Ünite 7: Engellilere Yönelik İstihdam ve Sosyal Güvenlik Politikaları

İstihdam

İnsanoğlunun toplumda varlığını devam ettirebilmesi ve doğal, ekonomik, sosyo-kültürel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gelir elde edebileceği bir işte çalışması büyük önem arz etmektedir. Bunun için vasıfları doğrultusunda çalışma hayatına, üretim sürecine katılmalarıyla, iş gücü piyasasında yer almaları gerekmektedir. İstihdam, birey için ekonomik getirisi olan bir işleve aracı olan bir unsur olmakla birlikte, bireye sosyal hayata katılma konusunda da ciddi olanaklar sağlamaktadır. Kişi bu sayede toplumda görünür hale gelir ve böylece özgüveni gelişir. İstihdam alanı aynı zamanda da insana özgüven sağladığı için belki de hayatın maddi ve manevi devamında önemli bir alandır.

Engelli İstihdamı

Engellilik oranının yüksek olduğu ülkemizde, istihdam engelliler için de önemli bir sorundur. Engelli personel çalıştırma zorunluluğu bulunmasına rağmen, hem engellilerin işgücüne katılma oranı, hem de istihdam oranı düşüktür (Güvenç, 2014). Engellilerin toplumla bütünleşmesinin önündeki en önemli engellerden biri istihdam sorunudur. Çalışmanın gerek bireysel gerekse toplumsal refahın sağlanmasındaki önemi tartışmasız benimsenmektedir. Çalışmayı özendirmenin hem bireysel hem de toplumsal açıdan sayısız yararı olduğu söylenebilir. Öte yandan çağdaş anlayışın bir gereği olarak “çalışmak ve işsizlikten korunmak” bir insan hakkı olarak da değerlendirilmektedir. İşsizlik ve çalışma yaşamından kaynaklanan sorunlar, engellileri kuşatan sorunlar arasında, adeta diğer sorunların da temeli konumunda olan, bir diğer söyleyişle doğrudan doğruya diğer sorunları doğuran ya da bu sorunların daha şiddetle yaşanmasına neden olacak etkilerde bulunan bir özelliğe sahiptir.

Engelli İstihdamında Yaşanan Sorunlar

Engelli bireylerin istihdama katılma sürecinde ise farklı birçok sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu sorunlar engellilerin istihdamı konusunda kota yöntemi ile ise almada engellilere öncelik tanınması ve yararlanılıp diğer istihdam yöntemlerinin uygulanmaması; iş ve çalışma koşullarının engelliler için uygun olmaması, işverenlerin işyerinde gerekli düzenleme yapmaması ve yapılanların yetersiz olması; toplumun engellilere yönelik ön yargısı; engellilere yönelik mevcut kanunların uygulanmaması ve kanunların uygulanması konusunda denetimlerde yetersizlikler, kanunların adil uygulanmaması; devlet memurlarında uygulanan kotanın özel sektörde olduğu gibi şartlara bağlanmaması; engellilere yönelik düzenlenen yönetmelikler arasında çelişkiler bulunması şeklinde görülmektedir.

Genel olarak engellilerin istihdamı ile bağlantılı yaşanan sorunları beş noktada ele almak olanaklıdır:

  1. Bunlardan ilki ülkemizde, henüz engellileri de gözeten sistemli bir is analizi ve meslek tanımlaması çalışmasının yapılmamış olmasıdır. Bugün engellilerin, sahip oldukları engelden kaynaklanan özellikleri ve nitelikleri de dikkate alınarak, hangi islerde çalışabilecekleri konusunda, elde ciddi bir araştırma, bir çalışma bulunma-maktadır.
  2. Engellilerin istihdamını güçleştiren sayısız neden arasında eğitim ve rehabilitasyon konusundaki yetersizlikler büyük yer tutmaktadır. Bugün ülkemizde ne yazık ki engelliler için yeterli eğitim ve rehabilitasyon (mesleki eğitim ve rehabilitasyon dâhil) merkezi bulunmamaktadır.
  3. İçinde bulunduğumuz iktisadi yapının, engellileri de içerecek bir şekilde düzenlenmemiş olması, işverenlerin engellileri çalıştırmak konusundaki çekingenlikleri ve önyargıları da istihdamın önündeki engeller arasındadır. Bazı isler vardır ki engelliler bunları gerçekten diğer insanlardan daha iyi yapabilmektedir, bunlar kanıtlanmıştır. Toplum bu konuda bilinçli değildir. Bu bilinç olmadığı için de özellikle, işveren kesimi, “acaba yapabilirler mi” kaygısı içerisinde hareket etmektedirler. Ise alınan engellinin o is ortamında başarılı olabilmesi, üretken olabilmesi için de işyerinde bazı düzenlemeler yapılmalı, önlemler alınmalıdır. Bunlar yapılmadığı zaman da çalışan engellinin ise yaramadığı, üretken olamadığı gibi bir kanaatin oluşmasına kapı aralanmakta; bu da henüz istihdam edilemeyen insanların önüne yeni engeller çıkarmaktadır.
  4. Bir başka güçlük de engelli istihdamını kolaylaştırmada kullanılan araçların yeterince geliştirilmemiş olması ve uygulanmamasıdır. Dünyanın her yerinde engellilerin, istihdamı ile ilgili bazı kolaylaştırıcı yollar aranmakta ve uygulanmaktadır. Örneğin, kota rejimi başka koşullarda istihdamında güçlük bulunan nüfus kesimleri için kullanılır.
  5. Engellilerin istihdamla bağlantılı sorunları istihdam gerçekleştikten sonra da ortaya çıkmakta ve is yasamı içinde de sürmektedir. Bu aşamada engelliler sahip oldukları kişisel özellikleri ve nitelikleri ile bağlantılı pek çok sorunla karşılaşmaktadırlar. Bunlar, olumsuz iş ve işyeri koşullarından tutun da, çalıştığı iste karşılaştığı sosyal güvenlik sorunları, yetersiz ücret, isinde ilerleyememe, erken emeklilik gibi sayısız sorunları içeren geniş bir alana yayılmaktadır.

Engelli Çalıştırma Karşıtı Eğilimler ve Gerekçeleri

Engelli işgücünün hangi gerekçelerle istihdam edildiği kadar, hangi gerekçelerle edilmediği hususu da bu araştırmada kavranmıştır. Engelli personel istihdam etmeyen 535 kadar işyeri mevcuttur (%32,8); bunların %35’i ise –ki sayısı 185’dir- 50 ve üzeri personel çalıştıran işyerleridir. Bu işyerlerinden ilgili soruya yanıt verenlerinin 13 kadarı “İşe engelli başvurusunun” yapılmadığını beyan etmiş, 9 işyeri “kota altında çalışanı olduğunu” ileri sürmüş ve 3 işyeri de sektörün uygun olmadığına vurgu yapmıştır. Engelli çalıştırmayan işyerlerinin 340 kadarı 50 kişiden az personel istihdam eden işyeridir. Engelli istihdam etmeme gerekçelerine açıklık getirenler burada azınlık kalmıştır. Şöyle ki, 340 işyerinin ancak 43’ü “Kota altında çalışanı olduğunu” beyan etmiş; sadece 3 işyeri “Başvuru yokluğundan” yakınmış, 8 kadarı da sektörü uygun görmediklerini söylemiştir.

Engellilerde İstihdam Yöntemleri

Engelliler, kendilerine yer açılmasını, acınılmasını, kontenjan ayrılmasını, herhangi bir surette ayrım yapılmasını değil, sadece ve sadece bu hayata ortak ve bu hayatın bir parçası olduklarının “ötekiler” tarafından bilinmesini istemektedirler. Engelliler için çalışmanın anlamı daha özeldir. Çalışan engelli kendisini topluma daha çok katılan ve ekonomik olarak özgür olan bir birey olarak görmekte, hatta çalışma, sonradan engellilik vasfı kazananların rehabilitasyon ve tedavi süreçlerinde etkili bir yöntem olarak da kullanılmaktadır

Kota Sistemi Yöntemi

Ülkemizde engellilerin istihdamı konusunda yaygın olarak kota yönteminin uygulanmakta olduğu görülmektedir. Ülkemizde engellilerin istihdamı konusunda uygulanan bu yöntemin temel üstünlükleri ve zayıflıklarını bulunmaktadır.

Korumalı İşyerleri Yöntemi

Korumalı işyeri kavramı, ülkemizde 2005 tarih ve 5378 sayılı Engelliler Kanunu’nun 14.maddesine istinaden hazırlanmış olan 30.05.2006 tarih ve (RG) 26183 sayılı Korumalı İşyerleri Hakkında Yönetmelik ile gündeme gelmiştir. 2013 yılında konu ile ilgili yeni yönetmelik yayımlanmıştır.

Kişisel Çalışma Yöntemi

Bu yöntem, engelli bireyin kendi imkânlarıyla is hayatına atılarak çalışmasını ifade eden bir yöntemdir. Yine imkânları mevcut ise bireyin, eğer aldıysa eğitimine yönelik iş bulması çok daha kolay olacaktır. Bu yöntem daha çok, maddi ve manevi olanaklara sahip bireyler için kolay uygulanabilecek yöntemdir.

Evde Çalışma Yöntemi

Bu yöntem, engeli evden çıkamayacak kadar ağır olan engelliler için düşünülmüş bir yöntemdir. Engeli çok ağır olan bireylerin islerini özel olarak evlerine götüren ve bitmiş ürünleri evlerden toplayan bir sistemdir. Bu sistemin ülkemizde çok yaygın olarak uygulandığını söylemek mümkün değildir.

Kooperatif Çalışma Yöntemi

Son olarak bu yöntem ise, engelli bireylerin işbirliği ve de devletin desteğiyle oluşturulabilecek bir yöntemdir. İşbirliğine dayanan bu yöntem ile engelliler öncelikle üyelerinin mevcut yeteneklerini değerlendirerek, yapacakları ise göre iyileştirme ve bir bağımsız kuruluş olarak ülke pazarında yerlerini alabilirler.

Engelli İstihdamına Yönelik Ulusal Yasal Düzenlemeler

Anayasa Kanun No: 2709 Kabul Tarihi: 7.11.1982

Anayasada en temel haklardan biri çalışma hakkıdır. Kanunda da belirtildiği üzere çalışma hakkı engelli olsun ve ya olmasın herkesin hakkıdır. Dolayısıyla is sahibi olmak, o iste başarılı olmak ve bu sayede onurlu bir hayat sürmek tüm insanların olduğu gibi.

Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun ve Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme Kanun Numarası: 5825 Kabul Tarihi: 3.12.2008 Yayımlandığı Resmi Gazete: Tarih: 18.12.2008 Sayı: 27084 Madde 27 – Çalışma ve İstihdam

1. Taraf Devletler engellilerin diğer bireylerle eşit koşullar altında çalışma hakkına sahip olduğunu kabul eder. Bu hak, engellilerin, açık, bütünleştirici ve erişilebilir bir iş piyasası ve çalışma ortamında serbestçe seçtikleri bir işle hayatlarını kazanmaları fırsatını da içerir. Taraf Devletler çalışırken engelli olanlar dahil olmak üzere tüm engellilerin çalışma hakkının yaşama geçmesini yaşama çalışmalarını da içeren uygun tüm tedbirleri alarak güvence altına alır.

4857 Sayılı İş Kanunu Kapsamındaki İşyerlerinin Engelli Çalıştırma Zorunluluğu

İşverenler, elli veya daha fazla isçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç engelli, kamu işyerlerinde ise yüzde dört engelli isçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun islerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu isçi sayısı, toplam isçi sayısına göre hesaplanır.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa Tâbi Kurum ve Kuruluşlarda İstihdam Edilmesi Gereken Engelli Oranı

Devlet Memurları Kanununa göre; kurum ve kuruluşlar çalıştırdıkları personele ait kadrolarda %3 oranında engelli personel çalıştırmak zorundadır. %3’ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kurulusun (taşra teşkilatı dahil) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır.

Engelli İstihdamına Yönelik Uluslararası Yasal Düzenlemeler

BM Engelliler İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar İstihdam

Devletler; engellilerin en doğal haklarını özellikle istihdam alanında kullanmak zorunda oldukları prensibini kabul etmelidirler. İstihdam ile ilgili kanunların ve tüzüklerin, engellilere karşı ayrım yapmayan ve engellilerin istihdam edilmeleri yolunda engeller koymayan bir yapıda olmaları zorunluluğu vardır.

Gelirin Korunması ve Sosyal Güvenlik

Devletler; engellilerin sosyal güvenlikleri ile gelirlerinin korunmasını yasal hale getirmekten sorumludurlar. Devletler; engelleri yüzünden ya da engelliliğe bağlı faktörlerden dolayı gelirlerini kaybetmiş ya da gelirlerin de bir azalma olmuş veya yukarıdaki nedenlerden ise kabul edilmemiş engelli kimselere, yeterli düzeyde bir gelir desteği sağlanmasını hükme bağlamalıdırlar.

Engelli İstihdamı Araştırmaları

Sabriye Sevil Akardere (2005), “İşverenlerin Engelli Çalışanlara Yönelik Tutumları” çalışmasında farklı araştırmaları derlemiş ve literatüre önemli bir katkı sağlamıştır: McInnes, makalesinde (2003), işverenlerin engelli çalışanlara yönelik tutumlarını araştırmayı amaçlamıştır. 500 işveren ile yaptığı çalışmasında tarama modeli yöntemini kullanmıştır. Araştırma sonucunda; işverenlerin engelli çalışanlara yönelik tutumlarının genelde olumsuz olduğunu bulmuştur.

Engelli İstihdamı İstatistikleri

Engellilerin Sorun ve Beklentileri Araştırmasına göre (2010) kayıtlı olan engelli bireylerin % 55,7’si ağır fiziksel iş ve güç gerektirmeyen işlerde çalışmayı istemektedir. Kayıtlı olan engelli bireylerin çalıştığı/çalışabileceği iste ihtiyaç duyduğu düzenlemeler veya çalışma koşullarına bakıldığında, % 33,3’ü sağlık problemleri nedeniyle çalışma zamanı içinde daha fazla kısa molalar kullanmayı, % 27,6’sı ise yarı zamanlı iste çalışmayı istemektedir.

Engelli İstihdamına Yönelik Sosyal Güvenlik Politikaları

Sosyal güvenlik hakkı; insan onuruna yaraşır bir yasam seviyesinde, kişiliğin, sosyal uyum temelinde serbestçe gelişimini sağlamak amacıyla, bireye yönelik tehlikelerin önlenmesi ve zararlarının giderilmesi hakkı olarak tanımlanabilir. Sosyal güvenlik hakkı; insan varlığının, sosyal boyutu da göz önüne alınmak suretiyle gelişimini amaçlayan sosyal ekonomik haklara, bireyin kişiliğinin ve gelişiminin önünde mevcut tehlikeleri önleme ve bu tehlikelerin zararlarını giderme görevi ile hizmet etmektedir. Sosyal güvenlik hakkı, sosyal-ekonomik hak niteliği üzere, uluslararası belge ve ülke anayasalarında, sosyal ekonomik haklar başlığı altında yer almaktadır.