Ünite 6: Çalışma Yaşamının Türkiye İş Kurumu, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu Tarafından Denetimi

Giriş

İhtiyaçları karşılanan toplumların, zaman içerisinde daha huzurlu, güvenli ve istikrarlı oldukları gözlemlenmiştir. Ancak sermaye, ihtiyaçların karşılanmasının maliyetinin, kârın azalması olduğunun farkına varmıştır. Bunun üzerine, sermaye sosyal güvenlik sisteminin yeniden yapılandırılmasına yönelik çeşitli teklifler sunmaya ve uygulamaya da başlamıştır. Bunların başında;

  • Sosyal sigortaların özelleştirilmesi,
  • Özel sigorta fonlarının oluşturulması ya da
  • Sosyal sigorta fonlarında oluşan meblağların özel şirketlerin kullanımına sunulması vb. birtakım düzenlemeler gelmektedir.

Sosyal sigorta fonlarını, sosyal amaçlı kanunlar dolayısıyla istedikleri gibi kullanamayan sermayeler, uluslararası ölçekte farklı tekliflerle bu fonlara ulaşma çabası içerisinde olmaya devam etmektedirler.

Sosyal güvenliğin sağlanmasında uygulanan teknikler incelendiğinde, iki teknik göze çarpmaktadır. Bunlar; “bireysel teknikler” ve “kolektif tekniklerdir”. Bireysel tekniklerde , kişi kendi sosyal güvenliğini sağlamaya çalışır. Bunu gerçekleştirmenin ilk yolu, tasarruftur. Kolektif tekniklerde ise, sosyal güvenliğin sağlanmasında başkalarının işe karışması zorunlu hâle gelmektedir. Bu şekilde geliştirilen bazı teknikler şunlardır:

  • Yardımlar,
  • Yardımlaşma sandıkları,
  • Özel sigortalar
  • Sosyal sigortalar
  • Sosyal yardımlar
  • Sosyal hizmetlerdir.

Türkiye’de sosyal güvenlik uygulamasında, bireysel dayanışmanın yanında, dinî amaçlarla zekât uygulamasının da bir sosyal güvenlik uygulaması olduğu kabul edilir. Belirli ölçüler çerçevesinde, malın kırkta birinin fakir ve ihtiyaç sahiplerine verilmesi, bir çeşit sosyal güvenlik uygulamasıdır. Bunların yanında Türk kültüründe çok önemli bir yer tutan vakıf anlayışı ve ahilik uygulamaları, sosyal güvenlik dünyamızı zenginleştiren özgün motifler olarak kültürümüzde yerini almıştır.

Ülkemizin ilk zorunlu sosyal güvenlik kuruluşu, Amele Birliği’ dir.

Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin uygulanmasında geçmişten günümüze rol oynayan bazı kanunlar şunlardır:

  • 1949 tarihli 5434 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu
  • 1964 tarihli 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu
  • 1971 tarihli 1479 Sayılı BAĞ-KUR Kanunu
  • 1983 tarihli 2925 Sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu
  • 1983 tarihli 2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu
  • 2006 tarihli 5502 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu
  • 2006 tarihli 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu.

Çalışma Yaşamının Türkiye İş Kurumu Tarafından Denetimi

Türkiye İş Kurumu, işyerlerinin iş mevzuatı hükümlerine uygun bir biçimde engelli ve eski hükümlü işçi çalıştırıp çalıştırmadıklarını, bu konuda kendilerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediklerini denetlemekle görevlidir.

Çalışma Yaşamının Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Denetimi

Sosyal Güvenlik Kurumunun Yönetim Yapısı

Sosyal Güvenlik Kurumunun kuruluş, teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esaslar 5502 sayılı SGKK’na göre düzenlemektedir.

Sayıştay’ın denetimine tabi olan Sosyal Güvenlik Kurumu’nun temel amacı; sosyal sigortacılık ilkelerine dayalı, etkin, adil, kolay erişilebilir, aktüeryal ve mali açıdan sürdürülebilir, çağdaş standartlarda sosyal güvenlik sistemini yürütmek olarak kabul edilmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yönetim yapısı üç organdan oluşur. Bunlar; genel kurul, yönetim kurulu ve başkanlıktır. Bu organlar işbirliği içerisinde çalışırlar.

Sosyal Güvenlik Kurumunun Görevleri

5502 sayılı SGKK hükümlerine göre, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun görevleri şunlardır:

  • Ulusal kalkınma, strateji ve politikaları ile yıllık uygulama programlarını dikkate alarak, sosyal güvenlik politikalarını uygulamak, bu politikaların geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak.
  • Hizmet sunduğu gerçek ve tüzel kişileri, hak ve yükümlülükleri konusunda bilgilendirmek, haklarının kullanılmasını ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesini kolaylaştırmak.
  • Sosyal güvenliğe ilişkin konularda; uluslararası gelişmeleri izlemek, Avrupa Birliği ve uluslararası kuruluşlar ile işbirliği yapmak, yabancı ülkelerle yapılacak sosyal güvenlik sözleşmelerine ilişkin gerekli çalışmaları yürütmek, usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası antlaşmaları uygulamak.
  • Sosyal güvenlik alanında, kamu idareleri arasında koordinasyon ve işbirliğini sağlamak.
  • Bu Kanun ve diğer kanunlar ile Kuruma verilen görevleri yapmak.

Sosyal Güvenlik Kurumunun Denetim İşlevi

Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun çalışma yaşamının denetimi işlevini yerine getirmekle yükümlü olan birimi Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’dır. Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı çalışma yaşamının denetimi konusunda SGK’nın teftiş görevini üstlenmiş en önemli birimidir. Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın, Başkan adına yapması gereken rehberlik ve teftiş görevleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Sosyal güvenliğe ilişkin hükümlerin uygulanmasını, usulsüzlükleri önleyici, eğitici ve rehberlik yaklaşımını ön plana çıkaran bir anlayışla denetlemek.
  • Kayıt dışı istihdamı önlemek, sosyal sigorta suiistimalleri ile mücadele etmek, bu amaçla sektörel analizlere dayalı denetimleri yürütmek ve bu konularda alınması gerekli tedbirleri önermek.
  • Prim ödeme yükümlülerini gruplar ve sektörler itibarıyla analiz etmek, denetlenecek sektörleri her yıl için belirlenecek risk değerlendirme kriterlerine göre sınırlandırmak suretiyle riskli sektörlerin denetimine öncelik vermek.
  • Görevleriyle ilgili her türlü kayıt ve belgeleri incelemek, ilgililerden bilgi istemek ve toplamak.
  • İşin yürütümü açısından gerekli olan asgari işçilik tutarını tespit etmek.
  • Yıl boyunca müfettişler tarafından düzenlenen raporların sonuçlarını değerlendirmek, raporlar hakkında istatistiki bilgiler ile birlikte uygulamadaki sorunlara ve yapılması gereken mevzuat değişikliklerine ilişkin öneriler sunmak.
  • Kurumun merkez ve taşra teşkilatı ile personelinin idari, mali ve hukuki işlemleri hakkında teftiş, inceleme ve soruşturma yapmak, sosyal güvenlik mevzuatının verdiği yetkiye dayanılarak Kurumla sözleşme yapmış gerçek ve tüzel kişiler hakkında ise inceleme ve soruşturma yapmak.
  • Müfettişler tarafından yapılacak denetimlere ilişkin yöntem ve teknikleri geliştirmek, standart ve ilkelerin oluşturulmasını sağlamak, denetim rehberleri hazırlamak, denetimlerin etkililiğini ve verimliliğini artırıcı tedbirleri almak, bu konuda görüş ve öneriler sunmak.
  • Başkan tarafından verilecek benzer nitelikteki diğer görevleri yapmak.

Sosyal Güvenlik Uzmanları ve Müfettişlerinin , mesleğe 5502 sayılı Kanun’a göre alınırlar. Sosyal güvenlik müfettiş yardımcısı olarak atananlar, en az üç yıl fiilen çalışmak ve Kurumca belirlenen konuda tez hazırlamak kaydıyla, açılacak yeterlik sınavına girme hakkını kazanırlar. Yeterlik sınavında başarılı olan müfettiş yardımcıları, müfettiş kadrolarına atanırlar.

Sosyal Güvenlik Denetmenlerinin eski isimleri “Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru” dur. 6111 sayılı Kanun ile bu isim “Sosyal Güvenlik Denetmenliği ve Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcılığı” olarak değiştirilmiştir.

Kimlerin sosyal güvenlik denetmeni olabileceği, görev ve yetkilerinin neler olduğu ana hatlarıyla 5502 sayılı Kanun’da belirtilmiştir. Bununla birlikte, kanuna uygun olarak çıkarılan Sosyal Güvenlik Denetmenliği Yönetmeliği’nde de bu husustaki ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Yönetmelik hükümleri gereği, denetmenler de diğer kamu görevlileri gibi giriş sınavı ile seçilirler. Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcılığı’na atananlar, en az üç yıl çalışmak ve olumlu sicil almak kaydıyla yapılacak denetmenlik yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Denetmenlik yeterlik sınavında başarılı olanlar Sosyal Güvenlik Denetmeni kadrolarına atanır.

5502 sayılı Kanun madde 31’e göre, Kurum taşra teşkilatında, Sosyal Güvenlik Denetmeni ve Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı istihdam edilir. Yönetmelik’in 24. maddesine göre, denetmen ve denetmen yardımcılarının verilen görev üzerine yapacakları inceleme ve denetim sonucu şu konularda tespit yapmaları gerekmektedir:

  • İşyerinin mevcut durumunu, gerektiğinde ruhsatsız yapılmış olanlar da dâhil olmak üzere, özel bina inşaatlarının yapı, sınıf ve grubunun belirlenmesi için, inşaatın niteliği ve yüzölçümü, yarım kalan inşaatların yapılmış olan kısımlarının seviyeleri, başlama ve bitiş tarihleri,
  • İşyerinin faal olup olmadığı ile işyeri tescilinde verilen bilgilerin doğruluğu,
  • İşyerlerinde yapılan işin niteliği ile yapılan işte değişiklik olup olmadığı,
  • Kanun’un 89. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen prim borçlarına halef olma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği,
  • Sigortalıların ve sigortalı olması gerekenlerin Kurum’a bildirilip bildirilmediği,
  • Kanun’da sigortalılık başlangıç ve bitişiyle ilgili kurum ve kuruluşlardaki vergi mükellefiyeti, tescil ve sicil işlemlerine bağlanmış sigortalıların sigortalılık başlangıç ve bitiş tarihleri,
  • Sigortalıların kimlik bilgileri, çalışma süreleri, ücretleri ve prime esas kazançları,
  • İşten ayrıldığı bildirilen sigortalının, fiilen çalışmalarının devam edip etmediğinin tespit edilmesi ile aylık prim ve hizmet belgesi ve sigortalı hesap fişi bilgilerinin farklı olduğunun tespit edilmesi hâlinde, sigortalıların işten ayrılış tarihi,
  • Sigortalıların/iştirakçilerin fiili hizmet veya itibarî hizmet uygulamasından yararlandırılıp yararlandırılmayacağı hususları.

Ayrıca 24. maddeye göre denetmen ve denetmen yardımcıları şu işleri de yapmakla görevlidirler:

  • İşyerleri ve işverenlerin defter ve belgelerinin incelenmesi,
  • Kurumun ilgili birimlerince yapılan yazışmalar sonucu işverenlerin, aracıların, sigortalıyı devir alan işverenlerin, sigortalıların ve diğer şahıs veya kuruluşların, adreslerinin tespit edilememesi hâlinde gerekli araştırmaların yapılması,
  • Kurum alacağının tahsili amacıyla, ilgililerin hacze kabil mal varlığının olup olmadığının araştırılması,
  • Sigortalı işe giriş tarihinde, sigortalının bildirimi ile işverenin bildirim yükümlülüğünün bulunduğu ilgili kurum ve kuruluşların bildirimi arasında farklılık olması halinde, farklılık nedeninin tespit edilmesi,
  • Sicilsiz tahakkuklara ilişkin bildirimlerin, hak iddia eden kişiye ait olup olmadığının tespitinde denetim sonucuna göre karar verilebilme ihtimalinin bulunması hâlinde, ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerin neler olduğunun açıkça belirtilerek araştırılması,
  • 06.08.2003 tarihinden önce ölen sigortalının ana ve babasının geçimlerinin, sağlığında sigortalı tarafından sağlanıp sağlanmadığı hususunda, gerektiğinde araştırma işleminin yapılması,
  • Sigortalılar ile Kurumdan gelir veya aylık alanların, geçindirmekle yükümlü bulundukları kimselerinin olup olmadıkları ile bunların sağlık yardımlarına müstahak bulunup bulunmadıklarının araştırılması,
  • Sigortalı veya diğer hak sahiplerinin, gelir veya aylık alma şartlarını taşıyıp taşımadıkları veya bu şartları taşımaya devam edip etmediklerinin tespitinin yapılması,
  • Ölüm ve malullükle sonuçlananlar dışındaki iş kazası ve meslek hastalığı hâllerinin incelenmesi ve/veya soruşturulması ve hastalık iddiası olaylarının incelenmesi,
  • İl müdürü tarafından denetimi uygun görülen eczane, hastane, tıbbi malzeme ve tedavi edici ürünler temin eden işyerleri, optisyenlik gibi müesseseler gibi sağlık hizmet sunucularının, sigortalıların sosyal güvenlik mevzuatı kapsamındaki iş ve işlemlerinin mevzuata, Kurumla yapılan sözleşme ve protokollere uygunluğu konusunda inceleme, tespit, denetim ve tarama yapılması,
  • Sağlık hizmet sunucularının vermiş olduğu sağlık hizmetlerinin, sosyal güvenlik mevzuatına ilişkin ödeme belgeleri ile eklerinin, ilgili mevzuat ve Kurum ile sağlık hizmet sunucuları arasında akdedilen sözleşme hükümleri çerçevesinde düzenlenip düzenlenmediğinin kontrol edilmesi ve incelenmesi,
  • Sağlık hizmet sunucularının denetiminde, denetim konusu ile ilgili olarak her türlü bilgi, belge ve kayıtların ibrazının istenmesi, bunların incelenmesi, gerektiğinde tasdikli örnek ve fotokopilerinin alınması,
  • Sağlık hizmet sunucularının denetimi sonucunda, tutanak veya rapor düzenlenmesi,
  • Sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasıyla ilgili olarak işverenlere, sigortalılara ve diğer üçüncü kişilere hakları ve ödevleri konusunda bilgilendirme yapılması,
  • İl müdürü veya görevlendireceği il müdür yardımcısı tarafından verilecek benzeri inceleme, araştırma, tespit, denetim ve taramaların yapılması.

Sosyal Güvenlik Kurumu denetmen ve denetmen yardımcılarının yetkileri de 25. maddede belirlenmiştir.

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na Göre Sosyal Güvenlik Kurumunun Denetim İşlevi

5510 sayılı SSGSSK’nın 59. maddesi ile 5502 sayılı Kanun’da düzenleme konusu yapılan Sosyal Güvenlik Kurumunun denetleme ve kontrol yetkisine atıfta bulunularak, SSGSSK’nin uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetiminin, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütüleceği hüküm altına alınmıştır.

Yine 5510 sayılı Kanun’un uygulanması bakımından, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları, 4857 sayılı İş Kanunu’nda belirtilen denetim, teftiş ve kontrol yetkisini de haizdirler. 5510 sayılı Kanun sosyal güvenlik sicil numarası olarak Türk vatandaşları için T.C. kimlik numarasının kullanılacağını belirtmektedir. Yabancı uyruklu kişiler için ise İçişleri Bakanlığınca verilen kimlik numarası kullanılacaktır.

5510 sayılı Kanun, aksine hüküm bulunmayan hâllerde,

  • iş kazası,
  • meslek hastalığı,
  • vazife malullüğü ve
  • ölüm hâllerinde

bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde istenmeyen kısmının zamanaşımına uğrayacağını belirtmektedir.

5510 sayılı Kanun’un getirdiği bir düzenlemeye göre, sosyal güvenlik hak ve yükümlülükleri ile ilgili her türlü düzenlemenin, ancak bu Kanun ile yapılabileceği belirtilmektedir. SSGSSK kendisinde aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun’un uygulanmasıyla ilgili her türlü uyuşmazlığın iş mahkemelerinde görüleceğini belirtmektedir.

Kurumun kanunla ve diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde, belirlemiş olduğu esaslar çerçevesinde bildirgeleri vermeyenler, eksik verenler, zamanında vermeyenler vs.ler hakkında, idari para cezalarının uygulanacağı kabul edilerek, sosyal güvenlik sisteminin denetimi sağlanmaya çalışılmaktadır. 102. madde bu hususta oldukça geniş bir düzenleme yapmıştır.

5502 sayılı SGKK hükümlerine göre, Sosyal Güvenlik Kurumu denetim işlevi, ayrıca çalışma yaşamının denetiminde sosyal güvenlik amaçlı denetimlerin çok önemli bir yeri olması nedeniyle, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının zaman zaman yayımladığı tebliğ ve genelgelerle de denetimi sağlamlaştırmaya çalışmaktadır.

Çalışma Yaşamının Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu Eliyle Denetimi

Kurumun sağlığa ilişkin almış olduğu kararların da, sigortalıların hak kaybına uğramalarının önlenmesi amacıyla, denetlenmesi gerekmektedir. Sosyal Sigortalar ve Yüksek Sağlık Kurulu , söz konusu denetimin gerçekleştirilmesi amacıyla oluşturulmuş bir kuruldur. Kurulun görev, yetki, çalışma usul ve esasları ise, 5510 sayılı Kanun’un 14. ve 58. maddesine dayanarak çıkarılan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun Görev, Yetki, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik (R.G., T.02.07.2013, S.28695) ile düzenlenmiştir.

Söz konusu Yönetmelik hükümlerine göre, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu aşağıdakilerden oluşur:

  • Milli Savunma Bakanlığı,
  • Sağlık Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu,
  • En fazla üyeye sahip işveren, işçi ve kamu çalışanlarını temsil eden konfederasyonlar,
  • Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği,
  • Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu,
  • Türk Tabipleri Birliği,
  • Türkiye Ziraat Odaları Birliği
  • Kurum tarafından görevlendirilecek birer uzman hekim.

Bakanlık ihtiyaç duyulması hâlinde, aynı usul çerçevesinde birden fazla kurul da oluşturabilir.

Yönetmeliğin 7. Maddesine göre, Kurulun inceleme yapıp karar verebileceği hususlar şunlardır:

5510 sayılı Kanunun;

  • 58. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, Kurum Sağlık Kurulu’nca verilen kararlara karşı ilgililerin itirazlarını inceleyip karara bağlamak,
  • 14. maddesi kapsamında, 11.10.2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nde tespit edilmiş olan hastalıklar dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağına karar vermek,
  • 14. maddesi ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde yazılı hallerde, yükümlülük süresi aşılmış olsa bile söz konusu hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağını, aynı Yönetmeliğin 20. maddesinde yazılı hallerde üç yıllık çalışma süresinin indirilip indirilemeyeceğini karara bağlamak ve
  • 95. maddesine göre, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden, Kurumca verilen kararlara karşı ilgililerin itirazını karara bağlamak.

Kurula incelenmek üzere gönderilen dosya ve evrakların, en geç 60 gün içerisinde sonuçlandırılması gerekmektedir.