Ünite 8: Ortadoğu ve Petrol

Petrolün Kısa Tarihi

2011 yılı istatistiklerine göre, dünyadaki ham petrol rezervlerinin yaklaşık yarısının Ortadoğu coğrafyasında, geri kalanının da ABD, Güney Amerika ve Kuzey Denizi’nde bulunduğu ifade edilmektedir. Milyonlarca yılda oluşan petrol, çok koyu renkli, kendine has keskin kokusu olan doğal mineral yağ özelliğine sahiptir.

Ortaçağ savaşlarında Rum ateşiyle birlikte önemli bir mühimmat haline gelen petrol, modern çağlarda bu defa savaşlara sebep olan bir meta haline gelecektir. Modern çağlardaki petrol, yeraltından insan ve teknoloji marifetiyle çıkarılan bir metadır. ABD ve Avrupa, 19. yüzyılın petrol üreticileri olarak ortaya çıkmışlar ve kendi petrol endüstrilerini kurmuşlardır.

Günümüzde petrol, sadece yakıt olarak değil, tarım, tıp, sağlık plastik maddeler ile sentetik elyaf ve kauçukların üretimi gibi çok çeşitli alanlarda kullanılmaktadır.

Osmanlı Coğrafyasında Petrol

14. yüzyılda ünlü Arap seyyahı İbn-i Batuta ve 17. yüzyılda da Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi, Musul ve Kerkük civarlarındaki petrolün “gökyüzüne çıkan ateş” şeklindeki varlığını ve ilkel usullerle kullanıldığını haber vermişlerdir. 1870 ve 1880’li yıllarda Van, Musul ve Kerkük taraflarında küçük çaplı petrol işletme imtiyazları verilmeye ve ayrıca petrol numuneleri tahlil edilmeye başlandı.

Osmanlı Arap vilayetlerindeki petrolün varlığından haberdar olan Batılı seyyah ve araştırmacılar, “arkeolojik, bilimsel, coğrafi araştırma ve misyonerlik” görüntüsü altında, Bağdat ve Musul’daki petrol alanlarını keşfetmeye ve ülkelerine bununla ilgili raporlar hazırlamaya başlamışlardı. Bağdat Demiryolunun zengin petrol kuyularına doğu yaklaşması ise, buradaki petrolün ve Bağdat Demiryolunun önemini daha da arttırmaktaydı.

II.Abdülhamid ve Petrol

Bölgede büyük miktarda petrol bulunduğuna dair haberler üzerine, Alman, İngiliz, Fransız, Belçika, Hollanda ve Osmanlı uyruklu bazı şahıs ve şirketler, II. Abdülhamid’den petrol imtiyazı için yoğun taleplerde bulunuyorlardı. II. Abdülhamid, yürütülen örtülü arama faaliyetlerini yakından takip ediyordu. Petrol araştırmasını yaptıran Agop Paşa’nın teklifiyle de, devlet hazinesine ait olan petrol gelirlerini ve işletme imtiyazını kendi özel hazinesine transfer etti.

II.Meşrutiyet Döneminde Osmanlı Petrolleri

II. Meşrutiyet ilan edildikten sonra, 8 Eylül 1908’de Meşrutiyet hükümetinin aldığı bir kararla, Hazine-i Hassa’ya ait olan emlâkin devlet hazinesine devri kararlaştırıldı.

1910’lu yıllarda Suriye ve Kudüs petrollerinin işletme imtiyazları, önce Osmanlı vatandaşlarına bilahare de onlardan İngiliz ve Amerikalılara devredilmekteydi. Savaş sonrası Irak’taki bütün petrol bölgeleri İngiliz işgaline uğradı.

İngiltere için önemli olan, zengin petrol yataklarının bulunduğu Musul ve Kerkük’ün ne pahasına olursa olsun elde tutulması ve İngiltere mandası altındaki Irak’ta kalmasıydı.

Ortadoğu’da Petrol

Günümüzde petrol ve Ortadoğu kelimeleri çoğu zaman birbirinin yerine kullanılmaktadır. Eğer Ortadoğu, bu kadar petrole sahip olmasaydı, global jeopolitik gelişmelerde kilit bir nokta haline gelemezdi.

Osmanlı Devleti’nin birer vilayeti olan memleketler, sömürgeci devletlerin mandası altında birer devlet haline getirilmişlerdi. Amerikan sermayeli Arap-Amerikan Petrol şirketi (ARAMCO) ise, Suudi Arabistan’ın zengin petrollerini işleterek, zamanla dünyanın en büyük petrol şirketlerinden biri haline geldi.

Petrol açısından dünya rezervlerinin yaklaşık yarısına sahip olan Ortadoğu’nun petrol sahaları genel olarak üç bölgede toplanmıştır:

  • Basra körfezi,
  • Kızıldeniz akabe yarığı,
  • Kuzeydoğu Afrika.

Dünya toplam petrol üretiminin yaklaşık %33’ü Ortadoğu ülkeleri tarafından sağlanmaktadır. Dünya petrol tüketiminde ABD tek başına dünya petrolünün dörtte birini; Avrupa Birliği beşte birini; her ikisi ise %44 ile neredeyse yarısını tüketmektedir.

Ortadoğu Petrolünün Stratejik, Ekonomik ve Siyasi Etkileri

Dünya ana karasının merkezinde yer alan Ortadoğu, çevresinde bulunan denizler sayesinde okyanuslara ve diğer kıtalara ulaşım sağlama konusunda son derece önemli bir yere sahiptir. Günümüzde petrol, dünya ticaretine en fazla konu olan emtia durumundadır. Ortadoğu’da modern sondaj tekniğiyle petrol ilk kez, 1908 yılında, İngiliz nüfuzu altındaki İran’da, İngiliz sermayedar D’Arcy tarafından çıkarıldı.

Çokuluslu Petrol Şirketleri ve Ortadoğu Petrolü

Dünyadaki büyük çok uluslu petrol şirketleri şunlardır:

  • Exxon,
  • Shell,
  • BP,
  • Gulf,
  • Texaco,
  • Chevron,
  • Mobil.

Petrolün Siyaseti: OPEC’in Kurulması

Ortadoğu’nun petrol üreticisi ülkelerinin, gelişmiş ülkelerin ve dünya endüstrisinin kontrolü altında kalmaları petrol konusunda önemli bir teşkilatın ortaya çıkmasını da sağladı. Suudi Arabistan, Irak, İran, Kuveyt ve Venezuela gibi kilit üretici ülkeler, 1960’ta Petrol ihraç Eden Ülkeler Teşkilatı OPEC ’i kurdular.

Dünyadaki petrol fiyatlarını etkileyen gelişmeler sonucunda İran, Irak ve Suudi Arabistan, 1971’deki Tahran Antlaşması’yla beş yıl için petrol fiyatlarını belirleme konusunda anlaştılar.

1973 petrol kriziyle ortaya çıkan petrol zenginlerinin paraları ise, batı bankalarına yatırılmaktaydı. Böylece petrol zengini Ortadoğu ülkeleri, dünya bankacılık sisteminde de etkili olmaya başladı. 1979’daki İran devrimi sonrasında ülke petrol üretiminin durdurulmasıyla fiyatlar bir kez daha fırlayarak 1980 başında 43 dolara kadar çıktı. Bundan sonra Petrol fiyatlar Rotterdam gibi spot borsalarda belirlenmeye başlandı.

ABD ve Petrol

Ortadoğu petrolüne gittikçe bağımlı hale gelen ABD, fiyat artışlarından etkilenen ülkeler arasında yer almaktadır. Bu yüzdendir ki ABD, olağanüstü durumlarda kendisine birkaç yıl yetecek kadar büyük miktardaki petrolü “stratejik rezerv” olarak muhafaza etmektedir. 2000’li yıllarda dünya petrol fiyatları yeniden yükselmeye başladı.

Petrol Ülkelerinin Sosyo-Ekonomik Yapıları

Bu yükseliş, Ortadoğu’nun petrol üreten ülkelerini doğrudan etkiledi ve kazançlarını kat kat arttırdı. Büyük petrol geliri, ekonomik ve sosyal değişimi de beraberinde getirmiştir. Kent hayatı hızla değişmeye başlamış, lüks ve israfa varan modern hayat etkisini göstermiştir. Dünya ekonomik sistemi içerisinde stratejik enerji kaynağı olan petrol, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için büyük önem taşımaktadır.

Ortadoğu’da Petrol Taşımacılığı ve Tıkanma Noktaları

Günlük on milyonlarca varil ham petrol tankerler vasıtasıyla yani denizyoluyla taşınmaktadır. Ortadoğu petrolünü, dünya pazarlarına daha kolay ve risksiz bir şekilde nakletmek üzere, özellikle;

  • Akdeniz,
  • Kızıldeniz ve
  • Basra Körfezi’ne ulaşan çok sayıda boru hattı yapılmıştır.

Basra Körfezi, dünya petrol taşımacılığı açısından kilit bir role sahiptir. Ortadoğu merkezli petrol taşımacılığında hassas olan stratejik üç tıkanma noktası şöyle sıralanabilir:

  • Ortadoğu merkezli petrol taşımacılığında hassas olan bölgeler içinde, Basra Körfezi’nin çıkışını kontrol eden stratejik mevkideki Hürmüz Boğazı ilk sırada gelmektedir. Basra Körfezi çıkışlı petrolün ilk tıkanma noktası burasıdır. Oldukça dar olan Hürmüz Boğazı’nın bir tarafı Birleşik Arap Emirlikleri toprakları iken, diğer tarafı da İran topraklarıdır.
  • Ortadoğu petrol sevkiyatının bir diğer tıkanma noktası, Arabistan yarımadasının güneyinde Yemen ile Cibuti arasında olan ve KızıldenizBasra Körfezi bağlantısını sağlayan Bâbülmendeb Boğazı’ dır.
  • Akdeniz’e ulaşan hattaki üçüncü ve sonuncu tıkanma noktası ise 1869’da açılan Süveyş Kanalı ve çevresi dir.

Ülkelere Göre Ortadoğu Petrolü

Irak Petrolü

İngilizler tarafından 1912’de kurulmuş olan Türk Petrol Şirketi’nin adı, İngiliz idaresi döneminde (1918-1932), Irak Petrol şirketine çevrildi. Irak’ın çeşitli bölgelerinde petrol üretimine başlandı. 1972’de, hem Sovyetler Birliği ile bir anlaşma imzalanması hem de Saddam Hüseyin tarafından Irak petrollerinin millileştirilmesi, yönetimdeki Baas Partisi’nin popülaritesini yükseltmiş; ABD’li şirketleri ise öfkelendirmişti. Irak-İran savaşı Irak’ın gelirlerini büyük ölçüde etkilemiştir. Saddam Hüseyin, 1988’de biten uzun ve yıkıcı savaştan sadece iki yıl sonra bu kez Kuveyt’i işgale kalkıştı. ki ülke arasında yaşanan gerilim, 2 Ağustos 1990’da, Kuveyt’in işgaliyle sonuçlandı ve petrol fiyatları aniden yükseldi.

2003 yılında Irak’ı işgal ederek Saddam Hüseyin’i baştan indirdi. Böylece, Irak’ta yıllarca sürecek olan işgal ve direniş dönemi başladı. Petrol fiyatları en yüksek seviyelere yükseldi.

Irak’ın petrol gelirlerinin paylaşımı konusunda son yıllarda (2012) kuzeydeki Kürt otonom yönetimiyle yaşanan kriz, ülkenin durumunu biraz daha kötüleştirdi. merkezi yönetimin karşı çıktığı kuzeyin petrol satışı konusu, Irak’ın bölünme ve ayrışmasını biraz daha körükledi.

İran Petrolü

OPEC’in kurucu üyelerinden olan İran, dünyanın en büyük petrol üreten ve ihraç eden ülkelerinden birisidir. 1907 yılında yapılan anlaşmayla İran’ın kuzeyi Rus nüfuzuna, güneyi ise İngiliz nüfuzuna girmiştir. Musaddık iktidarında millileştirilen petrol üretimi ve satışı, Musaddık’ın devrilmesinden sonra yabancılardan oluşan bir komisyonun kontrolüne bıraktı.

Ülkede, petrolü önemli şehirlere ve yurtdışına, Basra Körfezi ile Bağdat’a ulaştıran petrol ve doğalgaz boru hatları vardır. Global petrol jeopolitiğinde baş aktörlerden biri olan İran, bu konumunu gelecekte de sürdürecektir.

Suudi Arabistan Petrolü

Suudi Arabistan Krallığı, OPEC’in kurucu üyelerinden biridir. Suudi petrolünün işletilmesinde, ABD’li şirketler başrolde olmuştur. S. Arabistan 1973 Ekim Savaşı’nda İsrail’i destekleyen ülkelere karşı başlatılan petrol boykotunun liderliğini yaptı. Bu, ülkeye büyük kazançlar da sağladı.

Suudi Arabistan 2011 yılı verilerine göre, dünya ham petrol rezervlerinin %16’sına; dünya petrol üretiminin ise %13’üne sahiptir. Suudi Arabistan ekonomisi, çok büyük oranda petrol sektörünün hakimiyeti altındadır. Hem hükümet gelirlerinin hem de ihracat gelirlerinin çok büyük bir kısmı petrolden sağlanmaktadır. Petrolün getirdiği güç ve zenginlik, aynı zamanda potansiyel bir zayıflık kaynağı da olabilmektedir.

Petrol Devi Küçük Bir Ülke:Kuveyt

Diğer Körfez ülkeleri gibi, Kuveyt’i de İngiliz emperyalizmi, petrol imtiyaz anlaşmaları ve II. Dünya Savaşı’ndan sonraki büyük petrol gelirleri ayakta tutmuştur. Kuveyt’in ekonomisinin petrole aşırı bağımlılığı ciddi bir zafiyet oluşturmaktadır.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)

Körfez’deki yedi emirliğin bir federasyon çatısı altında birleşmesinden oluşan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), bağımsızlıklarını kazandıkları 1971’e kadar İngiliz vesayeti altında kaldı. 2011 yılı verilerine göre, dünya ham petrol rezervlerinin %6’sı BAE’de bulunuyor. BAE’nin petrol ihracatı, büyük oranda Basra Körfezi’nin güneyindeki Hürmüz Boğazı vasıtasıyla yapılmaktadır.

Katar Petrolü

19. yüzyıldan beri Osmanlı Devleti’ne bağlı es-Sani ailesinin yönetimi altında olan Katar 1916 yılında İngiliz işgaline uğramış ve 1971’de bağımsız olmuştur. Katar, sahip olduğu %6’lık rezerviyle dünyanın en önemli doğalgaz üreticileri arasına girmiştir.

Kuzey Afrika Ülkelerinde Petrol

OPEC üyesi olan Cezayir’de petrol ilk kez 1956 yılında çıkarıldı. Cezayir, dünyanın üçüncü büyük doğalgaz ihracatçısı ülke konumundadır. Dünya petrol rezervlerinin %2,9’u (2011) bu ülkede bulunmaktadır. Oluşturulan dağıtım şebekesi sayesinde, Libya’da üretilen petrol büyük oranda Batı Avrupa’ya sevk edilmektedir.

OPEC üyesi olan Mısır’da petrol, İngiliz işgali döneminde, 1913’te, Süveyş Körfezi’nin her iki yakasında çıkarılmaya başlandı. Ancak Mısır, 1974 yılından itibaren petrol üreticisi ülke haline gelebilmiştir.