Ünite 5: Memur Statüsü III (Yükselme, Değerlendirme, Maaş, Sosyal Haklar-Yardımlar ve Yetiştirilme)

Memurların Yükselme Rejimi

Yükselme, memurun bulunduğu hiyerarşik düzeyden daha üst düzeye atanmasıdır. Yükselme, memurun görev ve sorumlulukları yanında maaş ve unvanında da artış anlamına gelir.

Kademe İlerlemesi ve Derece Yükselmesi Sistemi

Türk Memurluk Rejimi, rütbe esasına dayandığından dolayı memurlar, yarı otomatik kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi sistemi ile ilerler ve yükselirler.

Derece ve kademe sistemi, 15 dereceli ve 9 kademelidir.

İlk üç derece için, sırasıyla 4, 6 ve 8 kademe bulunmaktadır.

Memur, sahip olduğu eğitim düzeyine göre, belirli derece ve kademeden hizmete başlar.

Genel olarak, 4 yıllık yükseköğrenim bitirenler 9. derecenin 1. kademesinden; lise mezunları 13. derecenin 3. kademesinden; ortaokul mezunları 14. derecenin 2. kademesinden; ilkokulu bitirenler 15. derecenin 1. kademesinden göreve başlarlar.

Aynı biçimde memurların eğitim düzeyleri yükselebilecekleri derece ve kademeyi belirler. Buna göre, 4 yıllık yüksek öğrenim bitirenler 1. derecenin son kademesine; lise mezunları 3. derecenin son kademesine; ortaokul mezunları 5. derecenin son kademesine; ilkokulu bitirenler 7. derecenin son kademesine kadar yükselebilirler.

Kademe İlerlemesi

Devlet Memurları Kanunu’na göre kademe, derece içinde, görevin önemi ya da sorumluluğu artmadan, memurun aylığındaki ilerlemedir. Memurun kademe ilerlemesinin yapılabilmesi için, bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmış olması ve bulunduğu derecede ilerleyebileceği bir kademenin bulunması koşulları aranır.

On sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır. Bu koşulları sağlayan memurlar, başka bir işleme gerek duymaksızın bir ileri kademeye ilerlerler. Kademe ilerlemesi ile ilgili onay mercii, atamaya yetkili amirdir.

Derece Yükselmesi

Derece yükselmesi, doğrudan memurların hiyerarşik atamasına yol açmamakta, hiyerarşik atama için bir ön koşul niteliğini taşımaktadır. Yasa’ya göre, memurun derece yükselmesinin üç koşulu vardır. Buna göre, üst derecelerden boş bir kadronun bulunması; memurun derecesi içinde en az 3 yıl ve bu derecenin 3. kademesinde 1 yıl bulunması ve kadronun tahsis edildiği görev için öngörülen nitelikleri elde etmiş olması şarttır.

Olağandışı Derece Yükselmesi

Olağandışı yükselme esas olarak iki boyuttadır. İlk olarak, kariyer içerisindeki genç memurların hızlı biçimde üst derecelere atanmasının yapılabilmesidir. İkinci olarak, memurluk kariyeri dışında belirli yerlerde geçen, özel sektörde çalışılan ya da kendi nam ve hesabına geçen sürelerin tamamının memurluk kariyerinde geçmiş gibi hesaplanarak yükselmenin yapılabilmesidir.

Hiyerarşik Yükselme

Memurların hiyerarşik yükselmesi, üç farklı biçimde yapılmaktadır. Buna göre, şube müdürü (müdür) ve daha aşağı görevlere sınav esası ile şube müdüründen daha üstü görevlere takdir esası ile yükselme yapılmaktadır. Ancak takdir esaslı yükselme iki kümeye ayrılmaktadır. Buna göre; Cumhurbaşkanı’nın kararı veya onayı ile atanan üst kademe kamu yöneticileri ile bunlar dışında kalan ve şube müdürünün (müdür) üzerindeki görevler. Böylece yükselmeyi üç kümeye ayırabiliriz; sınav esaslı yükselme; takdir esaslı yükselme ve Cumhurbaşkanı’nın kararı veya onayı (takdiri) ile atanan üst kademe kamu yöneticileri.

Memurların Değerlendirme Rejimi

Günümüzde, Devlet Memurları Kanunu’nda herhangi bir memur değerlendirme rejimi yer almamaktadır.

Devlet Memurları Kanunu’nda sicil değerlendirmesine ilişkin kaldırılan hükümleri yerine, performans sistemine geçildiği sonucuna varılabilecek bir hüküm bulunmamaktadır.

Devlet Memurları Kanunu’nda başarılı memurların ödüllendirilmesi uygulaması yer almaktadır.

Üç defa başarı belgesi alanlara üstün başarı belgesi verilir.

Memurların Maaş Rejimi

Devlet Memurları Kanunu maaş kavramı yerine, aylık kavramını benimsemiştir.

1982 Anayasası’nın memurlar ve diğer kamu görevlilerinin maaş ve diğer ödeneklerine ilişkin anayasal ilkeleri bulunmaktadır. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin maaşları yanında her türlü ödenekleri yalnızca yasa ile düzenlenebilir.

Anayasa Mahkemesi, maaş ve diğer ödeneklerin yasa ile düzenleme dışında idari düzenleyici işlemlerle düzenlenmesi ve bunun yanında memurun maaş ve diğer ödeneklerinin miktarının amirin takdirine göre belirlenmesini açıkça Anayasa’ya aykırı bulmuştur.

Devlet Memurları Kanunu’nda memurların genel hakları arasında hizmette kalma güvencesi yanında, maaş güvencesi de verilmiştir. Buna göre memurun maaşı, Yasa’da belirtilen durumlar dışında elinden alınamaz, yani amirin takdiri ile memurun maaşı azalamaz/artamaz, miktarı amir tarafından belirlenemez.

Performansa dayalı maaş, performans primi gibi memurların maaş ve ödeneklerini amirin performans değerlendirmesi çerçevesinde takdirine bırakan uygulamalar, Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “aylık ve ödenekleri”nin yasa ile düzenlemesi kuralına aykırıdır.

Maaş ve ödeneklerin yasa ile düzenlemesi kuralı, miktarın bütünüyle yasa koyucu tarafından objektif temelli belirlenmesi, idarenin takdirinin olmaması anlamına gelmektedir.

Maaş ve ödeneklerin yasa ile belirlenmesi, yasanın niteliği olan genellik, soyutluk ve gayri şahsiliğin, bu ödemelerin öz niteliği olmasını zorunlu kılmaktadır.

Amirin, memurun performansını değerlendirip buna göre memurun maaşının ödenmesi ya da herhangi mali hakkını ödenip ödenmemesinin amirin performans değerlendirmesine bağlı kılınması açıkça Anayasa’nın hukuk devleti ilkesine ve 128. maddesine aykırılık taşımaktadır.

Genel olarak belirtmek gerekirse Anayasa’ya göre, memurların maaş ve her türlü ödemelerinin miktar ve usulünün yasa ile belirlenmesi gereklidir.

Maaşın Unsurları

Memur maaş rejiminde maaş, birden çok unsurdan oluşmaktadır. Buna göre memur maaşının unsurları; aylık (gösterge aylığı – taban aylık – kıdem aylığı), ek gösterge, yan ödemeler ve sosyal nitelikli ödemelerdir.

Devlet Memurları Kanunu’na göre, memurun aylık gösterge tablosunda bulunduğu derece ve kademesine isabet eden gösterge rakamının, genel bütçe kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonunda bulunacak miktar memurun gösterge aylığını oluşturur.

Ek gösterge, bütün memurlara verilmemektedir. Ek gösterge, Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurların göstergelerine, hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak Yasa’ya ekli cetvellerde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır.

Ek gösterge, memurun yükselmesi için bir kazanılmış hak teşkil etmez.

Yan ödemeler, belirli görev, sınıf ve derecedeki memurlara ve farklı oranlarda ödenir. Yan ödemeler şunlardır; İş Güçlüğü Zammı, İş Riski Zammı, Mali Sorumluluk Zammı, Temininde Güçlük Zammı, Özel Hizmet Tazminatı, Eğitim, Öğretim Tazminatı, Din Hizmetleri Tazminatı, Emniyet Hizmetleri Tazminatı, Mülki İdare Amirliği Özel Hizmet Tazminatı, Denetim Tazminatı, Adalet Hizmetleri Tazminatı, Diğer Memurlar Tazminatı, Makam Tazminatı, Görev Tazminatı, Temsil Tazminatı, Yabancı Dil Tazminatı. Bu yan ödemeler arasında Ek Ödemeyi de saymak mümkündür.

Yan ödemelerin zamlar alt başlığı altında, dört türü bulunmaktadır. Bunlardan, niteliği ve çalışma şartları bakımından güç olan işlerde çalışan memurlara iş güçlüğü zammı; hayat ve sağlık için tehlike arz eden hizmetlerde çalışan memurlara iş riski zammı; Sayıştaya hesap vermekle yükümlü olan saymanlarla, vezne açığından malen sorumlu olan veznedar ve diğer görevlilere mali sorumluluk zammı; temininde, görevde tutulmasında veya belli yerlerde istihdam edilmesinde güçlük bulunan elemanlar için temininde güçlük zammı ödenir. Bunların miktarı, yan ödeme katsayısı ile ilgili puanın çarpılması ile bulunur.

Yan ödemelerin tazminatlar alt türünün birinci kümesinde, Özel Hizmet Tazminatı, Eğitim, Öğretim Tazminatı, Din Hizmetleri Tazminatı, Emniyet Hizmetleri Tazminatı, Mülki İdare Amirliği Özel Hizmet Tazminatı, Denetim Tazminatı, Adalet Hizmetleri Tazminatı, Diğer Memurlar Tazminatı bulunmaktadır.

Yan ödemelerin tazminatlar alt türünün ikinci kümesinde Makam Tazminatı, Görev Tazminatı, Temsil Tazminatı yer alır.

Ek Ödeme, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin maaş dengesini kurmayı amaçlayan bir ödemedir.

Sosyal hak ve yardım nitelikli ödemeler, memurun görev ve derecesine bakılmadan yapılan, dolayısıyla eşitlikçi ödemelerdir. Bu türden ödemeler, aynı zamanda belirli durumlar ortaya çıktığında yapılır, sürekli devam eden ödemeler değildir.

Harcırah (Yolluk)

Memurların, bir görevi yerine getirmesi için memuriyet mahallî dışında sürekli ve geçici olarak görevlendirilmesi durumlarında yasa ile belirlenmiş yollukları ödenir

Fazla çalışma, memurların genel olarak haftalık çalışma süresi olan 40 saatin üstünde yaptıkları çalışmadır.

Türkiye’de Memur Maaşlarının Somut Durumu

Devlet Memurları Kanunu ile kabul edilen maaş rejimi 1971 mali yılından itibaren uygulanmaya başlanmıştır.

40 yıl içerisinde somut memur maaşlarına ilişkin üç temel saptama yapabiliriz. İlk olarak 1971 yılından günümüze kadar geçen sürede memur maaşları gerçek (reel) olarak düşmüştür. Diğer yandan, bu 40 yıllık süre içerisinde memur maaşlarının iç dengesi adaletsiz bir yapıya bürünmüştür. Ayrıca, maaşlarının iç dengesini gösteren bir unsur olarak maaş yelpazesindeki açıklık artmıştır.

Memurların Sosyal Hakları ve Yardımları

Devlet Memurları Kanunu, 1965 yılında kabul edildiğinde, dönemin toplumsal koşullarına uygun olarak memurlar için son derece geniş nitelikli sosyal haklar ve yardımlar getirmiştir.

Yasa’da anılan bu hak ve yardımlar şunlardır; Emeklilik Hakkı, Hastalık ve Analık Sigortası, Yeniden İşe Alıştırma, Sosyal Tesisler, Konut Kredisi, Konut, Öğrenim Bursları ve Yurtları, Aile Yardımı Ödeneği, Doğum Yardımı Ödeneği, Ölüm Yardımı Ödeneği, Tedavi Yardımı, Cenaze Giderleri, Giyecek Yardımı, Yiyecek Yardımıdır.

Aile yardımı ödeneği, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre evli olan ve eşi çalışmayan memura ve memurun her çocuğuna ayrı ayrı olmak üzere her ay verilir.

Doğum yardımı ödeneği memurun çocuğu dünyaya geldiği zaman çocuk başına bir kez verilen yardımdır.

Memurların, memur olmayan eşi, aile yardımı ödeneğine müstahak çocuğu ve kendisi öldüğü zaman ölüm yardımı ödeneği verilir.

Memurlarının ölümü hâlinde, cenazenin başka yere nakil dâhil olmak üzere, cenaze giderleri kurumlarınca ödenir.

Devlet Memurları Kanunu’na göre, belirli memurlara giyecek yardımı yapılır.

Memurların Yetiştirilme Rejimi

Devlet Memurları Kanunu ile Devlet Memurları Eğitimi Genel Planı’nın hazırlanması zorunlu kılınmıştır. Genel Plan, memurların yetiştirilmesine ilişkin genel ilke, usul ve esasları düzenlemiştir.

Devlet Memurları Eğitimi Genel Planı’nda kurumların hizmet öncesi eğitim ve hizmet içi eğitim konularına ilişkin etkinliklerinin esasları ayrıntılarıyla düzenlenmiştir.

Devlet Memurları Kanunu, memurların yetişmelerini sağlamak, verimliliğini artırmak ve daha ileriki görevlere hazırlamak amacıyla uygulanacak hizmet içi eğitimin, Devlet Personel Başkanlığı tarafından ilgili kurumlarla birlikte hazırlanacak yönetmelikler dâhilinde yürütülmesini hüküm altına almıştır.

Devlet Memurları Kanunu’na göre, kamu kurumları;

  • Kendi bünyeleri içerisinde mesleki öğretim ve eğitim yapabilirler,
  • Yurt içindeki öğrenim kurumlarında öğrenci okutabilir ve ihtisas yaptırabilirler,
  • Dış ülkelerde öğrenci okutabilir ve ihtisas yaptırabilirler.