Ünite 4: Kişisel Hijyen ve Temizlik

Hijyen Tanımı, Kişisel Hijyen ve Sağlık İlişkisi

Hijyen, Antik Yunan Sağlık/Temizlik Tanrıçası “Hygiea”dan esinlenerek gelen bir ifadedir. Hijyen ile ilgili, anlam itibarıyla iki tanım söz konusudur. Klasik ve basit anlatımıyla, “sağlığa zarar verecek nitelikteki etkenlerin vücuttan uzaklaştırılması, temizlenmesi” olarak tanımlanır. Bir diğer tanım ise “sağlığın korunması ve geliştirilmesi için sağlığa zarar verebilecek tüm etmenlerin kontrol altına alınması uygulamaları ve temizlik önlemlerinin tümü” ya da biraz daha geniş hâliyle “hijyen, sağlığı koruyucu bir bilim olup, insan organizması ve sosyal sağlık üzerindeki çevresel faktörlerin etkisini inceler; teorik olarak hijyenik normları/sağlık kurallarını/mevzuatını ve önlemlerini belirleme ve kanıtlama amacı taşır. Bu gerçekleşirse, insanların yaşam ve faaliyetleri için en uygun koşullar sağlanabilir, sağlık geliştirilebilir ve hastalıklar önlenebilir” şeklindedir.

Sağlığı koruma uygulamaları üç basamakta değerlendirilir.

  • Birincil koruma: Daha sağlık olayları/hastalıklar ortaya çıkmadan önce, risklerin tanımlanması ve önlemlerin alınması
  • İkincil koruma: Erken tanı ve etkin tedavi edilmesi
  • Üçüncü koruma: Kaybedilen sağlık ve sosyal durumun yerine konulması

Genel hijyen uygulamaları, birincil koruma önlemleri içerisinde yer alır. Ancak kişisel hijyen uygulamalarının bazıları hem birincil hem de ikincil koruma önlemleri olabilir.

Çevre ve iş hijyeni bakış açısıyla, sağlığımızı; yaşadığımız tüm ortamlarda (ev, iş, okul, sosyal alanlar, toplu alanlar vb.) etkileyen ve hijyen bilimi ile ilgili beş etken grubu şunlardır:

  • Fiziksel Etkenler
    • Termal koşullar
    • Sıcaklık
    • Soğuk
    • Nem
    • Isıtma
    • İklimlendirme
    • Hava akımı/havalandırma
  • Aydınlatma
  • Basınç
  • Gürültü
  • Titreşim
  • Elektromanyetik alanlar (EMA)
    • İyonize radyasyon (Röntgen, X ışınları vb. sağlık için tehlikeli)
    • Non-iyonize (İyonize olmayan) radyasyon
      • Çok düşük Frekanslı (ÇDF) EMA (Elektrik nakil, iletim, dağıtım ve kullanımdan kaynaklanan)
      • Rafyofrekans (RF) EMA (Cep telefonu, baz istasyonu, TV radyo verilerinden kaynaklanan)
  • Kimyasal Etkenler
    • Yapılarına göre
      • Elementler
      • Bileşikler
    • Hâllerine göre
      • Eriyebilir-çözünebilir katılar
      • Sıvılar
      • Gazlar
    • Asiditelerine göre
      • Asidik
      • Bazik
    • Tehlike durumlarına göre
      • Tehlikeli
      • Çok tehlikeli
      • Aşındırıcı
      • Tahriş edici
      • Parlayıcı
      • Yanıcı
      • Patlayıcı
  • Biyolojik Etkenler
    • Büyük canlılar
      • Hayvanlar
      • Bitkiler
    • Küçük canlılar
      • Bakteriler
      • Virüsler
      • Mantarlar
      • Parazitler
  • Ergonomik etkenler ve koşullar
    • Fiziksel
    • Bilişsel
    • Organizasyonel (örgütsel)
  • Psiko-sosyal etkenler
    • Duygu durumu
    • Özel yaşam
    • Eğitim
    • İş/meslek
    • Sosyoekonomik düzey

Kişisel Hijyeni Etkileyen Faktörler

Kişisel hijyen, kişilerin günlük yaşam alışkanlıklarından, durumlarından ve koşullarından etkilenen bir kavramdır. Bununla birlikte kişisel hijyeni etkileyen faktörler şunlardır:

1.Yaş
2.Cinsiyet
3.Sosyokültürel ve Ekonomik Durumu

  • Mesleği/yaptığı iş
  • Eğitim durumu
  • Hijyenle ilgili eğitim alma
  • Ekonomik/gelir durumu
  • Yaşadığı yer

4.Bireysel özellikler ve tercihler
5.Sağlık durumu
6.Beden imgesi/imajı algısı

Kişisel Hijyen Uygulamaları

Kişisel hijyen uygulamaları, kişinin kendi öz bakımı için yaptığı uygulamalardır. Kişisel hijyen uygulamalarının yapılması; kişinin kendi öz bakımını yapabildiğinin, başkasına gereksinim duymadığının, yani bağımlı olmadığının göstergesi olarak kabul edilir. Bu nedenle yaş gelişimi ile birlikte, bebeklikten çocukluğa geçişte bu uygulamaları kendi kendine yapabilir hâle getirmek, yaşlılarda ve sağlık sorunu olanlarda bunu korumak ve bağımlı olmayı engellemek gereklidir. Kişisel hijyen uygulamaları şunlardır:

  • Genel vücut temizliği
  • Saçlar / Tüyler / Kıllar
  • Düzenli tuvalet alışkanlığı
  • El hijyeni
  • Yüz ve boyun temizliği
  • Kulak temizliği
  • Burun temizliği
  • Ağız-Diş Temizliği (ADT)
  • Ayak sağlığı ve temizliği
  • Giysi temizliği
  • Uyku hijyeni
  • Beslenme
  • Fiziksel aktivite
  • Stresle aş etme

Kişisel Hijyen Uygulamalarında Kullanılan Malzemeler

  • Klasik/Düz Sabun: Antimikrobiyal maddeler içermeyen veya sadece koruyucu olarak ihtiva edebilen deterjanlardır. Sabunun pH’i, 5,5-6,5 aralığında olmalıdır. Kalıp sabunların, su nedeniyle üzerinde mikroorganizmalar oluşabilir. Bu nedenle birden fazla kişi tarafından kullanılmamalı, tek kullanımlık olmalıdır. Yani, sabun kişiye özel bir temizlik ürünüdür. Bu nedenle sıvı/jel formları tercih edilmelidir.
  • Deterjan (yüzey aktif madde): Genel anlamda kişisel, ev, bulaşık ve çamaşır temizliğinde kullanılan, suda çözünen, toz, sıvı veya krem şeklindeki kimyasal maddelerdir. Hidrofilik ve lipofilik olarak iki bölüme ayrılır. Anyonik, katyonik, amfoterik ve iyonik olmayan şeklinde 4 gruba ayrılabilirler.
  • Anyonik: Negatif yüklü bir yüzey aktif iyona sahiptir. Sodyum alkilbenzen sülfonat, örneklerindendir. Temizleme gücü yüksek olan maddelerdir.
  • Katyonik: Pozitif yüklü bir katyona sahip olabilirler. Kuaterner amonyum tuzları, örneklerindendir. Ayrıca amidler veya aminler de olabilirler. Temizleme güçleri iyi olmayan maddelerdir.
  • Amfoterik: Yüzey aktif madde moleküllerinde hem asidik hem de bazik gruplar içerirler. Çözeltinin pH’sına veya katyon ve anyonun her ikisine de bağlı olarak hareket edebilirler. Betain (Anyonik yüzey aktif cisimciklerin özelliklerini geliştirmek için yardımcı sürfaktan olarak kullanılır. Ayrıca, şampuan ve el yıkama sıvıları gibi nihai ürünlerin temizlik ve yumuşaklık verimliliğini arttıran bir maddedir) içerirler.
  • İyonik olmayan yüzeysel temizleyiciler: Molekülleri; sulu çözelti içinde iyonlaşmayan, sentetik yüzey aktif maddelerdir. Etoksilatlanmış yağlı alkoller, amin oksitler örneklerindendir.
  • Antimikrobiyal (ilaçlı, dezenfektanlı) sabun: İçinde mikroorganizmaları öldürmek, aktivitelerini durdurmak, çoğalmalarını önlemek için antiseptik adı verilen kimyasallar olan sabundur. Bu tür sabunların deterjan aktivitesi, deriden geçici mikroorganizmaları veya diğer kirletici maddeleri su ile birlikte yerinden çıkarmak amaçlıdır. Bu ürünler; sağlık hizmetleri, bebek-çocukyaşlı bakım hizmetleri, hayvancılık, gıda üretim ve hazırlama yerleri gibi mikroorganizmalarla karşılaşma olasılığı yüksek olan yerlerde önerilir. Mikroorganizmaların direnç kazanmasına neden olabileceğinden, toplumsal düzeyde günlük yaşamda bu ürünlerin kullanılması önerilmez.
  • Alkol bazlı (el) ovma ürünleri: Mikroorganizmaları etkisiz hâle getirmek ve/veya büyümelerini geçici olarak baskılamak için ellere uygulanmak üzere tasarlanan ve alkol içeren sıvı, jel veya köpük ürünlerdir.
  • Antiseptik ajan: Mikroorganizmaları etkisiz hâle getiren veya canlı dokularda büyümelerini engelleyen, antimikrobiyal maddelerdir.
  • Antiseptik mendil: Mikrobiyal kontaminasyonu (kirliliği) etkisiz hâle getirmek ve/veya kaldırmak için ellerin silinmesinde kullanılan ve antiseptik bir madde ile önceden ıslatılmış kumaş veya kâğıt parçalarıdır. Elleri, antimikrobiyal olmayan sabun ve suyla yıkamaya alternatif olarak düşünülebilir. Ancak özellikle sağlık çalışanları için alkol bazlı bir el ovucu veya antimikrobiyal sabun kullanmanın bir alternatifi değildir.
  • Susuz antiseptik ajanlar: Ekzojen su kullanımını gerektirmeyen sıvı, jel veya köpük antiseptik ajanlardır. El hijyeninde kullanılır. Kişi, cildin kurumasını hissedene kadar, ellerini birbirine sürterek ovalar.
  • Diş macunu: Mekanik olarak diş temizliği için diş fırçası ile birlikte kullanılan, içeriğindeki florür/floridli bileşiklerle dişlerin yapısını güçlendiren, diş eti sağlığının korunmasına yardımcı olan, çürük oluşumunu önlemeye çalışan, dişlerin beyazlatılması sağlayan, bazılarında da antibakteriyel maddeler ile bakteri plağındaki patojen (hastalık yapıcı) mikroorganizmaların üremesini kontrol ederek periodontal (diş ve diş eti) hastalıkları engellemeye çalışan ağız içi temizlik ürünüdür. Genelde tüp şeklinde ambalajları vardır. Diş fırçası kişiye özgü olduğu için diş macunu da kişiye özgü olmalıdır.
  • Tıraş Kremi/Sabunu/Jeli/Köpüğü:
    • Köpüren tıraş kremleri: Fırça ve su ile yoğun köpük oluşturabilen, su ile kolayca yıkanabilen, ciltte tahrişe neden olmayan ürünlerdir. Sakalı iyi yumuşattığı için tercih edilen ürünlerdir. pH değerinin 10 civarında olması nedeniyle, ciltte kurutucu etki yapabilir.
    • Köpüren tıraş sabunları: Genelde çubuk şeklindedirler. İçeriklerinde; %80 yağ asidi sabunu, %5–10 gliserin ve %8–10 arasında su bulunur. Genelde berber ve kuaförlerce kullanılan, maliyet etkin ürünlerdir. Ancak kişiye özgü kullanılmazsa, Hepatit B, Hepatit C, HIV vb. kan ve enfekte vücut sıvılarıyla bulaşabilen bazı bulaşıcı hastalıkların kişiden kişiye bulaşmalarında rol oynayabilirler. Bu nedenle kişiye özgü olmalıdır.
    • Tıraş köpükleri: Aeresol şeklinde ambalajlanan bu ürünler; sabun/yağ asitleri, köpük yapıcı maddeler ve sudan oluşur. Bu yapı, basınç altında sıvı durumdadır ve içerisinde itici gazlar vardır. Püskürtme ile
    • köpük, el veya yüze sıkılır ve elle yayılır.
    • Sonradan köpüren jeller: Aeresol kabı içinde ambalajlanmış ve jel özelliğinde olan bu ürünler, yüze sürüldükten sonra elle sürülme sırasında deri yüzeyinde köpük oluşturur.
    • Tıraş sonrası kullanılan ürünler: Tıraşla kılların uzaklaştırılmasının yanı sıra derinin en dışındaki ölü tabakasının da kaybı söz konusudur. Ayrıca tıraş ile deride az veya çok kimyasal tahrişe de neden olunur. Tıraş sonrası bazı ürünlerin kullanılma gerekçeleri şunlardır: Tıraşa bağlı olası bir enfeksiyon oluşumunun engellenmesi, tahrişin giderilmesi, gerginlik hissinin yok edilerek cildin yumuşaması ve rahatlatılması. Bu ürünler de kolonya, losyon, krem, jel ve toz/ pudra yapılarındadır. Kolonya ve losyonlar, parfüm içeren sulu ve alkollü çözeltilerdir. Enfeksiyon oluşumunun önlenmesi için kullanılır. Krem ve jeller, cildi besleyip, tahrişi gidermeye, cildi yumuşatmaya yararlar. Toz/pudra şeklinde hazırlanmış olanlar ise tıraş sonrası oluşan küçük çizik veya yaraların örtülmesini ve cildin parlamasının önlenmesini sağlar. Ancak solunumla vücuda alınmamalı, hapşırmaya neden oldukları ve gözde kaşıntıya neden olabildikleri için çok tercih edilmemelidir.
  • Temizleme kremleri/jelleri: Hem etkin bir temizleme özelliğine sahip olan hem de cilt üzerinde oluşturduğu ince tabaka ile cildin nemini tutan ve kurumasını engelleyen ürünlerdir. Bu nedenle özellikle kuru ciltlerin kullanımı için uygundur.
  • Şampuan: Saçlı derideki yağ hücrelerinin salgıladığı yağları, ölü saç hücrelerini, teri, saça uygulanmış olan boya, sprey vb. ürünleri ve dış çevreden kaynaklı kiri; saçtan uzaklaştırmaya çalışan ve saç temizliğinde kullanılan ürünlerdir. Ayrıca saçın kolay taranması, kepek oluşumunun önlenmesi, saçın parlaması ve saçın kırılıp kopmamasını sağlarlar.
  • Deodorant ve antiperspirant (ter önleyici): Koltuk altına uygulanan bu ürünlerden deodorantlar, kokuyu önlemeye veya maskelemeye; antiperspirantlar ise terlemeyi önlemeye çalışırlar. Ancak son zamanlarda yapılan çalışmalarda, deodorantların ve antiperspirantların; içeriklerine ve banyo yapmamaya bağlı olarak, normal cilt florasını bozduğu ve tersine dış kaynaklı mikroorganizmaların çoğalmasına neden olduğu üzerinde durulmaktadır. Bu ürünlerin kullanım amacına uygun olarak, öncesinde banyo yapmanın, koşul olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca bu ürünlerin içerdikleri kimyasal maddeler nedeniyle uygulandıkları ortamda; bebek, çocuk, hamile, yaşlı, akciğer hastalığı olanlar için risk oluşturabileceği de hatırda tutulmalı ve bu ortamlarda uygulanmamalıdır.