Ünite 1: Kelime Sınıfları I: Adlar

Ünite 1: Kelime Sınıfları I: Adlar

Adlar

Türkçe’nin bütün kelime kökleri iki öbek içinde toplanır: isim kökleri, fiil kökleri. Bu iki öbekte yer alan kelimelerin yapım ve çekim ekleri ayrı olduğu gibi, söz içindeki işleyişleri, kurdukları ilişkiler ve karşıladıkları kavramlar da farklıdır. Kendi yapım ekleriyle uzamış, gövde ya da köken diye adlandırdığımız kelimelerle birleşik kelimeler de, kök kelimeler gibi, iki öbek oluşturur. Bunlar taban adını verdiğimiz yeni kelimelerdir.

Adlar, yoğun (somut) ve yalın (soyut) varlıkları gösteren; daha geniş bir tanımla, dış gerçekliği olan, duyularla tanınıp kavranan ya da dış gerçekliği olmayıp da zihinde tanımlanıp biçimlendirilerek kavranır kılınan varlıklara (anlamlara, niteliklere) ad olan kelimelerdir. Adlardan bazıları: hürmet, الله Allâh, خدا Hudâ, تاكری Tañrı, قمر Ḳamer, علی Ali gibi.

Adların Çeşitleri

Adları önce gösterdikleri varlıklara göre yoğun adlar ve yalın adlar olarak ikiye ayırırız. Yoğun adların bir kısmı bir tek varlığı veya belli bir topluluğu gösterir; bunlara özel adlar (özlük adlar, has isimler) diyoruz: عمر Ömer, مكه Mekke, عجملر Acemler, فرنكستان Firengistan gibi.

Bir kısmı ise, yalın kavramların adı ile aynı cinsten olan teklerin oluşturduğu yoğun bir varlık kümesinin ortak ya da her tekinin ayrı ayrı adıdır. Bunlara da cins adları (ortak adlar, cins isimler) deriz: زن zen “kadın” اينك inekk , دجاجه decâce “tavuk”, جام câm, كدر keder gibi.

Adlarda Cinsiyet (Keyfiyet)

Türkçe’de kelimeleri erkek ve dişi oluşlarına göre türlere ayıran ek yoktur. Aynı cinsten canlı varlıkların erkek ve dişi olanlarının ayrı adları vardır: baba-ana, oğlan-kız, amca-hala, erkek aşçı-kadın aşçı, erkek arslan-dişi arslan gibi.

Farsça’da da erkek-dişi ayırımı bulunmaz. Arapça’da ise kelimeler gösterdikleri varlıkların erkek ya da dişi oluşuna göre eril (müzekker) ve dişil (müennes) olmak üzere ikiye ayrılır. Bu ayırım Osmanlı Türkçesi döneminde Arapça isimlerin kimi yerlerde eril-dişil niteliklerine göre kullanılması açısından önemlidir.

Bir Arapça kelimenin dişil olduğu sonunda bulunan şu harflerden anlaşılır:

1. Kelimenin kök harfi olmayan, bulunduğu son hecede kök harfi ile birlikte -et ve -ât gibi okunan ات , ت ile a, e gibi okunan : ه , ه Örnek olarak: فرصت fırsat, ظلمت zulmet, حركت hareket, اراده irâde gibi.

  1. Uzun a gibi okunan تقو ى taḳvâ, یدعو da‘vâ

3. â‘ gibi okunan اء . Ancak ا (elif) ardındaki ء (hemze) Osmanlı Türkçesi’nde düşürülür ve ا (elif) uzun ünlü değeriyle yalnız kalır: صحر ا sahrâ , سو دا sevdâ gibi.

Şu altı kelime anlamca dişildir:

1. Kadın adları : ز ينب Zeyneb م ريم , Meryem gibi;

2. Dişi varlıkları gösteren kelimeler: ام ümm “anne”, اخت uht “kız kardeş”, بنت bint “kız” gibi;

3. Ülke, şehir ve kabile adları: مصر Mısır, شام Şâm, حلب Haleb gibi;

4. Çift organların adları: عين ayn “göz, اذن üzn “kulak”, يد yed “el” gibi;

5. Rüzgar adları ve ateşe verilen çeşitli adlar: جنوب cenûb “güney yeli”, شمال şemâl “kuzey yeli” gibi.

6. İnsan dışındaki canlı varlıkların topluluk adları: غنم ğanem “koyun”, ابل ibl “deve” gibi.

Ayrıca harf adları, ay adları, üç harften çok harfi bulunan bütün mastarlar ve belli kalıplarla yapılan çoğullar da dişil sayılır ve çoklukları dişil çoğul ekleri ile yapılır. Bunlar dışında kalan bütün kelimeler eril sayılır. Bununla birlikte kural dışı, yani eril sayılması gerekirken dişil, dişil sayılması gerekirken eril sayılan kimi kelimeler de vardır. Bunlar ancak sözlükler yardımıyla öğrenilebilir.

Adlarda Sayı (Kemiyet)

Varlık ve kavramlar arasında bir de sayı yönünden ayırım bulunur. Aynı türden varlıklar ve kavramlar sayıca bir (tek) ya da birden çok olabilir. Sayıca biri (teki) gösteren kelime için tekil (tekli, teklik), çoğu gösteren kelime için ise çoğul (çoklu, çokluk) terimlerini kullanıyoruz.

Türkçe’de canlı ve cansız varlıkların ve kavramların birden çok olduğunu anlatan ek لر -lar/ler’dir. Arapça ve Farsça’dan alınma her türden ismin çoğulu da Osmanlı Türkçesi’nde genel olarak aynı ekle yapılmıştır: انسانلر insânłar, حاللر hâller gibi.

Ancak, özellikle Arapça’dan alınmış kelimeler arasında bu dilin çoğul şekilleriyle yapılmış çok sayıda kelime bulunur. Bununla birlikte Arapça’nın çoğulları Osmanlı Türkçesi’nde -lar/ler eki ile yeniden çoğul yapılmıştır; yani çoğuldan çoğul: دولتلر devletler = د ول düvel, اصحاب ashâb “sâhibler, dostlar, arkadaşlar” = اصحابلر ashâbłar gibi.

Öte yandan Türkçe ve Farsça kelimelerin Arapça’nın dişil çoğul eki ile yapılmış çoğuliları bulunduğu gibi, bunların Farsça’nın çoğul ekleriyle yapılmış çoğulları da vardır:ات ار erât, كلشات gelişât, كيدشات gidişât gibi.

Osmanlı Türkçesi’nde Arapça çoğul kelimelerin bir kısmı topluluk adı olarak kullanılmış (علما ulemâ “âlimler, bilginler topluluğu”, هورث verese “vârisler, mirasçılar”), bir kısmı tekillerinden farklılaşmış anlamlar kazanmış (عقلا uḳalâ “âkiller, akıllı kimseler” ama “akıl satan, kendini akıllı göstermek isteyen”); bir kısmı, tekili kullanılmadığı için, çoğu kez aynı ya da farklılaşmış anlamda onun yerini almıştır (خلايق halâyıḳ “halîḳatler, yaratıklar, insanlar; yaradılış özellikleri, huylar”, ama tamamen farklı bir anlamda: “cariye”).

Arapça’da isim sınıfından kelimeler sayı bakımından üç durumda bulunurlar: tekli (tekil), ikili (ikil) ve çoklu (çoğul).

İkililer (ikiller): Kurallı yapıdadırlar. Arapça’da, söz içinde bir adın yalın olmasına göre (iki adam) ان -ân رجلان) recülân gibi) ve çekimli durumda bulunmasına göre (iki adamı) ين -eyn رجلين) recüleyn gibi) olmak üzere iki biçimi bulunan bu ikililerden Osmanlı Türkçesi’nde daha çok -eyn’li olanları kullanılmıştır.

Çoğullar (çoklular): Bunlar yapıca iki türlüdür: 1. kurallı, 2. kuralsız. Kurallı çoğulların eril ve dişil olmak üzere ayrı biçimleri vardır. Eril’e örnek مسلمون müslimûn dişil olana örnek ise صيحات sayhât “sayhalar, çığlıklar”.

Kuralsız çoğullara kırık (mükesser) çoğullar denir. Arapça’nın bu tür çoğulları, kök harflerinin sırası değiştirilmeden, ama bunların yanına belli harfler katıp kelimenin hecelerini de farklı ünlülerle seslilendirerek elde edilmiştir. Örnek olarak, جاهل câhil’in kırık çoğulu جهلا cühelâ’dır. Bu tür çoğulların Arapça’da otuzdan çok kalıbı vardır.

Farsça’da iki çoğul eki vardır: ان -ân ve ها -hâ. Bunlardan ilki canlı varlık adlarının, ikincisi ise cansız varlık adlarının çoklusunu yapar: شاهان şâhân “şahlar”, نان ز zenân “kadınlar” gibi.

Adlarda Çekim

Adlar söz içinde başka kelimelerle girdikleri ilişkilerden kaynaklanan çeşitli durumlarda bulunurlar. Buna adın durumları (hâlleri) deriz. Onların bu durumlarını kimi ekler belirtir. Bu ekleri durum ekleri diye adlandırıyoruz. Bir adın bu ekleri almasına ise ad çekimi diyoruz. Öte yandan, söz içinde bir yandan sahip olan, öte yandan da ait olunan, ilgili ve bağlı bulunulan kişi ve nesneyi gösteren, daha doğrusu onların yerini tutan birtakım eklerimiz vardır. Bunlara iyelik ekleri diyoruz.

Durum ekleriyle: İyelik ekleriyle:

لباسك libâsıñ لباسم libâsım

لباسی libâsı باسك libâsıñ

لباسه libâsa لباسی libâsı

لباسده libâsta لباسمز libâsımız

لباسدن libâstan باسكز libâsıñız

لباسله libâsla لباسله libâsları

Türemiş Adlar

Türkçe’de isim ve fiil tabanlarından ad türetmeye yarayan birçok ek vardır. Bunların her biri eklendiği kelimenin anlamında kalıcı değişiklik yapar, farklı kavramları karşılar.

1. Yer Adları: Türkçe’de hem isimlerden, hem fiilerden yer adları yapan ekler vardır. طاشلق taşłıḳ, نلق اوطو odunłuḳ gibi örnekler isim tabanlıdır. باتاق bataḳ, اوتر جق oturacaḳ örnekleri ise fiil tabanlıdır.

2. Alet ve Kap Adları: Kendisiyle bir iş görülen, bir iş görmek için kullanılan nesne ve bir nesne için nesne’ anlatımındaki alet ve kap adları bazı eklerle yapılmaktadır. آياقلق ayaḳłıḳ, بورونسالق burunsałıḳ isim tabanlı örneklerdir. آچه جق açacaḳ, دوكن döğen “kamçı”, طوقماق toḳmaḳ gibi örneklerde fiil tabanlıdır.

3. Küçültme Adları: Ada küçültme anlamı katan başlıca ekler -cıḳ/- cik ve -caḳ/-cek ile bunların başka bir küçültme anlamlı ekle uzamış -cığaz/-ciğez ve -cağız/-ceğiz biçimleridir. Bunlardan -caḳ/-cek daha eski olup örneği azdır; -cığaz/-ciğez ise Osmanlı Türkçesi’nde oldukça sık görülen bir ektir.

4. Eşlik ve Ortaklık Adları: Anlatımca, bir adın kavramında kişiler arasındaki eşliği, ortaklığı bildirir. -daş/-deş, -taş/- teş ekleriyle yapılır. قارداش ḳarındaş gibi.

5. Kılıcı (Fail) Adları: Bu adlar bir nesne ile uğraşanı, bir iş ya da bir nesne yapanı, bir şey üreteni ve satanı, ayrıca ve daha çok da bir işle sürekli olarak ilgileneni, bir işi meslek olarak yapanı gösterir. -cı/- ci , – çı/- çi ; -cu/- cü, -çu/- çü ekleriyle yapılır. آشجی aşçı gibi.

6. Meslek Adları: Bu adlar, uğraşılan işi, kişinin yaptığı işi ve ilgi alanını gösterir. ابهلك ebelik gibi.

7. Yalın Adlar: Daha çok vasıf (nitelik) bildiren kelimelerden, yani sıfatlardan yapılır: محتاجلق muhtaçlık, قرغشه لق kargaşalık gibi.

8. Fiil Adları (Ad-fiiler): Türlü eklerle yapılan bu adlar bir yandan bütün fiil tabanlarının yalnızca adları (mastarları), öte yandan her fiilin belirttiği kılış ve oluşun adı; işleyiş bakımından ise, sıfat-fiiller ve zarf-fiiller gibi, fiillerin isimleşmiş biçimleridirler. باقمق bakmak, بكنمكلك beğenmelik gibi.

Arapça Adlar

Türkçe’deki adların karşılığı olan kelimelere Arap gramercileri “sıfat alabilen”, “bir sıfatla vasıflanmış” anlamlarında mevsûf isimler ve men‘ût isimler adını vermişlerdir. Bunlar cins adları ve özel adlar olmak üzere iki bölükte toplanırlar

Yapılış bakımından ise Arapça adlar donuk (câmid) ve türemiş (müştak) olmak üzere ikiye ayrılır. Donuk adlar bir fiilden türememiş adlardır. Bunlar çeşitli kalıplarda (vezinlerde) bulunurlar. Çoğu üç harflidir, dört ve beş harfli olanları da vardır: عين ayn “göz”, ثعلب sa’leb gibi. Türemiş adlar ise bir fiilden türetilmiş olanlardır: كتاب kitab gibi.

Arapça Türemiş Adlar

Arapça’da türemiş adlar, diğer isim sınıfından kelimeler gibi, fiillerden, kök harflerinin belli kalıplara yerleştirilmesiyle elde edilir.

1. Yer Adları: Arapça’da yer adları fiilden türemedir ve belli kalıplarla yapılır: مطبخ matbah “mutfak”, مقتل maktel “ölme yeri” gibi.

2. Zaman Adları: Zaman adları da yer adları yapan kalıplarla türetilir: مبدأ mebde’ “başlama zamanı” gibi.

3. Alet ve Kap Adları: Bunlar da belli kalıplarla türetilmiştir: مغفر miğfer “tolga” gibi.

4. Küçültme Adları: Canlı ve cansız varlıkların küçük olanını gösteren ya da çok olan bir nesnenin azlığını anlatan bu adlar tek kalıpla yapılır: عبيد Ubeyd “kulcuk” gibi.

5. Kılıcı (Fail) Adları: Belli kalıplarla türetilmiş Arapça kılıcı adları Osmanlı Türkçesi’nde çok kullanılmıştır. Bir işi sürekli ve çok yapanı, bir işi yapmayı alışkanlık edineni, bir iş göreni, bir meslek sahibini gösteren bu adlar Arapça’da fiillerden belli kalıplarla yapılmıştır. دلاك dellak “tellak”, مسلم müslim gibi.

6. Meslek Adları: Meslek adları için Arapça’da ayrı bir kalıp bulunmaz. Üç harfli yalın mastarların فعالت fi‘âlet kalıbı bir iş, bir uğraş gösteren fiiller içindir. خياطت hıyatet “terzilik” gibi.

7. Yalın Adlar: Arapça’da nispet ekli (ی iyy, Osmanlı Türkçesi’nde î) ad ve sıfatlarınكيفی keyfîانسانی , insânî gibi) dişil biçimleri (كيفية , انسانية ) hâl adı anlamı veren yalın adlardır. Arapça’da -iyyet gibi okunur, Türkçe’de ise -îyet gibi okunmuştur. كيفيت keyfiyet gibi.

8. Mastarlar (Kılış Adları ve Adfiller): Arapça’da yapılış bakımından yalın (mücerred), mimli (mîmî) ve arttırılmış (mezîd) olmak üzere üç türlü mastar vardır. Bunların hepsi Osmanlı Türkçesi’nde fiilden türemiş adlar olarak çok yaygın biçimde kullanılmıştır. قطع kat’ “kesmek”, نسيان nisyan “unutmak”, مأكل me’kel “yemek, yeyiş” gibi örnekleri bulunmaktadır.

Farsça Adlar

Osmanlı Türkçesi’nde Farsça pek çok kelime kullanılmıştır. Bunların hepsi, adlar ve sıfatlar başta olmak üzere, isim sınıfından kelimelerdir. Bunların arasında adlar önemli bir yer tutar. Bunların bazıları: سر ser “baş”, پيشانی pişani “alın”, آب ab “su”, كشت kişt “ekin”, چاشت çaşt “kuşluk” gibi.

Farsça Türemiş Adlar

Farsça’da türemiş adların çoğu son eklerle isimlerden türetilmiştir. Bu türemiş adlar, Osmanlı Türkçesi döneminde alınmış, ama konuşma dilinden çok metinlerde yer bulmuştur.

1. Yer Adları: Farsça’da adlardan yer adı yapan çok sayıda ek vardır. گاه- gah, ستان- istan, زار-zar gibi eklerden sıklıkla yapılmaktadır: اقامتگاه ikametgah “oturma yeri”, گلستان gülistan “güllük” gibi.

2. Zaman Adları: Yer adları da yapan -gâh ve -istân ekleriyle yapılmıştır: بامگاه bamgah “sabah”, تابستان tabistan “yaz” gibi.

3. Alet ve Kap Adları: Farsça’da alet ve kap adları -dân ekiyle yapılmıştır: نمكدان namekdan “tuzluk”, آتشدان ateşdan “ateşlik, mangal” gibi.

4. Küçültme Adları: Farsça adlarda küçültme için birkaç ek vardır: باغچه bağçe “bağcık, küçük bahçe”, مردمك merdümek “adamcık; göz bebeği” gibi.

5. Eşlik ve Ortaklık Adları: Bir takı gibi öne gelen hem- kelimesiyle birleşik kelime kalıbında yapılmıştır: هم عصر hem-asır “aynı yüzyılda yaşayan”, هم جنس hem-cins gibi.

6. Kılıcı (Fail Adları): Çoğu, son eklerle adlardan yapılmıştır: پاسبان paspan “bekçi”, خنياگر hunyager “şarkıcı”, خذمتكار hizmetkar “hizmetçi” gibi.

7. Meslek Adları: Kılıcı (fail) adlarından ی -î ile türetilmiştir: سازند كی sazendegi “çalgıcılık” gibi.

8. Yalın Adlar: Yalın kavramları gösteren adlar, sıfatlardan ve bir nitelik gösteren yalın adlardan ی-î (sonu ه ile bitenlerde گی -gî) ekiyle yapılmıştır: هستی hesti “varlık”, شكستكی şikestegi “kırıklık” gibi.

9. Mastarlar (Kılış Adları ve Adfiiller): Farsça’nın asıl mastarları Osmanlı Türkçesi’nde kullanılmamıştır. Kılış adı olarak kullanılmış olanların çoğu geniş zaman tabanına -iş okunan bir ش eklenerek yapılmıştır. Bunların Türkçe karşılıkları -ma/-me ve -ış/-iş’li kılış adlarıdır: خواهش hahiş “isteme, isteyiş”, ش گر gerdiş “dolaşma, dolaşış” gibi.