Ünite 6: Karanlık Oda Tekniği ve Uygulamaları

Karanlık Oda ve Kullanılan Ekipmanlar

Karanlık oda, analog fotoğrafın çekim sonrasındaki teknik işlemlerin gerçekleştirildiği özel bir mekândır.

Karanlık oda genelde ıslak ve kuru alan olmak üzere iki ayrı bölümden oluşur. Kuru alanda film sarma ve kâğıt pozlaması yapılırken, ıslak alanda ise sıvı kimyasal solüsyonlar kullanılarak hem filmin hem de kağıdın banyo işlemleri yapılır.

Karanlık odada ışığa duyarlı malzemelerle çalışıldığı için giriş ve çıkışın yanı sıra genel aydınlatmanın da kontrol edilebilir olması gerekir. Ortak kullanılan ortamlarda giriş kapılarının üzerinde içeride çalışma olduğunu belirten uyarı ışıkları kullanılmaktadır.

Karanlık odadaki teknik işlemlerin gerçekleştirilmesinde kimyasal solüsyonlar kullanılmaktadır. Bu işlemlerin gerçekleştirilmesi bazen uzun saatleri alabilir. Kimyasalların buharlaşması nedeniyle ortamın havası değişir ve solunum açısından risk oluşturacağı için mutlaka ışık sızdırmayan havalandırma olmalıdır. Karanlık oda temiz ve tozdan arındırılmış olmalıdır. Kâğıt baskısı yaparken, fotoğraf kâğıtlarının duyarsız olduğu ve emniyet ışığı olarak ifade edilen kırmızı ışık kullanılır.

Karanlık oda uygulamalarında kullanılacak kimyasalların hazır hâle getirilmesi ve saklanmasında yardımcı araçlar kullanılmaktadır. Bunların dışında film yıkama işlemleri için de özel araçlar kullanılmaktadır. Bunlar;

Ölçü kapları/Beher: Kimyasalların hazırlanmasında farklı büyüklüklerde ölçü kapları kullanılır. Dış yüzeylerinde bulunan kadrana göre içindeki sıvının miktarı belirlenir.

Saklama Kapları: Stok olarak hazırlanan kimyasalların saklanmasında kullanılır. Hava ile temas etmemesi için ağzı sıkıca kapatılır. Saklama kapları plastik ise içindeki hava çıkartılana kadar esnetilir ve kapak kapatılır. Saklama kabı cam ise içine camdan misketler konularak içindeki hava azaltılarak, banyo seviyesinin kabın ağzına kadar ulaşması sağlanarak hava ile teması azaltılır. Geliştirici olarak kullanılan kimyasallar sadece hava temasından etkilenmez; ışık ile temaslarında kullanım ömürleri kısaldığından koyu renkli kaplarda ışık görmeyen bir ortamda saklanmaları üzerine içeriği ve hazırlanış tarihi vb. bilgiler yazılmalıdır.

Spiral : Paslanmaz çelik ya da plastikten hazırlanan spiralleri ileri geri hareket ettirerek filmin kanallarına sarılması sağlanır. İki kademeli olan spiraller genişletilip roll filmlerde, daraltılıp 135 mm. filmlerde kullanılabilir.

Tank : Tankın içine spiraller yerleştirilip iç kapağı kapatıldıktan sonra ışık açılabilir. İç kapağın ortasından kimyasal banyo dökülerek film yüzeyiyle temas etmesi sağlanır. Ancak bu kanaldan sıvı geçmesine rağmen ışık geçmez. İçine takılan çubuk yardımıyla spirali sağa sola çevirerek ajitasyon işlemi yapılır. Ayrıca dış kapağı takılarak tank yukarı aşağı ve sağa sola çevrilerek de bu işlem yapılabilir. Banyonun film yüzeyine teması sağlanır.

Termometre: Kapların içindeki kimyasalların ısısını ölçmek ve ısı kontrolü sağlamak için kullanılır.

Film Askı Mandalı : Banyo işlemi bittikten sonra kurutma işlemi için ucuna takılarak aşağı sarkıtılmasını sağlar. Alt ucuna da takılırsa filmin daha gergin durması sağlanarak içe kıvrılması önlenir ve daha çabuk kuruması sağlanır.

Film Kurutma Dolabı: Filmin tozlanmadan kurutulması sağlayan dikey bir çadıra benzeyen bu düzeneğin üstünde bulunan fan sayesinde sıcak hava sirkülasyonu sağlanarak filmin daha hızlı kurutulması sağlanır.

Zamanlayıcı/Timer: Kullanılan banyo ve filmin özelliklerine bağlı olarak belirlenen zamana göre ayar yapılır. Süre bitiminde alarm sesiyle uyarıcı olarak işlem süresinin bittiğini hatırlatır.

Bunların dışında huni, sürahi, kova, su ısıtıcısı, karıştırma çubuğu, film çıkarıcı aparatı, makas, ışıklı masa, negatif poşeti gibi yardımcı araçlar da kullanılır.

Baskı işleminde kullanılan ekipmanlar şunlardır:

Agrandisör: Kafa denilen bölümün üst kısmında bulunan lambasının yaydığı ışık, hemen altında kondensör olarak bilinen mercekten eşit ve homojen bir biçimde, şase denilen birime yerleştirilen filmden geçerek alt kısımda bulunan objektife ulaşır. Kafanın alt ucundaki objektif, film üzerindeki görüntünün kâğıt üzerinde odaklanmasını sağladığı gibi, içindeki diyafram aracılığı ile de pozlamanın ışık şiddetini belirler. Agrandisör objektiflerinin odak uzaklıkları film ve kâğıt boyutuna göre değişiklik gösterir. Objektifin birkaç cm altında hareketli kırmızı renkli bir filtre yer alır.

Zamanlayıcı/Timer: Agrandisörlerin elektrik enerjisi timer/zamanlayıcıya bağlı olarak çalışır. İki modu vardır. Sürekli mod açıkken agrandisörü zamana bağlı olmadan çalıştırır. Zamanlayıcı modunda ise belirlenen süreye göre agrandisörü çalıştırır. Süre bitiminde agrandisörün elektriğini keserek kâğıt üzerindeki pozlandırma sona erer.

Marjör: Agrandisör tablasının üstüne konularak kullanılan bu aparatın baskı sırasında iki işlevi bulunur. Yatay ve düşey düzlemde cetvel göstergesi ve ayarlanabilir kolları sayesinde baskı boyutu ayarlanabilir. İkinci olarak, kağıdın bu kolların altına yerleştirilmesiyle hareket etmesi engellenmiş olur. Ayrıca kâğıt tabanlı kâğıtlara baskı yapıldığında kağıdın kıvrılarak bombe yapmasını önleyerek düz durmasını sağlar.

Küvet ve Maşalar: Baskı sırasında kimyasalların konulduğu plastik küvet boyutları kâğıt boyutuna göre seçilir. İçinde bulunan kanallar sayesinde kağıdın küvet zeminine yapışması önlenir. Kanallar kağıdın maşa ile küvetten kolay alınmasını da sağlar. Maşalar, kimyasallara temas etmeden kağıdın küvetler arasında taşınmasını sağlar.

Karanlık Odada Kullanılan Sarf Malzemeleri

Pratikte kimyasalların hazırlanmasında üç farklı yöntem izlenir. İlk yöntem, katı haldeki çeşitli kimyasalların farklı miktar ve oranlarda karışımların suda eritilerek hazırlanmasıdır. Bu yöntem, malzeme temini ve hazırlanmasının zorluğu nedeniyle çok az kullanılır.

İkinci yöntem olarak toz hâlde hazır olarak satılan kimyasal karışımlar belirli bir miktar ve ısıdaki su ile eritilerek hazırlanır. Kimyasal solüsyonların miktar olarak çok tüketildiği karanlık odalarda ekonomik nedenlerle bu yöntem tercih edilebilir.

Üçüncü yöntem ise sıvı olarak hazır satılan kimyasalların kullanılmasıdır. Bu kimyasallara stok banyo da denir. Stok banyolar, ışık geçirmeyen koyu renkli cam şişe ya da plastik kaplarda hava almayacak şekilde saklanmalıdır

Karanlık odada film yıkama ve baskı işlemlerinde üç kimyasal işlem uygulanır.

Geliştirme banyosu: Geliştirme işlemi sırasında, emülsiyonda ışık gören gümüş bromürler ayrışarak metalik gümüş hâline geçerken, gümüşten ayrılan bromür ise geliştirici solüsyonun eriyiği içine karışarak yüzeyden ayrılır. Böylece film ya da kâğıt üzerinde pozlanan gizli görüntü yüzeyde açığa çıkar. Filmin ışık almayan bölgelerde kimyasal bir reaksiyon görülmez. Bu nedenle açık renkli bölgelerde koyu, koyu renkli bölgelerde ise açık renkli olmak üzere negatif bir görüntü oluşur.

Durdurma banyosu: Geliştirme banyosu ile başlayan kimyasal tepkimenin, yüzeyin solüsyondan temizlenerek sona erdirilmesini sağlar. Geliştirme işlemi bazik bir ortamda ilerler. İşlemi durdurmak için asit ortamı gereklidir. Aksi hâlde gelişme kontrol dışı devam eder ve lekeler oluşur. Durdurma işlemi için kâğıt tabanlı fotoğraf baskılarında kağıdın emme özelliği nedeniyle asitli bir durdurucu şarttır.

Saptama: Sabitleme veya fiksaj gibi terimlerle de ifade edilen üçüncü banyo işleminde ise ışık almayan bölgelerdeki gümüş bromür parçacıkları, saptama banyosu ile tepkimeye girerek gümüş tiyosülfata dönüşerek emülsiyon yüzeyinden uzaklaşır. Böylece film ya da kağıt emülsiyonunda ortaya çıkarılan görüntü hem sabitlenir, hem de ışık duyarlılığı ortadan kalktığı için emülsiyon artık ışıktan etkilenmez.

Bu işlemler sonrasında film ve kâğıt akarsuda iyice yıkanıp üzerindeki kimyasallardan temizlendikten sonra kurutularak kimyasal işlem süreci tamamlanmış olur.

Siyah beyaz fotoğraf baskısı için firmalar farklı teknik özelliklere sahip kâğıt seçenekleri sunmaktadır. Bunların bazıları fiziksel bazıları da fotografik etkilerine yöneliktir.

Siyah beyaz fotoğraf kâğıtları da filmlerde olduğu gibi ışığa duyarlı ve taşıyıcı olarak iki farklı yüzeyi bulunmaktadır. Taşıyıcı taban yüzeyi ışığa duyarsızdır. Kâğıt tabanlı fotoğraf kâğıtları, geniş ton dağılımı ve duyarlılığı ile yüksek kalite baskı yapma olanağı sağlar.

Daha uzun süreli dayanma özellikleri tercih sebepleridir. Plastik tabanlı olarak ifade edilen kâğıtlar ise polietilen malzemeden üretilirler. Düz durmaları, banyo, yıkama ve kurutma süresinin kısalığı avantaj sağlarken uzun ömürlü olmamaları nedeniyle arşiv amaçlı kullanımı sınırlıdır.

Fotoğraf kağıdının teknik özellikleri kutu üstünde yazılıdır. Bunlarda biri de kontrastlık derecesidir. Düşük kontrastlı bir sonuç için 0-1 numara, ortalama bir değer için 2 ya da 3 numara, yüksek kontrastlı bir sonuç elde etmek için ise 4-5 numaralı kartlar kullanılır.

Genel olarak baskıda kartın kontrastlık oranına ilişkin yapılacak tercihlerde negatifin kontrastlık derecesi belirleyici bir unsurdur.

Siyah beyaz baskıda kullanılan önemli bir kâğıt türü de Multigrade, Polikontrast kâğıtlardır. Yapılan baskının en önemli özelliği agrandisöre takılan filtreler aracılığı ile kağıdın kontrastlık oranının değiştirilebilmesidir. Multigrade kâğıtların yapısal olarak bir farkı, çift emülsiyonlu olmalarıdır. Biri mavi renge duyarlı yüksek kontrast emülsiyon, ikincisi ortokromatik yeşil ve maviye duyarlı düşük kontrast emülsiyondur.

Fotoğraf kâğıtları arasında tercihleri belirleyen faktörlerden biri de boyuttur. Kâğıt tercihlerinde çok yaygın olmasa da kâğıtların hız ya da tonlama özellikleri de özel baskılar için dikkate alınabilir.

Karanlık Odada Bir Fotoğrafın Oluşum Süreçleri

Çekim sonrasında negatif bir filmin pozitif bir fotoğraf görüntüsüne dönüştürülmesi için üç işlemden geçer.

Film yıkama işlemine başlamadan önce, kimyasal solüsyonlar hazır hale getirilir. Film yıkama işlemi yüksek bir konsantrasyon ve çok hızlı davranmayı gerektirir. Yapılacak küçük bir hata filminizin geri getirilemez şekilde zarar görmesine neden olabilir.

Film yıkama işlemlerinin başlangıçta en zor görünen kısmı film sarma işlemidir.

Birinci banyo olarak kabul edilen geliştirme işlemi için solüsyonunun markası, eriyik oranı, ısısı, filmin marka ve asasına bağlı olarak prospektüslerde belirtilen süre tespit edilir. Bu süreye bağlı olarak timer hazırlanır. Timer yerine saat kullanılacaksa unutmamak için bir not kağıdına işlemin başlangıç ve bitiş süreleri yazılarak geliştirme banyosu hızlıca tankın içine boşaltılır.

Filmin kimyasalla teması ile birlikte film yüzeyinde gizli görüntü gelişmeye başlar. İlk iki dakika boyunca ajitasyon işlemi için tankın ortasında bulunan deliğe takılan çubukla spiraller bir sola, bir sağa doğru çevrilir. Geliştirme banyoları üst üste birkaç kez daha kullanılabilir. Ancak kullandıkça kimyasalın performansı düşeceği için ilave süre ya da takviye banyosu denilen kimyasal eklenir.

İkinci banyo olarak da ifade edilen durdurma işleminin saniyeler içerisinde çok hızlıca yapılması gerekir. Durdurma işlemi için eğer su yerine durdurma solüsyonu kullanılacaksa en az otuz saniye kadar tankın içinde tutulur.

Üçüncü banyo sabitleme de miktar ve ısı olarak geliştirme banyosuna eşdeğerde hazırlanıp hızlıca tankın içine boşaltılır. İlk otuz saniye boyunca ajitasyon işlemi tekrarlanır. Sabitleme solüsyonu sıvı konsantreden hazırlandıysa yaklaşık iki-dört dakika arası, tozdan eritildiyse beş-on dakika arasında tankın içinde bekletilir.

Dördüncü aşama olarak tankın içinden spiraller çıkarılır. Bu aşama öncesi yine filmle temas edileceği için ellerin leke ve iz bırakmayacak şekilde yıkanması gerekir. Filmin yüzeyiyle temas etmeyecek şekilde perfore uçlarından tutarak spiralden çıkarılır ve kuruması için iki ucuna da mandal ya da asma aparatları takılıp kurutma dolabına/askıya asılır.

Film iyice kuruduktan sonra ışıklı masa ya da temiz bir yüzeyde altışar kareden oluşan şeritler hâlinde kesilerek negatif poşetlerine yerleştirilir.

Siyah beyaz karanlık oda uygulamaları içerisinde film yıkama ve kurutma sonrasında ikinci aşamada baskı işlemleri gerçekleştirilir. Baskı işlemleri de kendi içerisinde üç farklı aşamaya ayrılır. Geliştirme, durdurma ve saptama küvetlerine ek olarak dördüncü bir küvetin içine de su konulur. Küvetlerin diziliminin de işlem sırasına göre olmasına da dikkat edilir. Farklı renkte küvetleri kullanmak, içindeki kimyasalların ne olduğuna ilişkin karışıklığın ortadan kalkmasını sağlar.

Geliştirme, durdurma ve saptama küvetlerine ek olarak dördüncü bir küvetin içine de su koyulur. Saptama banyosu sonrasında baskılar bir süre suda tutularak yüzeyinde biriken kimyasalların temizlenmesi/ akıtılması sağlanır. Kimyasalları iyice temizlenmeden kurutulan bir fotoğraf kağıdında zaman içinde sararmalar ile sepya etkisi oluşur. Sepya etkisi normalde bir işlem hatası olarak kabul edilir. Ancak bazen özel etki yaratmak amacıyla bu etki bilinçli olarak da kullanılabilir.

Bir küvetten diğerine kağıdı transfer ederken beş on saniye kadar kâğıt yüzeyindeki sıvının alındığı küvete geri akıtılması gerekir. Böylece kimyasal miktarının azalması ve birbirine taşınması önlenmiş olur. Geliştirme, durdurma ve saptama banyoları bu sıralama ile kısmen birbirine karışsa da sorun olmazken, tersinden bir karışım kimyasal reaksiyon sonucunun bozulmasına neden olur.

Kontak baskı bir negatif filmin tüm karelerinin birebir boyutta tek bir kâğıt üzerine basılmış pozitif hâlidir. Kontak baskı temelde banyo edilen filmdeki tüm karelerin pozitif görüntülerini görmeye yarar. Kontak baskı yapıldıktan sonra loop ya da büyüteç ile tüm kareler incelenerek büyük boy baskı için seçim yapılır.

Kontak baskı almadan önce küçük bir test baskısı almak daha doğru poz süresini elde etmek için gereklidir. Test sonuçları eğer istendiği gibi değilse, poz süresini ya da diyafram değerini değiştirerek doğru sonuca ulaşana kadar test almaya devam edilmelidir. Eğer sonuçlar çok açık çıkarsa, diyafram değerini açarak ya da süreyi artırarak kağıdı daha fazla pozlamak gerekir. Çok koyu olduysa diyaframı kısarak ya da süreyi azaltarak doğru poz değeri bulunmaya çalışılmalıdır. Test sonucuna bakarak karar verdikten sonra kontak baskıya geçilebilir.

Kontak baskı incelenerek büyük boy baskı için karar verilen bir karenin teknik olarak en ideal baskısının yapılabilmesi için önemli aşamalardan biri, test baskısıdır. Test baskıları öncelikle doğru poz değerlerinin bulunmasına referans olur. Böylece hatalı baskı yapılmasını önleyeceği gibi ekonomik olarak kâğıt tasarrufu yapmayı sağlar. Kontrast bir film ya da farklı ışık değerlerine sahip bölgeleri olan bir fotoğraf çerçevesinde farklı bölgelerden ayrı testler almak daha az fireyle doğru sonuca ulaşmayı sağlar.

Baskı analog fotoğrafın nihai aşamasıdır. Bir fotoğrafın baskı kalitesi fotoğrafçı performansının önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilir.

Baskı aşamasında, çekim aşamasından kaynaklı pozlama ve kompozisyon hataları kısmi olarak düzeltilebilmekle birlikte, bu hataların telafisi karanlık odada ciddi zaman ve emek harcanmasına neden olabilmektedir.

Büyük boy baskı için öncelikle kontak baskı incelenerek hangi karenin basılacağına karar verilir. Fotoğrafçılar bazen bir konuda tek bir fotoğraf çekebildiği gibi, tek bir konuya filmin tamamını da harcayabilmektedir.

Kullanılacak kimyasallar hazırlanıp basılacak fotoğrafın test baskıları da alındıktan sonra baskı aşamasına geçilebilir. Baskı için film agrandisörde şase bölümüne yerleştirilir. Filmi yerleştirirken yönüne dikkat edilmeli, emülsiyon/duyarkat tarafı aşağıda olacak şekilde yerleştirilmelidir. Sonra baskı boyutuna göre agrandisör kafasının yüksekliği ayarlanır, çerçeveye karar verildikten sonra netlik ayarı yapılır, diyafram test baskısında belirlenen değerine getirilerek kırmızı filtre ve agrandisör kapatılır. Baskı yapılacak kâğıt duyarkat yüzeyi üste gelecek şekilde agrandisöre yerleştirilir. Kırmızı filtre altında kâğıt belirlenen kadraja göre yerleştirilir. Agrandisör kapatılarak filtre geri çekilir.

Agrandisör açılarak kağıdın belirlenen sürede pozlaması yapılır. Negatifin kontrastlık durumuna ve elde edilecek detaylara göre kadraj içerisinde kısmi bölgelere daha az ışık vermek için maskelemeler yapılabilir.

Pozlama bitiminde kâğıt ilk olarak geliştirme banyosunun olduğu küvete bırakılır. Ortalama beş saniye sonra kâğıt ters çevrilerek duyarkat üzerinde görüntünün oluşmaya başladığı gözlenebilir. İlk on saniye içinde hızlıca gelişen kâğıtta tüm tonların doğru bir biçimde elde edilmesi için yaklaşık iki dakika boyunca geliştirme banyosunda kalması gerekir. Önce alınırsa gelişme tamamlanamadığı için ton değerlerinde hata olacaktır. Süre bitiminde kâğıt süzülerek durdurma küvetinin içine atılır. On saniye sonra kâğıt tekrar süzülerek üçüncü banyo da denilen sabitleme kimyasalının bulunduğu küvete bırakılır. Kimyasal kağıdın tüm yüzeyini kapladıktan 10-30 saniye sonra ışıklar açılarak baskı kontrol edilir. Eğer bir sorun yoksa tekrar sabitleme banyosunun içine konularak iki dakika daha kalması sağlanır. Süre bitiminden sonra kâğıt yine süzülerek yüzeyindeki kimyasallardan temizlenmesi için 4. küvetteki suyun içine bırakılır.

İyi bir baskı elde edebilmek için dikkat edilmesi gereken pek çok faktör bulunmaktadır.

Fotoğrafı basan kişinin bilgisi, deneyimi ve yaratıcılığı, basılan negatifin ton skalası, kontrastlığı ve buna bağlı olarak uygun kâğıt ve kimyasal tercihleri, agrandisörde doğru poz değerinin uygulanması gibi faktörler baskı kalitesini belirlemektedir.

İyi bir baskıda siyah ve beyaz renklerin doğru değerlerde elde edilmesi ve bu iki renk arasında mümkün olduğunca geniş bir skalada gri ton dağılımının bulunması gerekir.

Baskı kalitesinin düzeyi öncelikle negatife bağlıdır. Negatifin baskıda iyi bir sonuç verebilmesi için çekim esnasında doğru pozlanmasına ve banyo aşamasında geliştirme işlemlerinin doğru yapılmasına bağlıdır. Negatifin doğru ton değerlerine sahip olması; toz, çizik, leke gibi unsurları barındırmaması; netlik, kontrastlık, ve grenlilik durumu negatifin kalitesini ve dolayısıyla baskı kalitesinin belirleyici temel unsurlardır.

Eğer bir filmin kenarındaki yazılar var ama görüntü yok ise o film pozlanmamış demektir, hiç bir yazı yoksa film geliştirme banyosu yapılmadan yanlışlıkla sabitleme banyosu yapılmıştır, film tamamen siyah ise ışık almış ya da yaygın ifade ile yanmış olarak değerlendirilir.

Bir negatif incelendiğinde sıklıkla karşılaşılan ve aşağıda sıralanan durumlara ilişkin oluşan etkiler görülebilir.

Doğru Pozlanmış ve Geliştirilmiş Negatif: Doğru pozlanmış ve geliştirilmiş negatif, açık ve koyu alanlar arasındaki kontrastlığın düşük olduğu ve gri tonların belirgin olduğu negatiftir. Bu özellikteki negatifte açık ve koyu alanlardaki detaylar baskıda pozitife dönüştürüldüğünde kayıpsız olarak ortaya çıkacaktır.

Az Pozlanmış Negatif: Poz değerinin çekim esnasında olması gerekenden daha az uygulanması durumunda ortaya çıkan soluk ve açık renkli tonların hakim olduğu negatiftir. Düşük yoğunluklu ve düşük kontrastlıdır. Negatifte açık ve beyaz görünen alanların baskıdaki pozitif görüntüsünde ayrıntılar azalarak koyu görüntülere dönüşecektir. Işıklı alanlarda tam siyah oluşmamış griye dönüşür.

Çok Pozlanmış Negatif: Çekim esnasında olması gerekenden daha fazla pozlama yapılmış, ışıklı alanları aşırı yoğun ve koyu bir negatif görüntüdür. Pozitif görüntüye dönüştürüldüğünde negatifteki koyu gözüken alanlarda ışık patlamalarının olduğu ve detayların azaldığı görülür. Siyah renkler koyu grilere dönüşür.

Az Geliştirilmiş Negatif: Geliştirme banyosu esnasında yeterince geliştirilmemiş negatiflerdir. Baskıda düşük kontrast ve ara tonların kaybolduğu zayıf bir tonlamaya sahip bir görüntü oluşur. Işıklı alanlarda tam siyah oluşmamış griye dönmüştür. Az geliştirilmiş negatif ile az pozlanmış negatifin etkileri sıklıkla karıştırılsa da az geliştirilmiş negatifte gölgedeki detaylar ortadan kalkmamaktadır. Düşük kontrast ve yoğunluk tipik etkisidir.

Aşırı Geliştirilmiş Negatif: Banyo esnasında tavsiye edilen süreden daha fazla kimyasal reaksiyona maruz kalmış negatiftir. Daha yoğun ve kontrast bir görünüm oluşur. Baskıda gri tonlar oldukça azalırken, fazla geliştirme nedeniyle duyarkattaki gümüş tuzları kümelenerek grenler oluşur. Gren etkisi baskı boyutu büyüdükçe daha da artar.