Ünite 5: Halkla İlişkilerde Sürdürülebilirliğin Ölçümü ve Raporlanması

Giriş

Sürdürülebilirlik açısından halkla ilişkilerin ölçümü ve raporlanması sadece kendinizin ve çevrenizin farkına varmanızı değil; aynı zamanda olgu ve olayları farklı açılardan inceleyebilmenize ve ön yargısız olmanın ne anlama geldiğini kavrayabilmenize de olanak sağlar. Bir araştırmacı ruhuyla halkla ilişkiler uzmanı olarak hem nicel hem de nitel araştırmanın tarihsel, felsefi ve kuramsal temellerini açıklayabilir ve alanda yapılmış olan nicel ve nitel çalışmaları değerlendirebilirsiniz. Dahası, nicel ve/veya nitel bir çalışmayı planlar, tasarımlar ve yürütebilirsiniz.

Sürdürülebilirlik açısından halkla ilişkilerin ölçümü ve raporlanmasının üç temel aşaması vardır:

  • Planlama (Sorunsalın Belirlenmesi): (a)Sorunu hissetme, (b) Sorunu ifade etme
  • Uygulama (Araştırma ve Yöntemin Seçimi): (a)Araştırma yöntemini seçme, (b) Verileri toplama ve analiz etme
  • Sonlandırma (Raporlama): (a) Sonuç raporunu yazma, (b)Raporu paydaşlarla paylaşma

Sürdürülebilirlik Açısından Halkla İlişkiler Araştırmalarında Sorunsalın Belirlenmesi

Sürdürülebilirlik açısından halkla ilişkiler araştırmalarında sorunsalın belirlenmesi, bir şeyin merak edilmesi ve bunun sonucunda gerekli sorunun sorulmasıyla başlar.

Deneye veya gözleme dayanan yöntemlerle, evrensel gerçeklik veya bağlamsal gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışıp, düzenli ve sistemli bir şekilde bilgiyi edinmeyi veya yeni bilgi üretmeyi hede iyorsanız, bu bir bilimsel araştırma sürecidir. Bu açıdan, araştırma sorunsalının belirlenmesinde bilimsel bir alt yapının oluşturulması önemlidir. Bunun için de sorunsalı dile getiren kişinin, halka ilişkiler uzmanının, süreç, sistem yaklaşımı, eleştirel düşünme ve değerlendirme bağlamında merak ettiği durumu ifade edebilmesi ve inceleyebilmesi gerekmektedir.

Evrensel Gerçeklik, doğru olduğu kanıtlanan veya doğru olduğu kabul edilen olgulardır ve zamana, mekâna ve bireye göre değişmez. Modernizim ile birlikte, bilginin ve toplumsal gelişmenin değişmez ve biricik ilkeleri, bu evrensel gerçeklik düşüncesiyle oluşturulmuştur. Bu yaklaşım araştırma sorunsalını belirlemeye uygulandığında, her zaman ve her yerde bütün bireyler ve toplumlar için doğru, geçerli ve sabit evrensel bir bilgi ve bir modelin var olduğu kabul edilir. Gerçek, düşünceden bağımsız olarak var olan nesnel bir durumdur.

Bağlamsal Gerçeklik, durumsal bir gerçekliği ifade eder ve zamana, mekâna ve bireye göre değişir. Bu yaklaşım, her zaman ve her yerde bütün bireyler ve toplumlar için doğru olan sabit evrensel bir bilgi ve modelin varlığını kabul etmez. Mutlak bir doğru olmadığı için, gerçeklik de değişebilir; ama bu o gerçekliğin yanlış veya kötü olduğu anlamına gelmez. Gerçek, sadece düşüncede vardır.

Süreç, bir olayın veya bir işlemin belli bir sonuca doğru gidişi ve düzenli olarak birbirini izleyen değişmelerle gelişip oluşmasıdır.

Sistem yaklaşımı, tek başına bir bilimsel disiplin değildir. Belirli olayların, durumların ve gelişmelerin incelenmesinde kullanılan bir düşünce tarzı, bir bakış açısı, bir yöntem ve bir yaklaşımdır.

Eleştirel düşünme, düşünme üstüne düşünmenizi sağlayan bir üst düşünme becerisi olup; akıl yürütme, analiz ve değerlendirme gibi zihinsel süreçlerden oluşan bir düşünme biçimidir.

Değerlendirme, ölçme sonuçlarını uygun ölçütlerle karşılaştırmak yoluyla bazı değer yargılarına ulaşmaktır. Değerlendirme sürecindeki en önemli öge ölçüttür; çünkü ölçme sonuçlarının kendi başlarına fazla bir anlamı yoktur. Bu nedenle, kullanılan ölçüte göre değer yargısı ve dolayısıyla karar değişebilir.

Sürdürülebilirlik açısından halkla ilişkiler araştırmalarında sorunsalın belirlenmesinde; mantık (logic), ahlak ve etik (ethics and moral) ve estetik (aesthetics) bağlamında aşağıdaki soruların da cevapları aranmalıdır:

  • Var olan nedir (Ontoloji – Varlık Bilim)
  • Bilgi nedir Neyi bilebiliriz (Epistemoloji – Bilgi Felsefesi)
  • Bildiklerimize ilişkin “şeyleri” nasıl bulabiliriz (Metot – Yöntem)

Mantık, bilinenden yola çıkarak bilinmeyenin bilgisine ulaşmaya yardımcı olan biçimsel bir bilim ve kurallarına uyulduğu takdirde zihni hataya düşmekten koruyan bir disiplindir. Aristoteles ile bir bilim hâline gelen mantık, doğru düşünmeyi yanlış düşünmeden ayıran kurallar sistemidir. Dış dünyadaki somut olaylarla ilgili değildir ve mantığa konu olan kavramlar dış dünyada gösterilemez. Bu nedenle de düşüncenin bilimi olan matematik ve geometriye benzer.

Ahlak, iyi/doğru ve kötü/yanlış arasındaki farklardan doğanve istekleri, düşünceleri ve hareketleri etkileyen davranışsal algıların tümüdür.

Etik, ahlak felsefesinin diğer adıdır ve temel olarak neyin iyi, neyin kötü, neyin doğru, neyin yanlış, nelerin erdem, nelerin ahlaksızlık, neyin adil, neyin suç olduğunu belirlemeye çalışan bir felsefe dalıdır.

Estetik, güzeli ve güzel sanatların doğasını inceleyen felsefe dalıdır. Estetik, bir felsefe dalı olarak Alman düşünürü Kant ile önem kazanmıştır. Öte yandan, Alman düşünürü Alexander Baumgarten ise estetiği bağımsız bir bilim olarak ele alan ve adlandıran ilk kişidir. Baumgarten’e göre estetik, duyusal bilginin bilimidir, konusu duyusal yetkinliktir. Gerçekleştirmek istediği de güzel üstünde düşünme sanatıdır.

Halkla ilişkiler araştırmalarına ilişkin sorunsalın sürdürülebilir süreçleri desteklemesi; istenilen bilgiye ulaşabilmek için sistematik veri toplama, veriyi analiz etme ve sonuca varma süreci temelinde geliştirilmiş olur. Bu yapının içinde barındırdığı bilimsel süreç ise kısaca aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Sorunu hissetmek
  • Kayda değer soruyu sormak
  • Soruyu formüle etmek
  • Çalışmayı, kurama bağlamak ya da çalışmayla bir kurama ulaşmak
  • Uygun araştırma modelini seçmek ve uygulamak
  • Araştırma alanı ve katılımcılarını belirlemek
  • Uygun veri toplama araçlarını seçmek ve oluşturmak
  • Verileri ön yargısız analiz etmek
  • Araştırmanın güvenirliliğini sağlamak
  • Araştırmayı raporlaştırmak
  • Araştırmayı, paydaşlarla ortaklaşmak

Yürüteceğiniz çalışmalarınızda aşağıda sıralananları mutlaka etiğe aykırı eylemler olarak kabul etmelisiniz:

  • Kurallı atıf vermeme
  • Kopya çekme (Cheating)
  • Eş basım yapma (Duplucation)
  • Aşırma, aşırmacılık yapma (Plagiarism)
  • Başka sözcüklerle anlatma (Paraphrasing)
  • Veriler üzerinde oynama yapma (Falsification)
  • Kendi kendine aşırmacılık yapma (Self Plagiarism)
  • Uydurma, yalan ya da sahte veri üretme (Fabrication)
  • Yaygın olarak bilinen ve/veya anonim bilgileri kullanma
  • Bir kaynağa ve/veya bir veriye başkalarının ulaşmasını engelleme
  • Ortak çalışmalara katkıda bulunmadan, çalışmada yazar olarak görünme

Sürdürülebilirlik Açısından Halkla İlişkiler Alanında Araştırma ve Yöntem

Sürdürülebilirlik açısından halkla ilişkiler araştırmaları, Yöntem (Metot) yaklaşımıyla değil, Yöntem Bilim (Metodoloji) anlayışıyla ele alınmalıdır. Halkla ilişkiler araştırmalarını bilimsel bir anlayışla tasarlayacaksanız; bu süreç bir Yöntem (Metot) veya nicel araştırma veya nitel araştırma yaklaşımından ibaret olmamalıdır . Halkla ilişkilerde araştırma bir Yöntem Bilim (Metodoloji) anlayışıyla yapılandırılan sorunsalın ontolojisi, epistemolojisi ve metot unu kapsayacak biçimde bütüncül olarak ele alınarak tasarlanmalıdır.

Gerçeğin tümünü, özdek ve yaşam ile ilgili türlü belirtileri neden, ilke ve erekler bakımından inceleme işiyle uğraşan felsefe; bilgi, kavram, inanç ve kuramların çözümlenmesi ve eleştirilmesinde açıklık arayan düşünme yönteminin oluşturulmasına imkân sağlar. Paradigma, bir değerler dizisidir. İdeal veya örnek bir duruma bakış tarzı ve yargılama ölçütü sağlayan bir kuram, model ve/veya yaklaşımdır. Paradigma değişimi ise sistemli bir biçimde olgu ve olayları açıklayarak, bir bilime temel olacak kurallar bütününü oluşturacak olan kuram lara yol gösterme sürecidir.

Sürdürülebilirlik açısından halkla ilişkilerde araştırma sürecinde iki temel felsefe vardır: 1) pozitivizm, 2) post yapısalcılık ve post modernizim. Pozitivizm, paradigma değişimlerini doğa ve fen bilimlerinden alır ve nicel araştırmaları yönlendirir. Diğer tara an, post-yapısalcılık ve post-modernizim ise sosyal bilim temelli paradigma değişimlerinden etkilenir ve nitel araştırmaların temelidir.

Pozitivizme göre tek bir evrensel gerçeklik vardır ve araştırmacı bunu anlamakla sorumludur. Bu nedenle, pozitivizm realistiktir ve temel ilgisi olgular dır. Olgular; yere, zamana ve kişiye göre değişiklik göstermeyen şeyler, nesneler veya birimlerdir.

Sürdürülebilirlik açısından halkla ilişkilerde gerçekleştirilecek olan bir araştırma sürecinde, halkla ilişkiler uzmanının sorunu tanımlayabilmesi için, sırasıyla, üç ayrı evreden geçmesi gerekir: 1) sorunun sezilmesi ve algılanması, 2) sorunun özümsenmesi ve 3) sorunun tanımlanmasıdır. Sorunun sezilmesi ve algılanması aşamasında, halkla ilişkiler uzmanının hayat felsefesi, bireysel özellikleri ve geçmiş deneyimleri (yaşantıları) etkili olmaktadır. Bu aşamada halkla ilişkiler uzmanı birey olarak olgu ve olaylara yaklaşır. Sorunun özümsenmesi aşamasında ise halka ilişkiler uzmanı, normalde herkesin gördüğü şeyleri veya nesneleri görür; ama diğerlerine göre onların farkına varması ve farkına vardığı durumları sevgiyle diğerlerine aktarmak istemesi araştırma sürecinde önemli bir rol oynar. Bu aşamada, uzman artık araştırmacı rolüne bürünmüştür. Son aşama ise sorunun tanımlanmasıdır. Bu basamakta halkla ilişkiler uzmanı, araştırmasına başlar ve bir bilim insanı gibi hareket eder.

İyi formüle ettiğiniz bir sorun cümlesi, araştırmanın yöntemi konusunda siz araştırmacıya bir yol haritası çizecektir. Bu bağlamda, araştırmanızın giriş bölümünde bir genel amaç ifadesi yer almalıdır. Amaç araştırılan sorunun düz cümle, soru cümlesi veya bazen de denence (hipotez) olarak ifade edilmesidir. Her amaç, birden fazla alt amaçtan oluşabilir.

Araştırmanız bir nicel çalışma ise sayıltılarınız (assumptions) bulunabilir. Sayıltı, doğru olduğu kabul edilen önermedir. Bir araştırmada, var olan araştırma sürecini ve sonucunu önemli ölçüde etkileyeceği düşünülen, araştırıcının gerekçeli kabulleridir.

Nicel araştırmaların giriş bölümünde bulunan bir başka alt başlık ise denence (varsayım, hipotez)’dir. Denenceler, deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış ancak doğrulanacağı umulan kuramsal düşüncelerdir.

Sürdürülebilirlik açısından halkla ilişkiler araştırmaları, aşağıdaki konular hakkında gerekli ve yeterli bilgiyi paydaşlarına sunabilmelidirler:

  • Çalışmanın Zaman Sınırlılıkları (Araştırma ne zaman ve ne kadar sürede tamamlandı?, vb.)
  • Çalışmanın Katılımcı Sınırlılıkları (Araştırmanın katılımcıları nasıl seçildi? Araştırma katılımcıları kimlerdi Araştırmanın kaç katılımcısı vardı?, vb.)
  • Çalışmanın Kuram, Model ve/veya Yaklaşım Sınırlılıkları (Araştırmanın temelleri hangi referans noktasına göre yapılandırıldı?, vb.)
  • Çalışmanın Veri Toplama Araçı Sınırlılıkları (Araştırmada hangi veri toplama araçları kullanıldı? Bu veri toplama araçları nasıl kullanıldı?, vb.)
  • Çalışmanın Veri Toplama Süreci Sınırlılıkları (Araştırmada hangi veriler hangi tarihlerde toplandı? Araştırmada hangi veriler nasıl kullanıldı?, vb.)
  • Çalışmanın Veri Analizi Sınırlılıkları (Araştırma verileri nasıl analiz edildi? Analizde hangi süreç ve teknikler izlendi?, vb)

Bir ifadenin işevuruk olması demek; araştırmacının, söyledikleri ve yazdıklarında ne kastetmişse başkalarının da onları aynı şekilde anlaması demektir. Bilimde bunun sağlanabilmesi için olgulara ve olaylara ilişkin kavramların, onları elde etmede kullanılan işlemler yoluyla tanımlanmasıdır. Bu tanımlar, işevuruk olarak adlandırılır.

Araştırmanın önemi aşağıdaki boyutlar açısından ele alınması gerekmektedir:

  • Bireyler Açısından Önemi
    • Halkla İlişkiler Uzmanları
    • Araştırmacılar ve Geliştiriciler
    • Diğerleri
  • Kurumlar Açısından Önemi
    • Üniversiteler
    • İşletmeler ve Birimler
    • Diğerleri

Araştırmanın giriş bölümünde yer alması gereken bir başka alt başlık ise tanımlar ve kısaltmalardır. Tanımlar ve kısaltmalar, çalışmada geçen ve o araştırmaya özgü özel anlam içeren kavram, terim, özel isim vb.’nin tanımlanması işlemidir.

Sürdürülebilirlik açısından halkla ilişkilerde bir alanyazın taraması çalışması, aşağıdakiler gibi tanımlanabilir:

  • Açıklamalı bir kaynakça taramasıdır.
  • Bilgileri arama sürecidir.
  • Eleştirel bir değer biçme sürecidir.
  • Analiz ilkelerini uygulama yeteneğidir.
  • Geçerli ve önyargısız kaynakları tanımlamadır.
  • Ulaşılan materyallerin tanımlayıcı bir listesidir.

Kaliteli bir alanyazın taraması yapılabilmesi için, dikkat etmeniz gereken dört önemli nokta vardır:

  • Organize Olmak (Üzerinde çalıştığınız araştırma sorunuzla doğrudan ilişkili konular üzerine yoğunlaşınız.)
  • Sonuçları Sentezlemek ( alıştığınız konuya ilişkin bilinen ve bilinmeyenleri özetleyerek, elde ettiğiniz sonuçları sentezleyiniz.)
  • Alanları Tanımlamak (Alanyazında üzerinde, tartışmalı alanları saptayarak tanımlayınız.)
  • Soruları Formüle Etmek (Daha sonra araştırılması gereken soruları formüle ediniz.)

Pozitivist felsefi temelli olan nicel araştırma yöntemlerinde araştırmacı, çalışmasına en uygun olan kuramı seçer ve bu kuramdan denenceler ortaya atar. Daha sonra ise araştırmacı, bu denenceleri sınar. Verileri topladıktan sonra, araştırmacı gerekli analizleri yapar ve bulguları tartışır. Araştırmacı, en son olaraksa, sonuç ve önerilerde bulunur.

Araştırma modelleri, veri toplama tekniğine göre ikiye ayrılır Deneysel Modeller ve Betimsel (Tarama veya İnceleme) Modeller. Türkçe alanyazın incelendiğinde bu veri toplama tekniklerinin model veya desen olarak iki farklı şekilde adlandırıldığı da gözlenmektedir.

Nicel araştırmalarda evren, araştırma sonuçlarının genellenmek istenilen bütünüdür. Örneklem ise evrenden belirli kural ve ölçütlere göre seçilmiş olan ve seçildiği çalışma evrenini temsil ettiği kabul edilen küçük kümedir.

Evrenin, bilinmek istenen ortalama, standart sapma vb. değerlerine evren değer veya parametre denir.

Nicel araştırmalarda örneklem üzerinde çalışmanın temel nedenleri şunlardır:

  • Verilerin eskimesi
  • Maliyet güçlükleri
  • Etik (moral) zorunluluklar
  • Evrenin tümüyle incelenmesine gerek olmayış
  • Gerekli kontrollerin sağlanmasındaki engellerin fazla olması

Bağımlı Değişken, tepki değişkeni, regresand, ölçülmüş değişken, cevap değişkeni, açıklanmış değişken, sonuç değişkeni, deneysel değişken veya çıktı değişkeni olarak da adlandırılır.

Süreksiz değişkenler, iki değer arasında başka değer alamazlar. Örneğin; cinsiyet, medeni durum, mezun olunan okullar, vb.

Sürekli değişkenler, iki değer arasında birçok değer alabilirler. Örneğin; ağırlık, kilo, boy, zaman, vb.

Likert tipi ölçekler bireyin kendisi hakkında bilgi vermesi esasına dayanır. Birey çeşitli özellikler bakımından kendisi hakkındaki gözlem sonuçlarını bildirir. Genellikle bir soru listesi (anket, envanter, ölçek, test) verilir ve bireyden listedeki ölçek maddelerine tepkide bulunması (soruları cevaplaması) istenir. Bu sorularda, bireyden hipotetik olarak ortaya konan durumlarda takınacağı tavrın veya göstereceği davranışın ne olacağını belirtmesi istenir.

Nitel araştırmalar, olaylar (fenomenler, görüngüler) ile ilgilenir. Bu bağlamda bir olay, karmaşık ve işleyen bir birim olabileceği gibi; çoklu yöntemle doğal ortamında ele alınabilen bir eylem de olabilir. Nitel araştırmanın üç temel yapı taşı vardır:

  • Görüngü (fenomen) ile bağlam arasındaki sınırların açık bir şekilde net olmadığı durumlarda, güncel bir olay kendi gerçek yaşam bağlamında incelenir.
  • Bir veya birden fazla olay, program, sosyal grup, topluluk, bireyler veya diğer sınırlı sistemler derinlemesine analiz edilir.
  • Tek veya az sayıdaki doğal durumun sosyal görüngüsünü anlamayı amaçlayan bir araştırma stratejisi vardır.
  • Olayların ele alınış biçimlerine göre mantıksal, yorumlayıcı, tarihsel, ilişkisel, deneysel, karşılaştırma ve benzeşim gibi farklı araştırma tipleri bulunmaktadır.

Örüntü, bir toplumdaki neyin kabul edilebilir veya kabul edilemez olduğu konusunda bir model ve rehber olarak hizmet eden düzenlenmiş davranışlar, düşünceler ve hizmetlerdir. Bir kültürdeki inanç, anlam, değer ve tutumları kapsar.

Nitel araştırmalarda, nesneler arasındaki mesafeyi ölçme ve görünümü farklı bakış açısından taramaları sürecine nirengileme denir. Bir başka değişle, nirengileme, farklı türdeki ölçme veya veri toplama tekniklerinin aynı değişkeni incelemek için kullanılmasıdır.

Her bir nitel araştırma aşağıdaki temel özelliklere sahiptir:

  • Durumlar, sistematik olarak araştırılır.
  • Eleştirel, döngüsel ve birikimli bir süreçtir.
  • Gerçek yaşam bağlamındaki bir sorunla başlar.
  • Durumlar ya bir kuramdan gelir ya da bir kurama götürür.
  • Sorun, hem araştırmacı(lar) hem uygulayıcı(lar) hem de katılımcı(lar) tarafından tanımlanır.

Görüngü, birinin veya toplumun başına gelen bir olay veya bir yaşantıdır. Bu nedenle görüngü, tanımlanabilen ve sonlu olandır.

Nitel araştırmaların doğası aşağıdaki gibi özetlenebilir:

  • Yansımalar, kamuya açıktır.
  • Bilim, sıralı ve birikimli bir süreçtir.
  • Görüngüler, sistematik olarak araştırılır.
  • Gerçek, yaşam bağlamındaki bir sorunla başlar.
  • Sorun, sadece bir araştırmacı tarafından değil aynı zamanda uygulayıcı veya katılımcı tarafından da tanımlanır.

Sürdürülebilirlik Açısından Halkla İlişkiler Etkinliklerinin Raporlanması

Bilimsel bir çalışma sonuçlandırıldığında, hem ahlaki ve etik hem geçerlik ve güvenirliğinin güvence altına alınması hem de ilgili birey, birim ve kurumlara ulaşarak birincil ve ikincil paydaşlara araştırmanın sunulması gerekmektedir. Küresel bağlamda yaygın olarak kullanılan üç bilimsel raporlama stili vardır APA stili, Chicago stili ve MLA stili. Her üç yaklaşım da araştırma metni içinde atıfların nasıl verileceğinden, araştırma sonunda kaynakların nasıl sunulacağına ilişkin bilgiler sunmasının yanında; araştırmanın bilimsel bağlamda etik ve ahlaki bir çerçevede okuyucusuna sunulmasına da imkân sağlar.

Nicel araştırmanın güçlü ve zayıf yönleri, aşağıdaki gibi, sıralanabilir:

  • Sosyal aktörlerin dışında var olan yapılara fazla odaklanması
  • Sosyal olgularda aktörlerin etkileşimi sonucunda oluşan değişimleri görememesi
  • Kuram ve denencelerle yer verilmemiş olan değişkenlerin etkisini göz ardı etmesi
  • Neredeyse her konuyu ölçme ve sayısallaştırma eğilimi nedeniyle insan yaşamını sayılara ve soyut formüllere indirgemesi, bunun sonucunda elde ettiği bilgilerin gerçek hayatla ilgisinin kopmasına neden olması
  • Sayısal verilerin istatistiksel çözümlemesinin sonuçlarına yönlendirilmesine, yanlış ya da eksik yorumlamaya izin vermesi
  • İnsan davranışını, bu davranışı oluşturan sosyal ve kültürel bağlamdan soyutla- ması, davranışların anlamını kavramayı mümkün kılacak zengin veriler sağlayamaması
  • Ölçüm aracı standart olsa bile, konu seçiminde ve bulguların yorumlanmasında araştırmacının değer yargılarından arınması ve tamamen nesnel olması mümkün olmadığı hâlde, nesnelliği bir şart olarak görmesi

Rapor, herhangi bir konu veya olayla ilgili inceleme sonucunu tespit ederek paydaşlara bilgi veren yazılardır.

Nicel bir araştırma raporunda, aşağıda sıralanan bölüm ve alt bölümler mutlaka yer almalıdır:

Giriş

  • Amaç ve Alt Amaçlar
  • Sınırlılıklar
  • Önem
  • Sayıltılar
  • Denenceler
  • Tanımlar ve Kısaltmalar
  • Alanyazın
  • Yöntem
  • Araştırma Modeli
  • Evren ve Örneklem
  • Denekler
  • Veri Toplama Araçları
  • Veri Toplama Süreci
  • Verilerin Analizi
  • Çalışmanın Geçerlik ve Güvenirliği
  • Araştırmacının İnanırlığı
  • Çalışmanın Güçlü ve Sınırlı Yönleri
  • Bulgular ve Yorum
  • Sonuç ve Öneriler

Nitel araştırmanın güçlü ve zayıf yönleri, aşağıdaki gibi, sıralanabilir:

  • Fazla öznel ve göreceli olması
  • Elde edilen verilerin genellenememesi
  • Sonuçların araştırmayı yürüten araştırmacıya bağlı olarak değişebilmesi
  • Veri toplama ve çözümleme süreçlerinin çok fazla emek ve zaman gerektirmesi
  • Sosyal olaylarda aktörlerin etkileşimi sonucunda oluşan değişimleri görememesi
  • Sosyal olayları etkileyen ve sosyal aktörlerin bilgileri dışında işleyen süreçleri göz ardı etmesi
  • Sosyal olayları açıklamada, sosyal aktörlerin düşünsel süreçlerine ağırlık verememesi nedeniyle büyük resmi görememesi

Nitel bir araştırma raporunda, aşağıda sıralanan bölüm ve alt bölümler yer almalıdır:

Giriş

  • Amaç ve Alt Amaçlar
  • Sınırlılıklar
  • Önem
  • Tanımlar ve Kısaltmalar
  • Alanyazın
  • Yöntem
  • Araştırma Modeli
  • Araştırma Alanı ve Katılımcılar
  • Veri Toplama Araçları
  • Veri Toplama Süreci
  • Verilerin Analizi
  • Çalışmanın İnanırlığı
  • Araştırmacının İnanırlığı
  • Çalışmanın Güçlü ve Sınırlı Yönleri
  • Bulgular ve Yorum
  • Sonuç ve Öneriler