Ünite 3: Alanyazın Taraması

Alanyazın Taramasının Anlamı

Alanyazın; bir konu hakkında türetilmiş kaynakların toplamıdır. Alanyazın taraması ise bir konu hakkında üretilmiş olan bilgileri amaçlı biçimde incelemek ve değerlendirmektir. Alanyazın taraması bir araştırma raporunda o araştırmanın konusuyla ilgili var olan bilgilerin önemli noktalarını gözden geçirmeyi amaçlayan bölümdür. Kapsamlı çalışmaların parçası olan alanyazın taramaları yaygın olarak akademik tezlerin bölümlerinde, bilimsel bir dergi makalesinin zorunlu kısmı gibi yerlerde bulunur. Başarılı ve başarısız alanyazın taramalarının karakteristik özellikleri Çizelge 3.1’de karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Başarılı bir alanyazın taraması kurallı, tutarlı ve sentezlenmiş bilgiyi eleştirel bir değerlendirmeyle ele alırken; başarısız bir alanyazın taraması rastgele, düzensiz ve açıklamalı kaynakçayı sınırlı bir betimlemeyle ele alır. Alanyazın taraması; bir yandan var olan araştırmaları inceler, bir yandan da yeni araştırma gereksinimlerini belirginleştirir. İyi yapılandırılmış ve başarıyla hazırlanmış bir alanyazın taraması; tez konusu ya da araştırma sorununa bağlı kalmalı, nelerin net nelerin belirsiz olduğuna ilişkin bir özetleme yapabilmeli ve var olan sonuçları sentezlemeli, tartışmalı alanları/ konuları belirlemeli ve yeni araştırmaları gerekli kılan sorular formüle etmelidir. Alanyazında yer alan kaynaklar sadece yazılı değil aynı zamanda görsel ve işitsel de olabilmektedir. Alanyazında bazı sorular yanıt bulmuş olur. Örneğin; (a) Önemli kaynaklar nelerdir? (b) Konu hakkındaki temel sorunlar ve tartışmalar nelerdir? Dolayısıyla alanyazın taraması ulaşılan kaynakların var olan bilgilerini değerlendirip bütünleştirmektedir ve yeni araştırmayla ilişkilendirmektedir. Bunu yaparken de taraflı olmamaya özen gösterilmelidir.

Alanyazın Taramasının Amaçları

İyi bir alanyazın taramasının araştırmaya belirli katkılar sağlaması beklenir. Bunlar:

Kavramsal çerçeve oluşturmak: Alanyazın taramasının amaçlarından bir tanesi kavramsal çerçeve oluşturmaktır. Araştırılacak olan konunun tarihsel gelişimi, kuramsal temelleri ve tanımlama ve sınıflamaları yapılacak olan araştırmaya bir arka plan hazırlar.

Sorunu sınırlamak: Diğer bir amaç konuyu sınırlamaktır. Konuyu çok geniş tutmak kontrolün yitirilmesine sebep olabilecekken çok dar olarak belirlemek de harcanan çabaya değmeyen sonuçlar ortaya çıkarabilir.

Yeni yaklaşımlar bulmak: Başarılı bir araştırmacı araştıracağı konu hakkındaki bütün çalışmaları inceler ve kendi çalışmasına uygun alternatif yaklaşımlar da kullanır. Bu şekilde çalışılan alan ile ilgili kullanılan başka yaklaşımlar incelenerek, yeni araştırmalar için alternatif yaklaşımlar üretilebilir.

Olanaksızla uğraşmayı önlemek: Bilim insanları yapılamayacak işlerle zaman harcamamalı ve olanaksızlıkları öngörmelidir.

Alandaki güncel tartışmaları saptamak: Bir diğer amaç ise alandaki güncel tartışmaları saptayıp o konu hakkında uzmanların üzerinde durmuş olduğu güncel sorunları veya önemli noktaları öğrenebilmektir. Bu sayede araştırma konusunun hangi açıdan önemli olduğunu öğrenme fırsatını da yakalamış olurlar.

Sorularla denenceler geliştirmek: Başka bir amaç olan sorular ve denenceler geliştirmek ise alanyazında test edecek kadar olgunlaşmış görüşler varsa bunları denenceler şeklinde yazıp sınamak daha uygundur.

Önemli çalışmaları ve kişileri öğrenmek: Araştırmacı aynı zamanda önemli çalışmaları ve kişileri de öğrenmelidir. Bu sayede bu sonuçlardan yararlanma fırsatı doğmaktadır.

Elde edilen sonuçları karşılaştırmak: Araştırmacı elde edilen sonuçları karşılaştırıp alanyazın bağlamında tartışır. Bunu yaparken genellikle araştırmacılar kendi elde ettikleri sonuçlarla başka kaynaklardan elde ettikleri çalışmaların sonuçlarıyla karşılaştırır. Bu şekilde benzerlikler ve farklılıklar ortaya konmuş olur.

Toplu değerlendirmeler yapmak: Alanyazın taraması daha önceki çalışmaların bulgularını öğrenme şansı vermiş olur ve bu nedenle aynı konu hakkında yapılmış olan çalışmalar mutlaka karşılaştırılmalıdır. Bunu yaparken de benzer çalışmaların amaçları, desenleri, örneklemleri, bulguları ve yorumlarına iyi bakmak gerekir. Yapılan bu karşılaştırmaların net bir şekilde ortaya konması gerekir ve bu konuda araştırma yapmak isteyen diğer araştırmacılar çıkarılan sonuçları bilmek isterler. Dolayısıyla alanyazın taraması toplu değerlendirmeler yapar. Kısacası görüntü net değilse ve yapılan çalışmalar farklı sonuçlar ortaya koymuşsa toplu değerlendirmeler sayesinde görüntü netleştirilmiş olur ve alanyazında özgün bazı yargılara ulaşılmış olur.

Alandaki boşlukları görmek: Son amaç alanyazın taraması alandaki boşlukları görmektedir. Diğer bir deyişle araştırılması gereken diğer araştırma konularını da saptamaktadır ve keşfedilmeyi ya da aydınlatılmayı bekleyen alanları ‘araştırma uzayı’ olarak da adlandırmaktadır.

Alanyazın Tarama Sürecinin Aşamaları

Alanyazın taraması yapacak olan bir araştırmacı sistematik bir şekilde kendisine bir kavramsal harita çıkarmalıdır. Bunun için de izleyeceği yol şudur: İlk olarak çalışacağı konuyu belirlemesi gerekir ve bunu yaparken konunun somut ve belirgin olmasına dikkat etmelidir. Çalışacağı konuyu çok geniş tutmamalıdır aksi halde karşısına çıkacağı konular alakasız ve gereksiz olabilir ve bu da zaman kaybına yol açabilir. Alanyazın taramasından istenen sonuçları alabilmek için konunun seçimi, tanımlanması ve odaklanması iyi yapılmalıdır. Ardından konuyu en iyi temsil eden anahtar sözcükleri önem sırasına göre listelemelidir. İlk anahtardan sözcükten başlayarak listedeki her anahtar sözcüğün tarama sonuçlarını bir yerde toplanarak gereksiz olanlar veya yeterli bilgi içermeyenleri ayıklanır ve geriye kalan kaynaklar sistematik olarak düzenlenir. Araştırmacı anahtar sözcüklerle bulduğu kaynakları birinci elden incelemelidir ve bu inceleme sonunda çalışacağı konuya doğrudan katkı sağlayan birincil kaynaklar, dolaylı katkı sağlayan ikincil kaynaklar ve yakından incelendiğinde de ilgisiz kaynaklar olarak bulacaktır. Araştırmacı kendisinin incelemediği kaynakları incelemiş gibi gösterip kullanmamalıdır ve bulunamayan kaynakları ‘aktarılan’ olarak belirtmelidir. Araştırmacı incelediği kaynakları okumaya başlar ve içeriğe ilişkin bilgiler kadar kaynakların kendisi hakkında da notlar alabilir. Bu aşama bir beyin çalışmasıdır çünkü araştırmacı sadece kaynaklardaki işine yarayacak kısımları not almakla yetinmez aynı zamanda kendi değerlendirmelerini de yapar. Bu kaynaklar görsel ve işitsel de olabilmektedir ve bu durumda araştırmacı bu kaynakları önceden izlemiş veya dinlemiş olmalıdır ve ardından çalışmasına katmalıdır. Araştırmacı incelediği kaynakların hangi kısımlarını kullandığını yazılı olarak raporlaştırmak zorundadır. Bu raporlaştırma işini araştırmacı alanyazın taramasını bir bütün olarak belirli başlıklar altında sistematik bir şekilde yapmalıdır ve her seferinde gözden geçirirken hataları düzeltmeli veya eksik bilgileri eklemelidir. Gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra ortaya çıkan rapor ilgili kaynaklardan yapılan tüm yararlanmaları yansıtır. Kaynakça, araştırma raporunda adı geçen tüm kaynakları kapsamalıdır ve ana metinde yararlanılmayan hiçbir yapıt kaynakçada bulunmamalıdır.

Alanyazına İlişkin Toplu Bilgi Kaynakları

Alanyazın taraması yaparken her yere başvurmak gerekir ve bunların başlıcalarını kitaplar, bilimsel makaleler, tezler oluşturur. Ancak günümüzde kaynak saptamak için farklı kolaylıklar bulunmaktadır ve araştırmacılar kaynakları tekil olarak taramak yerine toplu veri kaynaklarından yararlanmayı tercih etmektedir. Örneğin Veri tabanları araştırmaları saptamak için profesyonelce geliştirilmiş ve akademik kontrollerden geçmiş veri tabanlarıdır. Eğitim alanında ERIC , psikoloji alanında PsychoLit gibi veri tabanları bulunmaktadır. Diğer bir toplu veri kaynağını Özler ve Dizinler oluşturmaktadır. Özler, alandaki çalışmaların kısa özetlerinden oluşur. Özellikle gelişmiş ülkelerin çoğundaki üniversitelerde tamamlanmış ve kabul edilmiş olan akademik tezlerin özleri belirli dizinlerde (indexes) yer almaktadır. Sadece özüne değil aynı zamanda tamamına ulaşmak da mümkündür. Bu konuda Dissertation Abstracts International iyi bilinen bir tarama dizinidir. Kaynakçalar da toplu veri kaynaklarındandır. Bu kaynakçaların çoğu ücretsizdir ve internet ortamından kolayca erişilmektedir. Ancak bunlar çoğunlukla özel bir amaca dönük hazırlandığı için tam kapsayıcı olmayabilmektedir veya güncellemeler yapılmadığından yeni kaynakları tam anlamıyla kapsayamamaktadır. Akademik incelemeler araştırmaların topluca değerlendirilmesi ve ilgili araştırmaların tümünün ortak sonucunu görmeye olanak sağlayan incelemelerdir. Bu akademik incelemeler, tekil kaynakların ortaya koyduğu farklı sonuçların yarattığı kargaşaya açıklamalar ya da yeni bakış açıları sunabilmektedir. Genellikle lisansüstü veya doktora tezleri de araştırmacıların önem verdiği kaynaklar arasındadır ve bu tezlere danışman ve bilimsel bir jüri de katkıda bulunmaktadır. Bu yüzden araştırmacılar daha önceden yapılmış olan tezleri inceleyip yararlanabilmektedir. Destek materyali olarak üretilen testler, anketler, yazılımlar, öğrenme paketleri ve yardımcı kaynaklar da bulunmaktadır. Bunları tanıtan ve betimleyen kataloglar vardır ve ‘Referans Kaynaklar’ olarak da bilinmektedir. Araştırmacılar internet aracılığıyla sınırsız bir bilgiye ulaşabilir ve bu nedenle bilgisayar taramalarında dikkat edilmesi gereken konu doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmaktır.

Kaynak Türleri

Bir araştırmada yararlanılabilecek kaynaklar iki kümede toplanabilir:

  • Birincil kaynaklar
  • İkincil kaynaklar

Birincil kaynaklar: Kendi bulgularını rapor eden kaynaklara birincil kaynaklar denir. ‘Doğrudan kaynaklar’ da denilmektedir. Araştırmacı yaptığı çalışmanın sonucunu okurlarıyla ilk kez paylaşmaktadır. Bir kaynağın birincil kaynak sayılabilmesi için söz konusu kaynak kendi sonuçlarını raporlamalıdır ve bizim o sonuçları başkalarından ya da aracılık eden kaynaklardan öğrenmiyor olmamız gerekmektedir. Başka kaynaklardan aktarılan bilgiler değişime uğrayabilir, yorumlar eklenebilir, anlamlar kayabilir dolayısıyla birincil kaynaklar her zaman daha güvenilirdir.

İkincil kaynaklar: Başka kaynakların bulgularını rapor eden kaynaklara ikincil kaynaklar denir. Bunlara aynı zamanda ‘dolaylı kaynaklar’ da denilmektedir. Bu kaynaklar bazı bilgilere ulaşmıştır ve okuyucusuna aktarmaktadır ancak aktarılan bilgiler okumakta olduğumuz kaynak tarafından üretilmediği için ilk kez rapor edilen bilgiler değildir. İkincil kaynakların görevi aracı olmaktır ve bilgilerden haberdar etmektir. Araştırmacılar ikincil kaynaklarla yetinmemeli ve elinden geldiğince birincil kaynaklara ulaşmaya çalışmalı, kaynağı bulamıyorsa okuduğu kaynağı ‘aktaran’, bulamadığı kaynağı da ‘aktarılan’ olarak belirtmelidir.

Alanyazın Yoğunluğu

Alanyazın yoğunluğu araştırma yapılacak konuya ilişkin bulunan kaynak sayısıdır. Az veya çok kaynağın bulunması araştırmacı için bazı sorunlar yaşatabilir.

Derin alanyazın : Alanyazın derin ise güncel ve doğrudan kaynaklara ağırlık vermelidir. Konuyla ilgili çok kaynak olduğunda bunların özetine bakıp ilgisiz görünen veya düşük kaliteli olan kaynakları çıkarabiliriz. Ardından daha ilgili görünen kaynakları ayrıntılı bir biçimde incelediğimizde de çıkarabiliriz. Hangi kaynakların güvenilir olduğunu o kaynakların karşımıza çıkma sıklığıyla da ölçebiliriz. Kaynak sayısını azaltmaya yönelik bir başka yol da genel uzlaşmaları temel almaktır. Eğer bir kuram değişik örneklemler ile yinelendiği halde tutarlı sonuçlar sağlıyorsa bu sonuçlara daha sağlam sonuçlar olarak bakılabilir.

Yüzeysel alanyazın : Kaynakların az olduğu ya da zor bulunduğu durumlardır. Alanyazın sığ ise dolaylı kaynaklara yönelmek yerinde olabilir. Az olmasının nedeni anahtar sözcüklerin doğru seçilmemiş olması olabilir bu nedenle onları değiştirmek bir çözüm olabilir. Aramada bulunan sınırları kaldırmak da bir çözüm olabilir. Örneğin son on yılın bilgilerini aramaktansa bu sınırı ortadan kaldırmak kaynak sayısını arttırabilir. Alanyazın taramasında ideal kaynak sayısına ulaşmak ise çok değişkenlik gösterebilir ancak sosyal bilimlerdeki yüksek lisans tezleri için 30 iken, doktora tezleri için en az 50 kaynak denilebilir. Bu değişkenlik araştırmanın konusuna, niteliğine, tartışmaların yoğunluğuna göre artar veya azalabilir.

Alanyazın Tarama Teknikleri

Alanyazın taraması, basitçe, araştırılan konuyla ilgili kaynakları bulup onlardan bir şekilde yararlanmak değildir. Bu aşamada amaca uygun teknikler kullanılır. Bu teknikler: geleneksel tarama, oy sayma, meta analiz ve en iyi kanıttır. Geleneksel taramada konuyla ilgili konular okunur ve ulaşılan sonuçlar belli bir mantık örüntüsü içinde değerlendirilir. Burada araştırmacı, alanına hangi çalışmaların daha çok katkı sağladığını karar verir ve onun önemi üzerinde durur. Diğer bir deyişle araştırmacı hangi çalışmaları beğenir ve değerli bulursa onları ön plana çıkarır, onlardan daha çok yararlanır, görece daha az değerli olan kaynaklardan ise daha az söz eder. Alanyazın taraması yapan araştırmacı bilerek veya bilmeyerek öznel yargılarda veya değerlendirmelerde bulunabilirler. Hatta bazı yazarlar kendi görüşlerini destekleyen kaynaklara çok yer verirken karşıt görüşleri destekleyen kaynaklara çok az yer vermektedir. Dengeyi sağlaması gereken kişi de araştırmacının kendisidir. İlke olarak araştırmacı, bağımsız çalışmaların sonuçlarından kendi araştırması için uygun bir zemin ve bağlam yaratmalıdır. Oy sayma ise özellikle deneysel ve yarı deneysel araştırmaları incelerken kullanılan bir tekniktir. Yani bağımlı değişkenin üzerinde etkisi araştırılan bağımsız değişkenin sonuçları ne yönde ise kaynak buna uygun olduğu kategoriye koyulur. Bu da olumlu ise (+), olumsuz ise (-), hiçbir etki yaratmıyorsa (0) işareti kullanılarak yapılır. Örnek vermek gerekirse, pazarlama alanında yapılan bir araştırmada elektronik pazarlama ile doğrudan pazarlamanın hangisinin daha olumlu sonuçlar doğuracağını bulmak için 20 tane deney yapılır, sonuçlar kategorilere koyulur ve sonuçları ona göre değerlendirir. Diğer bir teknik meta analizdir. Araştırmacı meta analiz yapabilmek için koyduğu seçim ölçütlerine uyan çalışmaların kapsayıcı ya da yansıtıcı bir listesini hazırlamalıdır. Koyduğu ölçütlerin her birinin mantıklı ve anlamlı sebepleri olmalıdır. Meta analiz sonucunda ulaşılan değere etki büyüklüğü (effect size) denilir. Etki büyüklüğünü hesaplayabilmek için her araştırmadaki deney ve kontrol gruplarının ortalama puanını ve standart sapmasını bilmek gerekir ve bazı matematiksel işlemlerden geçirilir. Örnek için sayfa 69’un sonuna bakınız. Son olarak, en iyi kanıt tekniğinde araştırmacı saptadığı çalışmaları bağlam, içerik, etki gibi açılarla inceledikten sonra bunlardan bazıları üzerinde odaklanır. Yani önemli veya sağlam olarak değerlendirdiği çalışmalara ağırlık verir. Bir şeye en iyi kanıt diyebilmesi için o konuda çeşitli kuramsal tartışmalar yapılıyor olması veya alanyazında ortaya çıkan sonucu tam olarak açıklayan boyutun ne olduğuna ilişkin denenceler bulunması gerekir.

Alanyazın Tarama Ölçütleri

Bir araştırmada alanyazın taraması yaparken belirli ilkeleri ve ölçütleri gözetmekte yarar vardır:

Kapsamlılık: Araştırmacılar kendi çalışmalarını bir zemine oturtabilmek ve hangi alana ek katkı sağladıklarını netleştirebilmek için kaynakları iyi incelemeleri gerekmektedir. Kuramsal açıklamalar, araştırma sonuçları, izlenen yöntemler, tartışma konuları ve yeni eğilimleri tam olarak ortaya koyabilmek için kapsamlı bir alanyazın taraması yapmaya özen göstermelidir.

Eleştirellik: Araştırmacılar var olan bilgileri özetleyip geçmek yerine eleştirel bir tutum takınmalıdırlar. Kaynakları eleştirel olarak değerlendirirken içeriğe dönük ciddi soruların yanı sıra kolayca yanıtlanabilecek basit bazı sorular da sorulabilir. Özellikle internetten alınan kaynakların güvenirliği sorgulanmalıdır. Araştırmacı akademik yayınları içeren bir kütüphaneden araştırmalarını yapabilir. Alanyazın taraması özetleme değil değerlendirme niteliği taşımalıdır. Bu taramalarda kullanılan dil araştırmacının ne kadar eleştirel olduğunun göstergesidir. Aynı zamanda bir konu hakkında eleştirel olabilmek için yeterli bilgiye sahip olmamız gerekmektedir.

Özümseyicilik: Araştırmacı çalıştığı konuya hâkim olmalı, kaynaklardan aldığı notları art arda gelişigüzel sıralayıp geçmemelidir. Araştırmacı başkalarına teslim olmamalı ve yazıklarının kendi kaleminden çıktığını karşısındakilereyansıtmalıdır. Bunun için de konular arasında geçişi iyi sağlamalı ve kendi değerlendirmelerini sunabilmelidir.

Güncellik: Alanda yeni kaynaklar varsa ve bunlar konuyla ilgiliyse araştırmacı o kaynaklardan da yararlanır ve kaynakçasını bu doğrultuda günceller. İlke olarak eski kaynaklar yerine daha güncel kaynaklardan yararlanmak önemlidir hem bilimin birikimliliği hem de güncelliği açısından.

Sistemlilik: araştırmacı alanyazından yararlanacağı kaynakları sistemli bir şekilde incelemelidir. Bunu yaparken konusuna göre sınıflandırmalar ve kategoriler oluşturabilir, alt konular belirleyerek kümelendirmeler yapabilir. Araştırmacılar kaynakları sıradizinsel olarak verebilmekte, ya da önem sırasına göre veya ‘klasik’ boyutuna göre sıralayabilirler. Alanyazın taramasının sistematiği her araştırmada farklıdır. Zamansal yaklaşımda yıllara göre bir sıra izlenir. Konusal yaklaşımda belirli konu veya başlıklara göre incelenir. Yöntemsel yaklaşımda ise araştırmacının kullandığı yöntem önemlidir.

Bütünsellik: Kullanılan kaynaklardan elde edilen bilgiler kendi içince anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sunulmalıdır. Baştan sona okunduğunda alanyazının bütünlüğü hissedilmelidir ve parçalı bir görüntü ortaya çıkmamalı, genelden özele doğru bir akış izlemeli ve paragraflar arası uygun geçişler yapılmalıdır. Bütünlüğü sağlamak için bazı kurallara dikkat edilir. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Seçici olmalı
  • Alıntıları çok sık kullanmamalı
  • Özetleme ve sentezleme dengesini iyi kurmalı
  • Kendi sesini duyurmalı
  • Yeniden ifade etmede dikkatli olmalı
  • Yazılanlar birkaç kez düzeltilmeli

Alanyazın Tarama Raporunu Yazma

Alanyazın tarama raporunun da tıpkı bir makalenin gibi giriş, gelişme, sonuç olmak üzere üç temel bölümü kapsadığı söylenebilir. Raporun giriş kısmında öncelikle konu ya da sorun ortaya konur. Ardından taramanın yapısı ve boyutları hakkında bilgi verilir. Konunun neyi kapsayıp neyi kapsamadığı ve alanyazın ölçütleri de belirtilir. Giriş kısmını yazarken şunlara dikkat edilmelidir:

  • Konu ya da sorunu tanımlayarak tarama için uygun bir bağlam oluşturma
  • Konu hakkında yayınlanmış çalışmaların genel eğilimlerini belirleme,
  • Alanyazın taramasının yapılmasına ilişkin nedeni belirtme, alanyazınla ilgili çözümleme ve karşılaştırmalarda kullanılan ölçütleri açıklama.

Gelişme kısmı alanyazın taramasının içeriğini oluşturan önemli başlıkların nasıl düzenlendiğini ve aralarında ne tür ilişkiler bulunduğunu gösterir. Bu kısımda konunun tarihsel gelişimi, anadamar ve alternatif kuramlar ya da bakış açıları, konuya olası yaklaşımlar gibi alanlara yer verilir. Bu kısımda genel olarak şunlara dikkat edilmelidir:

  • Nicel/ nitel yaklaşımlar, ulaşılan sonuçlar, araştırma amaçları, tarihsel sıralama gibi ortak paydalardan hareketle, araştırma çalışmaları ve alanyazındaki öteki tür çalışmaları gruplama
  • Alanyazında taşıdıkları öneme bağlı olarak ve öngörülen alanyazın raporunun uzunluğunu dikkate alarak bireysel çalışmaları ve makaleleri özetleme

Sonuç kısmında alanyazın taramasının ulaştığı önemli bilgiler belirgin hale getirilir. Alanyazının uzlaştığı / uzlaşmadığı noktalar, genel sonuçlar, dayanıklı çıkarımlar ve araştırmanın nerede konumlandığı ve şu andaki noktadan nereye gitmek gerektiği bu kısımda belirtilir. Söz konusu bilgiler eldeki çalışmanın amaçlarıyla ilişkilendirilir. Şunlara dikkat etmek gerekir:

  • Araştırmanın kendi konusunu unutmadan önemli görülen araştırmalar ve makalelerin var olan bilgi birikimine temel katkılarını özetleme
  • Yöntemsel açıdan gözlenen zayıflıkları ve yapılmış araştırmaların açık bıraktığı konuları bulgulardaki çelişkileri ve gelecek araştırmalar için belirlenen yeni konuları saptayarak incelenmiş olan bilgilerin güncel durumunu değerlendirme

Genel olarak araştırmacı, edilgen çatı yerine etkin çatının kullanmalı, üçüncü tekil kişi dilinde yazmalı, bilimsel aşırma ya da korsanlıktan kaçınmalı, alıntıları açıkça göstermelidir.