Ünite 7: Kamerada Ses Kullanımı

Ses ve Ses Sinyali

Sinema tarihinin başlangıçlarında sessiz olarak sunulan filmlerde oyuncuların konuşmaları ara yazılarla desteklendi, salonlarda film anlatıcılar görev aldı. Ancak günümüzde sayısal teknolojilerdeki gelişmelerle bu engeller ortadan kalkmıştır.

Günümüzde ses kayıt cihazları hem boyut olarak küçüldü hem de fiyatları ucuzladı. Kişisel ses kayıt cihazları yerine profesyonel olanlarının kullanılması kulak sesine en yakın ses kaydını gerçekleştirmektir. Ses akustik boyutuyla görüntüye nazaran her zaman bir üstünlüğe sahiptir. Ses sistemleri bizi filmin gerçekliğine daha da yaklaştırır. Ses titreşimden doğar ve hava moleküllerinin birbiriyle etkileşiminden yayılır. Gaz, sıvı ve katı ortamlarda yayılabilir. Gaz ortamdan katı ortama doğru sesin hızı artar.

Sesi işitmede saniyedeki titreşim sayısı önemlidir ve sağlıklı bir insan kulağı saniyedeki 20 titreşim ile 20000 titreşim arasındaki sesleri duyabilir. Sesin saniyedeki titreşim sayısı frekans olarak adlandırılır. Frekans “hertz” birimiyle ifade edilir. Ses basınç seviyesindeki değişimler sesin şiddetini belirler. Ses şiddet birimi olarak desibel kullanılır. Fakat ses basınç seviyesinden söz edilirken, rakamsal değerin yanına “dB-SPL” birimi eklenir. 140 dB-SPL’den üzeri sesleri kulağa zarar verir.

Ses dalgalarının birbirleriyle zaman içindeki etkileşimi ve konumu faz olarak tanımlanır. Aynı yoğunluğa sahip sesler etkileştiklerinde sesin şiddeti artabilir ya da azalabilir.

Yapay olarak üretilen elektronik sesler dışında, akustik seslerin kaydedilmesi ve işlenebilmesi için bu akustik enerjinin ses sinyaline çevrilmesi gerekmektedir. Akustik sesler mikrofonlar aracılığıyla toplanır ve elektrik enerjisine çevrilir. Ses kaynağı ne olursa olsun işittiğimiz tüm sesler analogdur. Günümüz teknolojisinde ise analog teknolojinin yerini sayısal teknolojiler almıştır.

Bit; sayısal veriyi oluşturan en temel birimdir. 1 bitlik değer 2 olasılık üretir: 0-1. 4 bitlik bir değer ise 16 olasılık üretir: 0000, 0001, 0111…..1000.16 bitlik değerin de 65. 536 olasılık üretebileceği düşünüldüğünde, bu miktar sayısal veri için oldukça yüksek bir değerdir.

Kaliteli ses kayıtları yapabilmek için ses sinyal seviyesinin göz ile izlenmesi ve kulak yoluyla da dinlenmesi gerekir. Profesyonel ve bazı yarı profesyonel ses/görüntü cihazlarında ses sinyal kayıt seviyesini kontrol etmemize ve ayarlamamıza yarayan bazı özellikler mevcuttur. Operatör bu gibi ayarların hangisini ne zaman kullanması gerektiğini bilmelidir.

Ses kayıt seviyeleri video kamera gibi bir kayıt cihazı tarafından otomatik olarak yapıldığında kamera ses kayıt seviyesine iki şekilde müdahale eder:

  • Kameraya gelen ses sinyal seviyesi azaldığından kamera ses seviyesini yükseltmeye çalışır.
  • Kaydı yapılan sesin seviyesi çok yükseldiğinde kamera tarafından ses seviyesine müdahale edilip sınırlanır.

Sonuç olarak otomatik kontrol ses kayıt kalitesini olumsuz etkiler.

Çoğu el kamerasında ve ses kayıt cihazlarında cihazın kaydettiği ses sinyal seviyesi izlenemez. Cihaz üzerinde bunu gösteren bir gösterge yoktur. Profesyonel cihazlarda ise ses sinyal seviyelerinin izlenebilmesi için çeşitli monitörler vardır. Bunlar VU Metre (Volume Unit Meter), PPM (Peak Program Meter), dBFS (Decibel Full Scale) olarak tanımlanır. VU metre ses şiddetinin ortalama seviyesini, PPM ise ses şiddetinin ulaştığı anlık tepe seviyesini gösterir. VU metrelerde ses seviyesinin ulaşabileceği tepe noktası “0”, PPM göstergelerde ise “4” rakamıdır. Hem VU hem de PPM göstergelerde ses seviyesi tepe noktasına ulaşsa da, ses seviyelerindeki ani yükselmeler için sağa doğru bırakılmış boşluklardır. Bunlar güvenlik alanları (headroom) olarak tanımlanır. AES/EBU, dBFS göstergelerde “-18dBFS” üzerini güvenlik alanı olarak tanımlar. AES/EBU Ses Mühendisleri Topluluğu/Avrupa Yayın Birliği’dir.

Ses seviyelerinin izlenmesi kadar dinlenmesi de önemlidir. Dinleme süresince ses dinleme monitörü ya da kulaklıklar kullanılmaktadır. Hoparlör ya da kulaklık kullanmaktaki en temel amaç:

  • Ses sinyalinde herhangi bir işitsel gürültü olup olmadığı kontrol edilir.
  • Ses sinyalinin kesintiye uğrayıp uğramadığı takip edilir.
  • Birden fazla ses kaynağı varsa, sesler arasındaki işitsel denge kontrol edilir.

Profesyonel ya da yarı profesyonel amaçlı üretilen kameralarda belli standartlarda kablo, fiş ve konektörler kullanılır. Ses kabloları ve bu kablolara bağlanan farklı türde bağlantı elemanları vardır. Birbirine benzeseler de farklı işlevleri vardır. Kameralara bağlanabilen iki farklı ses sinyali vardır: analog ve sayısal. Fiş ve konektörlerin erkek ve dişi fiş ya da konektör ise ses sinyal girişini belirtir. Profesyonel analog ses sistemlerinde üç uçlu bağlantı elemanları ve üç uçlu kablolar kullanılır. Üç uçlu bağlantılar dengeli bağlantı türleri olarak tanımlanır.

Analog ses sistemlerinde ses sinyali tek kanal olarak taşınsa da, dengeli bağlantı olarak tanımlanan üç uçlu kablo ve konektörler kullanılır. Bunlarda bir şase ve iki canlı uç vardır. Dengeli kablo ve konektör kullanmaktaki amaç; kablo üzerinden taşınan ses sinyalini havadaki elektromanyetik gürültülerden korumaktır. Ses sinyali sıcak uçtan soğuk uca gönderilir.

Dengesiz ses sistemlerinde tek şase ve bir canlı uç bulunur. Bu tür ses kablolarında sinyal taşınırken, sinyalin elektromanyetik gürültülerden etkilenmemesi için, kablo uzunluğunun 1-2 metreyi geçmemesi önerilir (S:168, Şekil 7.5).

XLR/Canon konektör: XLR konektörler Canon konektör olarak bilinir. Erkek ve dişi türleri vardır. Hem analog hem sayısal ses sinyallerinde kullanılabilirler. 3 uç bulunur ve kablo bağlantıları buradaki numaralara göre yapılır.

TS/TRS fiş: En çok stereo kulaklıklarda kullanılan fiş türüdür. 3.5mm ve 6.5 mm çaplarında olurlar. Erkek ve dişi türleri vardır. TS (tip-sleeve) fişler tek kanal ses sinyali taşır ve dengesiz bağlantılarda kullanılır. TRS (tip ring sleeve) fişler analog ses sistemlerin dengeli bağlantılarında tek kanal ses sinyali taşımak için kullanılabilir.

RCA fiş: RCA fişler genelde DVD, VCD ve müzik sistemleri gibi ev tipi cihazların video/ses giriş ve çıkış bağlantılarında kullanılır. Erkek ve dişi türleri vardır. Dişi tip RCA fişler ev tipi cihazlarda da kullanılabilir. Hem analog hem de sayısal amaçlıdır. S/P DIF; Sony/Philips Digital Interconnect Format ya da Sony/Philips Digital Interface fiş türü olarak tanımlanır.

Mikrofonlar

Mikrofonlar radyo, televizyon ve film yapımlarının vazgeçilmez araçlarıdır. Akustik ses enerjisinin kaydedilmesinde mikrofonlardan yararlanılır. Mikrofonlar akustik enerjiyi elektrik enerjisine çevirirler. Çalışma prensipleri genel olarak iki grupta incelenir: elektromanyetik ve elektrostatik mikrofonlar.

Elektromanyetik mikrofonların çalışması rüzgar gülleri gibidir. Ses dalgalarının basıncından etkilenen ve bu basıncı kendine bağlı bulunan bobine aktaran bir diyafram vardır. Diyaframa bağlı olan bobin de bir mıknatıs yuvanın içinde yer alır. Bunlara dinamik mikrofonlar ve şerit mikrofonlar örnek gösterilebilir. Dinamik olanların bazı avantajları vardır:

  • Çalışmaları için gereksinim duydukları elektrik enerjisini kendileri üretirler.
  • Sesi zor algıladıkları için ses kaynağına yakın çalışırlar.
  • Rüzgar ve nefes gibi fiziksel darbelerden kolay etkilenmezler.
  • Ürettikleri ses sert ve vurguludur.
  • Diğer profesyonel mikrofonlara göre ucuzdurlar.

Dezavantajları:

  • Müzik gibi karmaşık seslere karşı diyaframlarının frekans tepkileri hızlı değildir.
  • Tiz seslere karşı tepkileri azdır.
  • Ses kaynağına yakın çalışmak zorundadırlar.
  • Görünüşleri kabadır.

Kondansatör ve elektret-kondansatör mikrofonlar elektrostatik yapıda mikrofonlardır. Kapsüllerinde aralarında hava boşluğu olan iki iletken metal plaka vardır. Üstteki plaka diyafram görevi yapar. Ses dalgaları diyafram üzerine basınç uyguladığında, iki plaka arasındaki havanın basıncında değişmeler oluşur. Mikrofon kapsülündeki titreşimlere bağlı olarak çıkışa giden voltaj seviyesi de değişir (S: 170, Şekil 7.7).

Elektrostatik mikrofonların avantajları:

  • Diyafram yapıları esnek olduğundan, tiz seslere tepkileri hassastır.
  • Ses çıkış seviyeleri yüksektir.
  • Yumuşak ve doğal ses tonu üretilir.
  • Müzik kayıtlarında tercih edilebilir.
  • Ses kaynağından uzakta çalışırlar.
  • Görünüşleri estetiktir.

Dezavantajları:

  • Elektronik parçalardan oluştuklarından hava şartlarına dayanıklı değildirler.
  • Harici elektrik enerjisine ihtiyaç duyarlar.
  • Rüzgar nefes gibi fiziksel darbelerden kolay etkilenirler.
  • Ses karşı duyarlılıkları fazladır.

Kulaklarımız aracılığıyla ses kaynaklarının yerini belirleyebiliriz. Ayrıca işitme sistemimiz algıda seçici davranabilir. Ancak mikrofonlar kendilerine ulaşan bütün sesleri algılarlar. Ses operatörleri mikrofonları seçici yapabilmek için yön özelliklerinden faydalanırlar. Mikrofonlar yönlerine göre üç grupta toplanır:

  • Tek yönlü (uni directional)
  • Çift yönlü (bi directional)
  • Çok yönlü (omni directional)

Mikrofonların yön özelliklerini gösteren simgeler vardır ve bunlar mikrofonların üzerinde bulunabilirler (S:171, Şekil 7.8).

Tek yönlü mikrofonlar cardioid olarak bilinir. Hyper ve süper cardioid çeşitleri vardır. Çift yönlü mikrofonlar her iki yönden gelen seslere karşı daha duyarlıdırlar. Stereo mikrofon ile karıştırılmamalıdırlar. Çok yönlü olanlar ise her yönden gelen seslere karşı duyarlıdırlar. Ortam sesi kaydetmede ve yaka mikrofon kullanımında tercih edilebilir.

Mikrofon seçimi yaparken bazı bilgiler gereklidir; mikrofonun hangi frekansa duyarlı olduğu, mikrofonun hangi basınca duyarlı olduğu, mikrofonun diyaframının ses dalgalarının basıncına çabuk cevap verip vermediği, mikrofon ile ses kaynağı arasındaki mesafenin ne kadar olması gerektiği, mikrofonun empedansı düşük mü değil mi gibi.

Mikrofonlar kullanım alanlarına göre çeşitlenebilmektedir. Kamera üstü mikrofonlar video kamera üzerinde yer alan mikrofonlardır. Hepsi elektrostatik yapıdadır. Ortam sesi için kullanılır. El mikrofonları genellikle dinamik yapıdadır. En çok röportaj çekimlerinde ve müzik yapımlarında kullanılır. Yaka mikrofonları çoğunlukla elektret-kondansatör yapıdadırlar. Televizyon yayınlarında konuşmacının üzerine takılırlar. Küçük ve estetiktirler. Shotgun mikrofonlar elektrostatik yapıdadırlar. Boom olarak da tanımlanırlar. Film yapımlarının ve tiyatroların vazgeçilmezidir. Enstrüman mikrofonları müzik yapımlarında enstrümanların sesini almak için kullanılır. Surround mikrofonlar tamamen özel bir yapıya sahiptirler. Çok kanallı tv ve film yapımlarında kullanılırlar. Telsiz mikrofonlar ise bir verici ve alıcı üniteden oluşurlar. Çok esnek çalışma ortamı sağlasa da kullanımları risklidir.

Kameralarda Ses Kayıt

Bir ses kayıt cihazına kaliteli ses kayıtları yapabilmek için ses kayıt biriminin üç temel özelliğe sahip olması gerekmektedir: ses giriş bölümü, ayar bölümü ve monitör bölümü.

Ses giriş bölümü: Profesyonel analog ses sinyal girişlerinden dişi tip, mono, dengeli XLR konektörler bulunur. Amatör sistemlerde ise dişi tip stereo 3.5 mm TRS fiş yer alır. Analog XLR ses girişlerine sahip kameralara iki farklı ses sinyali türü bağlanabilir: mikrofondan gelen ses sinyalleri ve mikrofon dışında bir ses kaynağından gelen ses sinyalleri. Her ikisi de kullanılmasına rağmen girişi yapılan türün kameraya tanıtılması gerekir. XLR ses girişlerinin yanında bulunan üç konumlu bir düğme sinyal türlerinin seçimine yardımcı olur. MIC, LİNE ve MIC+48V (S:176, Fotoğraf 7.15).

Mic input mikrofon girişidir. Line imput ise hat sinyal girişidir. Mikrofon dışındaki ses kaynaklarının ürettiği ses sinyal girişleri yapılabilir. MIC+48 ise phantom beslemedir. Ses girişine elektrostatik yapıda bir mikrofon bağlandıysa bu besleme açılmalıdır.

Ses ayar bölümü: Ses sinyallerinin yönlendirmeleri ve seviye kontrolleri yapılır. Şu özelliklere dikkat edilmelidir:

  • Ses kaynağı kayıt cihazının hangi ses giriş kanalına bağlandı?
  • Ses kaynağından gelen sinyaller bant veya diskin hangi ses kanallarına kaydedilmek isteniyor?
  • Kamera üzerindeki mikrofon kullanılmak isteniyor mu?
  • Ses sinyallerinin kayıt seviyesi otomatik mi yoksa manuel mi yapılacak?

Monitör bölümü: ses sinyal seviyelerinin hem işitsel hem de görsel izlemesi yapılır. Cihaz üzerindeki ses kayıt göstergeleri takip edilmelidir.

Taşınabilir bütün kameraların görüntü ile sesi eş zamanlı kaydetme özellikleri vardır. Bunlar sinema ve tv yapımlarında kullanılırlar.

ENG kameralar: Electronic News Gathering. Daha çok haber ve belgesel çekimleri için üretilmişlerdir. Genelde iki adet XLR mono ses girişi vardır. Ses sinyalini bant ya da disk üzerine iki ayrı ses kanalına kaydedilebilir.

El kameraları: Çoğunlukla bir adet mikrofon girişleri vardır. Dişi tip 3.5 mm stereo TRS fiştir. Kamera üzerinde dahili mikrofon bulunur. Seçenekler çok kısıtlıdır.

DSLR kameralar: Digital Single Lens Reflex. Film kullanan fotoğraf makinelerinin video özellikleri yoktur. Ancak günümüzde video kaydedebilmektedirler. DSLR makinelerinin bazılarında ses kayır kontrolleri el ile yapılabilmektedir.

Bazı kameraların üzerlerinde ses kayıt üniteleri yoktur. Ayrı bir cihaz kullanılır. Bunlar genellikle stüdyolarda ve filmlerde kullanılır.

EFP kameralar: Electronic Field Production. Eski model stüdyo kameralarına göre hafif ve taşınabilirdir. Kamerada görüntü ve ses kayıt ünitesi yoktur. Kameradan gönderilen sinyaller video kaydedici cihaza gönderilir. Mikrofonlardan gelen seslerle birleştirilerek eş zamanlı olarak kaydedilir.

Film kameraları: Çoğunun ses kayıt özelliği yoktur. Görüntü film şeritleri üzerine kopyalanır. Sesler kameradan bağımsız bir ses kayıt cihazına kaydedilir. Sonrasında ise film görüntüsüyle birleştirilir. Film kurgusunda ses ile kamera senkronunu sağlamak için ise klaket kullanılır.