kararlaştırılan ceza koşuluna ceza koşulu, borçlunun kararlaştırılan ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeden dönme yetkisine sahipse dönme veya fesih cezasından söz edilmektedir. Ceza koşulu bir tür zararın giderimidir. Alacaklı ceza koşulunu istemiş ise ayrıca zararının karşılanmasını isteyemez.

Alacaklının borca aykırılıktan dolayı ceza miktarının koşulununum miktarını aşan bir zararı varsa, bundan dolayı tazminat istemi, alacaklının aşkın zararı ispatlamasına bağlıdır. Borcun ifası borçluya yüklenebilir bir sebep olmaksızın imkânsızlaşmış ise aksi kararlaştırılmış olmadıkça artık borçludan ceza koşulu da istenemez. Faiz ile ceza koşulu birbirinden faklı kavramlardır.

Tarafların Değişmesi

Borçlu ya da alacaklı için borç veya alacağın miras yolu ile geçmesi, bir malvarlığının aktif veya pasifi ile devri, işletmelerin devri veya birleşmesi durumlarında tarafların değişmesinden söz edilebilir. Bir borcun alacaklının rızası aranmaksızın üçüncü kişiye kazandırılması alacağın devri denmektedir. Sözleşme iradi, yasal ve yargısal olmak üzere üç tür alacağın devri vardır.

Alacağın Sözleş mesel Devrinin Koşulları

Alacağın bu yolla devrinde, devredilebilir bir alacak, devir sözleşmesi, alacakta tasarruf yetkisinin bulunması gerekmektedir. Alacağın devrinin hüküm doğurabilmesi için devre engel bir durum bulunmaması gerekmektedir. Devre engel durumlara devir yasakları da denilmektedir. Devir yasakları yasadan, sözleşmeden, alacağın niteliğinden kaynaklanabilir. Alacağın devri sözleşmesi bir tasarruf işlemidir.

Alacağın Devrinin Hükümleri

Alacağın devri, borçlunun rızasını, bilgilendirilmesini gerektirmez. Alacağın devri sözleşmesi ile alacak devredenin malvarlığından devralanın malvarlığına geçer. Alacağa bağlı fer’i haklar da devralana geçer. Devir için bir karşılık belirlenmiş ise devreden, devralana karşı alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücünü garanti etmiş sayılır. Borçlu ile alacağı devralan arasındaki ilişkide ise borçlu, alacakla ilgili itiraz ve def’ileri ileri sürebilir.

Borcun Üstlenilmesi (Borcun Nakli)

Borcun borçlu yerine üçüncü bir kişinin geçmesine borcun üstlenilmesi denir. Borcun üstlenilmesi alacağın devredilmesi ile tamamen ters yapıdadır. Orada alacak devredilirken burada borç üstlenilir. Fakat her ikisinde de ilişki ve bağlı haklar devam eder. Alacak kısmen devredilse de borç kısmen üstlenilmez. Müteselsil borçluluk olabilir. Borcun yenilenmesi borcun sona erme sebebidir. Halefi yet sözleşme ile olur. Halefe ette, borçlu tarafından alacaklıya borcun kendisine halef olacak üçüncü bir kişi tarafından ifa edileceğinin bildirimi gerekmektedir. Bu bildirim tek taraflı bilgi verme amaçlı bir açıklamadır. Oysa borcun üstlenilmesi en azından bir sözleşme ile gerçekleştirilmelidir. Borçlu ile borcu üstlenen arasında bir borçlanma sözleşmesi yapılmış ise borcun iç üstlenilmesi söz konusudur. Bu alacaklıya aksettirilmedikçe iç ilişki olarak kalır. Alacaklının bu sözleşmede bir rolü yoktur. İç üstlenme sözleşmesi karşılıklı olabileceği gibi karşılıksız da olabilir. Borcun iç üstlenilmesi, borcun üstlenilmesinin birinci adımıdır. Bunun ikinci adımıyla yani üstlenen ya alacaklıya fiilen ifa eder ya da alacaklıyla bu konuda bir sözleşme yapar.

Alacaklının rızası ile o zamana kadar tanıdığı borçlusunun yerine bundan sonra tanımadığı üçüncü bir kişi borçlu olarak geçmiş ise borcun dış üstlenilmesi söz konusudur. Borcun üstlenilmesi amacına, bir diğer sözleşme ile erişilebilmektedir. Bu sözleşmeye borcun dış üstlenilmesi sözleşmesi de denilebilir. Alacaklı bu sözleşmeyi kabul edip etmemekte serbesttir.

Borcun üstlenilmesinin bazı hükümleri vardır. Bunlar; Üstlenmenin usulünce tamamlanmasıyla eski borçlu borçtan kurtulmuş olur. Alacaklı asıl borçla birlikte üstlenilen faiz, ceza gibi fer’i hakları yeni borçluya karşı ileri sürebilir.

Borca Katılma

Borca katılma, mevcut bir borç ilişkisinden doğan bir borcun borçlusunun yanına yeni bir borçlunun katılması olarak açıklanabilir. Borca katılmanın koşulları, mevcut bir borç ilişkisi olmalı, mevcut borçlu ile birlikte sorumlu olma iradesi ile hareket edilmeli, katılan ile alacaklı arasında borca katılma amaçlı bir sözleşme akdedilmiş olmalıdır. Borca katılma ile asıl borçlu borçtan tüm kapsamı ile sorumlu olmakla birlikte, alacaklının karşısında artık müteselsil borçludurlar.

Bir Malvarlığının veya Bir İşletmenin Devralınması

Bir Malvarlığının veya Bir İşletmenin Devralınması; Bir malvarlığının veya işletmenin aktif ve pasifi ile devredilmiş olması, devralanın devri alacaklılara bildirmiş olması, devir sonrası iki yıllık müteselsil sorumluluk söz konusudur.

İşletmelerin Birleşmesi ve Şekil Değiştirmesi

Bir işletme, başka bir işletme ile aktif ve pasiflerin karşılıklı olarak devralınması ya da birinin diğerine katılması yoluyla birleştirilirse her iki işletmenin alacaklıları, bir malvarlığının davranılmasından doğan haklara sahip olup bütün alacaklılarını yeni işletmeden alabilir.

Sözleşmeye Katılma

Sözleşmeye katılma, mevcut bir sözleşmeye taraflardan birinin yanında yer almak üzere katılan ile bu sözleşmenin tarafları arasında yapılan ve katılanın, yanında yer aldığı tarafla birlikte, onun hak ve borçlarına sahip olması sonucunu doğuran bir anlaşmadır. Sözleşmeye katılmanın koşulları; Katılma sözleşmesi akdedilmiş olmalıdır, Borçlar Kanunun hükümlerine uyulmuş olmalıdır. Katılma sözleşmesi üç veya dört taraflı bir sözleşmedir. Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça sözleşmeye katılan ile yanında yer aldığı taraf, sözleşmenin diğer tarafına karşı müteselsilsen alacaklı veya borçlu olur.

Sözleşmenin devri ise sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olma sıfatı ile birlikte bütün hak ve borçlarını devralana geçiren bir anlaşmadır.