Ünite 4: Araştırma Planlama: Değişken, Veri ve Veri Toplama Yöntemleri

Giriş

Araştırmanın amacı belli bir konuda merak edilen gerçekleri aramak ve bulmaya çalışmaktır. Bu amaca etkili bir şekilde ulaşılabilmesi için kanıta dayalı yöntem başka bir deyişle bilimsel araştırma gereklidir.

Her araştırmanın ilk adımı yanıt aranan soruyu net olarak tanımlamaktır. Sonraki aşamaların sorunsuz bir şekilde işlemesi ve bulunan sonuçların gerçeği iyi bir şekilde yansıtması için tüm araştırma sürecinin iyi bir şekilde planlanması gerekmektedir. Bu aşamalar aşağıda açıklanmaktadır.

Araştırma Aşamaları

Sağlık araştırmalarında başlıca 8 aşama bulunur. Bunlar;

  • Konunun belirlenmesi
  • Kaynakların taranması
  • Amacın ortaya konması
  • Uygulamaların planlanması
  • Ön uygulamanın yapılması
  • Uygulamanın yapılması
  • Değerlendirme aşaması
  • Rapor ve makale yazılması

Konunun belirlenmesi: Araştırmanın konusu bir soruna çözüm bulmak, var olanı tanımlamak, verimi artırmak vb. olabilir. Seçilen konu daha önce hiç çalışılmamış özgün bir konu olabileceği gibi yapılan bir araştırmanın tekrarı da olabilir. Eğer yapılan bir araştırma tekrar ediliyor ise yöntemin daha iyi oluşturulması gerekir. Bu aşamada araştırmacı ‘’Konu nedir? Neden bu konu seçilmiştir? Hangi sorulara yanıt aranacaktır?’’ gibi sorulara cevap vermelidir.

Kaynakların taranması: Bu aşamada konu ile ilgili yapılmış diğer çalışmalara ve bilgi kaynaklarına ulaşılmalıdır. Tarama yapılırken yanlı davranılmamalı ve araştırmacının öngörüsü ile uyuşan/uyuşmayan her türlü bilgi dikkatle incelenmelidir. Kütüphaneler ve Medline, Web of Science gibi online veri tabanları kaynak taraması için kullanılabilir. Amacın ve uygulama planının şekillenmesi kaynak taramasına bağlıdır. Pek çok araştırmacı bu aşamayı verilerin toplanması sonrasına bırakmaktadır ki bu son derece hatalı bir yaklaşımdır. Bu aşamada araştırmacı ‘’Bu konuda şimdiye kadar ne tür araştırmalar yapılmıştır? Ne tür sonuçlar bulunmuştur? Araştırmaya değecek bir konu mudur?’’ gibi sorulara cevap vermelidir.

Amacın ortaya konması: Kaynaklar ayrıntılı bir şekilde incelendikten sonra amaç saptanır. Amaç olabildiğince net olmalı ve sınırları iyi belirlenmelidir.

Uygulamaların planlanması: Tüm araştırma sürecinin ayrıntılı olarak planlanmasını gerektirir. Araştırmacının cevaplaması gereken sorular aşağıdaki gibidir;

  • Araştırmanın türü nedir?
  • Bağımlı ve bağımsız değişkenler nelerdir?
  • Sınanması düşünülen hipotezler nelerdir?
  • Hangi tarihlerde yapılacak?
  • Nerede yapılacak?
  • Araştırma evreni nedir?
  • Örnek seçilecek ise hangi yöntemle kaç kişilik örnek seçilecek?
  • Ne tür veriler toplanacak?
  • Verileri kimler, nasıl toplayacak?
  • Hangi gözlem ve ölçümler yapılacak?
  • Gözlem ve ölçümler için ne tür araç-gereç kullanılacak?
  • Toplanan veriler kimler tarafından nasıl değerlendirilecek?
  • Ne tür analizler yapılacak?

Ön uygulamanın yapılması: Uygulanacak plan hazırlandıktan sonra bu plana uygun olarak bir pilot çalışma yapılmalıdır. Bu aşamada cevaplanacak sorular şunlardır;

  • Kullanılacak olan yöntemler işe yarıyor mu?
  • Kabul görmeyen, anlaşılmayan ya da rahatsız eden yöntem var mı?
  • Bir kişiden-birimden veri toplamak ne kadar zaman alıyor?
  • Planlanan gözlem ve ölçümler planlandığı gibi yapılabiliyor mu?
  • Hiç hesapta olmayan sorunlarla karşılaşılıyor mu?

Uygulamanın yapılması: Bu aşamada, yapılan plana uygun olarak sahada, kurumda, klinikte ya da laboratuvar koşullarında veri toplanır

Değerlendirme aşaması: Uygulama aşamasında toplanan verilerin gerekirse kodlanarak bilgisayar ortamına aktarılması, uygun istatistik programlar ile analiz edilmesi ve elde edilen sonuçların Tablo ve grafiklerle özetlenmesi aşamasıdır

Rapor ve makale yazılması: Araştırma sonuçları, bilimsel toplantılarda sunulmak, bilimsel dergilerde yayımlanmak, yetkili makamlara sunulmak ya da ilgili kişileri bilgilendirmek amacı ile rapor ya da makale şeklinde yazıya dökülmelidir.

Değişkenler, Ölçekler, Veri Türleri

Bu bölümde anlatılacak olan değişken, ölçek ve veri kavramları birbirleriyle çok sık karıştırılabilen ve birbirinin yerine kullanılabilen kavramlardır. Değişken , kişi ya da nesnelere ilişkin, ölçülebilen, gözlenerek tanımlanabilen her türlü özellik ya da duruma verilen genel isimdir.

Ölçek ; olayları, nesneleri, olguları, değişkenleri ölçerek, gözleyerek tanımlamak ve bu tanımlamaları bir düzene sokarak ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Bir cetvel üzerinde sıralanmış olan santimetre ve milimetre çizgileri, termometrenin dereceleri, depremlerin şiddeti, suların sertlik dereceleri, hasta yataklarının değişim aralığı, hastaların memnuniyet düzeyleri, personelin performans düzeyleri birer ölçek örneğidir. Ölçeklerin; sözel ölçekler, sıralı ölçekler, likert türü ölçekler, yüz ifadesi ölçekleri, juster türü ölçekler, boyutlu ölçekler, boyutlu benzeri ölçekler, ikili ölçekler, karmaşık ölçekler, bileşik ölçekler gibi türleri vardır.

Veri ise değişkenlerin durumunu, miktarını, boyutunu tanımlamak için yapılan her türlü gözlem ve ölçüm sonucu elde edilen değerlerin, tanımlamaların genel adıdır. Araştırmalarda, değişkenlerin farklı değerlerine ilişkin veri toplanır. Veriler, değişkenlerin niteliğine ve türüne uygun olan bir ölçeğe göre tanımlanır, gruplanır ve ifade edilir. Verilerin; ham veri, sınıflanmış veri, nicel veri, nitel veri, sürekli veri, kesikli veri, sıralı (ordinal) ve sırasız (nominal) veri gibi türleri vardır.

Veri Toplama Yöntemleri

Sağlık ve yönetimle ilgili araştırmalarda incelenen konu ile ilgili olarak yanıt aranan başlıca araştırma soruları genellikle, “neden”, “nasıl” soruları ile “ne”, “ne kadar” sorularıdır. Neden ve nasıl sorularının yanıtı için nitel değerlendirmeler yapılarak ne ve ne kadar sorularının yanıtı için ise nicel ifadeler ile verilebilir. Bu nedenle veri toplama yöntemlerinin her birinin nitel ya da nicel amaçlarla kullanılması mümkündür. Başlıca veri toplama yöntemleri şunlardır;

  • Gözlem yöntemi
  • Enformasyon sistemleri
  • Belge inceleme
  • Görüşme yöntemi

Araştırmanın türüne ve cevaplanmak istenen soruya bağlı olarak yukarıdaki veri toplama yöntemlerinden en uygun olanın seçilir ve uygulamaya konulur.

Anket-Soru Formu Hazırlama

Anket ya da soru formları, araştırıcıya toplanacak veriler konusunda yol gösteren, sorulacak soruları ve yapılacak gözlemleri içeren, toplanan verileri kaydetmeye yarayan araçlardır. Anket sorusu hazırlama basit bir iş gibi görünebilir ancak karmaşıktır. İyi bir anket-soru formu hazırlamak deneyim, titiz bir çalışma ve analitik zekâ gerektirir. İyi hazırlanmış anket-soru formları ile çok değerli veriler toplanabilirken kötü hazırlanmış bir anketsoru formu ile toplanan veriler hiçbir işe yaramaz ve çöpe gidebilir. Anket-soru hazırlamasüreci aşamaları aşağıdaki gibidir:

  1. Toplanacak bilgilerin ne olduğu
  2. Kullanılacak soru türleri ve soruş şekli
  3. Soru içerikleri
  4. Soruların yanıtlanma şekli
  5. Soruların ifade ediliş şekli
  6. Soruların sırası
  7. Anketin fiziksel özellikleri
  8. İlk 7 adımın gözden geçirilmesi
  9. Pilot uygulama ve gereken yerlerin yeniden düzenlenmesi

Aşağıda anket-soru formu hazırlama sırasında dikkat edilmesi gereken önemli noktalar yer almaktadır. Bu noktolar aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

  • Anketin Giriş Kısmının Hazırlanması
  • Anketin Nasıl Uygulanacağının Kararlaştırılması
  • Soru İçeriklerinin Belirlenmesi
  • Soru Türlerinin Belirlenmesi
    • Açık Uçlu Sorular
    • Kapalı Uçlu Sorular
  • Soruların İfade Şekli ve Verdiği Mesajın Önemi
  • Soru Düzeni ve Sırası
  • Anketin Fiziksel Özellikleri
  • Ön Uygulama ile Anketin Test Edilmesi

Anket-soru hazırlama aşamalarının her birinde araştırmacı süreç ve sorular üzerinde yoğun bir şekilde düşünmeli ve süreci iyi bir şekilde tasarlamalıdır.

Veri Toplama Yöntemlerinin Geçerlilik Ve Güvenilirliği

Veri toplamak için kullanılacak ölçüm cihazlarının, gözlem yöntemlerinin, her türlü araç ve gerecin, verilerin amaca uygunluğu açısından geçerli ve güvenilir olması gerekir. Bu yöntemler, kişilerin psiko-sosyal durumlarını, memnuniyet düzeylerini, iş doyumunu veya yaşam kalitelerini saptama amaçlı çok sorudan oluşan testler olabileceği gibi kan basıncı, hemoglobin, boy-ağırlık ölçmeye yarayan mekanik, elektronik cihazlar da olabilir.

Kullanılacak olan gözlem ve ölçüm yöntemlerinin geçerlilik ve güvenilirliği, istatistiksel olarak hesaplanan ve ifade edilebilen kavramlardır. O nedenle bunların üzerinde bir miktar durmak gerekir.

Geçerlilik : Sorulan soruların, yapılan gözlem ve ölçümlerin, kullanılan yöntemlerin incelenen konunun özelliğine uygun olması gerekir. Başka bir deyişle araştırılan özelliği saptayabilme yeteneğinin bulunması gerekir. Bu amaçla geçerlilik analizleri yapılır. Geçerlilik başlıca üç açıdan söz konusu olabilir: İçerik geçerliliği, Kriter geçerliliği ve Yapısal geçerlilik

İçerik Geçerliliği: Araştırılan kavrama, özelliğe uygun soruların, gözlemlerin ve ölçümlerin neler olması gerektiğini belirlemek için literatür taraması yapılarak daha önceki araştırmalarda bu kavramın, özelliğin nasıl incelendiğine bakılır. Bir başka yöntem de uzman görüşüne başvurmaktır. Örneğin, amaç obezite konusunda tutum ölçmek ise bu konuda daha önceki araştırmalarda kullanılan soru ve yöntemlere bakmak, o konuda uzmanlığı ile tanınan kişilerin görüşlerini almak gereklidir.

Kriter Geçerliliği: Gözlemveya ölçüm için kullanılan kriterlerin gerçek durumla (altın standart) ne ölçüde uyuştuğunu incelemek için kullanılan bir analizdir. Kriter geçerliliği iki şekilde yapılabilir. Öngörü geçerliliği ve uyum geçerliliği. Öngörü geçerliliği, duyarlılık, seçicilik ve prediktif değer hesapları ile uyum geçerliliği ise korelasyon analizleri ile ölçülür.

Yapısal Geçerlilik: Kullanılan ölçeklerin teorik olarak ölçmesi gereken durumla uyumunun, yani teori ve pratiğin ne denli uyumlu olduğunun ifadesidir. Araştırmada kullanılan ölçeğin ölçmesi gereken kavram veya özellik ile olan ilişkisi “çakışma” veya “ayırt etme” şeklinde olabilir. Örneğin, çalışanların tükenmişlik durumunun belirtilerinden ve özelliklerinden hareketle bunu saptama amaçlı bir ölçek geliştirildiğinde, bu ölçeğin tükenmişlik sorunu olan kişileri tanımlayabiliyor olması, diğer kişilerde ise tükenmişlikten çok farklı bir sonuç vermesi beklenir. Başka bir deyişle yapısal geçerlilik, teorik olarak var olduğu düşünülen bir ilişkinin pratikte ne ölçüde var olduğunun değerlendirilmesidir. Faktör analizi veya korelasyon analizleri ile ölçülür.

Araştırma sırasında sorduğumuz soruların, yaptığımız gözlemlerin ve ölçümlerin gerçekle uyumlu olmasını, gerçeği tam olarak yansıtmasını isteriz. Kullanılan yöntemlerin incelenen gerçekleri ne ölçüde yansıttığını ifade eden güvenilirlik veya tutarlılık başlıca üç şekilde olabilir: Test-yeniden test tutarlılığı, özlemciler (ölçümcüler) arası tutarlılık, İç tutarlılık.

Test-Yeniden Test Tutarlılığı: Aynı kişilere aynı soruların farklı zamanlarda sorulması hâlinde alınacak yanıtların ne ölçüde tutarlı olduğunu gösteren bir güvenilirlik ölçüsüdür. Test-yeniden test tutarlılığının istatistiksel değerlendirme ölçütü Pearson korelasyon analizi veya Spearman Sıra Korelasyon analizi sonucu elde edilecek korelasyon katsayısıdır. Korelasyon katsayısının grup düzeyindeki ölçümlerde 0.70, bireysel ölçümlerde 0.90 ve üzerinde bulunması test-yeniden test tutarlılığının yüksek olduğu anlamına gelir.

Gözlemciler Arası (Ölçümcüler Arası) Tutarlılık: Aynı durumu gözleyen farklı gözlemcilerin veya aynı ölçümü yapan farklı kişilerin her zaman aynı sonuca varması söz konusu değildir. Gözlemciler arası tutarlılığın istatistiksel değerlendirme yöntemi Pearson korelasyon analizi, Spearman sıra korelasyon analizi, kappa indeks hesabı veya sınıf içi korelasyon katsayısı hesabıdır. Korelasyon katsayısının 0.80 ve üzerinde bulunması gözlemciler arası tutarlılık için yeterlidir.

İç Tutarlılık: Aynı kavramı veya aynı özelliği tanımlama, ölçme amacıyla kullanılan çok sayıdaki sorunun, aracın aynı sonucu bulması, tutarlı olması gerekir. İç tutarlılık adı verilen bu durumun istatistiksel değerlendirme ölçütü üzeltilmiş toplam madde korelasyonu, Cronbachın alfası veya Kuderichardsonun alfasıdır. İç tutarlılığın yeterli olması için alfanın grup düzeyindeki hesaplamalarda 0.70, bireysel düzeydeki hesaplamalarda 0.90 ve üzerinde olması gerekir.