Ünite 3: Fütürizm, Letrizm

Giriş

Edebiyat akımı, belli bir dünya görüşü ve sanat anlayışının belirlediği amaçlar etrafında gelişen hareketin adıdır. Bu ünitede ele alınan fütürizm ve letrizmin dünya görüşünün ve sanat anlayışının belirleyicisi, XX. yüzyılın savaşlara ve rejim değişikliklerine sahne olan siyasî yapısı ile hızlı sanayileşme ve teknolojik gelişmelerin etkilediği ekonomik yapısıdır. Toplumun sosyal, kültürel, felsefî, ahlakî vb. diğer katmanlarını da etkileyen gelişmeler şair ve yazarların hoşnutsuzluklarının/tepkilerinin ana kaynağını oluşturur. Bu akımlar tepki olarak ortaya çıkmalarına karşın sanatın ve edebiyatın gelişimine katkı sağlamaları bakımından önem arz etmektedirler.

Futurizmin Anlamı ve Amacı

Fransızca “futur” (gelecek) kelimesinden türetilen “fütürizmin” Türkçe karşılığı “gelecekçilik”tir. XX. yüzyıl başlarında dünyadaki gelişmelerin gerisinde kaldığı dü- şünülen İtalya’yı canlandırmak ve güçlendirmek için ortaya çıkan Fütürist akımın düşünsel temelinde geleceği makine ve hız ile inşa etme fikri vardır. Fütürizmin amacı, dünyadaki dinamikleri-makine, enerji, hız-çeşitli teknikler aracılığıyla sanat eserleriyle buluşturmak ve böylece insanların aktif bir rol ile geleceklerini kurgulamalarını sağlamaktır. Bu nedenle fütürist eserler makine, enerji ve hızın dinamizmini yansıtan niteliğe sahip ürünlerdir. Makine, enerji ve hızın yaşamda yarattığı dinamizmin sanat eserlerine yansıması, sanat eserinin iki temel yapısı olan şekil ve içerikte yapılacak düzenlemelerle mümkündür. Resim, mimari, heykel, tiyatro, sinema, edebiyat, müzik gibi birçok sanat dalına ait fütürist eserler, teknolojinin ve sanayinin gelişimini, değişimini, hızını insan yaşamıyla bütünleştirdiği ölçüde işlevseldir.

Futurizmin Doğuşu

20. yüzyıl başında İtalya’da ortaya çıkan ve sonrasında Fransa ve Rusya’da yayılan Fütürizm önce plastik sanatlarda ardından edebiyatta etkili olmuş bir sanat akımıdır. Diğer sanat akımları gibi fütürist akım da ait olduğu coğrafyanın bir sonucudur denebilir. Akımın ortaya çıkışının başlıca nedenleri şunlardır:

  • XX. yüzyılın sosyal, siyasal, ekonomik, ahlakî yapısı ve bu yapının insanlar üzerindeki olumsuz etkileri
  • İtalya’nın Avrupa ülkelerinin gerisinde kalması
  • Sanat/edebiyat akımlarının olması

Akımların ortaya çıkışı coğrafya ve toplum ile doğrudan ilintilidir. Coğrafyanın fizikî, siyasî, ekonomik koşulları sosyolojik yapıyı, sosyolojik yapı da insanın ruh hâlini etkileyerek akımların ortaya çıkışında etkili bir zincir oluşturur. Fütürist akımın İtalya’da ortaya çıkmasının sebebi ise İtalya’nın siyasî ve ekonomik durumudur. İtalya, 20. yüzyılda sanayileşme ve teknolojik gelişmelerle güçlenen İngiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkelere göre daha yavaş gelişme göstermiştir. Fütüristlerin bu durum için sunduğu çözüm önerisi, sanayi ve teknolojinin imkânları ile yeni bir dünya yaratmaktır.

Fütürist akım yaşanan somut gelişmelere, I. Dünya Savaşı, sanayileşme, nüfus artışı vb., rağmen sembolik anlatımda ısrarcı olan empresyonizme karşı bir çıkış olarak da değerlendirilebilir. “Hız”ın insan için önemini fark eden fütüristlerin ortaya çıkışı Filippo Tommaso Marinetti (1876-1944) isimli İtalyan şairin 20 Şubat 1909 tarihinde Fransa’da çıkan Le Figaro gazetesinde yayımladığı bildirge ile olmuştur. Fütürizm Manifestosu başlığını taşıyan bu bildirge fütürist akımın ilk ve öncü bildirgesidir. Türkçe karşılığı “bildirge” olan “manifesto”nun anlamı, toplumsal bir hareketin siyasal inanç ve amaçlarının açık ifadesidir.

1909-1914 yılları arasında resimden müziğe, şiirden heykele, mimariden sinemaya pek çok sanat dalının fütürist bildirge ve eserlerle bu akımı desteklediği görülür. 1914 yılında tüm dünyayı etkileyen I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Fütürizm Avrupa’daki etkisini kaybetmiştir. Bunun sebebi fütürist sanatçılardan bazılarının ölümü, bazılarının ise farklı sanat akımlarının etkisi altına girmesidir. Fütürizm 1929 yılında Marinetti ile yeniden gündeme gelmiş ancak savaş sempatizanlığı nedeniyle tepkiler almıştır. Savaşı savunduğu için taraftar kaybetmeye başlayan akım daha sonra yerini dadaizm, sürrealizm, kübizm, reyonizm, vibrizm, planizm, serenizm, omnizm gibi akımlara bırakarak son bulmuştur.

Rus fütürizminin, İtalya’da başlayan fütürist akımın “geleneği reddetme” üzerine kurulu ilkesine bağlı geliştiği görülür. Şiirde yenilik yaratmak için kelimeleri özgürce kullanmanın önemli olduğunu düşünen Rus fütüristler, bunun savunuculuğunu yaparak yıllar sonra eser verecek Rus şairleri de etkilemişlerdir. Rus fütürizminin materyalist bakış açısı, devrimci tavrı, kelimeleri özgür kullanımı Türk edebiyatının önemli şairlerinden olan Nazım Hikmet Ran’ı da bir dönem etkilemiştir. Rus fütürizminin üç koldan geliştiği görülür: Kubo-fütürisler, egofütüristler, tsentrfüg. Geleneğe, var olan değerlere, edebiyatın klasik yapısına karşı çıkan Rus fütüristler yeniliği materyalist ve ideolojik bir yapı üzerine inşa etmek istemişlerdir. Rus fütüristlere ait Genel Beğeniye Tokat isimli bildirgenin iletisini bildiride geçen şu cümle taşımaktadır: “Puşkin, Tolstoy, Dostoyevski ve diğerlerini çağdaşlığın gemisinden atmak gerek. Rus Fütüristler 1917 Ekim Devrimi’ni desteklemişler ve kendilerini “solun ustaları, modern sanatın emekçileri, yeni yaşamın yeni insanları ve çağın yüzü” olarak tanımlamışlardır. Fütüristler bu tercihlerini 1920’li yıllarda Mayakovski’nin çıkardığı LEF dergilerinde bir araya gelerek kamuoyuyla da paylaşmışlardır. Fütürizmin savunuculuğunu yapan ilk LEF dergisi 1923-1925 yılları arasında LEF (Sol Sanat

Cephesi)ismiyle, diğeri ise Novy LEF ismiyle (19271928) yılları arasında yayımlanmıştır. Dergide sanatı yaşama dahil etmek için çalışan Rus fütüristler, 1928 yılında derginin kapanması ve iki yıl sonra

Mayakovski’nin ölümüyle dağılmışlardır.

Fütürizmin Bildirgeleri

Sanat akımları zaman zaman bir bildirge ile tanıtılır. Bazen tek bir kişi bazen ise aynı akıma mensup birden fazla kişi tarafından yazılan bu metinlerin özünü akımın amacı, ilkeleri, eleştirileri ve hedefleri oluşturur. Fütürizmin ilk bildirgesi Filippo Tommaso Marinetti (1876-1944)’nin 1909 yılında Fransa’da yayımladığı Fütürizm Manifestosu’dur. Fütürizmin resim sanatındaki önemli bildirgesi Umberto Boccioni (1882-1916)’nin 1910 yılında yazdığı Fütürist Resim: Teknik Manifesto’dur. Umberto Boccioni (1882-1916)’nin kaleme aldığı diğer manifesto heykel sanatı ile ilgilidir. 1913 tarihli Fütürist Heykel Teknik Manifestosu başlıklı bildirgenin ana iletisi de sanat eserinin yaşamdaki hareketliliği yansıtması gerektiği fikri üzerine kuruludur. Fütürizmin edebiyat alanındaki önemli bildirgesi ise Guillaume Apollinaire (1880- 1918)’in 1912 yılında kaleme aldığı Fütüristlerde Gelenek Karşıtlığı isimli bildirgedir. Fütürist akımın tiyatroya ait manifestosu Oyun Yazarları Bildirgesi başlığı ile Filippo Tommaso Marinetti (1876-1944) ve diğer fütürist yazarlar tarafından 1913 yılında imzalanmıştır. Russolo bu bildirgeyi fütürist akımın geleceği teknoloji üzerine kurma fikri üzerine yazmıştır. Rus fütüristlerin bildirgesi ise 1912 yılında Genel Beğeniye Tokat isimli derleme eser içinde yayımlanmıştır. Bu bildirgeyi D. Burlyuk, V. Mayakovski, V. Hlebnikov ve A. Kruchenykh imzalamıştır. Fütürizmin hızla yayılmasında bildirgeler kadar dönemin yayın organlarının da önemli role sahip olduğu görülür. Alman, İngiliz, Fransız dergiler fütürist akımı yayımladıkları yazılarla desteklemişlerdir. Viyana’da çıkan Die Fackel ve Der Brenner, Imago; Floransa’da Lacerba vb.

Fütürizmin Temel İlkeleri

20. yüzyılın ilk yıllarında savaşın olumsuz sonuçlarıyla karşı karşıya kalan insanoğlunun geçmişe bir tepki ve yaşanılan döneme bir başkaldırı şeklinde başlattığı fütürist akım, ilkelerini hemen her sanat dalına ait ayrı bildirgelerle kamuoyuna duyurmuştur. Bu nedenle farklı sanat dallarına ait bildirgelerden hareketle fütürizmin amaçlarını ve onları bu amaçlara ulaştıracak ilkeleri tespit etmek mümkündür.

Eskiyi Reddetme

Fütürist akımın temel amacı“gelecek”i inşa etmektir.“Gelecek”i yeni bir dünyayı yansıtan sanat eserleriyle kurmaya çalışan fütüristler Tuğrul İnal’ın(2013) betimlemesiyle “yenilenmiş bir dünya özlemiyle yanıp tutuşan gizemciler”dir. Bu nedenle onlar işe geçmişe ait her şeyi yok sayarak başlamışlar ve bu tercihlerini “Biz müzeleri, kitaplıkları, her türlü akademiyi yıkmak istiyoruz”, diyerek ilan etmişlerdir. Yeni bir dünya için yeni bir sanat yaratmanın gerekli olduğunu düşünen fütüristlerin bu amaç uğruna kütüphaneleri, müzeleri, tüm sanat eserlerini keskin bir tavırla reddettiği görülür. Fütürizmin öncüsü Filippo Tommaso Marinetti fütürizmin ilk bildirgesinde (1909) durağanlaşan, yavaşlayan, mutsuzlaşan dünyayı yıkıp yerine dinamik, yenilenen ve mutlu bir dünya kurmanın sanıldığı gibi imkânsız olmadığına, bunun için geçmişin ölü kabul edilmesinin yeterliliğine vurgu yapmaktadır.

Dinamizm, Hız ve Teknolojiyi Yansıtan Eser Verme

Fütürist akımın sanat eserlerini hem teknik hem de tematik açıdan etkisi altına aldığı üç temel unsur hız, dinamizm ve teknolojidir. Bu etkenler, fütüristlerin “eski”yi reddetme, “yeni”yi var etme sebebidir. Çeşitli nedenlerle dünya hızla küçülürken akıl tutuculuğundan kurtulmak gerektiğine inanan fütüristler yeni dünyanın dinamiklerinin hız, teknolojik ve bilimsel gelişmeler olacağına inanırlar. Fütürist akımın etkisinde kalan tüm sanatçılar insanı mutlu edecek geleceğin makine sayesinde mümkün olacağı ilkesinde hemfikirdirler. Malzeme sanat dalına göre farklılık gösterse de tüm sanat dallarınca izlenen iki temel yol vardır:

  • Tematik yapıyı makine, enerji, hız ve dinamizm üzerine kurmak
  • Makinenin, enerjinin, hızın varlığını sanat dallarına ait çeşitli tekniklerle eserlere taşımak. Örneğin resimde varlıkların hareketini hatırlatan çizimler yapmak, şiirde ise makinenin gürültüsünü çağrıştıran farklı ses yapılarını kullanmak

Modern Sanat Yaratma

Yeni ve devrimci bir yaşam ve sanat için geçmişi yok sayan fütüristler geleceği alışılagelmiş ne varsa hepsini değiştirerek kurmak istemişlerdir. Bu nedenle çağın gelişmelerini takip etmiş ve teknolojik, endüstriyel yenilikleri insan yaşamına dahil edebilecekleri sanatın peşine düşmüşlerdir. İnsanları durağanlıktan kurtaracak olan teknolojik gelişmeler yaşamın devamlılığı için önemlidir. Bu gelişmeler, yaşamın devingenliği için insan ile ilgili her şeyde hissedilmelidir. Fütürist sanatçıların ortak ilkelerinden bir diğeri bu paradigma üzerine kuruludur. “Sanat modern olmalıdır”. Fütüristler sanatçının temel görevini “çağı ve teknolojiyi takip etmek” olarak tanımlarlar. Sanatçı değişen ve gelişen dünyayı eserlerinde yorumlayarak geleceğe katkıda bulunmalıdır.

Yaşamın değişken hareketliliğini resme yansıtabilmek için renk ve biçimden daha farklı malzemeye ihtiyaç duyan fütürist ressamlar obje ne olursa olsun onu ait olduğu atmosferin tümünü görünür kılacak şekilde resmetmeye çalışmışlardır.

Fütürist akımın etkisinde kalan heykeltıraşlar gelecekçi heykelin modernizasyonu kullanılan malzemeyi değiştirerek ve çeşitlendirerek yapmışlardır. Kumaş, deri, çimento, çam, ahşap, cam ayna, demir, elektrik lambaları vb. heykeltıraşların kullanabileceği alternatif malzemelerdir.

Fütürist akımın özellikle 1950 sonrası tiyatronun gelişiminde etkili olduğu söylenebilir. Fütürizmin tiyatronun gelişimine ve modernizasyonuna katkısı şu maddelerle anlatılabilir: Sahnede çeşitli gösteri araçlarını kullanarak devingen bir görüntü yaratmak; Oyuncular arasında canlı bir iletişim kurmak; Oyuncu ile seyirci arasında canlı bir ilişki kurmak; Sahnede eşzamanlılık yaratmak; Çok odaklı deneyimler yaşanmasını sağlamak.

Fütürist Edebiyatın İlkeleri

Fütürizm pek çok sanat dalını etkisi altına almış ve akımın temel ilkeleri sanatçısının yaratı yeteneğine ve sanat dalına ait malzemeye göre şekillenmiştir. Bu süreçte ortaya çıkan sanat ürünleri akımın yayılmasında önemli role sahip olmuştur. Edebiyat alanında da fütürist akıma yön veren önemli sanat eserler ortaya konmuştur. Özellikle İtalya’da Marinetti, Fransa’da Apollinaire ve Rusya’da Mayakovski fütürist edebiyatın öncüleri olarak hem edebi türlerin gelişimine hem de akımın yayılmasına büyük katkılar sağlamışlardır.

Edebiyatı Canlandırmak

Fütürist akımın edebiyata yansımaları hem akımın yayılması hem de edebi türlerin özellikle şiirin gelişimi açısından önemlidir. Fütüristlerin edebiyat ile ilgili ilk amacı o güne kadarki hareketsiz, uyuyan hatta ölü edebiyatı uyandırmak/canlandırmaktır. Fütüristlerin edebiyatı canlandırmak için

  • Geçmişte yazılan eserleri yok saydıkları,
  • Sanatçıyı özgür bıraktıkları,
  • Geleneksel yapıları terk ettikleri,
  • Çağa uygun yeni temalara işledikleri,
  • Şiirin klasik yapısını kırdıkları görülür.

İçerik ve Şekilde Dinamizm Yaratmak

Fütürist akımın ortaya çıkış amacı, gelecek için dünyanın gelişim hızına ayak uydurmak şeklinde özetlenebilir. Bu nedenle fütüristler için en önemli kavram “dinamizm”dir. Geleceği o güne kadarki hareketsiz, uyuyan hatta ölü edebiyatı uyandırarak/canlandırarak inşa etmek isteyen fütüristlere göre yapılacak şey edebî eserlerde enerji ve hız yaratmaktır. Fütüristlerin şiirde dinamizm için birden fazla önerisi vardır. Önerileri şekil ve içerik ile ilgili öneriler şeklinde ikiye ayırmak mümkündür.

Kelimeleri Özgürce Kullanmak

Fütüristlere göre şiirde hareketli bir yapı yaratmak için şiiri aklın ve sözdiziminin klasik kurallarından kurtarmak şarttır. Bunun için fütüristler ilke olarak, şairin

  • Kelimeleri özgürce kullanmasını
  • Otomatik yazıdan faydalanmasını
  • Kuraldan uzak anlatımı tercih etmesini
  • Klasik söz dizimini kırmasını kabul etmişlerdir
  • Edebi eserlerin değeri sanatçının dili kullanma yetisi ile doğru orantılıdır. Dili kullanma yetisi yaratma yetisiyle birleştiğinde iyi eser ortaya çıkacaktır. Bunun bilincinde olan fütüristler eserlerini kelimeleri özgürce kullanarak yazmayı tercih etmişlerdir. Kelimeleri özgürce kullanmak kelimeye sembolik anlam yüklemek, kelimenin yapısı ile oynamak, örneğin kelimenin harflerini büyüklü, küçüklü yazmak, kelime içindeki harfleri tekrarlamak (aliterasyon:sessiz harflerin tekrar edilmesi; asonans: sesli harflerin tekrar edilmesidir), kelimeleri hecelerinden ayırmak, yeni kelimeler türetmek vb., anlamına gelmektedir.
  • Sanatta özgürlüğü sağlayan bir diğer teknik otomatik yazıdır. Otomatik yazı şairin bilinçaltındakileri doğrudan, olduğu gibi kağıda dökmesidir.
  • Fütürist şairler, şiirde kalıplaşmış kullanım şekillerine karşı çıkmışlardır. Sözdizimi kalıbı ve noktalama işaretlerinin kullanımı fütüristlerin yıkmaya çalıştığı kalıplardır.
  • Şiirde kelimeleri özgürce seçmek, kuralsız anlatım biçimini kullanmak, imgelere ver vermek fütürist temaların ve iletilerin okura daha kolay ulaştırılmasını da destekleyen tercihlerdir.

Çağı Yakalamak

Fütüristlere göre geleceği kuracak olanlar sanatçılardır. Çünkü sanat eserlerinin işlevlerinden biri sürekliliktir. Sanat eserleri yaşama yaşam da sanat eserlerine yansıdığı sürece insanoğlu iyi ve mutlu hayatı yaşayabilecektir.

  • Fütüristlerin sanatçı tanımı, “akıl ve geçmiş tutsaklığından kurtulup toplumun çağı yakalamasına önderlik eden kişi”dir. Sanatçı, durağan dünyaya karşı olmalıdır. Geçmişe ait her şey yaşamı sıradanlaştırdığı, hareketsizleştirdiği için sanatçının birinci görevi insan yaşamında bir devingenlik yaratmaktır. Bu yüzden Marinetti’ye göre sanatçı sokaklarda olmalıdır.
  • Dünyayı kurtaracak tek aracın savaş olduğuna inanan fütüristler sanatçıya cesur, saldırgan olma sorumluluğunu da yüklemişlerdir. Onlara göre, sanatçı savaşçı, yurtsever, devrimci ruhlu olmalıdır. Fütüristlerin bu fikri hızlı olup çağa ayak uydurabilmek için gerekli gibi algılansa da zamanla bu fikrin katı bir savunucu olmaları fütürizmin sonunu hazırlamıştır.

Fütürizmin Önemli Temsilcileri

Filippo Tommaso Marinetti (1876-1944): İtalyan yazar, şair. Fütürist akımını başlatan kişidir. 1909 yılında kaleme adlığı fütürizm bildirgesindeki ilkeleri bağlı kalarak eserler vermiş ve taraftar toplamıştır.

Guillaume Apollinaire (1880-1918): Fransız şair, sanat eleştirmeni. 20. yüzyıl başlarında ortaya çıkan sanat akımlarından kübizm, fütürizm, orfizm ve gerçeküstücülük gibi akımların gelişiminde katkıları olmuştur.

Giacomo Balla (1871-1958): İtalyan Ressam. Fütürist resmin kurucularındandır. Gino Severini, Carlo Carra’nın yetişmesinde rol oynamıştır. Marinetti sayesinde fütürizmi tanıyan ressam fütürist akımın savaş yanlısı olma fikrinden ziyade sanatın devingen olması gerektiği fikrinden etkilenmiştir.

Gino Severini (1883-1966): İtalyan ressam. Picasso ve Braque gibi kübist ressamlar ile fütürist şair Marinetti’nin etkisinde kalan Severini’nin eserlerinde bu iki akımın da etkileri görülür.

Carlo Carra (1881-1966): İtalyan ressam. İtalyan resim sanatının etkili isimlerinden olan Carra, fütürizme dinamizmi, hareketi, modernizmi ve teknolojiyi esas alan ilkeleri nedeniyle ilgi duymuştur

Umberto Boccioni (1882-1916): İtalyan ressam, heykeltıraş: Fütürizmin resim ve heykel alanındaki öncüsüdür.

Diğer Fütüristler: Valery Larbaud, (1881-1957), yazar, şair, Luigi Russolo (1885- 1947), ressam, müzisyen, Balilla Pratella (1880-1955), müzisyen Rus Fütürisler:

Vladimir Vladimirovic Mayakovski (1893- 1930): Rus yazar, şair. Rus fütürizminin öncülerindendir.

David Davidoviç Burlyuk (1882-1967): Rus yazar. Mayakovski ile birlikte çalışarak Rus fütürizminin yayılmasına katkı sağlamış isimlerdendir.

Velimir Vladimiroviç Hlebnikov (1885-1922): Rus şair. Dilbilim öğrenimi görmüş olmanın da etkisiyle kendine özgü dil yaratan Hlebnikov bu sayede Rus şiirinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır.

Letrizm (Harfçilik)

Letrizm, Fransızca harf anlamına gelen lettre kelimesinden türetilmiş bir kelimedir. Harfçilik anlamına gelen bu kelime edebî bir akımın adıdır. İsminden de anlaşıldığı üzere bu akım amacı, şiirdeki yeniliği harflerle gerçekleştirmektir. Letrizm, şiiri kelimeyi değil harfleri esas alarak yazmak isteyen, şiirdeki ses organizasyonunun, anlamın/anlamsızlığın ve tüm bunların birleşimden doğacak şiire ait duygunun harflerle yakalanabileceğini savunan bir şiir akımıdır.

Letrizmin Ortaya Çıkışı

Letrizm ortaya çıkışı II. Dünya Savaşı sonrasındadır. Romen asıllı Isodore Isou’nun 1946 yılında kurduğu bu akım bir şiir akımıdır. Ortaya çıkış nedeni diğer akımlarla benzerdir. Var olana karşı çıkma, reddetme letrizmin başlamasının temel nedenidir. II. Dünya Savaşı sonrasında Paris’e yerleşen Isodore Isou şiirde tüm dünyayı etkileyecek bir yenilik yapmak istemiş ve “harf olmayan ya da harf olmayacak hiçbir şeyin tinsel olarak da var olamayacağını” iddia ederek letrist akımı başlatmıştır. Isou’ya göre anlam kelime ile var olmaz. Anlamın belirleyicisi kelimeden önce harftir. Harf ve seslerle evrensel bir dil yakalamak isteyen Isou’nun bu iddialı fikirleri uygulamada çok etkili olamamış ve taraftar toplayamamıştır.

Letrist Şiirin İlkeleri

  • Gelenekte var olan her şeye karşı çıkmak: Letrist akımın temel ilkesi gelenekte var olan her şeye karşı çıkmaktır. Hemen her sanat akımı bir karşı tepki olarak doğsa da letristlerin tepkisinin biraz daha kökten bir tepki olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü onlar var olan kelimelerin anlamlarına dahi şüphe ile yaklaşarak dikkatlerini harfe ve sese çevirmişlerdir.
  • Harf ve sese dayalı bir dille şiir yazmak: Letrist şairlerin amacı harf ve ses üzerine kurulu bir dil ile uluslararası bir şiir yaratmaktır. Bu nedenle onlar sadece edebî geleneğe değil o güne kadar kullanılan dilin yapısına da karşı çıkmışlardır. Bir dilin anlamının ve ruhunun harflerde gizli olduğunu düşünen letristler var olan kelimeleri ve anlamları yok saymışlardır. Şiirde kelimeler yerine harfler vardır. Yan yana getirilen farklı harer veyahut tekrar edilen harfler büyüklü küçüklü yazımlarıyla ve dize kırılmalarıyla şiiri oluşturur. Ortaya çıkan eserin anlamı ya yoktur ya da okurun anlayamayacağı kadar kapalıdır.
  • Harf ve seslerle dilde yeni bir anlam evreni yaratmak: Dilde yeni bir anlam evreni yaratacak olan temel öğeler harfler ve seslerdir. Bu nedenle letristler, mevcut yirmi dört harften oluşan alfabeye on dokuz harf daha eklemişler ve bu haliyle alfabenin kendilerinden sonra gelecek sanat ve sanatçılara da yol açıcı olacağını düşünmüşlerdir. İsidore İsou, dile niçin harf eklediklerini şu cümlelerle açıklamış- tır: “Ölçüp biçmesini öğrendiğimiz şeylerin dışında hiçbir şeyin var olmadığını düşünüyoruz ve işte bu nedenle de ölçülemeyeni, sınırsız olanı hesaplama işine koyulduk. (Dizem(ritm) doğaya aykırıdır sözgelimi; çünkü çan, canavar düdüğünün uğultusu, yapraklarda rüzgârın uğultusu, yapraklarda rüzgârın hışıltısı dizeme aykırıdır da ondan)…”(Emre, 2013)
  • Anlamı sesle kurmak: Letrist şairler edebi metinlerdeki anlamı kelime ile değil seslerle kurmaya çalışmışlardır. Çünkü onlara göre kelimeler ve anlamları mevcut dili bozmuştur. Bu nedenle şiirde anlam ve âhenk seslerle, ses taklitleriyle sağlanmalıdır.
  • Dadaizm ve sürrealizmin etkisi: Letrizm dadaizm ve sürrealizmin etkisinde kalmış bir akımdır. Ancak geleneği reddetme ilkesinde bir etkileşimleri olsa da letrist şiirlerin hiçbir anlam ifade etmemesi bu akımı diğerlerinde ayırmıştır. Letristler şiirin edebiyatla bağının olmadığı savunmuşlar ve ortaya anlamsız eserler koyarak letrizmin sonunu hazırlamışlardır.

Letrizmin Temsilcileri

Isodore Isou (1925-2007): Romen şair.

François Dufrêne (1930-1982): 1946 yılında letristlere katılan Dufrêne “ses şiiri (sound poetry)”nin öncüsü olarak bilinir. Dilin klasik yapısını kırarak fonetik şiiri yarattığı için ultra letrist olarak nitelendirilir.

Gabriel Pomerand (1926-1972): II. Dünya Savaşı sonrasında Paris’e dönen Pomerand burada Isodore Isou ile tanışmış ve Letrizmin kurucularından biri olmuştur.

Maurice Lemaître (1926): Isodore Isou ile 1949 ylında tanışan Lemaître letrizmin öncülerindendir.

Letrizmin Türk edebiyatında temsilcisi yoktur. Ancak II. Yeni şairlerinden İlhan Berk’in bazı şiirlerinde letrizmin etkileri görülür.