Ünite 1: Farsçada Kelime Yapımı: İsimler, Sıfatlar

Ünite 1: Farsçada Kelime Yapımı: İsimler, Sıfatlar

Farsçada Yalın İsim ve Sıfatlar

Osmanlı Türkçesinde Farsça pek çok kelime kullanılmıştır. Bunların hepsi, adlar ve sıfatlar başta olmak üzere, isim sınıfından kelimelerdir. Bunların arasında adlar önemli bir yer tutar. Kelime dağarcığınıza katmanız gereken Farsça yalın adlardan birkaçı aşağıdadır:

سر ser “baş”, گيسو gîs û “saç”, پيشانی pîşânî “alın”, چشم çeşm “göz”, ديده dîde “göz”, ابرو ebrû “kaş”, ابروان ebruvân “kaşlar”, مژه müje “kirpik”, مژگان müjgân “kirpikler”, روي rûy “yüz”, موي mûy “kıl”, بينی bînî “burun”, دهن/دهان dehen/dehân “ağız”, لب leb “dudak”, كام kâm “damak”, رخ ruh “yanak”, رخسار ruhsâr “yanak”, ريش rîş “sakal”, گوش gûş “kulak”, دندان dendân “diş”, زنخدان zenahdân “çene”, گلو gelû “boğaz”, گردن gerden “boyun, ﺁب âb “su”, شيرين şîrîn “tatlı”, تلخ telh “acı”, ترش türş “ekşi”, اسب esb “at”, رخش rahş “at”, سمند semend “at”, خر har “eşek”, استر ester “katır”, شتر şütür “deve”, اشتر üştür “deve”, سگ seg “köpek”, مار mâr “yılan”, مور mûr “karınca” ; شب şeb “gece”, روز rûz “gün”, فردا ferdâ “yarın”, گرما germâ “yaz”, سرما sermâ “kış”, ماه mâh “ay”, ﺑﻬﺎﺭ bahâr “ilk yaz”,…

Farsçada Sayı İsimleri ve Sıfatları

Osmanlı Türkçesi metinlerinde en çok geçen Farsça sayı isimleri ve sıra sayıları şunlardır:

يك yek “bir”, دو “iki”, سه se “üç”, چهار çehâr “dört”, پنج penc “beş”, شش şeş “altı”, هفت heft “yedi”, هشت heşt “sekiz”, نه nüh “dokuz”, ده deh “on”, صد sad “yüz”, هزار hezâr “bin”, صدهزار sad hezâr “yüz bin”.

نخستين nuhustîn “birinci”, وم د düvüm “ikinci”, وم س sivüm “üçüncü”, مراهچ çehârüm “dördüncü”,

پنجم pencüm “besinci”, ششم sesüm “altıncı”, هفتم heftüm “yedinci”, هشتم heştüm “sekizinci , نهم nühüm “dokuzuncu”, دهم dehüm “onuncu.

Farsçada Kelime Yapımı

► İsimden isim yapan Farsça son ekler şunlardır: +gȃh, +geh, +istȃn, +zȃr, +kede, +sȃr, +lȃh, +şen, +dȃn, +bȃn, +vȃn, +kȃr, +gȃr, +ger, +çe, +î.

1. Farsçada adlardan yer adı yapan çok sayıda ek vardır. Bunların en işlek olanlarıyla +gȃh, +geh, +istȃn, +zȃr, +kede, +sȃr, +lȃh, +şen yapılmış kimi örnekler şunlardır:

ﺁرامگاه ârâmgâh “dinlenme yeri”, خوابگاه hâbgâh “uyku yeri, yatak odası”, درگاه dergâh “kapı önü, giriş yeri; tekke”, اقامتگاه iḳâmetgâh “oturma yeri”, عبادتگاه ibâdetgâh “tapınma yeri, tapınak” گلستان gülistân “güllük”, سنگستان sengistân “taşlık”, نخلستان nahlistân “fidanlık”, ريگستان rîgistân “kumluk, kumsal”, چمنزار çemenzâr “çimenlik”, خراﺑﻪزار harâbezâr “viranelik”, ﻻﻟﻪزار lâlezâr “lâlelik, lâle bahçesi”, ﺁتشكده âteşkede “ateş tapınağı”, ميكده meykede “içki evi, meyhane”, مهمانخانه mihmânkede “konuk evi”, محنتكده mihnetkede “yas evi”, كوهسار kûhsâr “dağlık”, ﭼﺸﻤﻪسار çeşmesâr “suyu bol yer, suvak, kaynak”, گلشن gülşen “gül bahçesi”, سنگلاخ senglâh “taşlık gibi.

2. Yer adları da yapan +gâh ve +istân ekleriyle zaman adı da yapılmıştır:

بامگاه bâmgâh “sabah”, شامگاه şâmgâh “akşam”, چاشتگاه çâştgâh “kuşluk”, سحرگاه sehergâh “tan vakti”, تابستان tâbistân “yaz”, زمستان zemistân “kış, ﺑﻬﺎرستان bahâristân “ilk yaz” gibi.

3. Farsçada alet ve kap adları +dân ekiyle yapılmıştır:

نمكدان nemekdân “tuzluk”, سرﻣﻪدان sürmedân “sürmelik”, ﺁتشدان âteşdân “ateşlik, mangal”, ﺍﻧﻔﻴﻪدان enfiyedân “enfiyelik, enfiye kutusu”, جزدان cüzdân “para çantası”, چايدان çâydân “çay pişirme kabı”, گلابدان gülâbdân “gül suyu şişesi” gibi.

4. +bȃn, +vȃn, +kȃr, +gȃr, +ger, +î ekleri bir nesne ile uğraşanı, bir nesne üreteni, yapanı ve satanı, bir işle sürekli olarak ilgileneni, bir işi meslek olarak yapanı gösterir:

پاسبان pâsbân “bekçi”,”, نگهبان nigehbân “gözcü”, ساربان sârbân “deveci”, nahcîrvân “avcı”, ﺁهنگر âhenger “demirci”, زرگر zerger “kuyumcu”, خنياگر hunyâger “şarkıcı”, ﭘﺎﻻﻧﻰ pâlânî “semerci”, چنگی çengî “çalgıcı”, جنكی cengî “savaşçı”, بازاری bâzârî “pazarcı”, دهگان ﺁهنكری âhengerî “demircilik”, نجاری neccârî “dülgerlik”, زركری zergerî “kuyumculuk”, سازندكی sâzendegî “çalgıcılık”, dihgân “çiftçi, بسته كار bestekâr “besteci, beste yapan”, خداوندكار hudâvendigâr “efendi, bey, baş, başbuğ, sultan”,…

5. +çe, Farsça adlarda küçültme için kullanılan ektir. Bu ekle yapılmış örnekler şunlardır:

جويچه cûyçe “ırmacık, çaycığaz” مورچه mûrçe “karıncacık”, سراچه serâçe “oda, iç oda, hücre”, نايچه nâyçe “kamışçık, küçük ney”, كمانچه kemânçe “küçük keman”, دريچه derîçe “kapıcık, pencere”..

6. Yalın kavramları gösteren adlar, sıfatlardan ve bir nitelik gösteren yalın adlardan ی-î (sonu ﻪ ile bitenlerde گی –) ekiyle yapılmıştır:

هستی hestî “varlık”, نيستی nîstî “yokluk”, خوب hûbî “güzellik”, ﺑﺪﻯ bedî “kötülük”, بلندی bülendî “yükseklik”, شكستكی şikestegî “kırıklık”, ساختكی sâhtegî “gerçek dışılık, sahtelik” gibi.

►**İsimlerden sıfat türeten Farsça ön ve son ekler kısaca şöyledir:

Bî-, nȃ-, be-, bȃ-, hem-, ber-, ez-, der-, berȃy-, tȃ-, pür-, ön ektir; +mend, +nȃk, +vȃr, +ver, +gîn, +în, +gûn, +fȃm, +î, +ȃsȃ, +veş, +sȃr, +mȃnend; +ȃne, +ter, +terîn son ektir.

1. Farsçanın bî- ve nâ- ön ekleriyle türetilmiş sıfatların karşılığı Türkçenin –sız ekli sıfatları olmuştur:

بیﻣﺂل bî-meâl = فاﺋﺪﻩسز fâidesiz, بيهوده bî-hûde = ﺑﻰﻣﻌﻨﻰ ma‘nâ “anlamsız, boşuna”, ناشيرين nâ-şîrîn = طاتسز tatsız, نامناسب nâ-münâsib = مناسبتسز münâsebetsiz gibi.

2. Farsçanın addan sıfat türeten -mend, -nâk, -vâr, -ver, -gîn son ekleri ve bâ-, be- gibi ön ekleri kelimelere +lı/+li ve ile anlamı katar:

دردمند derdmend “dertli”, خردمند hıredmend “akıllı”, دردناك derdnâk “dertli”, اميدوار ümîdvâr “ümitli”, جانور cânver “canlı”, نامور nâmver “namlı, ünlü”, غمگين ğamgîn “gamlı”, بخرد be-hıred “akıllı”, بنام be-nâm “ünlü”, باخبر bâ-haber “haberli”, باوقار bâ-vaḳâr “vakarlı” gibi.

3. hem- ortaklık, aynılık bildiren kelimeler yapar:

هم عصر hem-asr “aynı yüzyılda yaşayan”, هم بزم hem-bezm “eğlence arkadaşı”, هم جنس hem-cins “aynı cinsten”, پا Türkçe –deş ekiyle: خيلتاش hayltaş “takım arkadaşı, yol arkadaşı” gibi.

4. Kelimelere “üzere, üzeri” anlamlarını katan ber- ön eki sıfat ve zarf işlevinde kelimeler türetir: برباد ber-bâd “yele verilmiş, perişan”,برقرار ber-karâr “karar üzere, daimî” vs.

Bazı ön ekler (edatlar) daha çok zarf fonksiyonunda kelimeler türetir:

5. ez- kelimelere Türkçedeki -dan/-den ayrılma ekinin anlamını katar: ازدل ez-dil “gönülden”, از قضا ez-kazâ “kaza olarak, yanlışlıkla” vb.

6. der- kelimelere Türkçede “içinde, -da/-de” anlamlarını katar: درميان dermiyân, دردست “elde, yakalama”, der-dest.

7. berây “için” anlamı katar. براى زيارت berây-ı ziyâret “ziyaret için”, براى تحصيل berây-ı tahsîl “öğrenim için” vs.

8. tâ- “kadar” anlamıyla çoğu zaman be- edatıyla birlikte “tâ-be” “kadar, dek” şeklinde kullanılır: تابصباح tâ-be-sabâh “sabaha kadar”, تابقيامت tâ-be-kıyâmet “kıyamete kadar” vs.

9. Farsçada daha çok zarf gibi kullanılan pür- kelimesi “dolu, +lı/li” anlamlarını katarak ön ek gibi birçok kelimenin teşkilinde yer alabilmektedir: پرصفا pür-safâ “safalı, huzurlu”, پرملال pür-melâl “üzüntülü, kederli”, پرجور pür-cevr “eziyetli”, پركين büyüleyici”, پرهيجان pür-heyecân “heyecan dolu, heyecanlı” vs.

10. +în, çeşitli madde isimlerinden sonra gelerek ondan yapılmış olmayı, +lı/+li anlamını ifade eder:

سيمين sîmîn “simden, gümüşten yapılmış”, زرين zerrîn “zerden, altından”, آهنين âhenîn “demirden”, سنكين sengîn “taşlı”…

11. +gûn ve +fâm, çeşitli isimlerden renk adları türetir:

آبكون âb-gûn “su rengi, mavi”, كلكون gül-gûn “gül rengi, pembe”, نيلكون nîl-gûn “çivit rengi”, لاله كون, كبودفام kebûd-fâm “gök rengi, mavi”, كلفام gül-fâm “gül rengi, pembe”, لاله فام lâle-fâm “lâle rengi, kırmızı” vs.

12. +î: +lı/+li ekinin işleyişinde nispet anlamı türetir: شيرازى Şirâzî “Şirazlı”, ايرانى İranî “İranlı” vs.

Bu ek aynı zamanda renk isimleri de türetmektedir:

كلى gülî “gül rengi, pembe”, سنبلى sünbülî “sümbül renginde”, ياقوتى yâkûtî “yakut renginde, kırmızı”, خاكى hâkî “toprak yeşili” vs.