Ünite 5: Döviz Kuru Hedefleme Stratejisi

Döviz Kuru Hedefleme Stratejisi

Para politikasının kurala dayalı olması gerektiğini savunan görüşün dayanakları: zaman tutarsızlığı sorununu azaltması, politika kararlarının açıklanmasını kolaylaştırması, politika yapıcı ve yürütücüleri üzerindeki baskıları hafifletmesi, geleceğe ilişkin belirsizlikleri azaltması, enflasyonist bekleyişleri düşürmesidir.

Para politikası hedeflemesi üç alternatif hedefleme stratejisinden oluşur: Parasal hedefleme, döviz kuru hedeflemesi ve enflasyon hedeflemesidir.

Merkez Bankası döviz kuru hedeflemesinde dövizin ve yerli paranın miktarını diğer bir ifade ile döviz kurunu etkiler. Merkez Bankasının döviz piyasasına net dış varlıkları (NDV) arttırarak ya da eksilterek müdahalesi (S:110 grafik 5.1) ve (S:111 grafik 5.2)’de gösterilmiştir. Genişletici para politikası döviz kurunu yükseltirken, daraltıcı para politikası döviz kurunu düşürmektedir.

Döviz kurunun nihai hedefler üzerinde etkili olabilmesi için enflasyon beklentisi üzerinde de etkili olması gerekir. Sağlam rezerv parası olan ve fiyat istikrarını sağlayan ülkenin para birimi çapa olarak belirlenir. Çapa ülkenin parası nihai hedefe ulaşmada nominal çapa olarak görev alır.

Döviz Kuru Hedefleme Stratejilerinin İşleyişi

Katı döviz kuru hedeflemesi: para kurulu ve tam dolarizasyon olmak üzere iki uygulaması vardır. Para kurulu uygulamasında yürütmede merkez bankasının yerini başka bir kurum alırken tam dolarizasyonda yabancı bir ülkenin parası kullanılmaktadır.

Yumuşak döviz kuru hedeflemesi: kur rejimi sabit ya da ayarlanabilir kur rejimidir. Kurun değeri her iki rejimde de iradi kararla belirlenir. Merkez bankasının kuru hedeflediği düzeyde tutabilmesi için döviz satış düzeyini etkileyen 3 önemli husus vardır:

  • Döviz talebindeki değişimin şiddeti
  • Merkez bankasının döviz rezervlerinin yeterliliği
  • Para arzındaki değişim sonuçlarının katlanılabilirliğidir.

Döviz Kuru Hedefleme Stratejisinin Avantajları

  • Merkez Bankası Üzerindeki Baskıları Azaltması: Cazip kaynaklara sahip merkez bankasını parasal genişleme ve fiyat istikrarından sapma ile sonuçlanan siyasi otoritenin baskısından korur. Siyasi otoritenin uygulayacakları politikalara ilişkin vaatlerinde bir değişiklik yapması zaman tutarsızlığı ile sonuçlanmaktadır. Merkez Bankası üzerindeki diğer baskı ülke parasının yabancı para karşısında aşırı değerlenmesi gibi nedenlerle oluşabilecek kamuoyu baskısıdır.
  • Belirsizliklerin Azaltılması: İzlenen stratejilerin basit ve anlaşılır olması, döviz kurunun hedef olarak kullanılarak enflasyon oranının azaltılmasıdır.

Döviz Kuru Hedefleme Stratejisinin Dezavantajları

  • Bağımsız Politika İzlenememesi: hedef değişken olarak döviz kullanan merkez bankası para politikası yürütürken döviz kuru değişkenine odaklandığı için iç ve dış şoklara karşı bağımsız politika yürütemez.
    Döviz Kuru Mekanizması (DKM): Avrupa Topluluğu’nun kur rejimini ayarlama mekanizmasıdır. Sabit fakat ayarlanabilir bir kur rejiminin benimsendiği bu mekanizma içinde Alman Markının istikrarlı seyri temel belirleyici olmuştur. 1979-1998 arasında geçerli olan mekanizma Avro ile sonuçlanan sürecin başlangıcı sayılabilmektedir.
  • Devalüasyon Beklentisindeki Artış: döviz kurunun çapa olarak kullanımı nedeniyle kur artışının engellenmesi yerli paranın aşırı değerlenmesine neden olabilir. Yerli paranın aşırı değerlenmesi cari açığın artması ile sonuçlanabilir. Dış ticarette rekabet gücü ise olumsuz etkilenir. Kamuoyu devalüasyon beklentisi içine girebilir. Enflasyon katılığı yaşanan ülkelerde sabit kur çapasına rağmen beklentileri değiştirerek ücret ve fiyatların artma eğilimini durdurmak zor olacaktır. Devalüasyona dair oluşan beklenti (S:117, şekil 5.2)’de belirtildiği gibi bir akış izleyecektir.
    Devalüasyon: Sabit kur rejiminin uygulandığı ekonomilerde iradi kararla, döviz kurunun yükseltilerek, yerli paranın değer kaybetmesidir.
    Yerli Paranın Aşırı Değerlenmesi: Döviz kurunun olması gereken değerinden daha düşük seyretmesi sebebiyle yerli paranın değerinin olması gerekenden daha yüksek olma durumu.
    Enflasyon Katılığı (insation inertia): Ekonomik birimlerin Enflasyon beklentilerinin izlenen politikalara karşın devam etmesi, gelecek dönem Enflasyon beklentilerinin günümüz beklenti düzeyinin altında gerçekleşmeyeceğine yönelik inanıştır. Enflasyon katılığı, Enflasyonu düşürmeye yönelik politikalarının güvenilirliğini olumsuz etkilemektedir.
  • Spekülatif Ataklara Açıklık: Kurun değerinin arttırılacağına dair beklenti ekonomiyi spekülatif amaçlı sermaye hareketlerine açık hale getirecektir. Sermaye hareketliliğinin serbest olması ile sadece yurt içi ekonomik birimler değil yurt dışındakiler de döviz talebini arttırarak devalüasyon beklentisi etkileyeceklerdir.
  • Finansal Kırgınlığın Artması: döviz kuru basit ve anlaşılır olması, döviz kurunun hedef hedefleme stratejisi ile ortaya çıkan devalüasyon  beklentisi ve spekülatif ataklar ülkenin finansal sistemini tehdit etmeye başlayabilir. Merkez bankası döviz taleplerini karşılamak için döviz satabilir. Merkez bankasının talepleri karşılayacak şekilde döviz satabilmesi için döviz rezervlerini yüksek olması gerekmektedir. Merkez bankasının döviz rezervlerinin fazla olması devalüasyon beklentisinin spekülatif atakları önlemesinin yoludur. Döviz talepleri çok fazla olursa merkez bankası kur hedefini revize edebilir. Merkez bankasının kura müdahalesi yerli para miktarını etkileyecektir. Bu etkinin olmaması için yerli para miktarını para politikası araçları ile dengelemek sterilize edilmiş müdahale olarak isimlendirilir. Ancak bu sterilize işlemi yeterli olmazsa ülke içindeki faiz oranlarının artması söz konusu olabilecektir.
    Döviz Kuruna Sterilize Edilmiş Müdahale: Merkez bankasının döviz piyasasında yaptığı bir alım satım işleminin, yerli para miktarı üzerinde yaratacağı etkinin, para politikası araçlarının aksi etki yaratacak biçimde kullanımı ile telafi edilmesidir.
  • Hesap Verilebilirliğin Azalması: Merkez bankası şeffaflığı, merkez bankası bilançosunun kamuoyu ile paylaşma sıklığı ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir. Döviz kurunun artışı ya da azalışı ülkede izlenen politikalar, ekonomik rezervlerin durumu, enflasyon beklentisi gibi ekonomik olaylara yönelik bir sinyal görevi vardır. Döviz kurundaki değişimin önlenmesi, bu sinyal mekanizmasını ortadan kaldıracaktır.
  • Olası Devalüasyonun Olumsuz Etkilerinin Artması: İzlenen döviz kuru çapası terkedilirse gelişmekte olan ülkeler için daha ağır sonuçlar söz konusudur. Gelişmekte olan ülkelerde borçlanmalar yerli para cinsinden olmaktadır. Gelecek dönem belirsizliği ile kurlardaki artış eğilimi yerli para ile borçlanmayı etkileyen en önemli sebeplerdir. Borçlanmada tercih edilen para birimi belirlenen politikanın ne kadar benimsendiğini ve dolayısıyla beklentileri etkileyecektir.

Para Kurulu Sistemi ve Dolarizasyon

Yasal düzenlemenin bağlayıcılığı ile döviz kuru stratejisinin katı şeklinin sürekliliği sağlanmaktadır. Döviz kurunun katı şekilde uygulanması iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Para kurulu sistemi ve dolarizasyon.

Para Kurulu Sistemi

Para otoritesinin emisyon üzerinde karar verme yetkisinin olmadığı sistemdir. Piyasaya sürülen para rezerv paraya karşılık sabit bir kurdan işlem görür. Rezerv para diğer bir ifade ile çapa olarak seçilen para tam konvertibilitesi olan güçlü bir para birimidir.

Para kurulu: Parasal tabanın ülkenin döviz rezervlerine bağlandığı, sabit bir kur sisteminden döviz karşılığı para arzının yapıldığı ve para otoritesinin emisyon üzerinde bir inisiyatifinin bulunmadığı bir döviz kuru hedefleme stratejisi şeklidir.

Rezerv Para: Para kurulu sisteminde yerli paranın sabit kur üzerinden endekslendiği paradır

Para kurullarının özellikleri;

  • Tam konvertibilitenin bulunması: ülke içindekilerin belirlenen kurdan istedikleri kadar döviz alıp satabilmeleridir.
  • Senyoraj gelirinin sadece faizden elde edilmesi: ülkenin para basmaktan gelir elde edememesidir.
  • Rezerv sistemi : dolaşımdaki nakit para kadar karşılığı ayrılmaktadır. Bu karşılığa rezerv denir.
  • En son ödünç veren kurum özelliğinin bulunması: Para politikası tamamıyla otomatik bir hal aldığı için, ülke içi gelişmelere müdahale etmekte para politikası araçlarının kullanımı mümkün olmamaktadır.
  • Sabit döviz kuru sisteminin geçerli olması: Sabit kur sisteminde, rezerv paranın değeri çapa ülkedeki enflasyon değişmedikçe sabittir. Kurun sabitliği yasal güvence ile süreklilik kazanmıştır.
  • Kredi verememesi: Para kurulu sadece döviz karşılığı para bastığı için, varlıkları arasında iç varlıklar bulunmamaktadır. İç varlığı olmadığından bankalara ve kamuya kredi veremez. Gelişmekte olan ülkelerin bütçe disiplini sorunu yaşamaları bu kurulların kullanımı üzerinde etkili olmuştur.

Para Kurulu Sisteminin İşleyişi

Ortodoks Para Kurulunun Sistemi: ülke parasının kurul tarafından döviz ve döviz cinsi varlıklar karşılığında sabit kur üzerinden arz edildiği sistemdir. Merkez bankasının bulunmadığı %100 karşılık uygulamasının geçerli olduğu para kurulu sistemidir.

Yarı Para Kurulu Sistemi: Merkez bankasının varlığını koruduğu ve sınırlı da olsa para politikası araçlarının kullanımının mümkün olduğu para kurulu sistemidir. Ortodoks para kurulu ile merkez bankası arasında bir yerdedir. Merkez bankası bu sistemde vardır. İhtiyari para politikası uygulamak sınırlıdır. Rezerv paranın %100 karşılığı olması gerekmez. Melez ya da esnek para kurulu sistemi olarak da isimlendirilir.

Para kurulu uygulamasına geçilirken bazı gerekliliklerin yerine getirilmesi gerekir. Bunlar;

  • Rezerv alınacak para biriminin hangisi olacağının belirlenmesi,
  • Sabit döviz kurunun değerinin tespit edilmesi,
  • Rezerv ayırmada dikkate alınacak referans parasal büyüklüğün ne olacağına ve rezerv oranına karar verilmesi,
  • Kurulun tutacağı rezervlerin yapısının belirlenmesi. Bu belirleme faiz gelirinden senyoraj elde edebilmeyi etkilemektedir.

Para Kurulu Sisteminin Avantajları ve Dezavantajları

Avantajları:

  • Makroekonomik disiplin sağlamak: belirsizliğin azalması, merkez bankası kaynaklarına başvurunun kamu dengesini bozması durumunun yaşanmamasıdır.
  • Dış Ödemeler dengesine ilişkin otomatik bir mekanizmayı tesis etmek: Ödemeler bilançosunun açık ya da fazla vermesi ekonomideki döviz miktarını etkileyerek içerideki yerli para miktarını ve faiz oranlarının etkilenmesine neden olacaktır. Faizlerdeki değişim yatırım harcamaları milli gelir ve ihracat harcamaları ve sonuç olarak ödemeler dengesini etkileyecektir.
  • Ulusal paraya kaybolmuş güveni tekrar sağlamak: Yerli paranın enflasyonist süreç sebebiyle kaybettiği itibarı tekrar kazanması mümkün olabilir. Dezavantajları:
  • Yerli paranın aşırı değerlenmesi,
  • Para basma gelirinden mahrum kalmak,
  • Para politikası araçlarını kullanamamak,
  • Yeterli döviz rezervi tutma gerekmektedir.

Dolarizasyon

İki farklı durumu vardır:

  • Kısmi dolarizasyon: bir ülkede yerli para cinsinden finansal aktifler yerine yabancı para cinsinden finansal aktiflerin tercih edilmeye başlanmasıdır.
  • Tam dolarizasyon: yerli paradan vazgeçip yabancı paranın resmi para gibi kullanılmasıdır.

Avantajları:

  • Döviz kurunun değişmesi ile spekülatif atakların önüne geçilmesi.
  • Devalüasyon ihtimalinin bulunmamasıdır.

Dezavantajları:

  • Senyoraj gelirinden mahrum kalmak.
  • Ülke ekonomisinin politikası yerli para yerine rezerv olarak kullanılan ülkenin parasına bağlanır.
  • Egemenlik hakkı olan para basmadan vazgeçilmiştir.