Ünite 2: Kavram ve Terim

Kavram ve Terim

Bir şeyin veya objenin zihindeki tasarımına kavram denir. Fikir ve düşünce, kavram olarak kabul edilebilir. Kavramın dil ile ifade edilmesine terim denir. Klasik mantıkta kendi başına anlam ifade eden en küçük birime terim denir. Kavram ile hayal birbirlerinden farklıdır. Kavram genel, hayal ise özeldir. Nesnelerin belirli ve spesifik bir nitelik taşımaması nedeniyle, kavram geneldir. Ancak hayal, nesnelerin belirli özellikleriyle birlikte zihinde canlanmasıdır. Soyutlama yoluyla elde edilen kavram, ortak özellikleri paylaşan bir nesneler kompleksinin veya söz konusu nesnelerin paylaştığı ortak özellik ya da niteliklerin psikolojik ya da zihinsel tasarımına karşılık gelir.

Örneğin, köpeğin hayali, köpeğin rengi boyutu, türü vb. gibi belirli niteliklerin özellikleriyle zihinde canlanmasıdır. Bu özeldir. Ancak köpek kavramı geneldir. Köpek, bir sınıfı ifade eden ve yeryüzündeki bütün köpek türlerini kapsayan genel bir ifadedir. Terim ise bir sözcük veya sözcük grubundan oluşur. Örneğin ‘at’, ‘eşek’, ‘Anadolu Üniversitesi’ vb. Terim birden fazla sözcükten oluşsa bile tek bir kavramı ifade eder. Dilde anlamayan taşımayan sözcükler (sıfat ve bağlaçlar) terim olmaz. (‘şu’, ‘bu’, ‘ki’.)

Kavram Çeşitleri

Nesne veya olayların var olduğu çeşitli durumlarda, kavram farklı konumlarda olabilir. Kavramlar, tek tek veya birbirleriyle ilişkilerine göre iki grupta incelenebilir:

  1. Tek tek ele alınışlarına göre
    1.1. Tümel, Tekil ve Tikel Kavramlar
    1.2. Somut ve Soyut Kavramlar
    1.3. Kollektif ve Distribütif Kavramlar
    1.4. Olumlu ve Olumsuz Kavramlar
  2. Birbirleriyle İlişkilerine Göre
    2.1. Özlük ve İlintilik Kavramlar

Tek Tek Ele Alınışlarına Göre Tümel, Tekil ve Tikel Kavramlar

Sınıfın tümüne işaret eden bir kavram tümel kavramdır (şehir, insan, meyve gibi). Tek bir bireye işaret eden kavramlara tekil kavramlar denir (İstanbul, Ayşe, Armut gibi). Bir önermede özne olarak kullanılan kavramlara ise tikel denir (bazı şehirler, bazı insanlar gibi).

Soyut ve Somut Kavramlar

Bir varlığa veya nesneye işaret eden kavramlara somut kavramlar denir (ağaç, insan gibi). Oluş tarzını ifade eden kavramlara ise soyut kavramlar denir (insanlık, dürüstlük gibi).

Kollektif ve Distribütif Kavramlar

Bireyler grubundan oluşan çoğul kavramlara kollektif kavramlar denir (ordu, sendika gibi). Birey grupları içerisinde, bireyde gerçekleşen kavramlara da distribütif kavramlar denir (asker, işçi gibi). Grupları ifade eden kavramlar birey olarak düşünülmez. Ordu bir grup kavramı iken, asker ise bu grubun herhangi bir bireyidir.

Olumlu ve Olumsuz Kavramlar

Bu kavram ayrımı ilk defa İngiliz mantıkçısı De Morgan tarafından yapılmıştır. İnsan olumlu bir kavram, insan olmayan ise olumsuz bir kavramdır.

Birbirleriyle İlişkilerine Göre Özlük ve İlintilik Kavramlar

Yapılan her önermede yüklenen kavram ve yüklenilen kavram vardır. Bir kavram başka bir kavrama yüklendiğinde, yani varlığı onun varlığına bağlı ise, yüklenilen kavram yüklenen kavrama oranla özlüktür. Örneğin, “İnsan akıllı hayvandır.” önermesinde akıllı hayvan insana oranla özlüktür. Akıllı hayvan kavramı ise insanın özsel özelliğidir. Yüklenilen kavramın, yüklenenin özüne değil de ilintisine girerse buna ilintilik denir. Örneğin “İnsan ağlayandır.” önermesinde ağlama kavramı, insanın özü ile ilgili olmadığı için, insana oranla ilintilik denilir.

Kavramların Çeşitli Göstergeleri

Nelik, Gerçeklik ve Kimlik

Nelik, tümel bir kavramın sadece zihindeki bireylerin dikkate alınmasıdır. Bir kavramın ne olduğunun anlaşılmasını sağlar. Örneğin insan, kedi, orman vb.

Gerçeklik ise, tümel bir kavramın zihin dışındaki bireylerin dikkate alınmasıdır. Her kavramın neliği vardır ancak gerçekliği olmayabilir. Örnek olarak mitolojik varlıklar düşünülebilir. Bu varlıkları anlatan kavramların nelikleri vardır ancak bu varlıkların zihin dışında bir karşılığı olmadığı için gerçekliği yoktur.

Kimlik ise gerçekliği olan bir kavramın zihin dışında gösterdiği gerçekliklerden birinin belirtilmesine denir. Bir kavramın kime işaret ettiğini gösterir (Tahir, Hasan gibi).

İçlem ve Kaplam

Bir kavram, içine aldığı bireylere işaret ederse, o bireyler o kavramın kaplamıdır. Örneğin kedi kavramının içine aldığı bireyler siyam, tekir, Van vb. kedi kavramının kaplamına girer.

Bir kavram içine aldığı bireylerin ortak özelliklerine işaret ediyorsa, o özellikler kavramın içlemini oluşturur. Hasan, Fatih gibi bireyleri akıllılık, güçlülük gibi özellikler insan kılar. Bu özellikler, insan kavramının içlemini teşkil eder. Bu iki kavram birbirleriyle ters orantılıdır. Biri artarsa diğeri azalır. Genelden özele gidildikçe içlem, özelden genele doğru gidildikçe kaplam artar.

Kavramlar Arası İlişkiler

Kavramlar kendi aralarında dört türlü ilişkiden birisine sahip olabilir. Bu dört türlü ilişki: Eşitlik, ayrıklık, tam girişimlik ve eksik girişimliktir.

Eşitlik: Kavramlardan her biri diğer kavramın tüm bireylerini içerisine alıyorsa aralarında eşitlik olmuş olur.

Örneğin, kuş ve öten kavramları eşitlik ilişkisine sahiptir. Çünkü “Her kuş ötendir.” ve “Her öten kuştur.” denilebilir.

Ayrıklık: Kavramlardan birisi, diğer kavramın hiçbir bireyini içine almıyorsa ise aralarında ayrıklık ilişkisi vardır denir.

Örneğin, kuş ve kedi kavramları arasında ayrıklık ilişkisi vardır. Çünkü “Hiçbir kuş kedi değildir.” ve “hiçbir kedi kuş değildir.” denilebilir.

Tam Girişimlik: Kavramlardan sadece birisi, diğer kavramın tüm bireylerini içine alıyor ise aralarında tam girişimlik ilişkisi vardır denir.

Örneğin, hayvan ve kuş kavramları arasında tam girişimlik ilişkisi vardır. Çünkü “Bazı hayvanlar kuştur.” ve “Bütün kuşlar hayvandır.” denilebilir.

Eksik Girişimlik: İki kavramdan her biri, diğer kavramın bazı bireylerini içine alırsa aralarında eksik girişimlik vardır denir.

Örneğin, kuş ve öten kavramları arasında eksik girişimlik vardır. Çünkü “Bazı kuşlar ötendir.” ve “Bazı ötenler kuştur.” denilebilir.

Beş Tümel

Kavramların sınıflaması, Porphyrios’un İsoloji adlı eserinde, beş tümel adı altında incelenmiştir. Bu eserde, Aristoteles’in cevher (töz) ile ilgili görüşleri sistemli hale getirilmiştir. Aristoteles, tek tek nesneleri bilmek için, o nesneler hakkındaki ortak özellikleri belirleyen genel kavramların bilinmesi gerektiğini savunmuştur. Eğer hayvan kavramı bilinmiyor ise, görülen nesnenin hayvan olup olmadığı bilinmez. Aristoteles, tekilin bilinmesini, tümelin bilinmesine bağlamıştır. Beş tümel şunlardır: Cins, tür, ayırım, özgülük ve ilinti. Şekil 2.3’ de bulunan Porphyrios Ağacı olarak adlandırılan şema bu kavramların açıklanması konusunda fayda sağlar.

Cins: Ortak özellikleri olan iki kavramdan kaplamı daha fazla olandır ve altında türlerin sıralandığı şeydir. Gerçeklikleri çeşitli olan kavramlara, “Bunlar nedir?” sorusu sorulunca verilen cevap cins olarak adlandırılır. Örneğin “Balık, kedi, köpek nedir?” diye sorulduğunda cevabı “Hayvandır.” olur. Cins, içlem bakımından bir nitelikler yığınıdır. Yakın cins ve uzak cins diye iki ayrılır. Bir türün doğrudan bağlı olduğu hemen üstündeki cinse yakın cins, diğerlerine uzak cins denir.

Tür: Gerçeklikleri aynı olan kavramlara tür denir. “Bunlar nedir? ” sorusunun cevabıdır. Örneğin, “Tahir, Hasan, Zeynep nedir?” sorusunun cevabı “İnsandır.” Tür, özel tür ve göreli tür olarak ikiye ayrılır. Cins olmayan ve başka türlere bölünemeyen türlere, özel tür denir. Aynı anda hem tür hem de cins olan ve türlere bölünebilen türe ise göreli tür denir.

Ayırım: Bir tür içinde cinsi gösteren karakter veya karakterler bütününe ayrım denir. Aynı cins içerisinde bulunan türleri birbirinden ayıran niteliklerdir. Uzak ayrım ve yakın ayrım olarak ikiye ayrılır. Bir türü uzak cinsteki ortaklarından ayıran niteliklere uzak ayrım, yakın cinsteki ortaklarından ayırıyor ise yakın ayrımdır. Ayırım, aynı cins içerisinde bulunan türleri birbirinden ayıran niteliklerdir.

Özgülük ve İlinti: Bir türe ait olan sıfatlara ilinti denir. Eğer bu sıfatlar yalnız bir türe ait ise özgülük denir. Özgülük, yalnız bir türe ait olan nitelik, ilinti ise birçok türde ortaklaşa bulunan niteliktir.

Tanım ve Bölme

Tanım ve bölme, kavramın belirtilmesi ile ilgidir. Bir kavramın içlemini tanım, kaplamını ise bölme belirtir.

Tanım: Bir şeyin ne olduğunun belirtilmesidir. “Nedir?” sorusunun cevabıdır. Aristoteles’e göre özün araştırılmasıdır. Klasik mantığa göre tanım, özle ilgili tanım ve ilinti ile ilgili tanım olarak ikiye ayrılır. Özle ilgili olan tanım daha doğrudur. Çünkü kavramın yerini açıkça belirterek diğerlerinden ayırır. Kavramın özelliklerini bildiren şey ise ilinti ile ilgili olan tanımdır. İslam mantıkçıları, tanımı beş tümel ile açıklanacak şekilde 4’e ayırmışlardır.

Beş Tümele Göre Tanım Çeşitleri

Özle ilgili tam tanım: Bir terimin yakın cinsi ile yakın ayırımından yapılan tanıma denir.

Özle ilgili eksik tanım: Bir terimin uzak cinsi ve yakın ayırımı ile yapılan tanıma denir.

İlinti ile ilgili tam tanım: Bir terimin yakın cinsi ve özgülüğü ile yapılan tanıma denir. İlinti ile ilgili eksik tanım: Bir terimin sadece ilintileri veya uzak cinsi ve ilintisiyle yapılan tanıma denir.

Tanımlanana Göre Tanım Çeşitleri

Tanım, bu sınıflandırmalara ek olarak, klasik mantıkçılar tarafından bir de tanımlanana göre sınıflandırılmıştır. Bunlar, gerçek tanım ve adsal tanım dır.

Bir şeyin neyden ibaret olduğunun tanıtılmasına gerçek tanım denir. Hem gerçekliği hem de neliği olan kavramların tanımıdır. Evrensel ve genel bir tanım olup ve bir gerçekliği işaret eder. Örneğin, “Su, iki hidrojen ve bir oksijenden oluşan cisimdir.” gibi gözlem ve deneye dayalı tarımdır.

Zihin dışındaki varlığı olmayan kavramların tanıma ise adsal tanım denir. Bu kavramların neliği vardır ancak gerçekliği yoktur. Düşünsel varlıklar için yapılır. Örneğin “Zümrüdüanka” gibi gerçekte bulunmayan kuşun tanımı adsal tanımdır.

Tanımlanamazlar

Dünyada, tanımı yapılamayan ancak betimlenebilen şeyler vardır. Aşk, nefret, kin, sevgi gibi duyguların betimlenmesi yapılabilir ancak tanımı yapılamaz. Zaman, mekan, birlik, çokluk ve duyguların tanımı yapılamaz.

İçlemsel tanım, cinse göre yapıldığı için, Porphyrios ağacının en tepesinde bulunanın cinsi olmadığı için tanımı yapılamaz.

Tanım Koşulları

  • Tanım tam olmalıdır.
  • Bir şeyi kendisinden daha açık olmayan başka bir şeyle tanımlanmamalıdır.
  • Tanımda kısır döngü olmamalıdır.
  • Tanım, tanımlanan bir özne ile tanımlayan bir yüklemden oluşan çelişkisiz bir önerme olmalıdır.
  • Tanım, ne çok geniş ne de çok dar olmalıdır.

Bölme

Bir kavramın kaplamını belirlemek için yapılır. Tanım ve bölme birbirini bütünler. İki tür bölme vardır:

  1. Bir bütünün unsurlara ayrılması.
  2. Bir bütünün tikellerine bölünmesi.

Bölmenin Koşulları

  • Bölme tam olmalıdır.
  • Bölümlerden biri, bölünenin aynı veya ona aykırı olmamalıdır.