Ünite 5: Görsel İşitsel Anlatım Öğeleri

Giriş

Bir program yapımında bilinmesi gereken görsel işitsel ögeler vardır. Bu ögeler listelenecek olursa;

  • Aydınlatma
  • Kamera
  • Renk
  • Mekân
  • Aksesuarlar
  • Grafik-animasyon
  • Özel efektler
  • Makyaj
  • Kostüm
  • Ses ve kurgu şeklindedir. Bu ögeler aşağıda detaylı olarak açıklanmaktadır.

Aydınlatma

Televizyon programlarında kameranın önündeki nesnelerin, görülebilmesi ve kaydedilebilmesi için teknik, estetik ve psikolojik amaçlar açısından aydınlatılması gerekir.

Teknik Açıdan Aydınlatma: Kamera ve kameraya bağlı teknik donanımın, teknik açıdan doğru bir görüntü üretebilmesi için ışığın yoğunluğunun yeterli ve nesnelerin renklerini bozmayacak nitelikte olması gerekir.

Estetik Açıdan Aydınlatma: Estetik açıdan aydınlatma, bir televizyon yapımında ışık ve gölgenin düzenlenmesidir.

Psikolojik Açıdan Aydınlatma: Televizyon programında sevinç, üzüntü ya da heyecan gibi duygusal etkilerin yaratılmasında aydınlatmanın önemi büyüktür. Aydınlık ve parlak olan nesneler coşkulu duygular uyandırırken, koyu ve karanlık nesnelerin daha çok karamsar bir atmosfer oluşturduğu kabul edilir.

Aydınlatmanın İşlevleri

  • Nesneleri görünür hale getirir, boyutlarını, biçimini, şeklini ve dokularını ortaya çıkarır.
  • Nesnelerin aydınlık ve karanlık alanlarını dengeli bir biçimde ortaya koyar ve nesneleri vurgular.
  • Kameranın çalışabileceği yeterli ışık seviyesini sağlar ve renkleri bozmayacak ışığı elde eder.
  • Atmosfer yaratır ve zamanı belirtir.
  • Nesneyi, çevresini, mekânsal ilişkileri ve perspektifi ortaya koyar, mekâna derinlik kazandırır.
  • Mekânın yapısını ve kişilerin psikolojik durumunu ortaya koyar.
  • Dikkati yönlendirir.
  • Görsel sürekliliği sağlar.

Üç Nokta Aydınlatması

Üç nokta aydınlatması; ana ışık, dolgu ışık ve arka ışıktan oluşur.

Ana ışık: Stüdyo aydınlatmasındaki en güçlü ve en sert ışık kaynağıdır. Ana ışığın amacı, nesnenin biçimini, yapısını, yüzeyini ve boyutunu ortaya koymaktır. Ana ışık, aydınlatmada gölgeler oluşturur ve yönlendirilebilir bir özelliğe sahiptir.

Dolgu Işık: Ana ışıktan sonra ikinci güçlü ışık olan dolgu ışık, yumuşak ışık kaynağıdır. Kısacası, dolgu ışığın şiddeti anahtar ışığın şiddetinden daha azdır. Ana ışık kaynağının tam karşı yönüne yerleştirilir. Dolgu ışığın amacı, ana ışık kaynağının neden olduğu sert gölgeleri yumuşatmaktır.

Arka ışık: Aydınlatmada kullanılan üçüncü ışık kaynağı olan arka ışık, sert ışık kaynağı nesnenin ya da oyuncunun hatlarını ortaya çıkartmak amacıyla kullanılır. Arka ışık aydınlatmada derinlik sağlayarak nesne ya da oyuncuyu arka plandan ayırır.

Fon ışığı: Ana, dolgu ve arka ışık nesnenin üzerine düşer. Fonu aydınlatmak için ise fon ışığı kullanılır. Fon ışığı ana ve dolgu ışığın neden olduğu gölgeleri yok etmekte kullanılır.

Işığın Özellikleri

Aydınlatma sürecini kavrayabilmek için, ışığın niteliğini, yönünü, şiddetini ve rengini bilmek gerekir.

Işığın niteliği: Işığın niteliği, sert ve yumuşak ışık olarak iki başlık altında incelenebilir.

Sert ışık : Sert ışık, güçlü, keskin hatlı sert gölgeler yaratır. Bu özelliği nedeniyle, nesnenin yapısını, nesne yüzeyinin dokusunu ve şeklini ortaya çıkartır.

Yumuşak ışık: Yumuşak ışık, dağınık karakterli bir özelliğe sahiptir. Yumuşak ışık, yumuşak karakterli ışık kaynaklarından elde edildiği gibi, sert ışık kaynağının tavana yansıtılması ya da ışığın önüne yumuşatıcı malzemeler konularak da elde edilebilir.

Işığın şiddeti : Işığın parlaklığını tanımlar. Aydınlatma araçlarında ışığın şiddeti “watt” olarak ifade edilir.

Işığın yönü: Işığın yönü, ışığın konuya bağlı olarak konu ile yaptığı açıdır. Mekân ya da oyuncular aydınlatılırken, ışığın yönü yatay ya da dikey düzlemde belirlenir. Işığın temel yönleri; önden, yandan ve arkadan yapılan aydınlatmadır.

Ön taraftan yapılan aydınlatma: Önden yapılan aydınlatmada, oyuncunun yüzünde gölge oluşmayacağından iki boyutlu bir görünüm elde edilir. Bu aydınlatmada gölge nesnenin arkasına düşeceğinden gölge görülmez.

Yandan Aydınlatma: Nesne yandan aydınlatıldığında, gölgeler çoğalır, sert ışıkla, hatta yumuşak ışıkla yapılacak bir aydınlatmada nesnenin yüzeyindeki ayrıntılar ve kenar çizgiler daha belirgin hale gelir.

Arkadan Aydınlatma: Işık kaynağının nesnenin tam arkasına yerleştirilerek yapılan aydınlatmadır. Bu durumda ışık etkin olmaktan uzaktır.

Işığın rengi: Işığın rengi, renk ısısı ile açıklanır, renk ısısı ile ışığın gücü arasında bir ilişki yoktur. Renk ısısı arttığında ışığın rengi kırmızıdan maviye doğru bir değişim gösterir.

Işık kaynakları ve özellikleri: Televizyon program yapımlarında kullanılan ışık malzemelerinin seçiminde, güçleri, nitelikleri, renk ısıları, yaydıkları ısı miktarı, harcadıkları enerji miktarı ve kapladıkları yer belirleyicidir.

Kamera

Kamerayı ,çekim ölçekleri, kamera hareketleri, kamera konumları, kameranın bakış açısı ve mercekler açısından incelemek gerekmektedir.

Çekim ölçekleri , kameranın bir kez çalıştırılıp durduruluncaya kadar elde edilen görüntü dizisi çe- kim olarak adlandırılır. Çekim ölçeğini kamera ile nesne arasındaki uzaklık belirler. Kamera ile nesne arasındaki uzaklık değiştiğinde nesnenin çerçeve içinde kapladığı alan değişeceğinden çekim ölçeği de bir anlamda değişmiş olur.

Çekim ölçekleri; genel olarak yakın çekim, orta çekim ve genel çekim diye üç grupta toplanabilir. Yakın çekim, ayrıntı çekim, yüz çekim, baş çekim, omuz çekim, göğüs çekim gibi çekim ölçeklerini kapsar. Orta çekim ise, oyuncunun bel ve diz çekimini kapsar. Genel çekimler ise, boy, genel ve çok genel çekim olarak sınırlandırılır.

Kamera hareketlerinin (özellikle fizik olarak yer değiştirmesinin), “olayın içinde olma” duygusu vermede ve atmosferin yaratılmasında büyük gücü vardır. Kamera belirli bir mekânda hareket ettiği zaman doğal dünyaya ilişkin sürekliliği ve gerçeklik izlenimini yaratmaktadır.

Genel olarak kamera hareketleri iki grupta toplanabilir.

Bunlar;

  • Kameranın sabit bir noktadan yaptığı hareketler (Çevrinme Hareketi, Dikey Yükselme ve Düşey Alçalma, Optik Kaydırma (Zoom) Hareketi)
  • Kameranın hareketli bir araç üzerinde yaptığı hareketler (Kaydırma Hareketi, Dolly Hareketi, Vinç Çekimi, Stteadycam Hareketi) dir

Kameranın konumları düşünürlerken stüdyo ya da dış çekim mekanında en önemli ve öncelikli konu, aksiyona bağlı olarak kameranın yerleştirileceği yeri belirlemektir. Kameranın konumlandırılmasında göz önünde bulundurulması gereken temel düşünce, kameranın aksiyon ile olan ilişkisi ve bu ilişkinin doğasında var olan karşılıklı etkileşimdir. Kameranın aksiyon ile ilişkisini ortaya koyan üç temel kamera konumu vardır. Bunlar nesnel kamera konumu, öznel kamera konumu ve bakış açısı konumudur.

Kameranın dikey düzlemdeki konumları kameranın dikey düzlemdeki konumları, kameranın konuya göre, yüksekliğini belirler. Dikey düzlemde belirlenen kamera konumları, göz düzeyi, üst ve alt açı konumlarıdır.

Kameranın yatay düzlemdeki konumları kameranın yatay düzlemdeki konumları, kameranın konuya göre yatay düzlemdeki açılarını belirler. Yatay düzlemde kameranın, beş temel açısı vardır. Bunlar; ön, ön yan, yan, arka yan ve arka açı olarak sıralanır.

Ön açı: Bu açıda kamera oyuncunun tam karşısına yerleştirilir, oyuncunun yüzü ve gövdesi kameraya dönüktür.

Ön yan açı: Ön yan açıda kamera, oyuncunun bakış açısına göre 45 derecelik bir açı ile konumlandırılır.

Yan açı: Yan açıda kamera oyuncuyu tam profilden görüntüleyecek bir konuma yerleştirilir.

Arka yan açı : Bu açıda kamera yan ile arka açı arasında bir yere yerleştirilir.

Arka açı : Kameranın oyuncunun tam arkasına yerleştirildiği bir açıdır.

Mercekler , kameranın boyutu üzerinde etkilidir. Farklı odak uzaklığına sahip merceklerle, farklı görüntü boyu- tu elde edilir. Görüntü boyutundaki değişim kameranın odak uzaklığına bağlı olmakla birlikte, kameranın ya da konunun birbirlerine yaklaşması ya da uzaklaşması ile değişebilir. Farklı odak uzaklıklarına sahip mercekler, farklı perspektifler de yaratır.

Mercekler odak uzaklıklarına ya da açılarına göre; geniş açılı mercekler (kısa odak uzunluğu), normal açılı mercekler (orta odak uzunluğu), dar açılı mercekler (uzun odak uzunluğu) ve zoom mercekler (değişir odak uzaklıklı mercekler) olarak sınıflandırılır.

Renkli film ya da televizyon ortaya çıkmadan önce, filmler ya da programlar siyah beyazdı. Oysa siyah beyaz yapaydır. Çünkü dünya renklidir ve herkes dün- yayı renkli olarak görür. Bu nedenle siyah beyaz rengin sahneden çıkartılması sonucu gerçekleşen bir soyutlamadır. Bunun sonucunda sahne renksiz yani siyah beyaz olur.

Mekân; Her film ve televizyon yapımları, doğal ve kurma mekânlarda (dekor) çekilir. Doğal mekân, doğada var olan mekânlardır. Yapma mekân ise, doğada var olan mekânların stüdyoda yeniden kurulmasıyla gerçekleştirilir. Film ve televizyon yapımlarında mekân kullanmanın başlıca amacı, senaryoda sahnenin içeriğine uygun bir atmosferi yaratmaktır.

Bir film ve televizyon yapımında, mekânda, oyuncuların çevrelerinde bulunan şeyler, aksesuar olarak adlandırılır. Aksesuarlar, sahnede aktif ya da pasif rol oynayabilirler.

Film ve televizyon yapımlarında kostüm , oyuncunun rolünü oluşturmada etkili araçlardan biridir. Bir kişinin giyim biçimi kişiliği hakkında bilgi verir.

Makyaj , oyuncunun teknik ve estetik açıdan iyi görüntü vermesi ve başka bir görünüme girmesini sağlamak amacıyla kullanılır.

Grafik , film ve televizyon yapımlarında izleyicilere doğru ve net bilgiyi iletmek ve karmaşık bilgilerin görselleştirilerek sunulması amacıyla kullanılır. Grafiğin teknik ve estetik olmak üzere iki farklı yönü vardır. Teknik yönden grafik, kullanılacak araç gerecin ve malzemenin sunduğu olanaklarının bilinmesini gerektirir. Estetik açıdan grafik ise, göze hoş gelecek şekilde tasarımın gerçekleştirilmesidir.

Film ya da televizyon yapımları çekimlerden, çekimlerin oluşturduğu sahnelerden ve sekanslardan oluşur. Çekim, film ya da televizyon yapımlarının en küçük birimidir.

Çekim , aksiyonun kesintisiz olarak kaydedildiği bir film parçasıdır. Televizyonda ise, kameranın yayında olduğu süre içindeki görüntü birimidir. Sahne ise, aynı kişiler arasında aynı mekân içinde geçen birden fazla çekimden oluşan görüntü dizisidir. Sahnelerin bir araya gelmesiyle de sekanslar oluşur. Sekans, öykünün bir bölümünün gelişip sonuçlandığı sahneler dizisidir.

Ses düzeyindeki ve niteliğindeki ani değişimler dikkati kendisinde toplar. Dikkatin çevredeki seslerden sadece bazılarına yönelip, diğerlerine karşı bilinci kapatma işlemi, yönetmenin filmde ya da televizyon programında sesi kullanma tarzına benzer bir karakter sergiler. Yönetmen, sahneye en etkili dramatik anlatımı verebilmek için seste seçme yapar, anlatım açısından önemli sesi ya da sesleri güçlendirirken diğerlerini çok düşük düzeyde tutar. Yönetmen sesi gerçekçi bir tarzda işleyebilmek için, ses ile görüntüyü birbiri ile eşler.

Film yapımlarında ve televizyon program yapımlarında etkin olarak kullanılan eş zamanlı ve eş zamansız sesler üç ana başlık altında toplanır. Bunlar;

  • Söz (görüntü üstü ses ve diyaloglar)
  • Doğal sesler/Ses efektleri ve
  • Müziktir.

Ses; diyaloglar, müzik, ses efektleri ve doğal seslerden oluşur. Bir televizyon programı yapımında nasıl görüntüyü kaydetmek için kameraya ihtiyaç duyuluyorsa, seslerin kaydı için de mikrofonlara ve ses kayıt cihazlarına ihtiyaç duyulur. Mikrofonlar iç tasarımlarına ve ses alma yöntemlerine göre çeşitli şekillerde sınıflandırılırlar. İç tasarımlarına göre; dinamik, şerit ve kondenser mikrofonlar olmak üzere üç grupta toplanır. Ses alma yöntemlerine göre ise mikrofonlar, tek yönlü, çift yönlü ve çok yönlü mikrofonlar olmak üzere üç şekilde sınıflandırılırlar.

Ayrıca kablolu, elde tutulan kablosuz, başa ve yakaya takılan kablosuz mikrofon türleri de vardır.

Film ve televizyon hareketli görüntülerden oluşur. Hareket ise, film ve televizyon- da her şeyin temelini oluşturur. Film ve televizyonda hareketin kesintisiz olması, kompozisyonun tek bir karede kurulamayacağı gerçeğini ortaya koyar. Her kare kompozisyonun bir parçasıdır. Yönetmen tek bir karede hareket, renk, ışık, çizgi, perspektif, bakış açısı, denge gibi öğelerle kurduğu kompozisyonu kamera hareketleri, çekim ölçekleri ve mercekler yardımıyla güçlendirerek sürdürmek durumundadır.

Çekimde programın dramatik yapısının izleyiciye aktarılmasında dikkatin doğru noktaya ve nesneye yönlendirilmesi önemlidir. Dikkatin yönlendirilmesinde yönetmenin kullanabileceği yöntemler şunlardır:

  • Nesnenin boyutu ve yakınlığı
  • Netlik
  • Hareket
  • Yakın çekim
  • Oyuncu ya da nesnelerin düzenlenmesi
  • Aydınlatma ve renk
  • Derinlik Duygusu Yaratmak
  • Yön Duygusu ve Süreklilik Yaratmak