Ünite 7: Fotoğraf Makinesiyle Doğru ve Etkili İletişim

Sayısal Fotoğraf Makinelerinin Donanım Özellikleri

Geleneksel ya da sayısal olsun, bütün fotoğraf makinelerinin en önemli parçalarından biri bakaç olarak adlandırılan bölümüdür. Bakaç, fotoğrafçının görüntülemek istediği alanı belirlerken kullandığı çerçeve alanıdır. Fotoğraf çekimi öncesinde bilmek isteğimiz verilerin birçoğu bakaç ekranında yer alır.

Bakaçlar temel olarak, elektronik ve optik olmak üzere, iki farklı tipte üretilmektedir. Yarı profesyonel ve profesyonel kullanıcılar için üretilen sayısal fotoğraf makinelerinde hem elektronik hem de optik bakaç bulunmaktadır. Fotoğrafçı çekim anında en pratik olan bakaç türünü kullanabilme özgürlüğüne sahiptir.

Elektronik bakaç daha çok, amatör kullanıcılar tarafından tercih edilmekte; optik bakaç ise, edinilmiş alışkanlıklar nedeniyle, geleneksel fotoğraf dönemini yaşayan fotoğrafçılar tarafından daha çok kullanılmaktadır.

Sayısal fotoğraf makinelerinde kullanılan elektronik bakaçlar iki farklı türde üretilmektedir. Bir tanesi, makinenin arka bölümünde bulunan LCD ekran biçiminde, diğeri ise klasik fotoğraf makinelerinde de olduğu gibi küçük bir pencere biçimindedir.

Sayısal fotoğraf makinelerinin özellikle yarı profesyonel ve profesyonel SLR makinelerinde optik bakaçlar kullanılmaktadır. Optik bakaçlarda, görüntü merceklerden geçerek, doğrudan fotoğrafçıya ulaşmaktadır. Bu özellik, fotoğrafçının konuya daha fazla hakim olmasını ve çekim sürecini daha kolay gerçekleştirmesini sağlamaktadır.

Objektifler, fotoğrafçılığın en önemli aygıtlarından biri, hatta bazı fotoğrafçılara göre, en önemlisidir. Bir konuyu beklentilere en uygun şekilde fotoğraflamak için, çok sayıda objektif seçeneği içinden bir seçim yapılması gerekir. Her objektifin kendine özgü bir yapısı ve sahip olduğu farklı özellikleri vardır.

Objektifler, geniş açı, dar açı, değiştirilebilir açı (zoom) gibi görüş açısı ile yapılan sınıflandırmanın dışında; yararlı açıklık, perspektif kontrolü, görüntü sabitleyebilme gibi özellikler taşırlar. Yeni nesil objektifler, algılayıcıların odak çarpanı özelliği nedeniyle, “APS-C” ve “Tam Çerçeve” için olmak üzere, iki farklı tipte üretilmektedir.

Film kullanan fotoğrafçının değişik film türleri taşımak zorunda olduğu dönemler artık geride kaldı. Günümüzün profesyonel fotoğrafçısı, tek bir makine gövdesi ile geçmişin bütün seçeneklerini yanında taşıyabiliyor. Dahası, yeni hayata geçen olanaklardan yararlanabiliyor. Tek gövde ile uzun süreli bir çekim seyahatine çıkan bir fotoğrafçı, iki küçük bellek kartı ile aylarca hatta yıllarca fotoğraf çekimi yapabilme esnekliğine sahip oluyor.

Günümüzde üretilen sayısal fotoğraf makinelerinin bazıları ses kaydedebilme seçeneği de sunmaktadır. Genellikle wav formatında eklenen bu özellik, makinelerde mikrofon ya da kaset işareti ile gösterilen bir tuş ile devreye sokulabiliyor.

Sayısal fotoğraf makinelerinin ayırt edici özelliklerinden biri de, fotoğraf çekiminin ne kadar çabuk yapılabildiği, çekimin kayıt hızı, bu hızı destekleyen hafıza kapasitesi ve saniyedeki çekim sayısı gibi, hızla ilgili unsurlardır.

Bir fotoğrafçının, herhangi bir konuyu fotoğraflama kararı verdiği an ile çekimin gerçekleştiği an arasında geçen zaman çok önemlidir. Fotoğraf terminolojisine “Karar anı” ya da “An fotoğrafı” kavramlarıyla giren bu konu, fotoğrafın en can alıcı noktalarından biridir. Fotoğraf makinesinin kapalı konumdan açık konuma getirilmesi sırasındaki çekime hazır olma hızı, çok önemlidir; bu hız Boot Speed olarak tanımlanır.

Sayısal makinelerin özellikle basit gövdeli olan önemli bir bölümünde, “Lag Time” olarak tanımlanan bir zamanlama sorunu vardır. Çekim düğmesi hızı olarak dilimize aktarabileceğimiz bu sorun, fotoğraf çekme karar anında, çekim düğmesine dokunulduğu an ile, çekimin gerçekleştiği an arasında geçen zamanı tanımlar. Bu zaman dilimi, özellikle amatör ya da basit diye tanımlayabileceğimiz sayısal fotoğraf makinelerinin en önemli ortak sorunlarından biridir.

Sayısal makinelerin kayıt hızı Write Speed olarak adlandırılır ve bir fotoğrafın çekim anı ile, hafıza kartına kaydedilme işleminin tamamlandığı ana kadar geçen süreyi tanımlar. Sayısal fotoğraf makinelerinin fotoğraflama işlemi, çekim anında elde edilen bilginin algılayıcı tarafından işlenmesi ve hafıza kartına yazılması biçiminde gerçekleşir.

Algılayıcının ilk görüntüyü işlemek ve hafızaya aktarmak için harcadığı zaman, ikinci çekilen görüntünün kaydedilmesini geciktiren bir süreçtir. Bu nedenle, seri fotoğraf çekilmesi gereken yerlerde, spor karşılaşmaları, haber fotoğrafçılığı gibi alanlarda, makinenin veri kayıt hızı çok önemlidir. Çünkü ancak veri kaydı bittiğinde, makine bir sonraki fotoğrafı kaydetmeye hazırdır.

Fotoğraf makinesinin seri çekim hafıza kapasitesi, kayıt hızı ile bağlantılıdır. Burst Rate olarak adlandırılan özelliği, seri çekim sürecindeki hafıza kapasitesi olarak tanımlayabiliriz. Diğer bir deyişle, makine algılayıcısı ilk çektiği fotoğrafı işleyip hafıza kartına aktarırken, ikinci, üçüncü fotoğrafı çekiyor olabilir. Bu süreçte, bir görüntünün kaydı bittiğinde, ikincisi hafızaya kaydedilebilecektir. Bu arada makine seri çekim modunda fotoğraf çekmeyi sürdürebilir.

Spor fotoğrafçılığı ya da haber fotoğrafçılığı gibi alanlarda çalışanların en büyük beklentilerinden biri, fotoğraf makinelerinin seri çekim hızlarının yüksek olmasıdır. Fotoğraf terminolojisine “Frames per Second” tanımlamasıyla giren bu kavram, makinenin bir saniye içinde çektiği fotoğraf sayısını gösterir. Bazı olayların en can alıcı anları, ne zaman gerçekleşeceği bilinse bile, tek çekim hızıyla fotoğraflanamaz. Bu nedenle, seri çekim modu tercih edilir ve çekilen fotoğraflar içinden beklentiyi en çok karşılayan kare seçilip kullanılır.

Sayısal Fotoğraf Makinelerinin Verimli Kullanımı

Sayısal fotoğraf makineleriyle fotoğraf çekmek çok kolay bir süreçtir. Zor olan, yapılan işlemi bütün olanakları doğru kullanarak gerçekleştirmektir; makinenin uzun ömürlü olabilmesi için gerekli önlemleri uygulamaktır. Örneğin objektif koruyucu bir filtre kullanmadan da fotoğraf çekimi yapılabilir. Koruyucu filtrenin olmaması belki fotoğrafta önemli bir sorun yaratmaz ama objektifinizin ömrünün kısalmasına neden olur. Kısacası, doğru uygulamalar yapıp gerekli önlemleri alarak hem çekeceğiniz fotoğrafın kalitesini yükseltebilir, hem de makinenizin ömrünü uzatabilirsiniz.

Sayısal fotoğraf makinelerinin en önemli ayırt edici özelliklerinden biri, bakaç olarak da kullanılabilen görüntü izleme ekranlarıdır. Bu ekranlar hem çekilen fotoğrafın incelenmesini ve doğru pozlama yapılıp yapılmadığını anlamamıza, hem çekim sırasında görüntü alanını çerçevelememize, hem de çekim bilgilerini görmemize olanak sağlar. Bütün bu olanakları kullanabilmemiz için de, makine işletim sisteminde bir dizi ayar yapılması gerekir.

Sayısal fotoğraf makinelerinin LCD ekranlarında görüntü izlemek için farklı seçenekler mevcuttur. Fotoğrafçının kişisel beklentisine göre, ekranın tamamında bir fotoğraf görüntülenebileceği gibi, dört ya da dokuz fotoğraf birlikte görüntülenebilir. Ayrıca, tek bir kare üzerinde büyütme yapılarak, detaylar incelenebilir, netlik kontrolü yapılabilir.

Histogram, geleneksel fotoğrafta kullanılan ışık ölçerin, sayısal fotoğraftaki uzantısı gibi görülebilir. Yarı profesyonel segmentteki makinelerin çoğunda, profesyonel makinelerin tamamında, LCD ekranda fotoğraf incelerken, histogram da, fotoğrafla birlikte görüntülenebilir. Çoğu ortamdaki ışık koşulları nedeniyle, fotoğrafın ekrandan izlenmesi sırasında yanlış değerlendirmeler yapılabilir. Aslında koyu olmayan bölgeler çok koyu gibi algılanabilir. Bu durumda başvurulacak yöntem, histogramın incelenmesidir.

Histograma benzer olarak devreye sokulabilen ve ekranda görüntülenebilen başka bir seçenek ise, fazla pozlama nedeniyle oluşan patlamaların görüntülenmesidir. Highlight sözcüğüyle tanımlanan bu seçenekte, herhangi bir fotoğraf incelendiğinde eğer açık renkli alanlarda bir patlama olmuş, dokular yok olmuşsa, makine bir uyarı işareti verecektir. LCD ekranda görüntülenen bu özellik sayesinde, çekim yenilenerek sorun hemen giderilebilir.

Sayısal fotoğrafta histogram, çekilen fotoğraftaki ışık gölge ve koyu alanların toplamını gösteren bir grafik göstergedir. Bu gösterge, en solda bulunan ve 0 düzeyi olarak tanımlanan tam karanlık nokta ile, 255 düzeyi olarak tanımlanan ve en sağda bulunan tam beyaz nokta arasındaki yatay düzlemi tanımlamaktadır. Az pozlanmış, karanlık fotoğrafların histogram görüntülerinde dikey lekesel grafik, histogramın sol tarafında yoğunlaşır. Fazla pozlanmış, çok aydınlık olan fotoğrafik görüntülerin histogramlarındaki lekesel grafik ise, sağ tarafta yoğunlaşır.

Sayısal fotoğraf makineleri, geleneksel makinelerle kıyaslandığında, daha fazla özen isteyen, dikkatli kullanılması gereken aygıtlar olarak görülebilir. Bu özellik, makinenin yapısını oluşturan elektronik sistemin hassas bir yapıya sahip olmasının getirdiği bir durumdur; bu durum, makinenin suya, neme, darbelere ya da yoğun manyetik etkilere maruz kaldığında sorun yaratabileceğine işaret eder. Bütün elektronik ve hassas kullanım gerektiren aygıtlarda olduğu gibi, sayısal fotoğraf makinelerinin de birer kullanma kılavuzları bulunur. Bunlar makinenin satıldığı paketin içerisinde yer alabildiği gibi, üretici firmanın internet sayfalarından da indirilebilir. Makinenin kullanımından önce kılavuzunun okunması son derece önemlidir. Bazı küçük ayrıntılar, kılavuz içerisinde özellikle öne çıkarılarak kullanıcı uyarılabilmektedir. Sorun yaşadıktan sonra kılavuz okumanın bir yararı olmaz. Öncelikle kılavuzu okumak, daha sonra kullanıma geçmek her zaman daha doğrudur.

Yeni alınan bir fotoğraf makinesinin objektifinin de makine gibi korunmaya alınması gerekir. Makine gövdesi ve objektif kullanımında en çok sakınılması gereken sorunların başında toz tehlikesi vardır. Makine gövdelerinde ve özellikle algılayıcılarda sorun yaratan toz, makinenin objektifi için de önemli bir sorun kaynağıdır. Bu yüzden objektifler mutlaka koruyucu bir filtre ile tozdan korunmalı, ön planda yer alan merceğin temizleme ve silme gibi işlemlere maruz kalmaması sağlanmalıdır.

Sayısal fotoğraf makineleri elektronik işlem yapan aygıtlardır. Bu yüzden enerji kaynaklarını oluşturan pil ya da batarya gibi yardımcı araçlar özenle izlenmelidir. Güçten düşmüş, zayıf batarya ya da pil kullanımı makineye zarar verebilir, hafıza kartı üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Fotoğraf makinesinin pil göstergesi izlenmeli, uyarı geldiğinde mutlaka yenisi ile değiştirilmeli ya da yeni enerji yüklenmelidir.

Bellek kartlarının tamamen dolmasına izin verilmemelidir. Kartlarda mutlaka boş yer bırakılmalı, kart bütünüyle dolmadan başka karta geçilmelidir. Bellek kartlarında yer alan görüntülerin en az iki farklı bilgisayara yüklenmesi, fotoğrafların güvenliği açısından önemlidir. Aktarımı yapılan kartları yeniden çekim sırası gelmeden formatlanmaması da bir güvenlik önlemi olabilir.

Bellek kartlarının fortmatlanması önemli bir konudur. Bilgisayar kullanarak bellek kartı silinmesi ya da formatlanması, sorun yaratabilir. Formatlama işleminin mutlaka fotoğraf makinesi ile yapılması gerekir. Bilgisayarda yapılacak formatlama “digital lobotomy” olarak adlandırılan teknik bir soruna yol açabilir. Bu sorun, kartın okunamaz duruma düşmesi ve kullanım dışı kalmasına neden olur. Doğru olan, kartların makinede ve arka arkaya iki kez formatlanmasıdır.