Ünite 7: Faktör Piyasaları

Kısa Dönem Üretim Faktörü (Girdi) Talebi

Faktör talebi incelenirken üretim ve maliyetlerle ilişkin ünitelerden yararlanılarak, firmanın üretimde kullandığı girdileri nasıl seçtiğine dikkat edilmelidir. Firmanın belli bir çıktı düzeyini en düşük maliyet ile gerçekleştirmek ya da maliyet minimizasyonu problemini çözmek, bir anlamda optimal girdi düzeyini belirlemektir.

Optimal çıktı düzeyi için kullanılan marjinalist mantık, kârı maksimize eden girdi düzeyinin belirlenmesi için de kullanılır. Bunun için ilave işçinin alınmasının kârlı olup olmadığına bakılarak emek girdi istihdamı yapılır. Hatırlanacağı üzere firma diğer girdileri sabit tutarken ilave birim emek kullanıldığında üretimde ortaya çıkan artış bu ürünün marjinal fiziki ürünü olarak tanımlanır ve fiziki değerle ölçülür. Bu fiziki değer için, emeğin marjinal fiziki ürünü (MRP L ) , kısaca emeğin marjinal ürünü (MP L ) yada emeğin marjinal verimliliği kavramları kullanılır. Firma emek talebine ilişkin kararlarda ise emeğin marjinal ürün hasılatı (MRP L ) kullanılır. Bu kavramlar arasında aşağıdaki verilen şekilde bir ilişki vardır.

(MRP L ) = (MR) . (MP L )

Emek girdisi için hesaplanan marjinal ürün hasılatı, en son emek biriminin maliyetini (buna marjinal faktör maliyeti (MFC) diyeceğiz) aşıyorsa firma için ilave işçi almak kârlıdır. Emek girdisi için (MFC) ilave emek kullanıldığında firmanın toplam maliyetinde ortaya çıkan artıştır. Üretim faktörler için (MFC) bu faktöre ödenen maliyettir. Dolayısıyla emek girdisi için (MFC), emeğe ödenen ücrete eşittir. (MRC L ) = w

Rekabetçi piyasada marjinal hasılatı (MR) ürünün piyasa fiyatına eşittir. Rekabetçi piyasada marjinal ürün hasılatı (MRP L ) bazen marjinal ürün değeri olarak da adlandırılır ve P x ürünün piyasa fiyatı olmak üzere ;

VMP L ya da MRP L = P x . MP L = w

eşitliği vardır. (MRP L ) eğrisi firma için emek talep eğrisidir. (MRP L ) eğrisi belli bir düzeydeki emek için firmanın ödemek istediği en yüksek ücret düzeyini gösterir. Ya da (MRP L ) eğrisi belli bir ücret düzeyinde firmanın istihdam edeceği emek miktarını gösterir.

Emek girdisi için talep eğrisi genellikle sol yukarıdan sağ aşağı doğru eğimlidir. Bu negatif eğrinin nedeni azalan marjinal verimler prensibidir. Sermaye girdisini sabit tutan bir firma kullandığı emek girdisini arttırdığında emek girdisinin marjinal verimliliği (MP L ) eninde sonunda azalandır. İstihdam edilen emek sayısı arttığında emeğin marjinal verimliliği azaldığı için (MRP L ) de azalan olacaktır.

Rekabetçi piyasada firmanın kısa dönem kapanma noktasında ürün fiyatı ortalama değişken maliyetlidir. Semboller ile ifade edilirse;

olduğunda üretim gerçekleşmeyecektir. Kapanma noktasını eşitlik durumunda ücret düzeyi hesaplaması için kullanırsak, emek faktörü için ortalama ürün hasılatını (ARP L ) elde etmiş oluruz.

Bu verilen eşitliklerin birbiri arasındaki ilişkiler Şekil 7.1 ile verilmiştir.

Kısa dönemde sermaye faktörünü sabit aldığımız için firma emek girdisini artırmakla üretimini artırır. Dolayısıyla firmanın çözmesi gereken problem kârı maksimize edebilmek için kaç kişinin istihdam edilmesi gerektiği sorusudur. kâr fonksiyonunu göstermek üzere

dir. Kârı maksimize eden emek miktarını belirlemek için, kâr fonksiyonunun emek girdisine göre türevinin alınıp sıfıra eşitlenmesi gerekir:

bu buradan

şeklinde eşitliği düzenleyerek emek girdisi için talep kuralına ulaşılmış olur. Dolayısıyla kâr maksimizasyonu amaçlayan firmanın emek talebine ilişkin kuralı; emeğin marjinal ürün hasılatını, marjinal faktör maliyetine yani ücrete eşit olduğu düzeye kadar bu girdiyi kullanmasıdır. MRP L ücret düzeyinden daha yüksek ise firma ilave emek kiralamakla kârı artırmaktadır. Eğer MRP L ücretten daha düşük ise firma istihdam emeğini azaltmalıdır. Bu ilişki için bkz. Şekil 7.2

Benzer yöntem sermaye girdisi içinde uygulanabilir. sermayenin marjinal ürün hasılatı, sermayenin fiyatına ya da kira bedeline eşit olduğu noktaya kadar, girdi alınmaya devam edileceğine dair yaklaşım geçerliliğini korumaktadır. Firmanın maliyetleri ve hasılatları birkaç zaman dilimini kapsıyorsa bu durumda girdi talebi için kullanılan yöntem: marjinal ürün hasılatlarının bu günkü değerini, marjinal maliyetlerin bugünkü değerlerine eşitlemektedir. Bundan sonraki işleyiş emek piyasası ile aynıdır.

Faktör piyasasında kârı maksimize eden emek miktarının belirlenmesine ilişkin eşitliği

(MR) . (MP L ) = w

Bu eşitlikten

elde edilir. Bu eşitlik hem girdi kiralama hem de üretim düzeyi seçimine ilişkin kuralı göstermektedir.

olduğunda yazılabilir.

Bu da bizi aynı matematiksel sonuca götürmektedir.

Şekil 7.3’de negatif eğimli talep eğrisi, eş ürün ve maliyet eğrileri kullanılarak elde edilmiştir. Burada girdi talep eğrisinin negatif eğimli oluşunu açıklamak için çıktı etkisi ya da bir başka deyişle ürün etkisi kullanılmıştır. Çıktı etkisi, emek fiyatı azaltıldığında firmanın kısa dönem MC eğrisi sağa kayar. MC eğrisindeki bu kayma rekabetçi piyasada firmanın gerçekleştireceği çıktı miktarını arttırır. Çıktı miktarındaki artış ise talep edilecek emek miktarını arttırır. Dolayısıyla ücretlerdeki azalış talep edilen emek miktarını arttırır ve negatif eğimli faktör talep eğrisi çizilir.

Rekabetçi Piyasada Uzun Dönem Üretim Faktörü Talebi

Uzun dönemde firmanın kullandığı tüm girdiler değişkendir. Firma iki ya da daha fazla değişken girdiyi aynı zaman diliminde talep ettiği için, girdi talebine yönelik analiz biraz zorlaşacaktır. Firma uzun dönemde hem emek hem de sermaye girdisinin fiyatını ayarlayabilir. Böyle bir durumda emek girdisi fiyatı (ücret düzeyi) azaldığında talep edilen emek miktarı üzerinde iki tür etki oluşur. İlki kısa dönemde de gözlenen çıktı etkisidir. Çünkü emek girdisi ucuzladığında üretime ilişkin marjinal maliyet düşecektir (MC sağa kayacaktır). Rekabetçi piyasa da ürün fiyatı sabit olduğu için MC’nin sağa kayması firma için üretimi artırma anlamına gelir. Bu durumda emeğin marjinal ürün hasılatı eğrisi (MRPL) sağa kayacak ve talep edilen emek miktarını artıracaktır. Şekil 7.4 grafiksel olarak bu ilişkiyi anlatmaktadır.

Firmanın belli bir çıktı düzeyini, mümkün olan en düşük maliyet ile gerçekleştirmek ekonomik etkinlik olarak adlandırılmakta ve maliyet minimizasyonu koşulu olarak bilinmektedir. Bu koşul, girdilerin marjinal verimlilikleri oranının girdi fiyatları oranına eşit olmasını gerektirir. Ücret artışı hem çıktı etkisi hem de faktör ikame etkisi yoluyla talep edilen emek miktarını ve emek talebinin konumunu belirler.Üretici dengesi analizinde her bir üretim düzeyi için veri alınan faktör fiyatları altında optimal girdi bileşimleri belirlenebiliyordur. Şekil 7.5’de ücret düzeyindeki artışın ortaya çıkardığı faktör ikame etkisi gösterilmiştir. Kısacası bir girdinin fiyatı diğerlerine kıyasla arttığı zaman, ikamenin elverdiği ölçüde diğer girdiler fiyatı, artan girdinin yerine ikame edilecektir. Faktör ikame etkisi negatif yönlü işler, bu ise emek girdisi talep eğrisinin uzun dönemde negatif eğimli oluşunu açıklar.

Kısa dönemde olduğu gibi uzun dönemde de firma girdi fiyatındaki değişme karşısında çıktı miktarında ayarlama yapabilir, bu, çıktı ya da ürün etkisi olarak isimlendirilir. Ücret düzeyindeki artışa bağlı olarak ortaya çıkan çıktı etkisi aşağıdaki adımlardan oluşur:

  • Artan ücretler firmanın ortalama ve marjinal maliyetinde artışa neden olur.
  • Artan ortalama ve marjinal maliyetler ürün fiyatlarında artışa neden olur.
  • Fiyatlardaki artış sonucu tüketiciler bu ürünlerin tüketimini azaltırlar.
  • Firma buna bağlı olarak üretimini azaltacağından, üretimde kullandığı girdilerin miktarını azaltır.

Çıktı işleyişini daha iyi anlamak için Şekil 7.6 incelenebilir. . Şekilden gözlenen çıktı etkisi sonucu daha az iş gücünün kullanılmış olmasıdır. Çoğu durumda bu tür bir gözlem beklenmektedir.

Sonuç olarak bir girdinin fiyatı arttığında faktör ikame etkisinin negatif olduğu fakat çıktı etkisinin de negatif ya da pozitif olabileceğini şimdiye kadarki açıklamalar ile ortaya koyulmuştur.

Endüstri ve Piyasa İçin Faktör Talep Eğrileri

Bir ürün için piyasa talep eğrisini elde ederken bireysel tüketicilerin talepleri her bir fiyat düzeyinde yatay olarak toplanıyordu. Ancak faktör piyasasında durum biraz daha farklıdır. Bu nedenle emek girdisi için piyasa talep eğrisini elde ederken, önce her bir endüstri için emek talep eğrisini elde edip, daha sonra endüstrilerin emek talep eğrilerini yatay olarak toplayarak emek piyasası talep eğrisine ulaşırız.

Bir endüstri için girdi talep eğrisinin belirlenmesinde ilk adım, girdi fiyatları değiştiğinde hem firma tarafından üretilen çıktının düzeyinde hem de firmanın çıktı fiyatında değişikliklerin olabileceğini dikkate almaktır. Şayet tek bir üretici olsaydı, piyasa talep eğrisi kolaylıkla belirlenebilirdi. Çünkü marjinal ürün hasılatı eğrisi bu girdi için endüstri talep eğrisini oluşturacaktı. Ancak endüstride firma sayısı birden fazla olduğundan, firmalar arasındaki etkileşim nedeniyle analiz karmaşık hâle gelir.

Rekabetçi bir ürün piyasasında herhangi bir endüstrideki emek talep eğrisinin elde edilişi Şekil 7.7 de açıklanmıştır. Bu grafikten de görüleceği üzere ücret düşüklüğünden tek bir firma yararlanıyorsa ve ürünün fiyatı değişmiyorsa endüstri talep eğrisi daha yatık olacaktır. Ancak ücret düşüşünden tüm firmalar yararlanıyorsa firmalar üretimlerini artıracak, üretim artışı ürünün fiyatında düşüşe neden olacak, tek tek firmaların emek talep eğrileri sola kayarken endüstri talep eğrisi ise daha dik bir konuma gelecektir.

Endüstri emek talep eğrisini elde ettikten sonra son adım olarak piyasa emek talep eğrisini oluşturabiliriz. Burada oldukça basit bir yöntem izlenir. Tüm endüstrideki emek talep eğrileri, her bir ücret düzeyinde yatay olarak toplanır. Yalnız emek girdisi için değil, tüm girdiler için benzer yöntem uygulanır. Ürün piyasası rekabetçi özellik taşımasa bile benzer yöntemler uygulanır.

Çıktı Piyasasında Monopolcü Gücü Bulunan Faktör Talebi

Bir üretim faktörü için talep, firmanın sahip olduğu piyasa gücüne bağlı olarak değişiklik gösterir. Şayet firma ürün piyasasında ya da faktör piyasasında monopolcü güce sahipse fiyatı marjinal maliyetin üzerinde belirleyecek, rekabetçi piyasaya kıyasla daha az üretim yapacak ve daha az girdi kullanacaktır.

Rekabetçi firma gibi monopolcü firma da üretim faktörü kiralanmasına ilişkin kararını kâr maksimizasyonu temelinde değerlendirir. Monopolcü firmanın marjinal hasılatını esneklik biçiminde yazarsak matematiksel olarak fiyatın MR’nin üzerinde değer alacağını gösterebiliriz:

Talep esnekliği sıfır ile eksi sonsuz arasında değer aldığı için, talep esnekliği eksi sonsuz olduğunda MR = P x olur ve rekabetçi sonuç ortaya çıkar. Bunun dışında talep esnekliğinin tüm negatif değerleri için MR daima fiyattan daha düşük değer alır. Geometrik olarak yorumlanırsa monopolcü firma negatif eğimli talep eğrisi ile karşı karşıyadır. Monopolcü daha fazla mal satmak istediğinde fiyatı düşürmek zorundadır dolayısıyla son birimden elde edilen marjinal hasılat fiyatın altında yer alır. İşte bu nedenle ilave girdinin marjinal ürün hasılatı hesaplanırken; o girdinin marjinal ürünü, ürünün piyasa fiyatından daha düşük olan marjinal hasılat ile çarpıldığı için, monopolcü güce sahip firmanın girdi talebinde rekabetçi piyasadaki firmaya kıyasla solda yer alır. Bu farklılık dışında tüm açıklamalar rekabetçi piyasadaki firmanın faktör talebi ile örtüşmektedir. Şekil 7.8 de hem monopolcü hem de rekabetçi firma için emek talep eğrileri gösterilmiştir. Dikkat edilirse rekabetçi piyasada kısa dönemdeki emek talebi daha sağda yer almakta ve emeğin marjinal ürünü sabit olan ürün fiyatı ile çarpılmaktadır. Rekabetçi piyasada firmanın emek talebine ilişkin yaptığımız tüm açıklamalar mal piyasasında monopol, monopolcü rekabet ve oligopol gibi piyasa yapıları için de aynen geçerlidir. Tek fark emeğin marjinal ürün hasılatında ürün fiyatı yerine marjinal hasılatın kullanılmasıdır. Monopolcünün kısa dönem emek girdisi talep eğrisi iki nedenle negatif eğimlidir. İlk neden emeğin marjinal ürününün azalan olması, ikinci ise firmanın marjinal hasılatının azalan olmasıdır.

Emek Fiyatındaki Değişikliklere Karşı Emek Talebinin Duyarlılığı

İkame ve çıktı etkileri, girdi talebinin faktör fiyatlarına duyarlılığını ölçmede bize yardımcı olabilecektir. Örneğin ücret arttığında üretimi sabit tutmak koşuluyla, emek girdisi kullanımında azalma, diğer girdilerin kullanımında ise artış ortaya çıkar ki bu, ikame etkisi nedeniyledir. Ücret artışından kaynaklanan çıktı etkisi, satışlarda ve üretimdeki azalmanın bir sonucudur. İşte bu iki etki sonucu, emek miktarında azalma olur. Şimdi bu azalmanın derecesini araştıralım. Bunun için de emek talebinin ücret esnekliğine bakmamız lazım. Emek talebinin ücret esnekliği, belli bir kategorideki emek piyasasında ücretlerde meydana gelen yüzdesel değişmenin bu spesifik emek piyasasındaki istihdamı (çalışan sayısını) nasıl etkilediğini ölçer ve şu şekilde formüle edilir:

Hicks-Marshall kuralları olarak adlandırılan ve belli bir endüstride emek talebinin esnekliğini artıran faktörleri kısaca açıklarsak:

  1. Nihai ürün için talep esnekliği yüksek ise çıktı etkisi ve dolayısıyla emek talebi ücret esnekliği yüksek olur.
  2. Girdiler arasında ikame kolay olduğunda emek talebi daha esnek olacaktır. Emek girdisi için söylersek emek talebinin ücret esnekliği, emeği diğer faktörlerle ikame etmenin göreceli olarak daha kolay olduğu durumlarda daha yükse olur.
  3. Emek dışındaki diğer üretim faktörlerinin arz esnekliği yüksek ise emek talebinin ücret esnekliği de yüksek olur.
  4. Toplam maliyet içerisinde emek girdisinin payı yüksek olduğunda emek talebinin ücret esnekliği de büyük olacaktır. Ücret düzeyi yükseldiğinde firmanın maliyetleri de artar.

Girdi Arz Eğrisi

Firmalar üretimleri için gerekli olan girdileri üç ana kaynaktan sağlar. Emek girdisi bireyler tarafından sağlanır, sermaye girdisi başka firmalardan ya satın alınır ya da kiralanır, son olarak doğal kaynaklar yerden çıkartılıp ya doğrudan kullanılır ya da başka firmalara satılır.

Birey fayda maksimizasyonu aracılığı ile zaman kullanımına ilişkin karar verecektir. Basit neoklasik modelde bireysel fayda fonksiyonu iki malı içermektedir. Burada ise fayda fonksiyonunu gelirin (Y) ve boş zamanın (H) bir fonksiyonu olarak alacağız. Matematiksel ifadeyle;

U= U(Y,H)

Burada fayda (U), gelir (Y) ve boş zamanın (H) alternatif kombinasyonlarına bağlı fayda düzeyini temsil etmekte ve her bir fayda düzeyi için orijine göre dış bükey bir farksızlık eğrisi çizilmektedir.

Bütçe kısıtının yatay ekseni (Boş zaman eksenini – H) kestiği nokta 24 ile sınırlandırılmıştır. Çünkü bu, bireyin bir günde kullanabileceği maksimum boş zamandır. Bütçe kısıtının düşey ekseni kestiği nokta ise bireyin hiç boş zaman kullanmadığında, 24 saat çalıştığında elde edeceği maksimum gelir olup ücret düzeyi ile 24 saatlik sürenin çarpımına eşittir. Şayet bireyin emek dışı geliri (kira, faiz vb.) var ise buna ilave edilir. Bu açıklamalar çerçevesinde bireyin bütçe kısıtını yazarsak:

olacaktır.

Bireyin emek dışı gelirinin olmadığını varsayıp (bireyin gelirinin bu kısmı kaç saatlik çalışmayı tercih ettiğinden bağımsız olduğu için) bütçe kısıtını yeniden yazarsak:

Y = 24w – wH  olur.

Bütçe kısıtının eğimi ise negatif işaretli olacaktır.

Bireyin faydasının maksimize olduğu noktada farksızlık eğrisinin eğiminin (-MRS), bütçe kısıtı eğimine (-w) eşit olması gerekmektedir. Çünkü farksızlık eğrisi eğimi; tüketicinin boş zamanını bir saat artırdığında vazgeçmeyi arzuladığı gelir düzeyini gösterir. Bütçe kısıtının eğimi ise piyasada geçerli olan Y ve H arasındaki değişim oranıdır. Fayda maksimizasyonu için bu ikisinin eşit olması gerekmektedir. Böylece dengede optimal bileşime ulaşılır.

Bu analizin ayrıntılı incelemesi Şekil 7.9a ve7.9b’de verilmiştir. Ayrıca Şekil 7.10 da geriye bükümlü emek arz eğrisinin grafiği verilmiştir.

Emek Piyasasında Denge

Bir piyasada faktör arzının faktör talebine eşit olduğu düzeyde bu girdinin denge fiyatı ve denge istihdam düzeyi belirlenir. Şekil 7.11’de böyle bir denge durumu gösterilmiştir. Her ne kadar bu şekil genel olarak emek piyasasındaki denge ücret ve istihdam düzeyini belirlemek için kullanılmış olsa da belirli özellikleri olan emek piyasaları ve diğer girdi piyasaları için de kullanılabilir.

Monopsoncu Faktör Piyasaları

Bazı girdi piyasalarında üretim faktörü kiralayanlar ya da satın alanlar monopsoncu güce sahip olabilir. Örneğin küçük bir kasabadaki tek maden ocağı firması iş gücü piyasasında monopson olabilir. Monopsoncu gücün varlığı üretim faktörü kiralayanların ya da satın alanların girdi fiyatlarını etkilemesi durumunda gözlemlenir. Monopsoncu piyasada denge ve istihdam düzeyinin belirlenmesi için Şekil 7.12’ iki ayrı grafik verilmiştir. Monopsoncu firmanın gerçek girdi talep eğrisi tek bir notadan oluşmaktadır. Bu neden monopsoncu firma için faktör talep eğrisi çizilememektedir.

İki taraşı monopol faktör piyasasında monopol ve monopson özelliklerinin tek bir modelde gösterilmesi ile ortaya çıkar. Yani girdi piyasasında her iki tarafın da monopolcü güce sahip olması durumunda gözlenir. Bu durumu analiz etmek için Şekil 7.13 çizilmiştir.

Ekonomik Rant

Ekonomik rant kavramı faktör piyasasının nasıl işlediğini anlamamıza olanak sağlar. Uzun dönemde çıktı piyasasının işleyişini açıklarken firmanın çıktısını elde ederken katlandığı üretim maliyeti üzerindeki talep edenlerin ödemelerini ekonomik rant olarak tanımlamıştık. Faktör piyasası içinde ekonomik rant; firmanın girdi için ödemek istediği fiyat ile bu faktörün kullanılması için ödenmesi gereken minimum harcama arasındaki farktır. rekabetçi emek piyasasında ekonomik rant kavramını açıklamak için Şekil 7.14 çizilmiştir.