Ünite 7: Finansal Varlıklar: Menkul Kıymetler

Menkul Kıymetler

Fon ihtiyacı duyanlar ile tasarruf edenleri bir araya getirecek sistem ihtiyacından finansal piyasalar ortaya çıkmıştır.

Finansal piyasalara fon sunan özel ya da tüzel kişiler; kendi harcamaları dışında kalan fonlarını, belirli bir süre için veya süresiz olarak bu fonlara ihtiyaç duyanlara, fon talep edenlerden alınacak bir belge karşılığında devretmektedirler. Bu belgelere menkul kıymetler adı verilmektedir.

Menkul kıymetler, finansal piyasalara fon sunan özel ve tüzel kişilerin sahip oldukları nakit fazlasını etkin bir şekilde yönetip değerlendirmek amacı ile sıkça yararlandıkları finansal araçlar arasında yer almaktadır. Bu araçlar şöyle sıralanabilir:

  • Hisse Senedi
  • Tahvil
  • Hazine Bonosu
  • Finansman Bonosu
  • Yatırım Fonu Katılım Belgesi
  • Kâr-Zarar Ortaklığı Belgesi
  • Gelir Ortaklığı Senedi

Bir yıldan daha kısa süreli yatırımlar geçici menkul kıymet yatırımları , bir yıldan daha uzun süreli yatırımlar ise uzun vadeli menkul kıymet yatırımları olarak kabul edilir.

Menkul kıymet yatırımları, Tekdüzen Hesap Planında, 11 Menkul Kıymetler Hesap Grubunda izlenir ve türlerine göre şöyle sınıflandırılır:

  • 110 Hisse Senetleri
  • 111 Özel Kesim Tahvil, Senet ve Bonoları
  • 112 Kamu Kesimi Tahvil, Senet ve Bonoları
  • 118 Diğer Menkul Kıymetler
  • 119 Menkul Kıymetler Değer Düşüklüğü Karşılığı (-)

İşletme menkul kıymet yatırımı yaptığında, öncelikle ilgili yatırımın türüne göre tekdüzen hesap planında yer alan hesaplardan hangisine girdiğine karar verilmesi gerekir. Daha sonra yatırımın gerçekleştirilme amacına uygun olarak ilgili hesapta bir alt hesap açılmalıdır. Tekdüzen Hesap Planında menkul kıymetler için türlerine göre bir sınıflama yapılmıştır.

Türkiye Muhasebe Standartlarına göre menkul kıymetler edinim amaçlarına göre sınıflandırılır. Menkul kıymetler muhasebeleştirilirken işletme tarafından yatırımın yapılma amacına uygun olarak şöyle sınıflandırılır:

  • Gerçeğe Uygun Değer Farkı Kar veya Zarara Yansıtılan Menkul Kıymetler
  • Satılmaya Hazır Amaçlı Menkul Kıymetler
  • Vadeye Kadar Elde Tutma Amaçlı Menkul Kıymetler

Gerçeğe Uygun Değer Farkı Kar veya Zarara Yansıtılan Menkul Kıymetler

Literatürde alım satım amaçlı olarak da adlandırılan menkul kıymet grubu Türkiye Muhasebe Standartlarında gerçeğe uygun değer farkı kar veya zarara yansıtılan menkul kıymetler olarak sınıflandırılır.

Gerçeğe uygun değer; karşılıklı pazarlık ortamında bilgili ve istekli kişiler arasında bir varlığın el değiştirmesi ya da bir borcun ödenmesi durumunda ortaya çıkan tutardır.

Bir menkul kıymet; yakın zamanda satılmak amacı ile edinilmiş, birlikte yönetilen ve son zamanlarda kısa dönemde kar etme konusunda belirgin bir eğilimi bulunduğu yönünde delil bulunan belirli finansal araçlardan oluşan bir portföyün parçası ya da bir türev ürün ise ilgili menkul kıymetler, gerçeğe yuğun değer farkı kar ya da zarara yansıtılan (alım satım amaçlı) menkul kıymet sınıfına girmektedir.

Türev ürün;

  • Değeri değişime açık bir sözleşmeye dayalı olan,
  • Net bir başlangıç yatırımı gerektirmeyen ya da benzer finansal araçlara oranla daha az bir başlangıç yatırımı gerektiren ve
  • Vadeye kadar taraflar arasında nakit akışı gerektirmeyen finansal araçtır.

Bir menkul kıymet, günlük, haftalık ya da aylık fiyat değişimlerinden yararlanılmak ve kısa sürede yüksek faiz getirisi sağlanmak amacıyla belirli finansal araçlardan oluşan bir portföyün parçası ya da bir türev ürün ise gerçeğe uygun değer farkı kar/zarara yansıtılan menkul kıymetler sınıfına girmektedir. Ancak, aktif bir piyasada kayıtlı bir piyasa fiyatı bulunmayan ve gerçeğe uygun değeri güvenilir bir şekilde ölçülemeyen öz kaynağa dayalı finansal araçlara yapılan yatırımlar bu sınıfa girmez. Öz kaynağa dayalı finansal araç; işletmelerin tüm borçları çıkarıldıktan sonra varlıklarında bir payı veya hakkı gösteren sözleşmedir.

Satılmaya Hazır Amaçlı Menkul Kıymetler

Satılmaya hazır olarak tanımlanan veya kredi ve alacak, vadeye kadar elde tutulacak yatırım ya da gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan finansal varlık olarak (alım-satım amaçlı) sınıflandırılamayan finansal varlıklardır. Arzu edildiği takdirde vadesine kadar elde tutulabilecek ama sahibine bu konuda bir yükümlülük yüklemeyen ve vadesinden öncede elden çıkarılabilen menkul kıymetler bu gruba girer.

Vadeye Kadar Elde Tutma Amaçlı Menkul Kıymetler

İşletmenin vadeye kadar elde tutma niyet ve imkânının bulunduğu sabit veya belirlenebilir nitelikte ödemeler içeren ve sabit bir vadesi bulunan türev olmayan finansal varlıklardır. İşletme yatırım yapmış olduğu menkul kıymetleri vade sonuna kadar elde tutmayı ve bu tarihten önce elden çıkarmayı düşünmüyor ise, bu menkul kıymetleri vadeye kadar elde tutma amaçlı menkul kıymetler olarak sınıflandırmalıdır.

Türkiye Muhasebe Standartları’na göre, bir işletmenin cari yıl veya son iki yıl içerisinde bu sınıftaki menkul kıymetlerinin önemli bir bölümünü vadesinden önce satması durumunda, takip eden dönemlerde hiçbir finansal varlığını vadeye kadar elde tutma amaçlı olarak sınıflandıramaz.

Menkul kıymetlerin edinimi için katlanılan komisyon veya benzeri harcamaların nasıl muhasebeleştirileceği, tamamen işletmenin söz konusu menkul kıymetleri ne şekilde sınıflandırmış olduğuna bağlıdır. İşletme satın almış olduğu menkul kıymetleri gerçeğe uygun değer farkı kar veya zarara yansıtılan olarak sınıflandırması durumunda aracı kuruma ödenen komisyonu faaliyet gideri olarak muhasebeleştirmelidir. Ancak, işletme söz konusu menkul kıymetleri satışa hazır amaçlı veya vadeye kadar elde tutma amaçlı olarak sınıflandırırsa, aracı kuruma ödenen komisyonu ilgili menkul kıymetlerin gerçeğe uygun değerine eklemeli ve menkul kıymetleri toplam tutarları üzerinden işletme kayıtlarına almalıdır.

Hisse Senetleri

Senet , borçlu tarafından imzalanarak alacaklıya verilen, alacaklı emrine belirlenen tarihte ve yerde belirli bir tutarın ödenmesi yükümlülüğünü kapsayan kıymetli evraktır.

Hisse senedi ise; sermayesi paylara bölünmüş şirketler tarafından çıkarılan, ortaklık sermayesine katılma payını temsil eden, payların dolaşımını sağlayan ve kanuni şekil şartlarına uygun olarak hazırlanan kıymetli evrak olarak tanımlanmaktadır.

İşletmeler, diğer işletmelerin hisse senetlerini geçici ya da uzun vadeli yatırım amacıyla edinebilir. İşletmenin nakit mevcudu fazlası ile başka bir şirkete ortak olup o şirketin yönetimine katılmak ve ilgili şirketten kâr payı sağlamak amacı ile hisse senedi edinmesi durumunda bu yatırım, uzun vadeli menkul kıymet yatırımı; yalnızca kısa süreli fiyat değişim etkilerinden yararlanmak amacı ile başka bir şirketin hisse senetlerini edinmesi durumunda ise bu yatırım, geçici menkul kıymet yatırımı olarak kabul edilmektedir.

Hisse senetlerinin satın alınması durumunda gerçeğe uygun değeri üzerinden ilgili hisse senedinin edinim amacına uygun olarak Hisse Senetleri hesabında yer alan ilgili alt hesap borçlandırılır, satılması durumunda ise ilgili hesap alacaklandırılır.

Hisse senetlerinin satın alınması ile ilgili ödenen komisyonlar, ilgili hisse senedi gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılan (alım satım amaçlı) olarak sınıflandırılmadığı sürece hisse senedinin gerçeğe uygun değerine ilave edilerek aktifleştirilmektedir. Aksi durumda ise Diğer Faaliyetlerden Olağan Gider ve Zararlar grubunda ilgili gider hesabı borçlandırılır.

Menkul Kıymet edinimi için ödenen komisyonlar, gerçeğe uygun değer farkı kâr veya zarara yansıtılma amaçlı edinilen menkul kıymetler için ödenmeleri durumunda faaliyet gideri olarak ayrıca muhasebeleştirilirken bunların dışında kalan menkul kıymetler için ise ilgili menkul kıymetin gerçeğe uygun değerine ilâve edilerek aktifleştirilir.

Nominal değer; menkul kıymetin üzerinde yazılı olan değerdir. Kayıtlı değer ise hisse senetlerinin işletme kayıtlarındaki değeridir. Hisse senetleri nominal değerinden alınıp satılabileceği gibi nominal değeri dışında farklı bir değer üzerinden de alınıp satılabilmekte ya da kayıtlı değerinin altında veya üstünde bir değerle de satılabilmektedir.

Hisse senetlerinin kayıtlı değerinden daha yüksek bir bedel üzerinden satılması durumunda, bu satış primli satış adını almaktadır ve Menkul Kıymet Satış Kârları hesabı, elde edilen kâr tutarı kadar alacaklandırılır. Hisse senetlerinin kayıtlı değerinden daha düşük bir bedel üzerinden satılması durumunda ise bu satış iskontolu satış adını alır ve Menkul Kıymet Satış Zararları hesabı, ortaya çıkan zarar tutarı kadar borçlandırılır.

Hisse senetlerinin tahsil edilebilir duruma gelmiş kâr payı ile birlikte satın alınması durumunda ilgili hisse senedi için ödenen tutar, tahsil edilecek kâr payını da içermektedir. Dolayısıyla tahsil edilebilecek durumda olan kâr payı tutarı için Diğer Hazır Değerler hesabı borçlandırılır, hisse senetleri ise ilgili kâr payı tutarı hisse senetlerinin satın alma fiyatından düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden edinilme amaçlarına uygun olarak Hisse Senetleri hesabında açılacak alt hesabın borcuna kaydedilir.

Borçlanma Kâğıtları

Temettü , ortaklara dağıtılan kâr payıdır. İşletmelerin ellerinde nakit fazlası olması durumunda teorik olarak kendilerinden ya bu nakit fazlasını temettü olarak dağıtması ya da yatırım yapması yani ellerindeki nakit fazlasını atıl olarak işletmede tutmaması beklenmektedir. Ancak yakın gelecekte ihtiyaç duyulan fonların edinim maliyetlerinin yüksek olacağı beklentisi içinde iseler yukarıdaki işlemler yerine geçici yatırımlara yönelirler. Geçici yatırımların bir bölümü tahvil, bono ve senetlerden oluşmaktadır ve borçlanma aracı olarak kullanıldıkları için borçlanma kâğıtları olarak adlandırılırlar.

Tahviller

Tahvil , bir borçlanma senedidir. İhraç etme ise menkul kıymetlerin basılması ve satışa çıkarılmasıdır. Tahviller, belirlenmiş bir dönem için, belirlenmiş faiz oranı üzerinden hesaplanan faiz tutarını ve borçlanılan anaparayı dönem sonunda bir defada veya başka bir ödeme şekli ile geri ödeme taahhüdünü belirten finansal varlıklardır. Türkiye’de yaygın olarak T.C. Merkez Bankası tarafından ihraç edilen devlet tahvili görülmektedir.

Bu işlem sonucunda tahvil ihraç eden kurum ya da kuruluş borçlanırken söz konusu tahvilleri satın alan kişi, kurum ya da kuruluşlar ise ellerindeki nakit fazlasını değerlendirmiş ve yatırım yapmış olurlar. Tahvil ihraç eden taraf, kâr ya da zarar etmesinden bağımsız olarak tahvil sahibine tahvil üzerinde yazan faiz oranını ödemekle yükümlüdür.

Tahviller, ihraç eden tarafın kâr ya da zarar etmesinden bağımsız olarak sahibine üzerinde yazan faiz oranını ödemekle yükümlü olması sebebi ile vadesine kadar ikincil piyasada el değiştirebilir ve geçici yatırım aracı olarak kullanılabilirler. İkincil Piyasa, daha önce ihraç edilmiş menkul kıymetlerin işlem gördüğü, yani yeniden alım-satımının yapıldığı piyasalardır. Tahvilin her sahibi, söz konusu tahvili elde bulundurduğu süreye ilişkin faiz geliri elde eder.

Diğer Borçlanma Kağıtları

İşletmelerin ellerindeki fon fazlasını geçici olarak değerlendirdikleri yatırım araçlarından tahviller dışında yaygın olarak kullanılan borçlanma kâğıtları ve özellikleri aşağıdaki gibidir:

  • Hazine Bonosu
  • Finansman Bonosu
  • Gelir Ortaklığı Senedi
  • Kâr ve Zarar Ortaklığı Belgesi
  • Yatırım Fonu Katılma Belgesi

Bono; borçlu tarafından imzalanarak alacaklıya verilen; alacaklı emrine belirlenen tarihte ve yerde, kayıtsız ve koşulsuz belirli bir tutarın ödenmesi yükümlülüğünü kapsayan bir senettir. Kamu kesimi kurum ya da kuruluşları tarafından borçlu sıfatı ile düzenlenen, bir yıldan kısa vadeli, emre ya da hamiline yazılı menkul kıymet niteliğinde kıymetli evraklar hazine bonosu olarak adlandırılır.

Eğer bono, özel kesim kurum ya da kuruluşları tarafından borçlu sıfatı ile düzenlenmiş ise finansman bonosu adını almaktadır. Hazine bonosu ve finansman bonosu tamamen aynı özelliklere sahiptir, ikisi arasında farklı olan tek nokta; hazine bonosunun kamu kurum ya da kuruluşları tarafından, finansman bonosunun ise özel kesim tarafından ihraç edilmesidir. Hazine ve finansman bonolarının dönemsel faiz ödemeleri yoktur ve vadeleri dolmadan paraya dönüştürülemezler. Ancak ikincil piyasalarda alınıp satılabilmektedirler.

Gelir Ortaklığı Senedi; Gelir Tahvili genel adı ile tanınan bir finansal varlık türü olup, köprü, baraj, elektrik santrali, kara yolu, demir yolu, telekomünikasyon sistemleri ve sivil kullanıma yönelik deniz ve havalimanları ile benzerlerinden kamu kurum ve kuruluşlarına ait olanların gelirlerine gerçek ve tüzel kişilerin ortak olması için çıkarılan senetlerdir. Ancak senet sahipleri, bu tesislerin mülkiyeti ve işletmesi üzerinde herhangi bir hak sahibi değildir.

Kâr ve Zarar Ortaklığı Belgesi; belge sahibine ihraç eden anonim ortaklığın ortaklık hakkını vermeyen sadece kâr ortaklığını öngören bir finansal varlık türüdür. Gelir Ortaklığı Senedinden farklı olarak sadece kâra değil aynı zamanda zarara da ortak olma özelliği ile ayrılmaktadır.

Yatırım Fonu; halktan toplanan paralarla belge sahipleri hesabına sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, altın ve diğer kıymetli madenler portföyü işletmek amacı ile kurulan mal varlığıdır. Katılma Belgesi ise belge sahibinin, kurucuya karşı sahip olduğu hakları taşıyan ve fona kaç pay ile katıldığını gösteren kıymetli evrak niteliğinde bir senettir.

Kanun hükümleri uyarınca sermaye piyasası araçları, gayrimenkul, altın ve diğer kıymetli madenler portföyü işletmek amacı ile kurulan, mal varlığına yatırılan para karşılığında edinilen ve belge sahibinin kurucuya karşı sahip olduğu hakları taşıyan ve fona kaç pay ile katıldığını gösteren kıymetli evrak niteliğindeki senetlere yatırım fonu katılma belgeleri adı verilmektedir.

Diğer Menkul Kıymetler

İşletmelerin ellerindeki nakit fazlasını, kısa vadeli fiyat değişim etkilerinden yararlanmak amacı ile hisse senetleri ve borçlanma kâğıtları dışında kalan altın, altın dışı değerli madenlerde de değerlendirebilmeleri mümkündür. Bu tür yatırım araçları diğer menkul kıymetler olarak kabul edilir ve işletmelerin bu tür varlıklara yatırım yapmaları durumunda ilgili yatırımlar, Diğer Menkul Kıymetler hesabında muhasebeleştirilirler.