Ünite 9: Osmanlı Tarihi Kaynakları

Osmanlı Tarihi Araştırmalarına Giriş

Araştırmaya Giriş

Tarih araştırmalarına elkitapları olan İslâm Ansiklopedileri ile başlanır ve yetersiz oldukları yerlerde kaynakçalarına başvurulur.

Osmanlı Tarihinin El Kitapları

  • Osmanlı tarihini genel olarak ele alan eserler:
  • Joseph von Hammer, Devlet-i Osmâniye Tarihi,
  • Johann Wilhelm Zinkeisen, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi,
  • Nicolae Jorga, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi,
  • İsmail Hakkı Uzunçarşılı ve Enver Ziya Karal, Osmanlı Tarihi,
  • İsmail Hami Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi,
  • Mustafa Cezar-Midhat Sertoğlu başkanlığındaki bir heyet tarafından kaleme alınan Mufassal Osmanlı Tarihi’ Önemli başvuru kitapları:
  • Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Müellişeri,
  • Mehmed Cemaleddin, Osmanlı Tarih ve Müverrihleri,
  • Franz Babinger, Osmanlı Tarih Yazarları ve Eserleri,
  • Agâh Sırrı Levend, Gazavâtnâmeler ve Mihaloğlu Ali Bey’in Gazavâtnâmesi,

Ayrıca, tarihleri çevirmek için Yücel Dağlı-Cumhure Üçer, T arih Çevirme Kılavuzu ve sözlük olarak da Mehmet Zeki Pakalın, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü , Midhat Sertoğlu, Osmanlı Tarih Lûgatı, Kâmil Kepeci, Tarih Lugati, Baykal, Tarih Terimleri Sözlüğü, Fehmi Yılmaz, Osmanlı Tarih Sözlüğü , kullanılabilir. Diğer araştırmalar, Türk Tarih Kurumu’nun çıkardığı Belleten ve Belgeler, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, Marmara Üniversitesi Türklük Araştırmaları Dergisi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Araştırmaları Dergisi, Ege Üniversitesi Tarih İncelemeleri Dergisi, Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi gibi yayınlarda bulunabilir.

Arşivlerin Kullanılması

Osmanlı tarihi araştırmalarında kullanılacak asıl kaynaklar arşiv ve kütüphanelerdedir. Osmanlıcanın yanı sıra el yazısı türleri olan divanî ve siyakat yazısı, rik’a yazısı ve yazışma usulleri ve belge türleri de bilinmelidir. Arşivde araştırma yaparken neyi nerede bulacağını bilmek çok önemlidir. Araştırma yapılan arşivi tanık için ilk olarak arşiv rehberleri kullanılır. Süleymaniye, Topkapı Sarayı ve İstanbul’daki diğer kütüphanelerde bulunun el yazmaları vazgeçilmez müracaat kaynaklarıdır. Osmanlı arşivlerinin en önemli kayıtları istatistikî bilgiler içeren tahrir defterleridir. Bize, bir bölgede yaşayanların bilgilerini tek tek veren tahrir defterleri İstanbul’da Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde ve Ankara’da Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü Arşivi’nde bulunmaktadır. Demografi çalışması için kullanılabilecek olan Avarız defterleri 17. yüzyıldan itibaren tutulmuştur ve İstanbul’da Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunurlar. Temettuat ve nüfus defterleri ise 19. yüzyıldan itibaren ise tutulmuştur ve bazı il nüfus müdürlüklerinde ve Nüfus İdaresi Genel Müdürlüğü’ndedir.

Osmanlı Resmi Tarihçiliği

Osmanlı tarihçiliğinin asıl ürünleri II. Bâyezid döneminden itibaren verilmeye başlanmıştır.

Şehnâmecilik:

Şehnâme yazıcılığı, Fatih devrinde başlamış, II. Bâyezid devrinde devam etmiş ve Kanunî döneminde resmî bir müessese hâline gelmiştir. Fatih döneminde bir eser verilmemiş ancak II. Bâyezid’in emriyle İdris-i Bitlisî, Heşt Bihişt isimli eseri Farsça ve İbn Kemal Tevârîh-i Âl-i Osmân adlı eseri Türkçe olarak kaleme almıştır. Şehnameciler sırasıyla Arifî Fethullah Çelebi, Şehnâme-i Âl-i Osmân,Seyyid Lokman, Hünernâme, Selim Hannâme (Şehnâme-i Selim), Şehinşah-nâme, Zübdetü’ttevârih (Tomar-ıNeseb-nâme-i Hümâyûn), Zafer-nâme , Talîkîzâde Mehmed Subhî Efendi, Şehnâme, Şehnâme-i Hümâyûn (Yanık seferi) ve Eğri Seferi Şehnâmesi , ni ortaya koymuştur. Son şehnameci Hasan Hükmî ise bir eser ortaya koyamamıştır. İbrahim Mülhimî, Esirî, Kireççizâde Gubârî, Mahremî, Şemsî Ahmed Paşa gibi şehnâme tarzında tarih kitabı hazırlayan müellişer de vardır.

Vekayi’nüvislik/Vak’anüvislik

“Vaka yazan” anlamına gelen “vekayi’nüvis” unvanı nın divân-ı hümâyûn’a bağlı devamlı bir memuriyet olarak ortaya çıkması 16. yüzyılın son çeyreğinde Naimâ (1655- 1716) ile başlamış ve Raşid’den itibaren devamlılık kazanmıştır. Sonraki vekayi’nüvisler görev yılları ve eserleri için kitabın 185-187 sayfaların bakınız. Son vak’anüvis olan Abdurrahman Şeref, Osmanlı saltanatının ilgasına kadar görevini sürdürmüştür.

Özel Tarihler

XVI. Yüzyıl Tarihçileri

Yavuz Sultan Selim’le birlikte bir hükümdarın dönemini esas alarak yazılmış tarihler karşımıza çıkar. İdris-i Bitlisî, İshak Çelebi, Keşfî, Şükrî-i Bitlisî, Ada’i-yi Şirazi, Celalzâde Mustafa, Kalkandelenli Sücûdî, Hoca Sadedin Selimname türünden tarih yazmış müellişerin en önemlileridir. Süleymannâme türünde eser veren önde gelen tarihçiler şunlardır: Matrakçı Nasûh, Bostan Çelebi, Kara Çelebizâde Abdülaziz, Celalzâde Mustafa, Celalzâde Salih Çelebi. Kanunî devrini de ihtiva eden genel Osmanlı tarihleri kaleme alanların önde gelenleri Hadîdî, Lütfi Paşa, Ramazanzâde Nişancı Mehmed Paşa’dır. Kanunî dönemindeki çeşitli seferler, devlet içindeki mücadeleler de müstakil tarih kitaplarına konu olmuştur. Ayrıca Seyyid Muradî’nin kaleme aldığı Gazavât-ı Hayreddin Paşa isimli hatırat da bu döneme aittir. Kıbrıs ve Yemen’in fethini konu edinen bu yüzyıla ait eserler de bulunur. III. Murad döneminde Mustafa Selanikî nin eseri Tarih-i Selanikî , Gelibolulu Mustafa Âli’nin yaradılıştan başlanarak 1595 yılı Ekim’ine kadar Osmanlı tarihini anlatan eseri Künhü’l-ahbâr, Hoca Sadeddin Efendi’nin Tacü’t-Tevârih isimli eseri en önemli olanlardır.XVI. yüzyılın sonlarında meydana gelen ve kesintilerle uzun yıllar devam eden Osmanlı-İran savaşları ve Celali İsyanlar ı’nı özellikle konu alan tarih kitapları da bulunmaktadır. 1593-1606 arasındak i Avusturya savaşlarıyla ilgili de birçok tarih yazılmıştır.

XVII. Yüzyıl Tarihçileri

Bu yüzyıl olaylarını ihtiva eden eserlerin en önemlileri, Edirneli Mehmed bin Mehmed (Er-Rûmî)’nin Nuhbetü’tTevârih ve’l-Ahbâr ’ı, Mustafa Sâfî’nin Zübdetü’t-Tevârih isimli eseri, Hasanbeyzâde Ahmed Paşa’nın Zeyl-i Tâcü’tTevârih ’idir. Bu yüzyılda özel olarak, Genç Osman’ın saltanat yılları ve sultanın darbe ile tahtan indirilerek öldürülmesini konu alan eserler Genç Osman Hadisesi kategorisinde, Kazak yağmaları ve Lehistan’la savaşı konu alan eserler Osmanlı Devletinin Kuzey Politikaları kategorisinde, IV. Murad’ın 1635 Revan ve 1638 Bağdat seferlerini konu alan eserler IV. Murad’ın İran Seferleri kategorisinde , Girit seferi ve Uyvar Kalesi’nin fethini konu alan eserler Girit ve Uyvar Seferleri kategorisinde, Kara Mustafa Paşa’nın 1678’deki Çehrin seferini konu alan eserler Kamaniçe ve Çehrin Seferleri kategorisinde, İkinci Viyana kuşatması ve sonrasında 16 yıl süren savaşlar hakkındaki eserler İkinci Viyana Kuşatması ve Sonrası Kaynakları kategorisinde ele alınırlar. Yazar ve kitap isimleri için kitabın 188-191. sayfalarına bakınız.

XVIII. Yüzyıl Tarihçileri

Osmanlı tarihçiliğinin en önemli eserlerinin bir kısmı XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde kaleme alınmıştır. Kırım hanlığı ve hanları, Mora’nın fethi, Prut Seferi, Avusturya ile münasebetler, Patrona İsyanı ve 1736-1739 Savaşları, XVIII. Yüzyıl Osmanlı-İran Savaşları, Osmanlı-Rus Savaşı (1768-1774), Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı (1787-1792) ve diğer gelişmeler bu dönemdeki kategorilerdir. Yazar ve kitap isimleri için kitabın 191- 192. Sayfalarına bakınız.

XIX. Yüzyıl Tarihçileri

Bu yüzyılda, III. Selim dönemi ve tahttan indirilmesi ve bu dönemdeki Osmanlı-Rus ilişkileri, Fransa’nın 1798 yılında Mısır’ı işgali, ve bu dönemde Ferah Ali Paşa’nın Kafkaslardaki faaliyetleri ile Abaza ve Çerkesler, II. Mahmud döneminde 1821’de Mora’daki Rumların ayaklanması, 1826 yılında Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması, Osmanlı-Rusya arasındaki münasebetler ve Osmanlı-Sırp münasebetleri konuları ile ilgili pek çok eser kaleme alınmıştır.

Diğer Osmanlı Tarihi Kaynakları

Ruznâmeler ve Ruzmerreler

XVIII. yüzyılda sır katipleri tarafından padişahların hayatlarının gün gün anlatıldığı ruznâmeler yazılmıştır. II. Mahmud’dan sonra ruznâmelere rastlanılmamaktadır. Sır kâtiplerinin yanı sıra müelliflerin hadiseleri günlük olarak kaleme aldıkları eserlere ise ruzmerre adı verilir.

Sefaretnâmeler ve Osmanlı Elçileri

Osmanlı elçilerinin özellikle 18. yüzyıldan itibaren elçilik görevlerine dair yazdıkları eserlere “Sefaretnâme” adı verilir. İlk elçilik raporu Fatih döneminde yazılmıştır. En bilinenleri, Yirmisekiz Mehmed Çelebi’nin 1720-1721 tarihli Fransa Sefaretnâmesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun batıya bakışının değişmesinde önemli rol oynamıştır.

Islahat Risaleleri

Devlet düzenindeki aksaklıkları ve çözüm yollarını göstermek için devlet adamlarının kaleme aldığı raporlara ıslahatnâme, ıslahat risalesi veya ıslahat layihası denilir. Ayrıca nasihatnâme veya siyasetnâme kitapları olarak da bilinirler.

XVI -XVIII. Yüzyıl Islahatnâmeleri

Hemen hemen bu dönemdeki bütün layihalarda kanun-ı kadime uyulmamasının düzenin bozulmasına sebep olduğu ileri sürülür. Köprülüler’in devlet otoritesini sağlamasıyla birlikte bir süre ihtiyaç duyulmamıştır. İkinci Viyana kuşatmasında yaşanan bozgun ve ardından gelen problemlerle birlikte XVIII. yüzyılda tekrar ortaya çıkmıştır. İbrahim Müteferrika’nın 1731’de I. Mahmud’a sunduğu Usulü’l-Hikem fi Nizâmi’lÜmem, yani Milletlerin Düzeninde Tutulacak İlmi Usüller isimli bir nevi ıslahat projesi sunduğu eserinde “nizâm-ı cedid”, yani “yeni düzen” tabirini kullanarak, Osmanlı İmparatorluğu’nun da XVIII. yüzyıl Avrupa’sında gelişen yeni askerlik düzenlerini mutlaka alıp uygulaması gerektiğini ifade eder.

Nizâm-ı Cedid Layihaları

III. ıslahatları bir program dahilinde yapmıştır. Viyana’ya gönderilen Ebubekir Ratib Efendi Avusturya’daki askeri sistemi ve diğer kurumları anlatan bir sefaretnâme kaleme aldı ve Askeri konuların yanı sıra idari, mali, siyasi alanlarda da yapılacak reformları içeren 72 maddelik bir ıslahat programı hazırlandı. II. Mahmud döneminde yapılan büyük reformlara rağmen, bu dönemde yazılan ıslahat risalesi oldukça azdır

Kanunnâmeler, Devlet Teşkilatı ve Teşrifata (Devlet Protokolü) Dair Eserler

XVII. yüzyıl başlarında Ayn Ali tarafından, merkez ve taşra teşkilatlarını anlatan , Osmanlı toprak düzeni, kanunları ve maliyesiyle ilgili iki kitap, Divân’da timar ve zeamet sistemine dair kanun ve uygulamaları anlatan Kavânin-i Âl-i Osmân der-Hulasa-i Mezâmin-i Defter-i Divân, maaş alan gruplar hakkında bilgi veren Risâle-i Vazîfe-horân ve Merâtib-i Bendegân-ı Âl-i Osmân yazılmıştır. Nişancı Abdurrahman Paşa tarafından XVII. yüzyıl ortalarında Hezarfen Hüseyin Efendi’nin, 1670’li yıllarda kaleme aldığı bir kanunname derlemesi önemlidir. Ali Çavuş Kanunnamesi gibi tımar sistemine yönelik yazılmış değişik kanunname ve risaleler de vardır. Ebubekir bin Behram, devletin genel durumunu, devlet teşkilatını anlatır ve imparatorluk vilayetlerinin geniş bir şekilde tasvirini yapan bir eser yazmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun teşrifat (protokol) kaide ve usullerine Fatih Kanunnâmesi’nden itibaren rastlanmaktadır ve Ni’metî Ahmed Efendi, Teşrifâtizâde Mehmed bin Ahmed, Naili Paşa, Mehmed Âkif Bey, Mustafa Münif Efendi, Esad Efendi, teşrîfât merâsimlerini ve kaidelerini anlatan eserler vermişlerdir.

Surnâmeler

Padişah çocuklarının doğum, sünnet ve düğün törenlerini anlatan edebi ve tarihi eserlere “surnâme” denir. Şenliklerde yapılan eğlence ve törenlerin teferruatlı olarak tasvir edildiği bu eserler sadece bir düğün ve şenlik tarihi olmayıp, dönemin adet, gelenek, görenek hatta iktisadi hayatına da ışık tutmaları bakımından tarihin kaynakları arasındadırlar.

Münşeât Mecmuaları

İçinde birden fazla kişinin yazışmaları toplanmış olan bu eserlerin çoğu edebidir ve müellifle ilgili birçok vesikayı da ihtiva ederler. Kâtiplere inşa (resmi yazışma) tekniğini öğretmek için hazırlanan ve kâtip el defterleri de denen bir diğer münşeât mecmuası türü de vardır. İdari ve siyasi vesikaları ihtiva edenler tarihçiler açısından en önemli olanlardır.

Biyografi Eserleri

Biyografiler içerikleri bakımından ulema, devlet adamlar (vezirler, kaptan-ı deryalar vs) veya şairlerin biyografileri olabileceği gibi, hepsini bir arada veren eserler de olabilirler. Bu eserler sadece hayat hikayelerini vermezler, dönemin hakkında örneğin ilim ve fikir hayatı gibi bilgiler de içerirler. Şairlerin biyografilerini ve bazı örnek şiirlerini ihtiva eden eserlere tezkire denir. Şuara Tezkireleri diye tanınan bu eserlerden dönemlerinin fikir, düşünce, edebî ve sosyal hayatı hakkında pek çok bilgiler edinilebilir. Genellikle Hz. Âdem’den kendi dönemlerine kadar önemli insanların, hükümdarların, hanedan mensuplarının ölüm tarihleriyle bazı önemli hadiseleri ihtiva eden vefayatlar diğer biyografik eserler gibi dönmelerini anlatan önemli kaynaklardandır.