Ünite 2: Olay Yeri ve Delil Güvenliği

Giriş

Suçun meydana geldiği dinamik alan olay yeri olarak adlandırılmaktadır. Olay yeri olayın oluş şekli ve yerine bağlı olarak çok büyük bir alandan küçük bir alana, bir evin içerisinden bir aracın içerisine, açık bir alandan su altına kadar birçok alanı kapsayan bir alandır. Hem işlenen suç hem de olayın gerçekleştiği yerin şartları ve özellikleri göz önüne alındığında olay yeri inceleme çalışması birçok farklı bilim alanının yöntem ve metotlarını kullanarak olayın aydınlatılmasına hizmet eden bir çalışmadır. Bir olayın maddi delillerinin hemen hepsi olay yeri çalışmasından elde edilecek bulguların doğru yöntemlerle incelenmesi sonucunda elde edilmektedir. Olay gerçekleştikten sonra olay yeri inceleme uzmanlarının olay yerine gelmesine kadar geçen sürede olay yerinin ilk hâli ile korunması ve dışarıdan müdahale edilmesinin engellenmesi çok önemlidir.

Olay Yerine İlk Müdahale

Olay yeri inceleme sonucu elde edilecek başarı olay yerinde yapılacak ilk incelemelere bağlı bir durumdur. Olay yerinden alınacak bilgilerin ve verilerin kalitesi her geçen saniye düşmektedir. Bu nedenle olay yerine ne kadar çabuk ulaşılır ve doğru yöntemlerle inceleme yapılırsa alınacak bilginin kalitesi de o denli yüksek olacaktır. Olay yerine ilk müdahaleleri yapan ekiplerin görevi öncelikle olay yerinin doğru şekilde koruma altına alınması ve ardından bozulma, kırılma ve yok olma tehlikesi olan bulguların zarar görmesinin engellenmesidir.

Olay yerini güvence altına alması gereken ilk ekipler olay yerinde şu durumlara müdahale etmek ve gerekli önlemleri almak durumundadırlar:

  • Potansiyel şüphelilerin yakalanması
  • Tıbbi yardıma ihtiyacı olan kişilerin belirlenmesi ve gerekli tıbbi yardımı almalarına yardım edilmesi
  • Olay yerinde bulunan potansiyel delillerin zarar görmesinin, kaybolmasının ve bozulmasının önüne geçilmesi
  • Amirlerinin ve diğer yetkili kişiler dahil diğer tüm kişilerin olay yerine zarar vermemesi için gerekli önlemlerin alınması.

Suç ile ilgili aktivitenin gerçekleşmesinin ardından herhangi bir transfer kontaminasyon olarak adlandırılmaktadır. Kontaminasyon deliller ile ortamda bulunan diğer maddeler arasındaki istenmeyen veri transferi olarak değerlendirilmektedir. Kontaminasyon kavramını somut olarak örneklendirmek gerekirse olay yerinde bulunan üzeri kanlı eşyalar birbirleriyle temas etmemesi ve bu bulgular üzerindeki verilerin kaybolmaması adına ayrı ayrı paketlenmektedir. Bu nedenle olay yerinden elde edilecek tüm bulguların transferi ve incelenmesi kontaminasyon riskini düşürmeye yönelik alınacak önlemlerle ve uygun prosedürler çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Olay yerindeki incelemenin başarısı çoğu zaman olay yerine ulaşan ilk ekibin yaptığı çalışmaların doğruluğu ile doğru orantılı olarak gerçekleşmektedir. Bu nedenle olay yerindeki en önemli kural “her zaman dikkatli olmak” olarak ele alınmalıdır.

Delillerin Belirlenmesi ve Olay Yerinin İncelenmesi

Olay yeri incelemesi ve elde edilecek delillerin kalitesi olay yeri inceleme ekiplerinin delilleri tespit etmede ve kayıt altına alma aşamasındaki kabiliyetleri ile doğrudan ilgilidir. Olay yeri inceleme uzmanlarının yetenekleri ve deneyimleri olay yeri incelemede elde edilecek başarının da oranını belirlemektedir. Bir bulgunun delil olabilme ihtimali oluşmasının ardından o bulgu üzerinde yapılacak incelemeler bulguyu delillendirme aşamasında önem arz etmektedir. Olay yerinin şartları olay yerinde elde edilecek bulgulardan alınacak sonuçların kalitesini de belirleyen faktörlerden bir tanesi olmaktadır. Bu etkenleri olay yerinin maruz kaldığı hava durumu, olay yerinin fiziki konumu ve olay yerinde ortalığa saçılmış hâlde bulunan birçok biyolojik faktör olarak değerlendirmek mümkündür ve bu faktörlerin tamamı olay yeri güvenliğini ve üzerinde çalışılacak bulgulardan elde edilecek sonuçların alınmasını doğrudan tehdit eden faktörlerdir. Bu nedenle olay yerinin şartları ve koşulları ne olursa olsun her bulgu delil olma ihtimali göz önüne alınarak incelenmeli ve elde edilen bulguların tamamı prosedürlere uygun şekilde ve düzgünce incelenmeli ve kayıt altına alınmalıdır. Bulgunun tespit edilmesinin önemli olduğu kadar bulgunun doğru şekilde örnek alınarak paketlenmesi de önem taşımaktadır. Bu nedenle delil çeşitleri göz önünde bulundurularak bulgular gerekli işlemler yapılmak üzere olay yerinden inceleme için laboratuvarlara sevk edilir. Bulguların olay yerinden alınıp laboratuvarlara gönderilmesi sürecinde uyulması gereken kurallar delil zinciri adı altında değerlendirilerek uygulanacak prosedürler belirlenmektedir.

Delil Zinciri

Delil zinciri olay yeri çalışması ve yapılan çalışmadan alınacak sonuçların verimliliğinin korunmasını sağlayan aşamadır. Delil zinciri içerisinde delilin olay yerinde tespit edilmesinden laboratuvarlara teslim edilene kadar geçen süre içerisindeki tüm aktiviteler kayıt altına alınmaktadır. Delil güvenlik zincirinde atılması gereken adımlardan bir tanesi atılmaz veya yanlış bir prosedür uygulanırsa en güvenilir delil bile mahkemede inanılırlığını kaybedebilir. Olay yerinden elde edilecek bulgular farklı çeşitlerde ve farklı içeriklerde olabilmektedir. Bu nedenle bazı bulgular üzerinde biyolojik, bazılarında kimyasal, bazılarında ise fiziksel incelemeler yapılması gerekmektedir. Yapılacak incelemenin şekli delilin çeşidine ve elde edilmek istenen bilgiye göre değişiklik göstermektedir. Olay yerinde karşılaşılabilecek delil çeşitleri genel itibari ile şunlardır;

  • Biyolojik deliller
  • Kimyasal Deliller
  • Fiziksel deliller
  • İz Deliller

Biyolojik Deliller

DNA’dan elde edilen bilgiler kimlik tespiti için en güçlü verileri sağlayan deliller olmaktadır. Özellikle 1990’lı yılların başından itibaren DNA alanında yaşanan gelişmeler çok az miktardaki bulgudan büyük sonuçlar alınabilmesine olanak sağlamaktadır. Faile ait bir saç teli, sigara izmariti, bir giysi ve daha birçok bulgu pozitif kimlik tespiti için çok değerli bilgiler içermektedir. Olay yerinde bulunan eşya ve bulguların çoğunun üzerinde biyolojik materyal barındırıyor olacağı göz önünde bulunmalı ve bu bulgular biyolojik bulguların gerektirdiği şekilde muhafaza edilmelidir. Delillerin bulundukları form ve ihtiva ettikleri bilgiler özellikle DNA incelemesi gereken konularda büyük önem arz etmektedir. Mevcut PCR (Polymerase Chain Reaction) teknolojisi ile çok ufak kalıntılardan dahi DNA elde edilebilmesi mümkün olmaktadır. Olay yerinde bulunan birçok cisim üzerinden biyolojik kalıntılara ve dolayısıyla da DNA içeriğine ulaşılması mümkündür. Bu nedenle olay yerinde bulunan her bulgu kimlik tespiti için önemli bilgiler taşıdığı kabul edilerek incelenmelidir. Olay yerinde bulunan bulgular ve bu bulgulardan hangi kısımlarından DNA’ya ulaşılabileceği olay yeri ekipleri tarafından bilinmeli ve her bulgunun durumu göz önüne alınarak incelemeler gerçekleştirilmelidir.

Kimyasal Deliller

Olay yeri incelemesi aşamalarında alınan delilleri üzerinde biyoloji, fizik ve kimya alanında uzmanlaşmış personel görev almaktadır. Adli kimya incelemeleri ise parmak izlerinin tespiti, kumaş, cam parçaları, ateşli silahlara ait bulgular, ilaçlar, uyuşturucu, patlayıcı maddeler ve toksik içeriğe sahip olduğu düşünülen bulgular üzerinde araştırmalar yapan bir bilim dalıdır. Kimyasal incelemeler adli incelemelerde birçok farklı amaçla kullanılmaktadır. Bu konuda adli bilimlerde kimyasal yöntemler kullanılarak bilgi alınan alanların en başta gelenleri şunlardır;

  • Parmak izi incelemeleri
  • Patlayıcılar üzerinde yapılan incelemeler
  • Yangın enkazlarının incelenmesi
  • Toprak incelemeleri
  • Boyaların incelenmesi
  • Doküman incelemelerinde mürekkep analizleri
  • Kumaş analizleri
  • Uyuşturucu ve ilaçların incelenmesi
  • Toksikolojik incelemeler
  • Atış artıklarının incelenmesi

Fiziksel Deliller

Olay yeri sınırları içerisinde bulunan ve olay yeri inceleme çalışmalarının ardından fail, maktül ve olay yeri arasındaki maddi ilişkiyi gösterebilecek fiziksel nitelik taşıyan delillerin tamamı fiziksel delil olarak kabul edilmektedir. Olay yeri içerisinde bulunan cam ve cam kırıkları, belgeler, ateşli ve ateşsiz silahlar, fişekler, kartuşlar ve suçta kullanılan veya kullanılmış ihtimali olan tüm araç gereçler fiziksel deliller olarak nitelendirilir. Fiziksel deliller suç ile ilgili bağlantının sağlanması için önemli bilgiler verirken bu deliller üzerinde daha sonra laboratuvar ortamında kimyasal ve biyolojik incelemeler yapılması da mümkündür.

İz Deliller

Olay yerindeki izler üzerinde yapılan karşılaştırmalı izler sonraki yıllarda suç davalarının aydınlatılmasında kritik öneme sahip olmuştur. Olay yerinden elde edilecek izlerin bazıları sadece suçta kullanan aletlere dair önemli bilgiler verirken bazı izler ise kişilerin kimliklerinin belirlenmesinde fayda sağlamaktadır. Olay yeri inceleme aşamasında olay yerinde karşılaşılacak izler yalnızca aletlere ait izler olmayacaktır. İz deliller içerisinde kimlik tespitinde ya da kullanılan araç var ise aracı tanımlamakta da önemli bilgiler sağlayacak izler de olacaktır. Bir olay yerinde karşılaşılabilecek başlıca iz delilleri şu şekilde değerlendirebiliriz;

  • Parmak İzleri
  • Ayak İzleri
  • Araç Lastik İzleri
  • Kulak İzi
  • Diş İzleri
  • Alet İzleri

Parmak İzleri: Parmak izleri olay yeri incelemelerinde en çok karşılaşılan iz delillerden biridir. Parmaklar üzerlerinde bulunan papil hatları sayesinde dokundukları her yüzeyde kendilerine özgü, değişmez izler bırakmaktadır. Her insanın birbirinden farklı parmak izlerine sahip olması parmak izlerini kimlik tespiti konusunda çok güçlü bir delil hâline getirmektedir. Hemen hemen dokunulan her yüzeyde parmak izlerinin kalması ve içerdikleri bilginin kimlik tespiti açısından büyük önem taşıması olay yeri inceleme çalışmalarında parmak izlerinin tespiti ve korunması konusunda ekstra dikkatli davranmayı gerektirmektedir.

Ayak İzleri: Ayak ve ayakkabı izleri de olay yerlerinde sıkça karşılaşılan delillerdendir. Olay yerinde karşılaşılan iz eğer çıplak bir ayağa aitse yüzeyde bırakacağı izlerin incelenmesi parmak izi incelemeleri ile aynı prosedürler izlenerek yapılabilir. Olay yerlerinde karşılaşılan ayakkabı izlerinden giyilen ayakkabının markası ve modeline, numarasına ve bazı durumlarda kişinin yürüyüş şekline dair de spesifik bilgilere ulaşılabilmektedir.

Araç Lastik İzleri: Aynı ayakkabı izlerinde olduğu gibi taşıtlar da bulundukları veya geçtikleri bölgelerde lastik izleri bırakmaktadır. Olay yerinden elde edilen bir lastik izi üzerinde yapılan incelemelerden aracın türüne, kullanılan lastiklerin özelliklerine ve aracın ne amaçla kullanılan bir araç olduğu gibi birçok bilgi elde edilebilir.

Kulak İzi: Bazı durumlarda olay yeri inceleme çalışmalarında kişilere ait kulak izlerine de ulaşılabilmektedir. Özellikle kapılarda ve pencerelerde dinleme amacı ile kulak dayanan bölgelerde kulak izlerine rastlamak mümkün olmaktadır. Olay yerinde kulak izine rastlanan durumlarda her iz delilde olduğu gibi önce iz fotoğraflamalı ve ardından kayıt altına alınması gereken bilgiler kayıt altına alınmalıdır. Kulak izi tespit edildikten sonra izi belirgin hâle getirmek için parmak izi inceleme metotlarından faydalanılmaktadır.

Diş İzleri: Diş izleri kriminalistik incelemelerde parmak izi kadar net sonuçlar veren bir kimliklendirme aracıdır. Olay yeri inceleme çalışmalarının dışında büyük felaketlerin, yangınların, terör saldırılarının ardından toplu ölümlerin meydana gelmesi ve birden fazla kişinin kimliklendirilmesi gereken durumlarda diş izleri ve dişler önemli bilgiler vermektedir. Bunların yanı sıra dişlerin ağızda bulundukları yerler, yüzeyleri ve birbirlerine olan konumları dikkate alındığında her kişinin birbirinden farklı ağız ve diş şekline sahip oldukları bu nedenle de ısırık izlerinin de birbirine benzemez izler oldukları görülmektedir.

Alet İncelemeleri: Olayda kullanılan aletler kırık bir cam parçasından, künt bir cisime, bir bıçaktan bir tornavidaya kadar birçok alete ait olabilmektedir. Bu nedenle olay yeri inceleme çalışmalarında bir iz ile karşılaşıldığında öncelikle izin hangi nesneye ait bir iz olduğu belirlenmelidir. Eğer izler bir bıçağa aitse kesiğin yapısına ve yara dudaklarının şekline bakılarak bu bıçağın ne türde bir bıçak olduğu anlaşılabilir.