Ünite 3: Kelime Sınıfları III: Zamirler ve Zarflar

Ünite 3: Kelime Sınıfları III: Zamirler ve Zarflar

Zamirler

Zamirler isim sınıfından kelimelerdir. Kimseleri ve nesneleri temsil ederler, onların yerini tutarlar. Adlar gibi nesneleri karşılayan kelimeler değildirler, bu bakımdan tek başlarına anlamları yoktur.

Diğer önemli fark Türkçede zamirlerin çekim sırasında biçim değiştirmeleridir. Bu da zamirleri öteki kelime türlerinden ayıran belli başlı özelliklerden biridir. Zamirlerle adlar arasında iyelik eklerini almaları bakımından da farklılık bulunur. Bütün adlar bütün iyelik eklerini alabilir, bu eklerle çekimleri yapılabilir; zamirlerin iyelik eklerini alması ise oldukça sınırlıdır.

Zamirlerin adlarla ortak yanı, söz içindeki ilişkilerinden doğan durumlara uygun olarak çekime uğramaları, onlar gibi durum eklerini alarak çekilmeleridir.

Zamirlerin Çeşitleri

Zamirlerin, taşıdıkları kavramlara ve kullanışlarına göre çeşitleri vardır. Bunlar; kişi zamirleri, dönüşlülük zamirleri, gösterme zamirleri, soru zamirleri, belirsiz zamirler ve ilinti zamirler olmak üzere 6 çeşit zamir bulunmaktadır.

Kişi zamirleri ben, sen, o; biz, siz, anłar/onłar’dır. Bunlardan çoğul 3. kişi zamiri tekil 3. kişi zamirinden çoğul eki -ler ile yapılmıştır. Çoğul 1. ve 2. kişi zamirleri biz ve siz de çoğul eki alabilir: bizler, sizler gibi. Ancak bu, topluluk adlarının çoğul eki almaları gibi, birden fazla topluluğu belirmek içindir.

Tekil ve çoğul 1. kişi zamirlerinde ilgi eki -in değil -im’dir: بنم benim, بزم bizim gibi. Tekil 1. ve 2. kişi zamirleri ben ve sen’in yönelme eki almış çekim şekillerinde kök değişikliğe uğramıştır. Bu değişiklik yüzünden bana ve sana Osmanlı Türkçesinde بكا ve سكا şeklinde yazılır.

Dönüşlülük Zamirleri Osmanlı Türkçesinde كندو ve كندى şeklinde iki şekilde yazılır. 3. kişiyi gösteren bu zamirin okunuşu da iki türlüdür: gendi, kendi. 3. kişiyi gösteren bu zamirin 1. ve 2. kişisi iyelik ekleriyle yapılmıştır: كندىم, كندوم (gendüm/gendim, kendüm/kendim) ve كندك, كندوك (gendüñ/gendiñ, kendüñ/kendin)

Gösterme Zamirleri Osmanlı Türkçesi’nde yakın için bu بو, işbu اشبو, oşbu اوشبو, az uzak için şu شو, şol شول, daha uzak için ise ol اول, o او’dur. Gösterme zamirleri aynı zamanda gösterme sıfatları olarak kullanılmıştır. Sıfat olarak kullanıldıklarında çekim eki almazlar. Zamir olarak ise çoğul eki alırlar, adlar gibi çekime uğrarlar.

Soru Zamirleri كم kim ve نه ne’dir. Bunlar da diğer adlar ve öteki zamirler gibi çekilebilirler. Bunların iyelik ekli biçimleri yeni zamirler meydana getirmiştir.

Belirsiz Zamirler kimseleri ve nesneleri belirsiz bir biçimde temsil eden, başka bir deyişle, zihinde belirsiz bir kimse veya nesne kavramı canlandıran zamirlerdir. Çoğu, belirsiz sıfatların iyelik eki almış şekilleridir. Osmanlı Türkçesi’ndeki bazı örnekleri aşağıdadır:

Kimse كمسه , biri برى, kimisi كمىسى, başkası باشقه سى, hepsi هپسى gibi.

İlinti Zamirleri Osmanlı Türkçesi’nde işleyiş bakımından eş değerde iki ilinti zamiri vardır: كم/كيم kim, كه ki. İlki Türkçe, ikincisi Farsça’dır. Her ikisi de aynı zamanda zamir ve bağlam olarak kullanılmıştır. İlinti zamirleriyle alakalı bazı örnekler aşağıda verilmektedir:

  • kartal ki yükseklerde uçar = yükseklerde uçan kartal

  • oł ki nush ile ıslâh ołmaz = nush ile (öğütle) ıslâh ołmayan

  • oł ağa ki anıñ ḳarındaşı dostuñdur = ḳarındaşı dostuñ ołan ağa

  • Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini = Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum

Zarflar

Sıfatların anlattıkları vasfı (niteliği), fiillerin anlattıkları kılış ve oluşu açıklayan ve değiştiren isim sınıfından kelimelerdir. Bu işleyişleriyle sıfat ve fiillerin önünde yer alırlar ve cümlede onlarla bir arada bulunurlar. Adlar ve sıfatlardan en önemli farkları onlardan daha az bağımsız olmaları, daha doğrusu sıfat ve fiillere bağımlı bulunmalarıdır. Öte yandan zarfların pek çoğu başka kelime türlerinden alınmışlardır, bu yüzden onları ancak bir sıfatla ve bir fiille birlikte oluşturdukları öbekler içinde tanır ve ayırt ederiz. Zarf öbekleri dediğimiz bu öbeklerin cümledeki yeri bir sıfat ve fiilin yerine eştir.

Zarfların başka bir özelliği kendi cinsinden kelimelerin önüne de gelebilmeleri, böylece onları da etkilemeleri, anlamlarını değiştirmeleridir.

Zarfların Çeşitleri

Osmanlı Türkçesinde kullanılmış olan zarflar yapıları bakımından oldukça çeşitlilik gösterir. Bir bölüğü herhangi bir ek almaksızın doğrudan zarf olarak kullanılan kök zarflardır. Bu bölükte Türkçe’nin asıl zarfları ile yabancı dillerden alınıp da zarf olarak kullanılmış çok sayıda kelime yer alır: اك en, پك pekآز az, دمين deminاير , er, كيچ geç, كيجه gece gibi.

Yapılış bakımından zenginlikleri, kullanış sınırlarının genişlikleri ile zarflar dilin kelime dağarcığında önemli bir yer tutar. Osmanlı Türkçesi’nde Arapça ve Farsça’dan alınmış olanlarla birlikte pek çok zarf kullanılmıştır. Bunlar arasında nicelik (azlık çokluk, miktar), yer yön (mekân) ve zaman zarfları sayılabilir ölçüdedir. Nitelik (hâl, tarz ve tavır) zarfları ise sayılamayacak kadar çoktur. Bunun sebebi, birçok ad ile bunların görelik ve bilelik ekli biçimlerinin ve niteleme sıfatlarının zarf olarak kullanılabilmesi, ayrıca ekler ve takılarla yapılmış çok sayıda Arapça ve Farsça zarfın bu dönemde yazı diline girmiş bulunmasıdır.

  • Nitelik (Hâl, Tarz, Tavır) Bildiren Zarflar

aceb عجب adeta عادتا

ancaḳ انجق bi’l-hâssa بالخاصه

âşıḳâne عاشقانه bi’z-zât بالذذات

faḳat فقط muhaḳḳaḳ محقق

hâlâ حالا mükemmel مكمل

  • Nicelik (Azlık Çokluk, Miktar) Bildiren Zarflar

aslâ bir nesne اصلا بر نسنه azacıḳ آ زه جق

bir az بر آز haylî خيلی

bir mıḳtâr برمقدار ḳalîl “az” قليل

bu ḳadar بو قدر ziyâde ز ياده

  • Yer, Yön Zarfları

anda آنده her yerde هر ېرده

aşağı آشاغی içerde ايچر ده

bundan بو ندن nereye نره يه

ötede او ته ده ne arada نه اده آر

  • Zaman Zarfları

añsız آكسز bu def‘a بو دفعه

bundan böyle بو ندن بو يله ba‘zan بعضاً

bir az برآز der-hâl در حال

bilâhıre “sonra” بالاخر ه demin د من

evvelâ ا ولا ikide bir ايكيده بر

  • Soru Zarfları

kaç kere قاچ كره ne sebeb نه سبب

mi مى nice نېجه

ne kadar نه قدر ne yüzden نه ېوزد

  • Olumlu Karşılık, Benimseme, Beğenme ve Onaylama Bildiren Zarflar

ale’r-re‘si ve’l-ayn “baş ve göz üstüne”

علیالرأس والعين

belki بلكه eyi ايو

gerçek كر چك şübhesiz شبهه سز

  • Olumsuz Karşılık, Benimsememe, Beğenmeme, Onaylamama Bildiren Zarflar

Allah göstermesin الله كوسترمه سون

hiç هيج aslâ اصلا

  • Gösterme Zarfları

baḳ a باق آ ma ما

hâ ها gör ki كور كه

işte اېشته

  • Sayı, Ölçü, Sıklık, Seyreklik, Yineleme Bildiren Zarflar

bi’d-def‘ât “defalarca” بالدفعات nâdiren نادرأ

sıḳça صيقچه tekrâr تكر ار

  • Sıra Bildiren Zarflar

âhır آخر iptidâ ابتدا

muḳaddemâ مقد ما pes “sonra” پس

soñra صكر ه bir biriyle بربر يله

  • Yoğunluk Derecesi, Çokluk ve Üstünlük Bildiren Zarflar

bir mertebe بر مر تبه haylî خيلی

şöyle ki شو يله كه ne ḳadar نه قدر

  • Derecelenme Bildiren Zarflar

âheste âheste آهسته آهسته azar azar آزار آزار

hiç ołmazsa هيج اولمز سه yap “az az” ياپ ياپ

  • Selamlama, Uğurlama Zarfları

ḳołay gele قولاي كله duâłar دعالر

hoş geldiñ خوش كلدك yâ-hû ياهو

  • Benzerlik Bildiren Zarflar

gibi كبی ancileyin انجيليين

böyle بو يله farzâ ki فرضا كه