Ünite 5: Erken Tanı ve Tedavi

Erken Tanı Kavramı

Erken yakalama, “Belli bir hastalığı, hastalık sürecinin başlangıcında hastalığın belirti ve bulguları henüz ortaya çıkmadan önce saptamak amacı ile sağlıklı toplumun bütününü ya da risk altında olduğu kabul edilen bölümünü hedef alarak yürütülen her türlü sağlık hizmeti faaliyeti”dir.

Erken tanı; kişinin hastalığının klinik belirtilerinin ortaya çıkmadığı veya ona acı ve sıkıntı vermeyen silik belirtilerin bulunduğu dönemde (presemptomatik dönem) hastalığın tanısı demektir.

Erken tanı uygulamaları, vaka bulma ve sağlık taraması gibi tüm yaklaşımları kapsar. Tarama, “erken tanı” veya “sekonder korunma” ile eş anlamlı olarak kullanılır.

Erken Tanının Sağlık Hizmetleri İçindeki Yeri

Kişilerin ve toplumun sağlığını korumak, hastalandıklarında tedavilerini yapmak, tam olarak iyileşmeyip sakat kalanların başkalarına bağımlı olmadan yaşayabilmelerini sağlamak ve toplumların sağlık düzeylerini yükseltmek için yapılan planlı çalışmaların tümü “Sağlık Hizmetleri” olarak adlandırılır.

Sağlık hizmetlerinin temel amacı, kişilerin hasta olmamalarını sağlamak, yani kişileri hastalıklardan korumaktır. İkinci amacı ise “hastaların tedavisi”dir. Sağlık hizmetlerinin üçüncü amacı, sakatların başkalarına bağımlı olmadan, kendi kendilerine yeter biçimde yaşamalarını sağlamak, yani rehabilite etmektir. Sayfa 90, Şekil 5.1 de Erken tanının sağlık hizmetleri içindeki yeri gösterilmiştir.

Sağlık hizmetlerinin;

  • Koruma,
  • Tedavi
  • Rehabilitasyon

olmak üzere üç boyutu vardır.

Sağlık koruma düzeyleri;

  • Birincil korunma : Primer koruma
  • İkincil korunma : Sekonder koruma
  • Üçüncül korunma : Tersiyer koruma

Hastalıklardan korunma açısından en etkili yaklaşım birincil koruma yani etkene yönelik korunma olmakla birlikte, hastalıkların erken dönemde saptanması ile de oldukça başarılı korunma sağlanabilir. Bu anlamda erken tanı “ikincil düzeyde koruma” olarak da adlandırılmaktadır. İkincil korumanın temel amacı, kronik hastalığın pre-semptomatik dönemde erken tanısıyla hastalığın ilerlemesinin durdurulması ve komplikasyonların önlenmesidir. Halk sağlığında ikincil önlemi başarmak için klinik taramalar önemli bir yer tutar.

Erken Tanının Önemi ve Faydaları

Erken tanı hastalığın ya da bozukluğun, dolayısıyla kişinin fonksiyon kaybının derecesinin artmasını önler veya düzelmesini sağlar.

Hastalıklar ne kadar erken dönemlerinde teşhis edilirlerse, tedavileri de o kadar kolay ve başarılı olur.

Hastalıkları erken dönemlerinde teşhis etmek bazen güç, fakat tedavileri o derece başarılıdır.

Erken tanının faydaları;

  1. Tedavi şansını artırır.
  2. Tedaviyi kolaylaştırır.
  3. Tedavi giderlerini azaltır.
  4. Sakatlığı önler.
  5. Doku ve organ kaybını önler.
  6. Hayat kurtarır.
  7. Yaşam süresini uzatır.

Erken tanı için bugün kabul edilen üç koşul vardır:

  1. Kişilerin önemli hastalıklar konusunda bilgili olmaları ve vücutlarında ortaya çıkabilecek ve önemli hastalıkların erken işaretleri sayılabilen belirtilere karşı uyanık olup hekime başvurmaları,
  2. Herhangi bir hastalığı olduğu yolunda bir fikre kapılarak sağlık kuruluşlarına başvuran kişilere vakit ayırıp, onlara gerekli tetkiklerin ve muayenelerin rahatça yapılabildiği, tıbbi olanakların vakit kaybetmeden kişilerin hizmetine sunulabildiği bir sağlık sistemi,
  3. Herhangi bir hastalık belirtisi veya bir sağlık sorunu olmasa bile risk durumuna göre belirli aralıklarla yapılması gereken ve CHECK-UP olarak adlandırılan periyodik sağlık kontrollerinin yapılmasıdır.

Erken Tanı Uygulamasında Kullanılan Yöntemler

  • Erken tanı tanı uygulamasında kullanılan yöntemler aşağıdaki gibidir:
  • Kişilere erken tanısı önemli olan hastalıkların belirtilerini öğretmek.
  • Periyodik muayeneler.
  • Taramalar

Kişilere Erken Tanısı Önemli Olan Hastalıkların Belirtilerini Öğretmek

Sağlık eğitimi çalışmalarının vazgeçilmez uygulamalarından biri olmalıdır. Ülkemizde kadınlarda görülen en sık 10 kanser türü içinde birinci sırayı alan meme kanserinde erken tanı kadınların kanserin erken bulgularına karşı duyarlı olması ile sağlanabilir.

Farklı yaş ve cins grupları için anlamı değişik olmakla birlikte, çeşitli kanserler için uyarıcı olup erken tanı faaliyetleri sırasında üzerinde durulması gereken ve hekime başvurmayı gerektiren belli başlı belirtiler şöyle sıralanabilir:

  1. Vücudun herhangi bir yerinde şişlik veya kitleler
  2. İyileşmeyen ve iyileşmesi geciken yara
  3. Ben ve siğillerdeki değişiklik
  4. Olağan dışı kanama
  5. Yutma güçlüğü
  6. Sürekli öksürük
  7. Ses kısıklığı
  8. İdrar ve dışkılama alışkanlıklarında değişiklik
  9. Nedeni açıklanmayan ateş ve zayıflama
  10. İnatçı hazımsızlık

Periyodik Muayeneler

Henüz bir hastalık belirtisi göstermeyen sağlıklı kişilerin, tarama muayene ve testleri ile sağlıklarının korunmasına katkıda bulunmak amacıyla yapılan düzenli sağlık kontrolüdür.

Evlenme muayenesi, şoför muayenesi, gıda üretim ve satış işlerinde çalışanların muayenesi, sıtmalı bölgelerde kan muayenesi gibi muayeneler kanunların zorunlu kıldığı muayenelerdendir.

Periyodik muayene kılavuzlarında her bir önerinin dayandığı bilimsel kanıtın düzeyi de belirtilmektedir. Bu düzeyler şu şekildedir:

Kuvvetle önerilenler: Faydasını gösteren yüksek düzeyde kanıt olanlar.

Ö¨nerilenler: Faydasını gösteren kanıta rağmen faydanın göreceli olarak az olduğu ya da kanıtın zayıf olduğu haller.

Ö¨nerilmeyenler: Faydasının olmadığı hakkında iyi ya da zayıf kanıt olanlar.

Seçenek olarak sunulanlar: Faydasının az da olsa var olduğu hakkında iyi ya da zayıf kanıt olanlar.

Hakkında yetersiz kanıt olanlar: Var olan kanıtların zayıf ya da tartışmalı olduğu testler.

Taramalar

Sağlık taraması, hastalık taraması, toplum taraması gibi farklı kavramlarla ifade edilirler. Taramalar bir erken tanı yöntemidir. Hastalığa ait belirti ve bulguların ortaya çıkmamış olduğu dönemde, sağlıklı kişilerin muayeneden geçirilmesine “tarama” muayenesi adı verilmektedir.

Tarama, büyük topluluklar araştırıldığında ve merkezi olarak yapıldığında kitle taraması olarak adlandırılır.

Bir bölgede yaşayan halkın tümü veya tehlikeye maruz kısmının sistematik bir şekilde veya olası hastalıkları bulmak amacı ile yapılan muayenesine “Kitle Taraması” denir.

Taramalar bulaşıcı hastalıklar için yapılabileceği gibi, bulaşıcı olmayan hastalıkların erken tanısı amacıyla da yapılabilir.

Taramalar insan gücü, zaman ve parasal kaynaklar bakımından önemli harcama gerektiren çalışmalardır. Hastalık taramalarına, en çok ihtiyaç duyan gruplar, kuşkusuz risk altındaki gruplardır. Bazı hastalıklar için geçmişte yapılan kitlesel taramalar artık terkedilmiş, onun yerine yüksek risk taşıyan gruplara yönelinmiştir.

Maliyet/yarar açısından uygun bulunan bazı “organize topluluk” taramalarına örnek olarak şunlar verilebilir:

  1. Okul öncesi çocuklarda şaşılık, ambliyopi ve diş çürükleri
  2. İlkokullarda diş, görme ve işitme muayeneleri
  3. Cezaevlerinde tüberküloz
  4. Sağlık çalışanlarında hepatit B, tüberküloz
  5. Yeni doğan bebeklerde fenilketonüri ve doğuştan kalça çıkığı (DKÇ) muayenelerinin de rutin olarak yapılması gerekmektedir.

Bir tarama programı planlamada göz önünde bulundurulması gerekenler:

  1. Hastalık sık görülen önemli bir sağlık sorunu olmalı
  2. Erken tanının, klinik sonuçları iyileştireceği bilimsel olarak kanıtlanmış olmalı
  3. Doğru sonuç verme ve kabul edilebilirlik bakımından yeterli olmalı
  4. Hastalık için belirli bir tedavi yöntemi olmalı
  5. Erken tanıyla bulunan hastaların tedavisi, hastalığın ilerlemesini mümkün kılıyor olmalı
  6. Tarama muayeneleri ucuz ve kolay olmalı
  7. Hastalığın tanımlanabilir bir pre-semptomatik ya da gizli dönemi olmalı
  8. Hastalığın tanısı için uygun bir test olmalı
  9. Taramada kullanılacak yöntem, zararsız ve halk tarafından kabul edilmeli
  10. Hastalığın doğal seyri iyi bilinmeli
  11. Kimlerin hasta olarak kabul edilebileceği konusunda fikir birliği olmalı 1
  12. Tarama muayenesinde kullanılan yöntem ile normal bulunanların arasında hasta kalmamalı ve muhtemel hasta grubuna ayrılanların büyük çoğunluğu kesin tanı muayeneleri sonunda hasta çıkmalı
  13. Paramedikal personel tarafından uygulanabilecek yöntemler tercih edilmelidir.

Kitle taramalarının planlanması ve uygulanması

Taramalara başlamadan önce dikkatli ve bütün ayrıntıları kapsayan bir plan ve program yapmak gerekir. Taramalarda en uygun ve en pratik yöntem seçilir.

Taramalar pasif tarama ve aktif taramalar olarak iki başlıkta toplanmıştır:

Pasif tarama (Fırsatçı tarama):

Başka bir nedenle sağlık hizmeti almaya gelenlere tarama için testler uygulanmasıdır. Hekim ya da hekim dışı sağlık personeline herhangi bir nedenle başvuran hastalar arasında kuşkulu olanlarda hastalık araştırmadır.

Avantajları; kolay uygulanır ve koruyucu hizmet için başvurmayan kişileri de kapsar.

Dezavantajları; organizasyon gerektirir, hedef grubun tümünü kapsayamaz, zaman planlaması yapmak zordur, sağlık eğitimi yapmak güçtür.

Aktif tarama (Düzenlenmiş tarama, Sistematik tarama):

Sağlık çalışanlarının ev ya da kişilerin bulundukları yerleri dolaşarak soruşturma ve diğer yöntemlerle hasta aramasıdır. Belirlenen bir hedef gruba ya da kitleye gidilerek, seçilen konuda tarama testleri uygulanmasıdır. Risk faktörleri, tarama yapılacak hastalık için, yaş, cinsiyet, bulgu ve belirtiler, aile öyküsü, meslekler ve çevredeki zararlı etmenler olarak belirlenebilir.

Toplum tabanlı (topluma dayalı, toplum bazlı) tarama (=toplum taraması): Burada çıkış noktası belli bir coğrafi ya da idari bölgede yaşayan risk altındaki grup olmaktadır. Amaç bu grubun tümünü taramak olduğundan “hedef grup” olarak tanımlanan risk altındaki nüfus saptanır, isimler belirlenir ve kişiler tek tek taramaya davet edilir.

Avantajları; tarama yapılan kişi ile konuşmak mümkündür, her iki tarafta amacı anlamıştır, birkaç sorun için bir arada yapılabilir, sağlık eğitimi iyi bir şekilde verilebilir.

Dezavantajları; iyi bir organizasyon gerektirir, kaynakların kötü kullanılma olasılığı yüksektir, taramaya en az gereksinimi olanlar katılır; yönetimi güçtür.

Erken Tanısı Mümkün Hastalık Ve Bozukluklar Ve Önerilen Tanı Testleri

Taramalarda kullanılan muayene testleri ve değerlendirilebilecek hastalıklar, sayfa 97 de tablo olarak verilmiştir.

Toplumdaki Değişik Grupların Taşıdıkları, Erken Tanısı Mümkün Olan Hastalık Ve Bozukluk Riskleri

Değişik Gruplarda Uygulanacak Testler

Doğum öncesi gebe kadını değerlendirme: Genetik düzensizlikler; kan grubu uyuşmazlığı; cinsel yolla bulaşan hastalıklar: sifiliz, hepatit B, gonore, herpes, Aids; rubella, toxoplazmozis; doğum kusurları: nöral tüp bozuklukları, down sendromu; tıbbi sorunlar: diabet, hipertansiyon, anemi, tüberküloz, kalp hastalığı; hipotiroidi; böbrek enfeksiyonları; obstetrik sorunlar: başpelvis uygunsuzluğu, tekrarlayan düşükler, düşük tehdidi; annenin alkol ve sigara kullanımı

Bebeklik (0–18 Aylar): Rutin taramalar: Fenilketonüri, DKÇ, hipotiroidizm; doğumsal kalp hastalıkları; duyma ve görme bozuklukları, şaşılık; baş çevresi taraması, gelişme geriliği; diş çürüklüğü ve çarpıklığı.

Çocukluk (18 ay–11 yaş): Görme, işitme bozuklukları; gelişmedeki anormallikler; davranış bozuklukları, öğrenme yetersizliği; diş çürümeleri

Adölesan (12–15 yaş): Büyüme geriliği; obezite; duruş bozuklukları, omurga anomalileri; akdeniz anemisi, orak hücreli anemi, demir eksikliği anemisi; tüberküloz, tüberkülin testi; doğuştan kalp hastalığı; görme ve işitme bozuklukları; diş çürümeleri; psiko-seksüel gelişimi, eğitime uyamama, öğrenme güçlüğü.

Genç yetişkinler (16–44 Yaş): Hipertansiyon; diyabet; diş çürümeleri; meme ve serviks kanseri; anemi; madde bağımlılığı; meslek hastalıkları; tüberküloz.

Yetişkinler (45–64 Yaş): Glokom; yüksek tansiyon; diyabet; göğüs, rahim, prostat, ağız, akciğer, mide, meme, kolon ve rektum kanserleri; bu grupta hem genç yetişkinlerin hem de yaşlıların hastalıkları görülebilir.

Yaşlılar (65 yaş ve üstü): Tüberkülin testi; duyu bozuklukları (görme, işitme); hareket bozuklukları (kalçaayaklar); hipertansiyon; diyabet; kanser; beslenme bozuklukları; ruhsal durumlar; entelektüel durumlar

Kanserde Erken Tanı Erken Tanı

Kanserle savaşın temel ilkelerinden biri olup, erken tanı ancak periyodik kontrollerle mümkün olabilmektedir.

Meme Kanseri

Birçok toplumda kadınlar arasında en sık görülen ve ölüme neden olan meme kanserinde erken tanı ile kanserin topluma getirdiği yük azaltılabilir.

Meme kanserine erken tanı konması için yerleşmiş¸ üç yöntem vardır:

  1. Kendi kendine meme muayenesi
  2. Klinik meme muayenesi
  3. Mamografi

Serviks Kanseri

Kadınlarda yaş ilerledikçe rahim ve serviks kanseri riski artar. Serviks kanserinin taramasında en etkili, en ucuz ve en kolay yöntem Pap Smear’dir.

Serviks kanserinde aşağıdaki gruplarda daha sık tarama gerekir:

  1. Birden fazla kişiyle ilişkide bulunan kadınlar
  2. Eşleri birden fazla kadınla ilişkide bulunan kadınlar
  3. Beş yıl ya da daha fazla doğum kontrol hapı kullananlar
  4. Vagina ya da vulvada siğil hikâyesi olan kadınlar
  5. Eşinin penis siğil hikâyesi olanlar
  6. Anormal lekeleri olan kadınlar
  7. Çok sigara içen kadınlar

Kolon ve Rektum Kanserleri

Birçok batı ülkesinde kolorektal kanserler, kansere bağlı ölümler arasında ikinci sırada yer almaktadır. Kalın barsak (kolon) kanseri yaşlı insanlarda daha yaygındır.

Kolon kanserinde erken tanı için 3 test önerilir:

  1. Dışkıda gizli kan testi
  2. Rektal muayene
  3. Kolonoskopi

Cilt kanseri

Cilt kanseri hem kadınlarda hem de erkeklerde görülen en yaygın tümördür.

Prostat kanseri

Prostat kanseri sık görülen ve yavaş ilerleyen bir tümör olduğu için tarama ile erken tanı konulması çok faydalıdır.

Akcigˆer kanseri

Kırkbeş yaşın üzerinde olup sigara içen, dolayısı ile akciğer kanseri geliştirme riski yüksek hasta grubunda tümörü uygun evrede yakalayabilmek amacı ile yılda bir kez akciğer grafisinin çektirilmesi gerçekçi görülmektedir. Ancak X-ışınlarının zararlı etkileri nedeniyle toplum taraması amacıyla kullanılması önerilmemektedir.

Mide kanseri

Mide kanserlerinde erken tanı koymak ve erken cerrahi tedavi hastanın yaşama şansını artıran en önemli faktördür. Ancak, gelişmiş tanı yöntemlerinin olmasına karşın, mide kanserlerinin erken tanısında henüz önemli bir başarı sağlanmış değildir.

Tiroid kanseri

Çocukluk çağında baş-boyun ışınlaması uygulanan kişilerin dikkatli bir şekilde ve düzgün aralıklarla tiroid bezi muayenesi olmaları gerekmektedir.

Primer karaciğer kanseri

Karaciğer kanserine yakalanma riski yüksek olan hepatit virüsü taşıyıcıları gibi kimselerin serum AFP değerleri takip edilebilir.

Testis kanseri

Testis kanserinde erken tanıda ileri yaştaki erkeklerin fizik muayeneleri sırasında skrotum kitle açısından muayene edilmesi ve kişilere de bu muayenenin öğretilmesi önemlidir.

Over kanseri

Over kanserinde öz geçmişinde over kanseri öyküsü olan kadınlarda düzenli aralıklarla ultrasonografik muayene yapılması ve serumda CA-125 düzeyi bakılması önerilmektedir.

Her bir kanser tipinin kendine özgü etiyolojisi, risk faktörleri, tanı yöntemleri ve tedavi farklılıkları vardır. Bu nedenle, erken tanı ve tarama stratejileri de kimi kanserde önerilir, kimi kanserde önerilmez.