Ünite 5: Hukuki İlişkiler ve Haklar

Hak Kavramı ve Tanımı

Hak kavramı çeşitli şekillerde tanımlanabilir. Bir tanıma göre hak, “hukuk tarafından tanınan, yararlanılması hak sahibinin iradesine bırakılan ve korunmasını isteme hususunda bireyin yetkili sayıldığı menfaatlerdir.”

Bir bütün olarak hukuk, objektif hukuk olarak adlandırılır. Objektif hukukun kişilere bahşettiği yetkileri ifade eden kısmı ise, sübjektif hukuk olarak adlandırılmaktadır. Sübjektif hukuk, haklara karşılık gelir.

Hukuk çerçevesinde bir hak, ancak hukuk tarafından tanındığı takdirde var olabilir. Hukukun tanımadığı bir haktan bahsedilemez.

Hukukta hak sahibi olan varlıklar, şahıs olarak adlandırılır.

Hakkın niteliğine ilişkin açıklama getiren önemli kuramlarşunlardır:

  • İrade Kuramı,
  • Menfaat Kuramı,
  • Karma Kuram.

Hakların Ayırımı

Kamu Hakları-Özel Haklar Ayrımı

Hakları çeşitli ölçütlere göre sınıflandırabiliriz. İlk ayırım, kamu hakları ile özel haklar arasındadır.

Kamu Hakları ve Türleri

Kamu hakları kamu hukukundan doğar. Kişinin devlete karşı olan haklarıdır. Kamu hakları iki gruba ayrılır:

  • Genel nitelikli kamu hakları,
  • Özel nitelikli kamu hakları.

Genel nitelikli kamu hakları, Anayasa’nın ikinci kısmında 12. madde ve devamında “Temel Haklar ve Ödevler” başlığı altında düzenlenmiştir. Kamu kuruluşları ile hukuken bir ilişkiye girilmeksizin, genel olarak kişilere verilen hukuki yetkilerdir. Üç gruba ayrılır:

  • Kişisel kamu hakları: Bu haklar, koruyucu kamu hakları (negatif statü hakları) olarak da anılır. Devlet tarafından aşılamayacak ve dokunulamayacak özel alanının sınırlarını çizen hak ve hürriyetlerdir. Devlet’e negatif bir tutum, kişiye karşı karışmama ödevi yüklerler.
  • Sosyal ve ekonomik kamu hakları: Bireylere Devlet’ten olumlu bir davranış, bir hizmet, bir yardım isteme imkânını tanıyan haklardır. Pozitif statü hakları olarak da anılırlar.
  • Siyasal kamu hakları: Devlet yönetimine ve siyasal kuruluşlara katılmasını sağlayan haklardır. Katılma hakları olarak da anılırlar.

Belli kişilerin kamu kuruluşları ile olan ilişkilerini düzenleyen kamu hakları özel nitelikli kamu hakları olarak nitelendirilmektedir. Devlet memurunun aylık hakkı yahut ücretli izin hakkı gibi haklar kanunlarda öngörülmekte ve taraf iradelerinden bağımsız olarak düzenlenmektedirler.

Kamu Haklarının Sınıflandırılması

Anayasa’da yer alan temel hak ve hürriyetler özlerine dokunulmadan, Anayasa’nın sözüne ve ruhuna uygun olarak ancak kanunla sınırlandırılabilir.

Özel Haklar ve Türleri

Özel haklar, özel hukuktan kaynaklanan haklardır. Eşit durumda olan kişiler arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarının bahşettiği haklardır.

Özel haklar, beş şekilde sınıflandırılabilir:

  • Mahiyetine göre,
  • Konularına göre,
  • Kullanılmalarına göre,
  • Amaçlarına göre,
  • Bağımsız olup olmamalarına göre.

Mahiyetine göre sınıflandırılan özel haklar şöyledir:

  • Mutlak haklar: Herkese karşı ileri sürülebilen haklardır. Herkes mutlak haklara uymak ve saygı göstermekle yükümlüdür. Mutlak haklar, hukuk düzeninin belirlediği sınırlar içinde kalmak suretiyle hakkın sahibi tarafından istenilen şekilde kullanılır.
  • Nisbî haklar : Sadece belirli kişilere karşı ileri sürülebilen haklardır.

Mutlak haklar konularına göre iki grupta incelenebilir:

  • Mallar üzerindeki mutlak haklar (hâkimiyet hakları)
  • Şahıslar üzerindeki mutlak haklar (kişilik hakları)

Mallar üzerindeki mutlak haklar ikiye ayrılır:

  • Maddi mallar üzerindeki mutlak haklar (aynî haklar)
  • Maddi olmayan mallar (gayrimaddi mallar) üzerindeki mutlak haklar

Aynî haklar, sahibine tanıdığı yetkinin tam ve sınırsız olup olmamasına göre iki ana gruba ayrılır:

  • Mülkiyet hakkı : Sahibine tam ve sınırsız yetki verir.
  • Sınırlı aynî haklar: Mülkiyet hakkının bünyesinde barındırdığı kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkilerinden sadece bir kısmını hak sahibine tanır.

Sınırlı aynî haklar üç gruba ayrılır:

  • İrtifak hakları: Başkasına ait (başkasının mülkiyetinde olan) bir eşyayı kullanma veya ondan yararlanma yetkisini verir.
  • Taşınmaz yükü: Bir taşınmazın malikinin yalnız o taşınmazla sorumlu olmak üzere diğer bir kimseye bir şey vermek veya bir iş yapmakla yükümlü kılınmasıdır.
  • Rehin hakları: Güvence teşkil eden haklardır. Alacağını borçlusundan alamaması hâlinde rehin verilmiş olan şeyi sattırıp paraya çevirmek yoluyla alacağını tahsil etmek yetkisini verir.

Hakkın konusunu teşkil eden eşyanın taşınır veya taşınmaz olmasına göre rehin;

  • “Taşınır rehni” ve
  • “Ttaşınmaz rehni” olmak üzere ikiye ayrılır.

Türk Medeni Kanunu’nda “teslim koşullu taşınır rehni” düzenlenmişken; taşınmaz rehninin üç türü vardır. Bunlar,

  • “İpotek”,
  • “İpotekli borç senedi” ve
  • “İrat senedi”dir

Sınırlı aynî haklardan olan irtifak hakları üçe ayrılır:

  • Aynî irtifak hakları: Genellikle iki taşınmazdan birinin diğeri üzerinde haiz olduğu hak şeklinde ortaya çıkar.
  • Şahsi irtifak hakları: Bir mal üzerinde kişiler lehine kurulan haklardır.
  • Karma irtifak hakları: Bir taşınmaz lehine veya belli bir kişi lehine kurulur.

Maddi olmayan mallar üzerinde de hak sahibi olunabilir. Maddi olmayan mallar insan zeka, düşünce ve iradesinin ürünü olan eserlerdir. Bunlar şöyle özetlenebilir:

  • Fikir ve sanat eserleri: Sahibinin hususiyetlerini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleridir. Kişilerin bu eserler üzerinde mali ve manevi hakları vardır.
  • Sınai eser ve markalar: Marka, coğrafî işaret, tasarım, patent, faydalı model ve geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleşmesine katkı sağlamak üzere 22.12.2016 tarih ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu çıkarılmıştır. Bu Kanun; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin başvuruları, tescil ve tescil sonrası işlemleri ve bu hakların ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımları kapsamaktadır.

Şahıslar üzerindeki mutlak haklar ikiye ayrılır:

  • Hak sahibinin kendi şahsiyeti üzerindeki mutlak hakları: Bir insanın maddi, manevi ve iktisadi bütünlüğü ve varlıkları üzerinde sahip olduğu mutlak haklara şahsiyet (kişilik) hakları denir. Kişiliği oluşturan unsurlar; vücut tamlığı, şeref ve haysiyet, aile ve itibarı, isim vb. şeylerdir.
  • Başkalarının şahsiyeti üzerindeki mutlak haklar: Başkalarının kişiliği üzerindeki haklar istisnai nitelik taşır. Özellikle küçük olanları, akıl yönünden zayıf durumda bulunanları sadece koruma amacıyla bu kişiler üzerinde bir başka kimsenin hak sahibi olmasına imkan tanınır.

Mutlak hakların karşısındaki nisbî haklar ikiye ayrılır:

  • Alacak hakları,
  • Grup hakları.

Alacak hakları ikiye ayrılır:

  • Alelade alacak hakları: Özel hukukun pek çok alanında ortaya çıkabilir.
  • Güçlendirilmiş (etkisi kuvvetlendirilmiş) alacak hakları: Bu tür alacak haklarında kanun koyucuya alacak hakkının etkisini daha fazla kuvvetlendirme imkânı tanınmaktadır.

Borçlar hukukunda alelade alacak hakları üç kaynaktan doğabilir:

  • Hukuki işlemler: Hukuki işlem, bir ya da birden çok kişinin, hukuki bir sonuç yaratmak üzere irade açıklamasında bulunmasıyla meydana gelir.
  • Haksız fiil: Hukuk düzeninin izin vermediği, hukuka aykırı zarar verici fiillerdir (örneğin bir arabaya çarpmak).
  • Sebepsiz zenginleşme: Bir kişinin malvarlığının başka bir kişinin malvarlığı aleyhine geçerli ve haklı bir neden olmaksızın çoğalmasıdır.

Hukuki işlemler tarafları bakımından ikiye ayrılır:

  • Tek taraflı hukuki işlemler: Tek taraflı hukuki işlemlerde bir kişinin sadece kendi iradesini açıklaması ile hukuki işlem meydana gelir (örneğin vasiyetname) ve
  • Çok taraflı hukuki işlemler: Çok taraflı hukuki işlemler ise tek kişinin değil birden fazla kişinin iradelerini açıklamalarıyla meydana gelir (örneğin sözleşmeler).

Mutlak haklar ile nisbî haklar arasındaki farklar şöyle özetelenebilir:

  • Mutlak haklar herkese karşı, nisbî haklar belirli bir kişi veya kişilere karşı ileri sürülebilir.
  • Mutlak haklarda, hak sahibinin bu hakkına diğer bütün kişiler saygı göstermek zorundadır. Nisbî haklarda ise hak sahibinin karşısındaki kişi, bazen pasif olsa da genellikle aktif bir görevi yerine getirmekle yükümlü bulunur.
  • Mutlak haklar belli sayıdadır. Kanunda öngörülen mutlak haklar dışında yeni mutlak haklar yaratılması mümkün değildir. Nisbî haklarda ise aile hukukunda öngörülmüş bulunan sınırlı sayıdaki nisbî haklar haricinde nisbî haklar çok çeşitlilik gösterir.

Konularına göre özel haklar ikiye ayrılır:

  • Malvarlığı (mamelek) hakları: Malvarlığı hakları, kişilerin maddi menfaatlerini koruyan haklardır. Hukuki açıdan da “malvarlığı hakları”, kişilerin para ile ölçülebilir nitelikte olan, paraya çevrilebilen, kural olarak başkalarına devredilebilen ve miras yoluyla intikal eden hak ve borçlarının bütününü ifade eder.
  • Kişilik hakları: Kişilerin, değerleri para ile ölçülemeyen, paraya çevrilemeyen, başkalarına devredilemeyen ve miras yoluyla da intikali mümkün olmayan, sahibi için sadece manevi bir değer ifade eden haklarıdır.

Kullanılmalarına göre özel haklar ikiye ayrılır:

  • Devredilebilen haklar: Sağlararası bir hukuki işlemle başkalarına devredilebilen, miras yolu ile de intikal eden haklardır.
  • Devredilemeyen haklar: Sağlararası bir hukuki işlemle başkalarına devredilemeyen, miras yolu ile de intikal etmeyen haklardır.

Amaçlarına göre özel haklar ikiye ayrılır:

  • Yenilik doğuran (inşai) haklar: Özel bir hukuki duruma dayanarak hak sahibinin tek taraflı irade açıklaması (beyanı) ile yeni bir hukuki ilişki kurabilme, mevcut hukuki ilişkiyi değiştirebilme veya ortadan kaldırabilme yetkisini ifade eder.
  • Alelade haklar (yenilik doğurmayan yalın haklar): Hak sahibinin hakkını kullanmasıyla herhangi bir yeni hukuki ilişki doğurmayan haklardır.

Yenilik doğuran haklar üç grupta toplanmaktadır:

  • Kurucu (yaratıcı) yenilik doğuran haklar: Kurucu yenilik doğuran hakkın kullanılması ile yeni bir hukuki ilişki yaratılır, başka bir ifade ile bir hak kazanılır.
  • Değiştirici yenilik doğuran haklar: Değiştirici yenilik doğuran haklar, tek taraflı irade açıklaması ile mevcut bir hukuki durumun değiştirilmesi sonucunu doğururlar.
  • Bozucu yenilik doğuran haklar: Bozucu yenilik doğuran haklar, hak sahibi tarafından kullanılmaları ile mevcut bir hukuki durumu ortadan kaldıran haklardır.

Özel haklar bağımsız olup olmamalarına göre ikiye ayrılır:

  • Bağımsız haklar (asıl haklar): Bağımsız haklar (asıl haklar), herhangi bir hakka bağlı olmayan haklardır.
  • Bağımlı haklar: Bağımlı haklar (fer’i haklar/yan haklar) ise bağımsız bir hakka belirli bir bağlılığı olan, asıl hak bulunmaksızın mevcut olmayan haklardır.