Ünite 3: Kısa Vadeli Sigorta Kolları ve İşsizlik Sigortası

Kısa Vadeli Sigorta Türleri

iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kısa vadeli sigorta kolları kapsamında düzenlenen risklerdir.

İş Kazası ve Meslek Hastalığı Sigortası

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda da iş kazası ve meslek hastalığı sigortasına yönelik düzenlemeler yer almaktadır.

İş Kazası

İş Kazasının Tanımı

Sigortalının işveren otoritesi altında bulunduğu bir sırada gördüğü iş veya işin gereği dolayısıyla aniden ve dıştan meydana gelen bir etkenle onu bedenen veya ruhen zarara uğratan bir olaydır.

5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinde “İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması” başlığı altında iş kazasının tanımı verilmekten çok hangi hâl ve durumlarda meydana gelen olayın iş kazası sayılacağı düzenlenmiştir. Kanun’un 13. maddesine göre “iş kazası;

  • Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
  • İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle
  • Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda
  • Bu Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında emziren kadın sigortalının iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda
  • Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olaydır.

İş Kazasının Unsurları

  1. Kazaya uğrayanın 5510 sayılı Kanun anlamında sigortalı sayılması: Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrası (a) bendi veya 4. maddesinin birinci fıkrası (b) bendi gereğince tüm sigorta kollarının uygulanacağı kişiler, Kanun anlamında sigortalı sayılırlar. Ayrıca Kanun’da 5. maddenin (a), (b), (c), (e) ve (g) bentlerinde yer alanlara da iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanacaktır. Bunların dışında 5510 sayılı Kanun ek 5. maddenin dördüncü fıkrası uyarınca tarım veya orman işlerinde iş sözleşmesiyle süreksiz olarak çalışanlar da iş kazası ve meslek hastalığı açısından sigortalı sayılırlar. Aynı şekilde sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışanlar da iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolundan sağlanan yardımlardan yararlanabilecekleri için Kanun anlamında sigortalı sayılırlar (geçici m.14/I, a).
  2. Sigortalının kazaya uğraması: Sigortalının başına gelen olayın Kanun anlamında iş kazası sayılması için ikinci unsur, sigortalının kazaya uğramasıdır. Ancak sigortalının başına gelen kaza olayının Kanun’da 13. maddede sıralanan hâllerden biri kapsamında gerçekleşmesi gereklidir.
  3. Sigortalının bedensel veya ruhsal bir zarara uğraması: Sigortalının başına gelen olayın iş kazası sayılması için sigortalının hemen veya sonradan bedensel veya ruhsal olarak bir zarara uğraması gerekir. Sigortalıda meydana gelen zarar; yaralanma, sakatlanma gibi dış organlarda meydana gelen bir zarar olabileceği gibi beyin kanaması, iç kanama gibi iç organlarda meydana gelen zararlar da olabilir ve bunların hepsi iş kazası olarak kabul edilecektir. Ayrıca sinir bozukluğu, depresyon gibi sigortalıyı ruhsal yönden etkileyen olaylar da iş kazasıdır.
  4. Kaza olayı ile sigortalının uğradığı zarar arasında illiyet bağının bulunması: Kaza olayı ile sigortalının uğradığı zarar arasında illiyet bağının yani neden-sonuç bağlantısının olması gereklidir. Buradaki illiyet, uygun illiyettir.

İş Kazasının Bildirilmesi ve Soruşturulması

İşverenler; Kanun’da 4. maddenin birinci fıkrası (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar ile 5. maddesi kapsamında bulunan sigortalılar açısından işyerinde meydana gelen iş kazasını, o yerin yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Sosyal Güvenlik Kurumuna da en geç kazadan sonraki 3 iş günü içinde bildirmekle yükümlüdürler. Kanunda 4. maddenin birinci fıkrası (b) bendi kapsamında sigortalı olanlar, başlarına gelen iş kazasını bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığın bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonraki 3 iş günü içinde Kuruma bildirmek zorundadırlar. İşveren tarafından iş kazasının yukarıda belirtilen süre içinde Kuruma bildirilmemesi hâlinde bildirim tarihine kadar geçen süre içinde sigortalıya ödenecek geçici işgöremezlik ödeneği, Kurum tarafından işverenden tahsil edilir (m.21/II).

Meslek Hastalığı

Meslek Hastalığının Tanımı

Meslek hastalığı, “belirli bir mesleğin (işin) ifası sonucu o mesleğin (işin) nitelik ve yürütüm şartlarının doğurduğu bir sakatlık veya hastalık” olarak tanımlanmaktadır. 5510 sayılı Kanun’un 14. maddesinin birinci fıkrasına göre meslek hastalığı, “sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlleridir.

Meslek Hastalığının Unsurları

  1. Hastalığa yakalananın 5510 sayılı Kanun anlamında sigortalı sayılması: 5510 sayılı Kanun anlamında bir hastalığın meslek hastalığı sayılması için kişinin yukarıda iş kazasının unsurlarında incelediğimiz anlamda sigortalı sayılması gerekir.
  2. Sigortalının bedensel veya ruhsal bir zarara uğraması: Sigortalının yakalandığı hastalığın iş kazasında olduğu gibi sigortalıda geçici ya da sürekli olarak bedensel veya ruhsal bir zarara yol açması gereklidir.
  3. Hastalık veya sakatlığın yürütülen işin sonucu olması: İş kazasının çalışılan işle ilgisi bulunması şart olmadığı hâlde meslek hastalığının işin yürütümü sonucunda ortaya çıkması gerekir.

Meslek Hastalığının Bildirilmesi ve Soruşturulması

İşveren, meslek hastalığı durumunu öğrendiği tarihten itibaren 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmekle yükümlüdür.

Sigortalıya Yapılan Yardımlar

Sigortalıya yapılacak yardımlar, parasal yardımlardır. Sağlık yardımları genel sağlık sigortasından karşılanır.

Geçici İşgöremezlik Ödeneği

İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle işinde geçici bir süre için çalışamayacağı doktor raporu ile saptanan sigortalıya, çalışamadığı (istirahatli olduğu) her gün için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan, sigortalının çalışamaması nedeniyle uğradığı gelir kaybını telafi etmeye yönelik parasal yardımdır. Geçici işgöremezlik ödeneği; yatarak tedavilerde günlük kazancın yarısı, ayakta tedavilerde ise günlük kazancın 2/3’sidir.

Sürekli İşgöremezlik Geliri

iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurum tarafından yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulu tarafından meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli işgöremezlik gelirine hak kazanır. Sigortalı, meslekte kazanma gücünü %100 oranında kaybetmişse sürekli tam işgöremezlik,

%10’dan %100’e kadar olan bir oranda kaybetmişse sürekli kısmi işgöremezlik hâli söz konusudur. Sürekli tam işgöremezlik durumunda sigortalıya 17. maddeye göre hesaplanan aylık kazancının %70’i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmi işgöremezlikte ise sigortalıya bağlanacak gelir, tam işgöremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun işgöremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenir. Sürekli tam işgöremezlik durumunda sigortalıya aylık kazancının %70’i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmi işgöremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam işgöremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun işgöremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenir.

Hak Sahiplerine Yapılan Yardımlar

İş kazası veya meslek hastalığı sonucunda sigortalının ölmesi hâlinde geride kalan hak sahiplerine; 5510 sayılı Kanun çerçevesinde iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından gelir bağlanması, cenaze ve evlenme ödeneğinin verilmesi şeklinde parasal yardımlar yapılır. hak sahibi, “sigortalının veya sürekli işgöremezlik geliri ile malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almakta olanların ölümü hâlinde gelir veya aylık bağlanmasına veya toptan ödeme yapılmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babasını” ifade etmektedir

Gelir Bağlanması

İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle ölen sigortalının hak sahiplerine 17. madde gereğince belirlenecek aylık kazancının %70’i, Kanun’un 55. maddesinin ikinci fıkrasına göre güncellenerek 34. madde hükümlerine göre gelir olarak bağlanır. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü %50 veya daha fazla oranda kaybetmesi nedeniyle sürekli işgöremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 34. madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.

Cenaze Ödeneği

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli işgöremezlik geliri almakta iken ölen sigortalının hak sahiplerine, Kurum Yönetim Kurulu tarafından belirlenen ve Cumhurbaşkanı tarafından da onaylanan tarife üzerinden cenaze ödeneği ödenir. Cenaze ödeneği; sırasıyla sigortalının eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana babasına, o da yoksa kardeşlerine verilir (m.37/III). Cenaze ödeneğinin bu sayılanlara ödenememesi ve sigortalının cenazesinin gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırılması durumunda belirttiğimiz tutarı geçmemek üzere belgelere dayanan masraflar, masrafı yapan gerçek veya tüzel kişilere ödenir (m.37/IV).

Evlenme Ödeneği

Sigortalının ölümü nedeniyle kendisine gelir bağlanmış olan kız çocuklarının evlenmeleri ve talepte bulunmaları hâlinde almakta oldukları gelirlerinin iki yıllık tutarı bir defaya mahsus olmak üzere evlenme ödeneği olarak peşin verilir. Evlenme ödeneği alan hak sahibinin gelirinin kesildiği tarihten itibaren iki yıl içinde yeniden hak sahibi olması hâlinde iki yıllık sürenin sonuna kadar gelir bağlanmaz.

Sosyal Güvenlik Kurumunun Rücu Hakkı

çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle Kurum tarafından sigortalıya ödenen geçici işgöremezlik ödeneği işverene ödetilir.

Hastalık Sigortası

Bu başlık altında hastalık sigortasından yapılacak parasal yardımlar yer almaktadır.

Sigortalıya Yapılan Yardımlar

Hastalık sigortasından parasal yardım kapsamında sigortalıya ortaya çıkan işgöremezlik süresince günlük geçici işgöremezlik ödeneği verilir.

Geçici İşgöremezlik Ödeneği

Hastalık sigortası kapsamında geçici işgöremezlik ödeneğinden yararlanabilmek için kişinin 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası (a) bendi ile 5. madde kapsamında sigortalı olması gereklidir. Ayrıca sigortalının hastalık sonucundaki işgöremezliğinin iki günden fazla sürmesi gereklidir. Sigortalının işgöremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması (m.18/I, b) ve sigortalının Kuruma başvuruda bulunması gereklidir. Hastalık hâlinde geçici işgöremezlik ödeneği; yatarak tedavilerde sigortalının 17. maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayakta tedavilerde ise 2/3’sidir.

Analık Sigortası

Kanun’a göre 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonraki ilk sekiz haftalık, çoğul gebelik hâlinde ise ilk on haftalık süreye kadar olan gebelik ve analık hâliyle ilgili rahatsızlık ve engellilik hâlleri analık hâli olarak kabul edilmiştir (m.15/II).

Sigortalı Kadına veya Sigortalı Erkeğin Sigortalı Olmayan Karısına Yapılan Yardımlar

Geçici İşgöremezlik Ödeneği

Analık sigortasından kadın sigortalıya analık hâline bağlı olarak ortaya çıkan işgöremezlik süresince günlük geçici işgöremezlik ödeneği verilir.

Analık sigortası kapsamında geçici işgöremezlik ödeneğinden yararlanabilmek için kadının, 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası (a) bendi ile (b) bendinde belirtilen muhtarlar ile aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralı alt bentleri kapsamında sigortalı olması gereklidir. Daha sonra kadın sigortalıda analık hâli ortaya çıkmalıdır.

Kadın sigortalının analık sigortasından geçici işgöremezlik ödeneğinden yararlanabilmesi için belli bir süre prim ödemiş olması şartı aranır. Sigortalı kadının analığı hâlinde doğumdan önceki bir yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta priminin bildirilmesi şarttır (m.18/I, c). Kanun’da 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların analık hâlinde geçici işgöremezlik ödeneği, genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması gerekir (m.18/II).

5510 sayılı Kanuna göre kadın sigortalının analığı hâlinde yatarak tedavilerde 17. maddeye göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde ise 2/3’si oranında geçici işgöremezlik ödeneği verilir (m.18/III).

Kadın işçinin kanuni izinli olduğu doğumdan önceki ve sonraki sekiz haftalık sürede, çoğul gebelik hâlinde ise doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki haftalık süre ilave edilerek çalışmadığı her gün için Kurum tarafından geçici işgöremezlik ödeneği verilir. Sigortalı kadının, erken doğum yapması hâlinde doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekimin onayıyla doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışması hâlinde doğum sonrası istirahat süresine eklenen süreler için de geçici işgöremezlik ödeneği verilir.

Emzirme Ödeneği

Sigortalı kadına ve sigortalı erkeğin sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe her çocuk için yaşaması şartıyla doğum tarihinde geçerli olan ve Kurum Yönetim Kurulu tarafından belirlenip Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler tarafından onaylanan tarife üzerinden sağlanan bir yardımdır.

Emzirme ödeneğinin verilebilmesi için Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması gereklidir. Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olanlar için ise doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi yatırılmış ve genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması şarttır (m.16/IV).

Sigortalılığı sona erenlerin bu tarihten başlamak üzere 300gün içinde çocuklarının doğması ve doğumdan önceki 15 ay içinde en az 120 gün prim ödenmiş olması hâlinde emzirme ödeneği verilir.

İşsizlik Sigortası

Bir işyerinde çalışırken çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işini kaybeden sigortalılara işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını belli süre ve ölçüde karşılayan, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren zorunlu sigortadır.

Kapsam

İşsizlik sigortasının kapsamına 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile ikinci fıkrası kapsamında olanlardan bir iş sözleşmesine dayalı olarak çalışan sigortalılar girmektedir. Ayrıca 4857 sayılı İş Kanunu’na göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışanlardan 5510 sayılı Kanun’un 52. maddesinin birinci fıkrası kapsamında işsizlik sigortası primi ödeyen isteğe bağlı sigortalılar ve 5510 sayılı Kanun’un ek 6. madde kapsamında kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan sigortalılar ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 20. maddesinde yer alan sandıklara tabi sigortalılar da işsizlik sigortasının kapsamındadırlar.

Primler

Sigortalının prime esas aylık brüt kazançlarından %1 sigortalı, %2 işveren ve %1 Devlet payı oranıdır.

İşsizlik Sigortası Fonu

4447 sayılı Kanun’un gerektirdiği görev ve hizmetler için mali kaynak sağlamak, piyasa şartlarında kaynakları değerlendirmek, Kanun’un öngördüğü ödemelerde bulunmak üzere işsizlik sigortası fonu kurulmuştur.

İşsizlik Sigortası Yardımları

İşsizlik sigortasından Kanun’da göre, belirtilen esas ve usuller çerçevesinde işsizlik ödeneği, 5510 sayılı Kanun gereğince ödenecek sigorta primleri, yeni bir iş bulma ve meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi hizmetleri ve ödemeleri yapılır.

İşsizlik Ödeneği

4447 sayılı Kanun’a göre işsizlik ödeneği, “sigortalı işsizlere bu Kanun’da belirtilen süre ve miktarda yapılan parasal ödemeyi” ifade etmektedir.

İşsizlik ödeneğine hak kazanma koşulları şunlardır:

  • Belirli bir süre sigortalı olarak çalışma ve belirli bir süre prim ödeme,
  • İş sözleşmesinin İşsizlik Sigortası Kanunu’nda öngörülen nedenlerle sona ermesi,
  • İş sözleşmesinin askıda olmaması,
  • Türkiye İş Kurumuna başvurma.

İşsizlik Ödeneğinin Miktarı ve Ödenme Süresi

Günlük işsizlik ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları dikkate alınmak suretiyle hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının %40’ıdır. Bu şekilde hesaplanan işsizlik ödeneğinin miktarı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39. maddesine göre on altı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının

%80’nini geçemez (m.50/I).

Kanun’da işsizlik ödeneğinin ödenme süresi, işsizlik sigortası prim ödeme gün sayısı ile orantılı olarak belirlenmiştir. Buna göre iş sözleşmesinin sona ermesinden önceki son 120 gün prim ödeyerek sürekli çalışmış olanlardan son üç yıl içinde;

  1. 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün
  2. 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün
  3. 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün süreyle işsizlik ödeneği verilir (m.50/II).

İşsizlik Ödeneğinin Kesilmesi ve Geri Alınması

4447 sayılı Kanun’un 52. maddesinde işsizlik ödeneğinin kesilmesine neden olan durumlar, ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Buna göre işsizlik ödeneği almakta iken aşağıdaki durumlardan biri gerçekleştiğinde işsizlik ödeneği kesilir.

  • Kurum tarafından önerilen mesleklerine uygun ve son çalıştıkları işin ücret ve çalışma koşullarına yakın ve ikamet edilen yerin belediye mücavir alan sınırları içinde bir işi haklı bir nedene dayanmaksızın reddeden sigortalı işsizlerin işsizlik ödenekleri kesilir.
  • İşsizlik ödeneği aldığı süre içinde gelir getiren bir işte çalıştığı veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı aldığı belirlenen sigortalı işsizlerin işsizlik ödenekleri kesilir.
  • Kurum tarafından önerilen meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimini haklı bir neden göstermeden reddeden veya kabul etmesine karşın devam etmeyen sigortalı işsizlerin işsizlik ödenekleri kesilir.
  • Haklı bir nedene dayanmaksızın Kurum tarafından yapılan çağrıları zamanında cevaplamayan, istenen bilgi ve belgeleri öngörülen süre içinde vermeyen sigortalı işsizlerin işsizlik ödenekleri kesilir (m.52/I).

Sigorta Primlerinin Ödenmesi

4447 sayılı Kanun’un 48. maddesi uyarınca Türkiye İş Kurumu tarafından sigortalı işsizlere yapılacak yardımlar arasında 5510 sayılı Kanun gereği ödenecek sigorta primleri de yer almaktadır. 5510 sayılı Kanun’un 60. maddesinde genel sağlık sigortası açısından sigortalı sayılanlar düzenlenmiştir. Buna göre 4447 sayılı Kanun gereğince işsizlik ödeneği alan kişiler genel sağlık sigortalısı sayılmışlardır (SSGSSK m.60/I, e). 5510 sayılı Kanun’un 61. maddesine göre de işsizlik ödeneği alanlar, işsizlik ödeneğinden yararlanmaya başladıkları andan itibaren genel sağlık sigortalısı sayılırlar ve Türkiye İş Kurumu tarafından işsizlik ödeneğinin bağlandığı tarihten itibaren 1 ay içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilirler (SSGSSK m.61/I, d). Bu kişiler için genel sağlık sigortası primi, prime esas kazancın %12’sidir (SSGSSK m.81/I, f).

İşsizlik ödeneği ödenirken geçen sürede ilgililer adına sadece genel sağlık sigortası primi yatırılmaktadır. Bu nedenle bu süre, emeklilik yönünden hizmetten sayılmaz (Güzel-Okur-Caniklioğlu, 2009, s.644).

Yeni Bir İş Bulma ve Aktif İşgücü Hizmetleri

Kapsamında Kurs ve Programlar Eğitimi İşsizlik sigortası, kişilerin işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını telafi etmeye yöneliktir.

Fonun bir önceki yıl prim gelirlerinin % 30’u; işgücünün istihdam edilebilirliğini artırmak, çalışanların vasıflarını yükselterek işsizlik riskini azaltmak ve teknolojik gelişmeler nedeniyle işsiz kalması beklenenlerin başka alanlara yönlendirilmesini sağlamak, istihdamı artırıcı ve koruyucu tedbirler almak ve uygulamak, işe yerleştirme ve danışmanlık hizmetleri temin etmek, işgücü piyasası araştırma ve planlama çalışmaları yapmak ve Fondan ödenmek üzere vize edilmiş sözleşmeli personel pozisyonlarında çalışanlar ile bunlardan ilgili mevzuatına göre Kurum kadrolarına atanan ve Kurumda çalışmaya devam eden personelin mali ve sosyal haklarına ilişkin ödemeleri gerçekleştirmek amacıyla kullanılabilir. Bu oranı % 50’ye kadar çıkarmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir. Ancak, işsizlik ödeneğinden yararlanmakta olanlara yönelik hizmetler için bu sınırlama dikkate alınmaz (m.48/VII).

Ücret Garanti Fonu

Ücret garanti fonu, işsizlik sigortası fonu kapsamında oluşturulmuştur ve işverenlere ayrı bir yük getirilmemesi esası benimsenmiştir. Buna göre ücret garanti fonu, işverenler tarafından işsizlik sigortası primi olarak yapılan ödemelerin yıllık toplamının %1’idir (ek m.1/II).

4447 sayılı Kanun ek 1. maddeye göre İşsizlik Sigortası Kanunu anlamında sigortalı sayılan kişileri iş sözleşmesine tabi olarak çalıştıran işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hâllerde işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan üç aylık ödenmeyen ücret alacakları, ücret garanti fonundan ödenir (ek m.1/I). Bu durumlardan birinin ortaya çıkması hâlinde işçinin ödenmeyen ücret alacakları için Türkiye İş Kurumuna başvurması gerekir.

Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği

Kısa çalışma ve kısa çalışma ödeneğine ilişkin düzenleme, geçmişte 4857 sayılı İş Kanunu’nda yer almakla birlikte 2008 yılından beri 4447 sayılı Kanunun ek 2. maddesinde yer almaktadır. Kanun’daki düzenlemeye göre genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı nedenlerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak önemli ölçüde azaltılması veya işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen geçici olarak durdurulması hâllerinde işyerinde üç ayı aşmamak üzere kısa çalışma yapılabilir. İşverenin, kısa çalışma talebini gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumuna, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya yazı ile bildirmesi gereklidir (ek m.2/I, II).

Kısa çalışma hâlinde işsizlik sigortası fonundan kısa çalışma ödeneği ödenir. Yalnız kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmek için işçinin, iş sözleşmesinin sona erme hâlleri dışındaki işsizlik ödeneğine hak kazanma şartlarını yerine getirmesi gereklidir (ek m.2/III).

Günlük kısa çalışma ödeneği, sigortalının son on iki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının %60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39. maddesine göre on altı yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçemez.

Kısa çalışma olarak yapılan ödemeler, başlangıçta belirlenen işsizlik ödeneği süresinden düşülür. Zorlayıcı nedenlerle kısa çalışma yapılması hâlinde kısa çalışma ödemeleri, 4857 sayılı Kanun’un 24. maddesinin (III) numaralı bendinde ve aynı Kanunun 40. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra başlar (ek m.2/IV, V).

Kısa çalışma ödeneği miktarı, 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçemez.

Cumhurbaşkanı, kısa çalışma ödeneğinin süresini altı aya kadar uzatmaya ve işsizlik ödeneğinden mahsup edilip edilmeyeceğini belirlemeye yetkilidir (ek m.2/VI).

İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ödemeler, kanuni faiziyle birlikte işverenden tahsil edilir (ek m.2/son).